Stratejik Satınalma Yönetimi Eğitimi

Stratejik Satın Alma Eğitimi

Stratejik Satınalma Yönetimi Eğitimi

Şirketlerin yönetim yapıları, karar süreçleri ve gelişim öncelikleri dikkate alınarak 2 ayrı program oluşturulmuştur. Her program, üst yönetim ve stratejik karar ekipleri ile satınalma profesyonellerinin farklı sorumluluk alanlarına ve yetkinlik ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarlanmıştır.

a- Stratejik Satınalma Yönetimi Eğitimi – 2 Günlük Uzmanlık Programı

Strategic Procurement Professional Program

Stratejik Satın Alma EğitimiSatınalma profesyonelleri ve kategori yöneticileri için uygulama odaklı olarak hazırlanmıştır. Eğitim saatleri 9:30 – 16:30 (6 saat/gün)

Hedef Kitle: Satınalma uzmanı, satınalma mühendisi, kategori yöneticisi, emtia satınalma uzmanı, tedarikçi geliştirme uzmanı, satınalma analitiği ve raporlama ekipleri

b- Executive – Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (içerik için tıklayınız). 3 Günlük Üst Yönetim Programı.

Executive Strategic Procurement Program
Büyük ölçekli şirketlerin üst yönetimi ve stratejik karar ekipleri için özel olarak tasarlanmıştır. Eğitim saatleri 10:00 – 16:00 (4 saat/gün)

Hedef Kitle: Yönetim, CFO, COO, Fabrika Müdürü, Teknik GMY, Satınalma Müdürü 

STRATEJİK SATINALMA YÖNETİMİ EĞİTİMİ (2 Gün)

Prof. Dr. Murat ERDAL
İstanbul Üniversitesi Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı
merdal@istanbul.edu.tr

Eğitimin Amacı:

Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan jeopolitik kırılmalar, dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamaları, satınalma mesleğini tarihinin en hızlı değişim dönemlerinden birine taşımaktadır. Sürdürülebilirlik düzenlemeleri, insan hakları ve tedarikçi yönetişimi alanındaki yeni beklentiler de satınalma fonksiyonunun sorumluluk alanını her geçen gün genişletmektedir. Artık satınalma yöneticilerinden yalnızca uygun fiyatla tedarik sağlamaları değil, riskleri öngören liderler olmaları beklenmektedir. Sözleşmeleri stratejik olarak yöneten ve şirketlerine uzun vadeli değer kazandıran bir yönetim anlayışı artık temel bir yetkinlik haline gelmiştir. Bu eğitim, değişen iş dünyasını bütüncül bir bakış açısıyla ele alarak satınalma fonksiyonunun yeni rolünü ortaya koymaktadır.

Eğitim kapsamında; CAPEX ve OPEX kararları, stratejik kategori yönetimi, satınalma analitiği, operasyon planlama ve bütçe disiplini gibi satın almanın temel yönetim alanları uygulama odaklı olarak ele alınmaktadır. Maliyet yönetimi, fiyat eskalasyonu, tedarikçi geliştirme, sözleşme stratejileri ile ülke ve tedarikçi riskleri güncel yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirilmektedir. Ayrıca katılımcılar; sürdürülebilirlik, sorumlu satınalma, insan hakları, tedarikçi yönetişimi ve yapay zekâ uygulamalarının satınalma süreçlerine etkilerini kapsamlı bir bakış açısıyla inceleme fırsatı bulmaktadır.

Eğitim sonunda katılımcıların satınalma kararlarını daha geniş bir stratejik perspektifle değerlendirebilmeleri hedeflenmektedir. Değişen küresel iş ortamını daha doğru okuyabilmeleri ve geleceğe yönelik daha isabetli kararlar alabilmeleri amaçlanmaktadır. Böylece satınalma fonksiyonunu şirketlerine sürdürülebilir rekabet avantajı sağlayan bir değer yaratma merkezine dönüştürecek bilgi ve yetkinlikleri kazanmaları beklenmektedir. Katılımcılar hem mesleki gelişimlerini güçlendirecek hem de kurumlarının maliyet yönetimi, risklerin azaltılması, tedarik sürekliliği ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine daha güçlü katkı sunabilecek donanıma sahip olacaklardır.

Eğitim İçeriği:

Stratejik Satınalma ve Değer Yaratma Çerçevesi

  • Satın almayı sadece maliyet merkezi değil, değer yaratan bir iş ortağı olarak konumlandırmak.
  • Proje bazlı mühendislik ve proje bazlı üretim ortamlarında stratejik satınalma rolü.
  • Tasarruf, geliştirme, fırsat yakalama, risk azaltma ve sürdürülebilirliği tek resimde görmek.
  • Satınalma Analitiği, Fiyat Eskalasyon Formülü, Olması Gereken Maliyet Analizi ve Parça Yerlileştirme yaklaşımları.
  • Sektörel dinamikler: savunma, otomotiv, kimya, gıda ve demir-çelik sektörlerinde ortak zorluklar.

CAPEX & OPEX Kararları: Altyapı ve Teknoloji Yatırımları

  • Sermaye Harcamaları (CAPEX) ve Operasyonel Giderler (OPEX)
  • Altyapı ve teknoloji yatırımları
  • Robot, otomasyon ve dijitalleşme
  • Toplam Sahip Olma Maliyeti (TCO)
  • Yatırım kararlarında değer yaratma

Direkt Satınalma ve Stratejik Kategori Yönetimi

  • Kategori ve emtia stratejileri
  • Standardizasyon ve konsolidasyon
  • Olması Gereken Maliyet Analizi
  • Uzun vadeli tedarik stratejileri
  • Kategori yöneticisinin rolü ve yetkinlikleri

Endirekt Satın almalar ve Kuyruk Harcamalar

  • Dolaylı malzeme ve hizmet alımları
  • Kuyruk harcamalar
  • Çerçeve anlaşmalar
  • Hizmet seviyesi ve performans yönetimi
  • Görünmeyen maliyetler

Satınalma Analitiği ve Harcama Analizleri

  • Harcama sınıflandırması
  • Harcama analitiği
  • Trend ve sapma analizleri
  • Fırsat alanlarının belirlenmesi
  • Satınalma Performans Göstergeleri (KPI’lar)

Operasyon Planlama – Satınalma Planlama ve Bütçe Disiplini

  • Operasyon planlama ile satınalma planlamasının uyumlaştırılması
  • Talep planlaması ve satınalma bütçesi
  • Şartname, bütçe ve operasyon önceliklerinin yönetimi
  • Plan–gerçekleşen sapmalarının analizi
  • Senaryo bazlı yeniden planlama

Tedarik Süreci Döngüsü, Tedarikçi İlişkileri ve Geliştirme

  • Tedarik süreci döngüsü
  • Tedarikçi İlişkileri Yönetimi (SRM)
  • Tedarikçi performansı
  • Tedarikçi geliştirme
  • Ortak Ar-Ge ve inovasyon

Parça Yerlileştirme ve Malzeme İnovasyonu

  • Yerlileştirme stratejileri
  • Sertifikasyon ve standardizasyon
  • Malzeme inovasyonu
  • Yerli tedarikçi geliştirme
  • Rekabet gücü ve esneklik

Ülke ve Tedarikçi Riskleri ile Gelecek Senaryoları

  • Jeopolitik riskler
  • Kritik tedarikçi analizi
  • Tek kaynağa bağımlılık
  • Baz, stres ve fırsat senaryoları
  • Plan B ve alternatif kaynak stratejileri

Sürdürülebilirlik Projeleri, Yeni Düzenlemeler ve Satın almanın Değişen Yetkinlikleri

  • TSRS, CSDDD, CDP gereklilikleri
  • Sera Gazı Protokolü ve Kapsam 3 hesaplamaları
  • Tedarikçi verisi yönetimi
  • Karbon, LCA, CBAM ve Dijital Ürün Pasaportu uygulamaları
  • ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik yaklaşımı

Sorumlu Satınalma, İnsan Hakları ve Tedarikçi Yönetişimi

  • Sorumlu Satınalma ilkeleri
  • İnsan hakları ve çalışma standartları
  • Etik, yolsuzluk ve Tedarikçi Etik Kodları
  • Çatışma mineralleri ve yüksek riskli tedarik
  • Özen Yükümlülüğü, denetim ve iyileştirme planları

Sözleşme Stratejileri, Fiyat Eskalasyonu ve
Sürdürülebilirlik Hükümlerinin İnşası

  • Sabit, değişken ve endeksli fiyat modelleri
  • Fiyat Eskalasyon Formülü tasarımı
  • Kur, emtia ve enflasyon senaryoları
  • Mevcut sözleşmelerin revizyonu
  • Sürdürülebilirlik hükümleri, denetim ve yaptırımlar

Yapay Zekâ ve Stratejik Satınalma Uygulamaları

  • Üretken Yapay Zekâ uygulamaları
  • Harcama analizi ve tedarikçi araştırması
  • Teklif karşılaştırma ve sözleşme inceleme
  • Talep tahmini, risk ve performans analizi
  • Yapay zekâ etiği, veri güvenliği ve yönetişim

 

Stratejik satınalma yaklaşımı ile katılımcılar; yatırım, maliyet, tedarikçi ve risk yönetimi kararlarını bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeyi öğrenirler. Kur, hammadde, talep, kalite ve tedarikçi riskleri gibi değişkenlere göre farklı gelecek senaryolarının iş sonuçlarını analiz edebilir, stratejik kararlarını veriye dayalı olarak şekillendirebilirler. Programın temel amacı; katılımcıların yalnızca bugünün satınalma ihtiyaçlarını yöneten değil, kısa ve orta vadeli yatırım, maliyet, risk ve tedarikçi yapısını öngörebilen, kurumlarına uzun vadeli değer kazandıran stratejik satınalma liderlerine dönüşmelerini sağlamaktır.

Anahtar Sözcükler:

Stratejik satınalma, Strategic procurement, Satınalma yönetimi, Procurement management, Sermaye harcamaları, CAPEX, Capital Expenditures, Operasyonel giderler OPEX, Operating Expenditures, CSDDD, TCO, toplam sahip olma maliyeti, Satınalma analitiği, Procurement Analytics, insan hakları, sözleşme, Tedarik zinciri yönetimi, Supply Chain Management, SCM, Murat ERDAL, Tedarikçi ilişkileri yönetimi, LCA, SRM, etik, IMS, GHG, TSRS, MRO, Parça yerlileştirme, CBAM, Eskalasyon, özen yükümlülüğü, proje yönetimi, Yapay zekâ, Satınalma, eğitim, KPI, Kapsam 3, emisyon, karbon, danışmanlık, değer yaratma, Sourcing, Kaynak, Stratejik satınalma eğitimi, consulting, Dijital ürün pasaportu, eğitim

Güven; Kazandırır

Güven; Kazandırır Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Güven; Kazandırır

Şerafettin YILDIZ

Yazar, Sosyal Güvenlik Denetmeni

İnsan ömrü boyunca kimi zaman para kazanır, kimi zaman makam sahibi olur, kimi zaman da büyük başarılara imza atar. Fakat bütün bunların üzerinde, görünmeden biriken ve kaybedildiğinde yerine kolay kolay konulamayan bir değer vardır: Güven.

Bir iş başvurusu yapılırken özgeçmişte yazan bilgiler kadar, hatta bazen onlardan daha fazla araştırılması gereken bir soru vardır: “Güvenilir biri midir?”

Bu sorunun cevabı, yılların emeğinin birkaç kelimeye sığmış hâlidir.

İş hayatında çoğu zaman teknik bilgiye, diplomalara, yabancı dile ve mesleki deneyime odaklanıyoruz. Elbette bunların her biri başarı için önemli araçlardır. Ancak bütün bu özelliklerin önüne geçen görünmez bir yetkinlik vardır. Çünkü bilgi sizi bir kapıdan içeri sokabilir; o kapının uzun yıllar açık kalmasını sağlayacak olan güvenilirliğinizdir.

İnsanlar yalnızca bilgiye değil, güvene yatırım yaparlar. Bir işveren yeni bir çalışanını işe alırken aslında yalnızca bir meslek sahibiyle değil, karakter sahibi bir insanla çalışmayı ister. Bir yönetici görev dağıtırken en önemli işi, en zeki olana değil, en çok güvendiğine verir. Müşteri ise üründen önce çoğu zaman satıcıya güvenir.

Çünkü güven, ilişkilerin görünmeyen sözleşmesidir.

Bugün çalışma hayatında teknolojiler baş döndürücü bir hızla değişiyor. Yapay zekâ birçok işi dönüştürüyor, dijital sistemler karar süreçlerini hızlandırıyor, otomasyon üretim anlayışını yeniden şekillendiriyor. Ancak bütün bu dönüşümün değiştiremediği bir gerçek var: İnsan, insana güvenmek ister.

Hiçbir yazılım dürüstlüğün yerini dolduramaz. Hiçbir algoritma vicdanı temsil edemez. Hiçbir teknoloji verilen sözün değerini ölçemez.

Çünkü güven, yalnızca davranışlarla inşa edilir.

Güvenilir olmak; hiç hata yapmamak değildir. Hatasını kabul edebilmek, sözünün arkasında durabilmek, emanete sahip çıkabilmek ve zor zamanlarda sorumluluktan kaçmamaktır. İşte bu yüzden güven, bir anda kazanılan değil; küçük ama tutarlı davranışların yıllar içinde oluşturduğu görünmez bir itibardır.

Ne yazık ki günümüzde başarı çoğu zaman yalnızca rakamlarla ölçülüyor. Daha yüksek maaş, daha büyük makam, daha geniş makam odası, daha fazla takipçi…

Oysa insanın gerçek değeri, sahip olduklarıyla değil; arkasında bıraktığı izlenimle ölçülür.

Bir kurumdan ayrıldığınızda insanlar sizi hangi unvanla hatırlayacak? Müdür olarak mı, yönetici olarak mı, uzman olarak mı? Yoksa “Sözüne güvenilirdi.” diyerek mi?

İşte asıl miras budur.

Kariyer basamakları bilgiyle çıkılabilir; fakat o basamaklarda kalabilmek karakter ister. Çünkü güven bir kez sarsıldığında, onu yeniden inşa etmek uzun yıllar alır. Kırılan bir cam nasıl eskisi gibi olmuyorsa, kaybedilen güven de çoğu zaman aynı sağlamlıkla geri gelmez.

Bu nedenle güveni korumak, onu kazanmaktan daha zordur.

İş hayatında başarılı insanların ortak özellikleri incelendiğinde, çoğunun yalnızca mesleki yeterlilikleriyle değil, güvenilir kişilikleriyle öne çıktığı görülür. Onlar verdikleri sözü tutarlar. Kimsenin olmadığı yerde de doğru olanı yaparlar. Başarıyı yalnızca kendileri için değil, ekipleri için de isterler. Çünkü bilirler ki güven paylaşıldıkça büyür.

Toplum olarak da bu değeri yeniden hatırlamaya ihtiyacımız var. Çocuklarımıza yalnızca başarılı olmayı değil, güvenilir olmayı da öğretmeliyiz. Gençlerimize yalnızca kariyer planı yapmayı değil, karakter inşa etmeyi de anlatmalıyız. Kurumlarımızda performans kadar dürüstlüğü, rekabet kadar adaleti ve yetenek kadar güvenilirliği ödüllendirmeliyiz.

Çünkü güçlü kurumlar güçlü binalarla değil, güvenilir insanlarla ayakta durur.

Hayatın sonunda insanın geriye dönüp baktığında sahip olduğu en büyük servet; banka hesapları, unvanları ya da ödülleri değildir. Ardında bıraktığı güven duygusudur. İnsanlar sizi yıllar sonra hangi makamda çalıştığınız için değil, nasıl bir insan olduğunuz için hatırlar.

Güven; Kazandırır Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

 

İşte bu yüzden başarı, alkışlarla değil; güvenle ölçülür.

Ve unutmayalım…

İnsan, bilgisinden önce güveniyle tanınır; başarısından sonra da güveniyle hatırlanır. Çünkü gerçekten güven kazandırır.

Şerafettin YILDIZ / Yazar, SGK Denetmeni / Instagram: @serafettinyildiz

Carry Trade Odasındaki Fili Konuşmak

Carry Trade Odasındaki Fili Konuşmak Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Carry Trade Odasındaki Fili Konuşmak

Anıl ERDOĞAN

Freud’dan alıntıyla “Sürçme” denilen psikolojik tepki, hoş bir hikaye ile açıklanır: Psikanalist, Viyana’da hastasını tedavi edeceği kliniğe yetişmek için aceleyle bir trene biner ancak bindiği tren ters yöne gitmektedir ve bu yüzden tedaviye geç kalır. Bu hata bilinçli bir dikkatsizlik kabul edilmez. Bilinçdışının o seansta yüzleşmekten veya konuşmaktan kaçındığı bir durum (travmatik bir anı, zor bir konu) vardır. Bilinçdışı, o seanstan ve hastadan kaçınmak amacıyla kişinin “farkında olmadan” yanlış trene binmesine neden olmuştur.

Bizim güzel edebiyatımız buna “Ayakları geri geri işe gitmek” diyor, istemediğimiz işleri yapmak ama geçinme zorunluluğunda olmak. İngilizler ise klasik Batılı tavırlarıyla buna “Hadi odadaki fili adresleyelim(açıklığa kavuşturalım) artık” diyorlar.

Hikayeleştirilen kavramlar genelde daha çok akılda kalır, ondan İzmir Bornovalı hemşerim Homeros’un 3000 yıllık Odysseus’u halen en güzel eve dönüş çilesidir. Odadaki file gelince, tüm dünyada pandemiden beri sıkışan tedarik zincirleri artık küresel batıdan küresel doğuya kaydı ve biz Türkiye olarak bu ekonomik servet transferinde imalat proseslerimizi verimli hale getireceğimize halen “şu kur bir yükselse, faiz düşse “ gibi “Freudyen sürçmeler” ile bahaneler üretip kendimizi avutuyor, geçici çözümler bulmaya çalışıyoruz.

Carry trade birincisi ülkemiz, çok daha iyilerini hak ediyor, evet iş bulamıyoruz, evet ülkeye yeterli iş getiremiyoruz, $ bazlı olarak işçilikte diğer Avrupalı rakiplerimizden (Polonya, Romanya, Macaristan) çok pahalıyız, dışarı proje çıkaramıyoruz, çıksa da müşteriyi satın alma yapmaya ikna edemiyoruz, halen örneğin eldeki 100.000₺’nin aylık mevduatlarla yılsonunda ulaştığı 140.000₺’lik faiz getirisi, nefes almaya çalışan sermaye sahiplerine köşedeki para olarak “sweet spot” şeklinde daha tatlı geliyor. Ancak bu sırada paradan daha önemli tek kaynağımız olan insan ve insanın anlam arayışını; insanların çalışarak gelişmeye, işe ve üretmeye olan inancını yitiriyoruz.

Bu nedenle artık odadaki fili adresleyip bu carry trade odasından onu çıkarmak ve evine göndermek gerek, ekonomimiz bilimsel ve verimli parametreler ile ölçülmeli, uzun zamandır ters yönde giden bu trenden inme cesaretini artık göstermeliyiz.

İyi çalışmalar dilerim.

Saygılarımla,

Carry Trade Odasındaki Fili Konuşmak Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemAnıl ERDOĞAN

Endüstri Mühendisi (Lisans)

Uluslararası İlişkiler (AB-Akdeniz) (Yüksek Lisans)

 

Tüpraş’tan 370 Milyon Dolarlık Gemi Siparişi: 4 Suezmax 2029’da Filoda

Yöneticiler Için Stratejik Müzakere Eğitimi Haber Tüpraş'tan 370 Milyon Dolarlık Gemi Siparişi 4 Suezmax 2029'da Filoda

Tüpraş’tan 370 Milyon Dolarlık Gemi Siparişi: 4 Suezmax 2029’da Filoda

Tüpraş’ın (TUPRS), Güney Kore’de dört yeni Suezmax tankeri inşa ettirme kararı, tanker piyasasının son yirmi yılın en hareketli dönemine girdiği bir noktada geldi. BIMCO verilerine göre 2026’da ham petrol tankeri siparişleri 234 gemi ve 60 milyon DWT ile tüm zamanların rekorunu kırdı, Suezmax segmentinde sipariş edilen kapasite ise yılın ilk yarısında 2025’in tamamına eşitlendi.

Xclusiv Shipbrokers’ın hesabına göre ilk altı ayda 76 Suezmax bağlandı, geçen yılın aynı döneminde bu sayı 33’tü. Bu koşuşturmanın arkasında üç neden var. Navlunlar 2025 sonunda on yıllık ortalamanın %60 üzerine çıktı, büyük tankerlerde filo yaş ortalaması 19 yılı geçti ve yaptırım listesindeki 927 tanker, yani filonun %11,6’sı, uyumlu tonaj havuzunun dışına düştüğü için piyasada gerçekten kullanılabilir gemi sayısı kağıt üzerindeki rakamdan çok daha düşük kaldı. Teslimatın 2029’a sarkması bir tercih meselesi olmaktan çok tersane takviminin dayattığı bir sonuç, çünkü büyük tanker siparişlerinde bekleme süresi üç ila dört yıla uzamış durumda.

Rafinerici açısından bu tablo, gemi sahipliğini lojistik ayrıntısı olmaktan çıkarıp doğrudan tedarik güvenliğinin parçası haline getiriyor. Tüpraş’ın ham petrol tedarik ettiği ülke ve tür sayısı arttıkça sefer mesafeleri uzuyor, navlun ve bekleme maliyeti de bütçede giderek daha oynak bir kaleme dönüşüyor. Spot piyasadan gemi kiralamak yaptırım rejimlerinin sıklaştığı bir ortamda karşı taraf ve uygunluk riskini de beraberinde getiriyor, uyumlu tonaj daraldıkça denetim yükü alıcının üzerine biniyor.

Ditaş bugün 24 gemilik bir filo işletiyor ve Suezmax sınıfında 2017 inşa iki gemisi bulunuyor, dolayısıyla yeni sipariş bu segmentteki kapasitesini kat kat büyütüyor. Koç Topluluğu bünyesindeki RMK Marine’de süren 12.000 DWT’lik iki kimyasal tanker inşası da aynı yönelimin parçası. Türk sahipli deniz ticaret filosunun 50,6 milyon DWT ile dünya sıralamasında 11. basamakta bulunduğu düşünülürse, bu tür siparişler tek tek şirket kararlarının ötesinde ülke filosunun ilk ona dönüş hedefini de besliyor.

Kapasite Artışı 2029’da Devreye Giriyor

Tüpraş, “Enerjimiz Geleceğe” vizyonuyla tüm değer zincirinde başlattığı dönüşüm yolculuğunda yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Şirket, 2029’da teslim alınması planlanan yeni gemilerle ham petrol taşımacılığı kapasitesini artırırken, tedarik güvenliği ve lojistik esnekliğini de güçlendirmeyi hedefliyor.

Türkiye’nin enerji ihtiyacını kesintisiz karşılamak amacıyla faaliyetlerini sürdüren Tüpraş, Güney Kore’de inşa edilecek dört adet yeni Suezmax tipi gemisiyle ham petrol taşımacılığı kapasitesini önemli ölçüde artıracak. Toplam yatırım tutarı 370 milyon doları aşan, her biri yaklaşık 157.000 DWT taşıma kapasitesine sahip dört adet geminin 2029 yılı içerisinde teslim alınması planlanıyor.

Yöneticiler Için Stratejik Müzakere Eğitimi Haber Tüpraş'tan 370 Milyon Dolarlık Gemi Siparişi 4 Suezmax 2029'da Filoda

 

Türk Bayraklı En Büyük Tanker Filosu: Ditaş Filosunu Büyütmeyi Sürdürüyor

Tüpraş’ın deniz yolu taşımacılığı ve lojistik alanında faaliyet gösteren iştiraki Ditaş; geçtiğimiz günlerde teslim aldığı T. Riva tankeriyle Türk Kabotajı’nın ve Koç Topluluğu’nun 100. yılında Türk Bayraklı en büyük tanker filosuna sahip şirket olmuştu. Yeni gemilerin filoya katılmasıyla Tüpraş, petrol taşımacılığındaki kapasitesini artırırken, ulusal ve uluslararası deniz taşımacılığındaki rekabet gücünü daha da ileri taşımayı amaçlıyor.

İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman’da bulunan dört rafinerisinde yıllık toplam 30 milyon tonluk ham petrol işleme kapasitesine sahip olan Tüpraş; Avrupa’nın 7. büyük rafineri şirketi ve Akdeniz havzasının en kompleks rafinerilerinden biri konumundadır. 2025 yılı itibarıyla Türkiye dahil 16 ülkeden 31 farklı ham petrol türü tedarik eden şirket, Avrupa ve Afrika başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerine ihracat gerçekleştirmektedir.


MÜZAKERE TEKNİKLERİ VE PAZARLIK BECERİLERİ MAKALELERİ
“Taktikler bazen pazarlık sürecinin başı, bazen ortası bazen de sonunda etkilidir.”

PAZARLIK MASASI ve PAZARLIK TAKTİKLERİ

“If you are not at the table, you are on the menu”.

PAZARLIK BECERİ ANKETİ

MÜZAKERE & PAZARLIK EĞİTİM TESTLERİ

Yurt Dışı İş Deneyim Belgesinin Kullanımı?

Yurt Dışı İş Deneyim Belgesinin Kullanımı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Yurt Dışı İş Deneyim Belgesinin Kullanımı?

Mehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle;  İş Ortaklığının pilot ortağı …….. Con. Int. Inc. tarafından sunulan “Portekiz Baraj İnşaatı, Tibes, Ponce, Puerto Rico” işine ait iş deneyim belgesinin idarece uygun bulunmadığı buna gerekçe olarak da söz konusu belge üzerinde idarece yapılan araştırma neticesinde anılan ortağın belgeye konu iş kapsamında yüklenici veya alt yüklenici olarak çalışmadığının tespit edilmesinin gösterildiği, söz konusu hususun mevzuata uygun olmadığı, şöyle ki; idarece sorgulaması yapılan “W912EP-08-C-0011” proje kodlu işin sunmuş oldukları belgeye ait proje kodu olmadığı, taraflarınca gerçekleştirilen işe ilişkin proje kodunun “W747EP-97-B-007” olduğu, bu kod üzerinde araştırma yapılırsa söz konusu işin kendileri tarafından gerçekleştirildiğinin görüleceği, iddialarına yer verilmiştir.

Konu İle İlgili Emsal Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;

 

Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde;  Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “İhale Komisyonlarının inceleme yetkisi” başlıklı 50’nci maddesinde “(1) İhale komisyonu, aday veya isteklilerce sunulan iş deneyimini gösteren belgelerde tereddüt duyulan hususlara ilişkin gerekli incelemeyi yapmaya yetkilidir.

(2) İhale komisyonunun iş deneyimini gösteren belgelere ilişkin bilgi talepleri ilgililerce ivedikle karşılanır.” hükmü,

Kamu İhale Kurumu’nun 2018/DKD-156 sayılı Yurt Dışında Yapım İşlerinden Elde Edilen İş Deneyim Belgelerinin Belgelerin Sunuluş Şekline Uygunluğunu Tevsik Amacıyla EKAP’a Kaydedilmesine İlişkin Yönerge’sinin “Uygulama esasları” başlıklı 6’ncı maddesinde “(1) İş deneyim belgelerinin EKAP’a kaydı bilgi amaçlı olup, yalnızca belgenin  Yönetmeliğin 31 inci maddesinde öngörülen şekil kurallarına uygunluğunu gösterir. Belgenin kaydedilmesi, belge konusu işin yapıldığına, belgedeki bilgilerin doğruluğuna ya da belgenin  geçerliliğine karine teşkil etmez.

(2) Kayıt işlemi, ihale komisyonunun iş deneyim belgesinin ihalede aranan şartlar yönünden incelenmesi ve değerlendirilmesi yetkisini kaldırmaz ve belgenin sunuluş şekline ilişkin Yönetmeliğin 31 inci maddesinde aranan şartlar hariç olmak üzere geçerli kabul edilmesi yükümlülüğünü doğurmaz.

(3) Bu Yönergenin 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Daire Başkanlığınca yapılan “ibraz edilenin aynıdır” şerhi, tek başına sunulan belgelerin hukuken geçerli, doğru ve aslına uygun 3 olduğu anlamına gelmez. Belgelerin hukuken geçerli, doğru ve aslına uygun olmamasından doğabilecek her türlü hukuki ve cezai sorumluluk belgeyi ibraz edenler ile yetkili temsilci ve sorumlularına ait olup, bu husustan dolayı Kuruma herhangi bir sorumluluk yüklenemez.” Açıklaması bulunmaktadır.

……… Sağ Sahil Cazibe Anakanalı 1 Kısım 1- …….Tüneli ile Sağ Sahil Ana Kanalı arasındaki trapez kesitli 821 m Ana İletim Kanalı, trapez kesitli 12.625 m Sağ Sahil Ana Kanalı ve 540 m 6 gözlü Ø4000 çapında Çelik Sifon imalatı olmak üzere, toplamda 13.986 m Ana Kanal İmalatı, 2- Toplamda 7 adet, uzunluğu 3.535 m olan çift gözlü, 7,10 m iç çapında Tünel İmalatı (toplam uzunluk 7.070 m), 3- 29 adet Muhtelif Sanat Yapısı, Köprü, Yol geçişleri işleri ihalesi İdari Şartnamesi’nin “Ön yeterlik başvurusu için gereken belgeler ve yeterlik kriterleri” başlıklı 7’nci maddesinde “7.1. Adayların aşağıda yer alan belgeleri, ön yeterlik başvuruları kapsamında sunmaları gerekir:

…

7.5. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:

7.5.1. Adayın, yurt içinde veya yurt dışında kamu veya özel sektöre bedel içeren bir  sözleşme kapsamında taahhüt edilen ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin olarak;

a) İlk ilan tarihinden geriye doğru son onbeş yıl içinde geçici kabulü yapılan,

b) İlk ilan tarihinden geriye doğru son onbeş yıl içinde geçici kabulü yapılan işlerde,ilk sözleşme bedelinin en az % 80’i oranında denetlenen ya da yönetilen,

c) Devam eden işlerde; ilk sözleşme bedelinin tamamlanması şartıyla, ilk ilan tarihinden geriye doğru son onbeş yıl içinde gerçekleşme oranı toplam sözleşme bedelinin en az % 80’ine ulaşan ve kusursuz olarak gerçekleştirilen,

ç) Devam eden işlerde; ilk sözleşme bedelinin tamamlanması şartıyla, ilk ilan tarihinden geriye doğru son onbeş yıl içinde gerçekleşme oranı toplam sözleşme bedelinin en az % 80’ine ulaşan ve kusursuz olarak gerçekleştirilen işlerde; ilk sözleşme bedelinin en az %  80’i oranında denetlenen ya da yönetilen,

d) Devredilen işlerde, devir öncesindeki veya sonrasındaki dönemde ilk sözleşme bedelinin en az % 80’inin gerçekleştirilmesi şartıyla, ilk ilan tarihinden geriye doğru son onbeş yıl içinde geçici kabulü yapılan, işlere ilişkin deneyimini gösteren belgeleri sunması zorunludur. Aday tarafından 000.000.000 TRY (Türk Lirası) ‘den az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ait tek sözleşmeye ilişkin iş deneyimini gösteren belgelerin sunulması gerekir.

İş ortaklığında, pilot ortağın istenen asgari iş deneyim tutarının en az % 80’ini, diğer  ortakların her birinin ise, istenen asgari iş deneyim tutarının en az % 20’sini sağlaması  orunludur. Ancak ihaleye katılan iş ortaklığının ortakları tarafından ortaklık oranları ve yapısı aynı olmak kaydıyla daha önce kurulmuş olan iş ortaklığının gerçekleştirdiği bir işten elde ettiği iş deneyim belgesi sunulması halinde pilot ortak ve diğer ortakların her birinin birinci cümledeki oranlara göre asgari iş deneyim tutarını sağlaması koşulu aranmaz.

Konsorsiyumda ise, her bir ortağın kendi kısmı için istenen asgari iş deneyim tutarını  sağlaması zorunludur.

7.5.2. Bu bent boş bırakılmıştır.

7.5.3. Bu bent boş bırakılmıştır.

7.5.4. Ön yeterlik başvurusu kapsamında sunulması ve/veya sağlanması gerektiği bu şartnamenin 7 nci maddesi dışındaki maddeleri ile teknik şartnamede belirtilen aşağıdaki belgeler ve/veya yeterlik kriterleri: {Belirtilmemiştir}

7.5.5. Bu Şartnamenin 7 nci maddesi dışında ihale ve ön yeterlik dokümanında sayılan diğer belgeler ve/veya düzenlenen diğer yeterlik kriterleri ön yeterlik değerlendirmesinde dikkate alınmaz.

7.6. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler: 11.06.2011 tarih ve 27961 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan “Yapım İşlerinde Benzer İş Grupları Tebliği” nde yer alan AIX. Grup: “Su Yapıları” İşleri benzer iş olarak kabul edilecektir.

7.7. Mezuniyet belgeleri/diplomalar: Belge Adı Açıklama İnşaat Mühendisliği 7.8. Yeterlikleri tespit edilen adaylar arasında 7.9. maddesinde belirtilen kriterlere göre yapılan puanlamaya göre oluşturulan sıralama sonucunda ilk 8 sıradaki aday listeye alınacak ve teklif vermeye davet edilecektir.” düzenlemesi yer almaktadır.

İdarece gerçekleştirilen ön yeterlik değerlendirmesi sonucunda 26.03.2025 tarihli tutanakla ………. Con. Int. Inc. – ……… İnş. Taah. Mad. Enerji SAn. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığının teklifinin yeterli bulunmadığı ve bu hususa gerekçe olarak da “Aday, pilot ortağı …………. Con. Int. Inc’nın Ön Yeterlik Şartnamesin’in 7.5’inci maddesinde istenilen yeterlik kriterlerini tevsik için sunduğu iş deneyim belgesinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ikincil mevzuattaki şartları sağlamaması”nın gösterildiği anlaşılmıştır.

27.03.2026 tarihinde idarece ………. Con. Int. Inc.’ne gönderilen “…….. Sağ Sahil Cazibe Anakanalı 1 Kısım” ön yeterlik değerlendirmesi hk.” konulu yazıda “DSİ Genel Müdürlüğü Sulama Dairesi Başkanlığınca, 17.12.2025 tarihinde ön yeterlik aşaması gerçekleştirilen ……….. ihale kayıt numaralı “………. Sağ Sahil Cazibe Anakanalı 1 Kısım” yapım işi belli istekliler arasında ihale usulü ile ihale edilmiş olup belirtilen tarihte istekli olabilecekler ön yeterlik başvurusunda bulunmuşlardır.

………… CONSTRUCTION INT. INC. & ……….. İnş. Taah. Mad. Enerji San.  Ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığı olarak ön yeterlik başvurusunda sunduğunuz ihale dokümanlarında yapılan incelemede, iş ortaklığının pilot ortağı ……….. CONSTRUCTION INT. INC.  firmasının mesleki ve teknik yeterlik kriteri olarak “PORTEKİZ BARAJ İNŞAATI, TİBES, PONCE, PUERTO RİCO” işine ait yurt dışında gerçekleştirilen yapım işinden elde edilmiş iş deneyiminin sunulduğu, bu belgenin Kamu İhale Kurumu tarafından ……… Belge kayıt  numarası ile kaydedildiği tespit edilmiştir.

Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “İş deneyim belgelerinin EKAP üzerinden düzenlenmesi” başlıklı EK-1 inci maddesinin beşinci fıkrasında “Yerli veya  yabancı gerçek/tüzel kişilerin, yurt dışında kamu veya özel sektöre bedel içeren bir sözleşme  kapsamında taahhüt ettikleri işlere ilişkin iş bitirme belgeleri, belge sahibinin başvurusu üzerine Kurum tarafından EKAP’a bilgi amaçlı olarak kaydedilir. Kayıt işlemi usulüne uygun olarak yapılan başvurudan itibaren 15 gün içinde yapılır ve daha önce kaydedilmiş olsa dahi bu sürenin bitiminden sonra iş deneyimini tevsik için kullanılabilir. Kayıt işlemi için yurt dışında düzenlenmiş iş bitirme belgesinin bu Yönetmeliğin 31 inci maddesine uygun olarak sunulması; Kurum tarafından istenecek bilgi ve belgeler olur ise bunların da Kurum tarafından belirlenecek usule uygun olarak başvuruya eklenmesi gerekir. Herhangi bir belgenin bu fıkra kapsamında kaydedilmiş olması belge konusu işin yapıldığına ve belgedeki  bilgilerin doğruluğuna karine teşkil etmez. Bu kayıt işlemi ihale komisyonlarının inceleme, değerlendirme ve sorgulamaya ilişkin yetki ve sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Yerli veya yabancı gerçek/tüzel kişilerin yurt dışında gerçekleştirdikleri işlere ilişkin iş bitirme belgeleri EKAP’a kayıt edilmedikçe ilanı veya duyurusu 1/10/2018 tarihinden sonra yapılacak ihalelerde iş deneyimini tevsik için kullanılamaz. Bu fıkra kapsamında EKAP’a kaydedilen belgeler, ihalelerde Kurum tarafından başvuru sahibine verilen kayıt belgesi sunularak kullanılır.” hükmü yer almaktadır.

İhale komisyonunca değerlendirme işlemleri aşamasında, Porto Riko ülkesinin Ponce  şehrindeki Portekiz Baraj İnşaatı projesine ilişkin iş deneyim belgesinin doğruluğunun teyidi amacı ile 25.12.2025 tarihli yazımız ile Dış İşleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler Genel Müdürlüğü (Algm), (Amerika Genel Müdür Yardımcılığı (Algy)’ndan söz konusu projenin  yapıldığı ülkenin resmi makamlarıyla ve işveren Amerika Birleşik Devletleri Ordusu Mühendisler Birliği nezdinde gerekli resmi yazışmalar yapılarak iş deneyim belgesinin belge tutarı, ortaklık oranı, sözleşme tarihi, geçici kabul tarihi ve ilan tarihi bilgilerinin teyit  edilmesi talep edilmiştir.

Dışişleri Bakanlığı, İkili İlişkiler Genel Müdürlüğünün (Kuzey Amerika) 24.03.2026 tarihli yazısında, Ponce, Porto Riko’da Portugues Barajı, Portugues ve Bucana Nehirleri Projesinin ihalesinin “W912EP-08-C-0011” sayılı sözleşme numarasıyla Dragados USA Inc. Adlı şirkete 14 Mart 2008 tarihinde verildiği, ihale bedelinin 180.118.650,80 ABD Doları olduğu, nihai sözleşme bedelinin 217.698.067,99 ABD Doları olduğu, inşaatın 27 Aralık 2013 tarihinde tamamlandığı, söz konusu projede “………… Construction International Inc.” adlı firmanın ne asli yüklenici ne de ilk derece alt yüklenici olduğu İdaremize  bildirilmiştir.

Yukarıda belirtilen gelişme neticesinde, ihale komisyonunca Ön Yeterlik Değerlendirme Sonucu Tutanağı-2 düzenlenmiş olup tutanakta adayın yeterli bulunmama gerekçesi; “Ön Yeterlik Şartnamesinin 7.5. maddesinde istenilen yeterlik kriterlerini tevsik için sunduğu iş deneyim belgesinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ikincil mevzuattaki şartları sağlamaması sebebiyle değerlendirme dışı bırakılmıştır.” şeklinde ifade edilmiştir. Değerlendirme Sonuç Tutanağı tarafınıza EKAP sistemi üzerinden iletilmiştir.” İfadelerinin  yer aldığı görülmüştür.

Anılan İş Ortaklığının pilot ortağı ……… Con. Int. Inc.nin iş deneyiminin tevsiki için “Portekiz Baraj İnşaatı, Tibes, Ponce, Puerto Rico” işine ait yurt dışında gerçekleştirilen yapım işinden elde edilmiş iş deneyiminin sunulduğu, bu belgenin Kamu İhale Kurumu tarafından ………. belge kayıt numarası ile kaydedildiği anlaşılmıştır.

İdarece yapılan inceleme neticesinde, Dışişleri Bakanlığı İkili İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne gönderilen 25.12.2025 tarihli yazıyla söz konusu iş deneyim belgesine projenin yapıldığı ülkenin resmi makamlarıyla ve işveren Amerika Birleşik Devletleri Ordusu  ühendisler Birliği nezdinde gerekli resmi yazışmalar yapılarak iş deneyim belgesinin belge tutarı, ortaklık oranı, sözleşme tarihi, geçici kabul tarihi ve ilan tarihi bilgilerinin teyit  edilmesi talep edilmiş, ilgili yazıda herhangi bir proje kodu belirtilmeden yüklenici adı, işin adı, işin sahibi ve işin yapıldığı yer bilgilerine yer verilerek bilgi talebinde bulunulduğu  anlaşılmıştır.

Dışişleri Bakanlığı İkili İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 24.03.2026 tarihli cevabi yazıda “Portugues Baraj inşaatı projesinin ihalesini veren ABD Kara Kuvvetleri İstihkam Birliği Jacksonville Bölge Bürosu’nun Vaşington Büyükelçiliğimizi muhatap 17 Mart 2026 tarihli ve örneği ekte sunulan mektubunda ;Ponce, Porto Riko’da Portugues Barajı, Portugues Barajı ve Bucana Nehirleri Projesi’nin ihalesinin “W912EP-08- C-0011” sayılı sözleşme numarasıyla “Dragados USA Inc.” Adlı şirkete 14 Mart 2008 tarihinde verildiği, ihale bedelinin 180.118.650,80 ABD Doları olduğu, nihai sözleşme bedelinin 217.698.067,99 ABD Doları olduğu, inşaatın 27 Aralık 2013 tarihinde tamamlandığı, söz konusu projede “………. Con. Int. Inc.” Adlı firmanın ne asli yüklenici ne de ilk derece alt yüklenici(“first-tier subcontractor”) olduğu (menfi)  kaydedilmektedir.” ifadelerinin yer aldığı görülmüştür.

Bunu takiben ……….. Con. Int. Inc.nin sunmuş olduğu söz konusu iş deneyim belgesi uygun bulunmadığından idarece ………….Con. Int. Inc. – Kıbrıs İnş. Taah. Mad.  Enerji San. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığının teklifinin yeterli olarak değerlendirilmediği anlaşılmıştır.

Anılan iş ortaklığı tarafından yapılan şikayet başvurusu üzerine idarece 31.03.2026 tarihinde Dışişleri Bakanlığı İkili İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne gönderilen ve “Ancak ……. Construction International Inc.’nin EKAP üzerinden yaptığı 30.03.2026  tarihli ve 6996231-1 sayılı e-şikayet başvurusunda; ……..’ın iş bitirme belgesine esas sözleşmenin W912EP-08-C-0011 proje koduyla 14/3/2008 tarihinde ihale edilen ve 27 Aralık 2013’te tamamlanan işe ilişkin olmadığı, Portekiz Barajı ihalesinin ilk olarak W747EP-97-B- 007 proje koduyla 9/4/1997 tarihinde ihale edildiği, …….’ın bu işin yüklenicisi olduğu, bu kapsamda ………….’ın 270.000 metreküp malzemenin 206 milyon ABD doları tutarında kazısı, temel ile sol ve sağ dayanaklar için kalıcı enjeksiyon perdesinin oluşturulması ve  özgün ince kemer beton baraj tasarımı için bu işlerin gerçekleştirilmesi; su çıkışının alt kısmı etrafında yapay bir göl oluşturmak ve su çıkışını kontrol etmek amacıyla bir set inşa edilmesi, minimum su seviyesi (head pool) oluşturulması ve optimum çıkış kanalı kaya kaplama korumasının sağlanması; 12 feet çapında 760 feet uzunluğunda durgunlaştırma havuzu boru hattının ve 12 feet çapında 165 feet uzunluğunda çıkış kanalı boru hattının, inşaat süresince nehir yönlendirmesini sağlamak ve su seviyelerini kontrol etmek amacıyla baraj temel tabanı içerisinden geçirilerek inşa edilmesi; her iki çıkış için beton kanat duvarlı yaklaşım kanallarının yapılması; her bir girişe hizmet eden tek bir acil kapaklı, iki gözlü kapaklı su alma kulesi, iletim hattı ve genişleyen yatay durgunlaştırma havuzunun inşa edilmesi işlerinin gerçekleştirildiği,

Bu imalatın tamamlanmasının ardından çift ince kemer baraj tasarımının beklenenden daha yüksek maliyetli olması nedeniyle, USACE mühendislerinin daha düşük maliyetli bir tasarım çözümü geliştirmek üzere işin projesinde değişikliğe gittiği ve ………… tarafından yapılan fazlardan sonra W912EP-08-C-0011 proje koduyla 2008 yılında ikmal ihalesinin yapıldığı, bu ihalenin de Dragados USA tarafından yüklenildiği ve barajın Aralık 2013’te tamamlandığı belirtilerek;

Herhangi bir araştırma yapılacaksa, W747EP-97-B-007 proje koduyla 9/4/1997 tarihinde yapılan ihale üzerine bir inceleme yapılması gerektiği, bu araştırma yapıldığında belgenin doğru olduğunun ortaya çıkacağı iddia edilmiştir.

Bu itibarla, …….. Construction International Inc.’nin iddialarının dikkate alınarak söz konusu projenin yapıldığı ülkenin resmi makamlarıyla ve işveren Amerika Birleşik Devletleri Ordusu Mühendisler Birliği nezdinde gerekli resmi yazışmaların yapılarak iş deneyim belgesinin bilgilerinin teyit edilmesi hususunda gereğini arz ederim.” İfadelerini içeren yazıyla bilgi talebinde bulunulduğu, diğer bir deyişle şikayet başvurusunda bulunan isteklinin dilekçesinde doğru proje kodu olarak belirttiği “W747EP-97-B-007” proje kodu bilgisi verilerek doğrudan bu kod üzerinden araştırılma yapılmasını istediği anlaşılmıştır.

Dışişleri Bakanlığı İkili İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda ise “İlgi (b) yazılarına istinaden, “……… Sağ Sahil Cazibe Anakanalı 1. Kısım” ihalesi bağlamında “…….. Construction International Inc.” adlı şirketin iş deneyim belgesi hususunda, Vaşington Büyükelçiliğimizin, ABD Ordusu İstihkam Birliği Jacksonville Ofisinden temin ettiği mektubun örneği ekte sunulmaktadır.

İncelenmesinden görüleceği üzere mektupta özetle, “W747EP-97-B-007” veya “W747EP-97-B-0007” numarasıyla ABD Ordusu İstihkam Birliği kayıtlarında bir sözleşme, proje veya çağrının (solicitation) yer almadığı; söz konusu numaralarda bulunan “B” kodunun sözleşme yerine çağrılar için kullanıldığı, “W747EP” numaralı kodu kullanan herhangi bir ABD Savaş Bakanlığı (eski adıyla Savunma Bakanlığı) ihale ofisinin bulunmadığı belirtilmektedir.

Mektupta devamla, Jacksonville Ofisinin, 2008 yılındaki sözleşme öncesinde Portekiz nehrinde bir toprak baraj inşaatı ihalesi için çağrıda bulunduğu, ancak bunun sonucunda herhangi bir şirkete ihale vermediği; ardından baraj projesini yeniden tasarlayarak beton baraja dönüştürdüğü ve projeyi 14 Mart 2008 tarihinde “W912EP-08-C- 0011” numaralı  sözleşmeyle Dragados USA adlı şirkete tahsis ettiği, “…….. Construction InternationalInc.” adlı firmanın, anılan sözleşmede ne asli yüklenici ne de ilk aşama alt yüklenici (“first tier subcontractor”) olduğu kaydedilmektedir.” ifadelerinin yer aldığı görülmüştür.

İlgili hüküm ve açıklamalardan ihale komisyonunun, aday veya isteklilerce sunulan işdeneyimini gösteren belgelerde tereddüt duyulan hususlara ilişkin gerekli incelemeyi yapmaya yetkili olduğu, iş deneyim belgelerinin EKAP’a kaydının bilgi amaçlı olup, yalnızca belgenin Yönetmelik’in 31’inci maddesinde öngörülen şekil kurallarına uygunluğunu gösterdiği, belgenin kaydedilmesinin, belge konusu işin yapıldığına, belgedeki bilgilerin doğruluğuna ya da belgenin geçerliliğine karine teşkil etmediği,

Kayıt işleminin, ihale komisyonunun iş deneyim belgesinin ihalede aranan şartlar yönünden incelenmesi ve değerlendirilmesi yetkisini kaldırmayacağı ve belgenin sunuluş şekline ilişkin Yönetmelik’in 31’inci maddesinde aranan şartlar hariç olmak üzere geçerli kabul edilmesi yükümlülüğünü doğurmayacağı anlaşılmıştır.

Bu bilgiler doğrultusunda yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru sahibi istekli tarafından itirazen şikayet başvurusuna konu edilen iş deneyim belgesinin EKAP sisteminde kayıtlı bulunmasının belge konusu işin yapıldığına, belgedeki bilgilerin doğruluğuna ya da belgenin geçerliliğine karine teşkil etmediği, bu bağlamda idarenin söz konusu iş deneyim belgesi üzerinde inceleme ve araştırma yapma yetkisini haiz olduğu, nitekim idarenin Dış İşleri Bakanlığı üzerinden belge konusu işin sahibi olarak görülen ABD Ordusu Mühendisler Kolordusu Jacksonville İdari Bölgesi’nden söz konusu iş deneyim belgesi hakkında bilgi talebinde bulunduğu, hatta söz konusu bilgi talebi kapsamında başvuru sahibi istekli tarafından şikayet dilekçesinde yer verilen ve doğru olduğu iddia edilen “W747EP-97-B-007” proje koduna dahi yer verildiği, bununla birlikte ABD Ordusu Mühendisler Kolordusu Jacksonville İdari Bölgesi’nden gelen cevabi yazıda söz konusu “W747EP-97-B-007” kodu ile ilgili herhangi bir ihale, sözleşme ya da proje kaydı bulunmadığı ifade edilmiş, bu doğrultuda anılan istekli tarafından sunulan iş deneyim belgesinin geçerli bir iş deneyim belgesi olmadığı ve söz konusu belgenin EKAP kaydının silinmesinin gerektiği anlaşıldığından idarece tesis edilen işlemin yerinde olduğu sonucuna varılmış ve başvuru sahibinin iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Yurt Dışı İş Deneyim Belgesinin Kullanımı Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemMehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Bak. SGB E. Bşk./KİK E. Üyesi

Mhatasever@gmail.com

Mehmetatasever.org

https://www.simdata.org/

0 312 963 13 63

 

E-Ticarette Sahte İndirimler Gerçekten Bitiyor mu? Online Alışverişte Yeni Dönem

Satınalma Süreçlerinde Denetim Ve Suistimal önleme Eğitimi Haber E Ticarette Sahte İndirimler Gerçekten Bitiyor Mu Online Alışverişte Yeni Dönem

E-Ticarette Sahte İndirimler Gerçekten Bitiyor mu? Online Alışverişte Yeni Dönem

E-ticarette 1 Ağustos’ta yeni bir kural seti devreye giriyor. Dayanağı, 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik. Değişiklik 2015 tarihli ana yönetmeliğin on altı ayrı yerine dokunuyor ve indirim reklamlarından sosyal medya paylaşımlarına, yapay zeka içeriklerinden tüketici yorumlarına kadar geniş bir alanı kapsıyor. Uyum için tanınan süre bir ay, yani bu satırların yazıldığı günlerde çoktan işlemeye başlamış durumda.

Zamanlama tesadüf değil. Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2025’te e-ticaret hacmi %52,2 artışla 4,57 trilyon liraya, perakende e-ticaret hacmi %51,8 artışla 2,46 trilyon liraya çıktı. E-ticaretin genel ticaret içindeki payı yıl genelinde %19,3 olurken kampanya döneminin yaşandığı kasım ayında %22,4 seviyesine yükseldi. Yeni indirim kuralları, yılın en yoğun indirim sezonundan üç ay önce yürürlüğe giriyor. Buraya kadarı basında yer aldığı biçimiyle doğru. Metnin kendisine indiğinizde ise tablo tek yönlü değil. Aynı yönetmelik bir yandan reklam verenin bildirim yükümlülüklerini belirgin biçimde artırırken, diğer yandan indirim reklamlarında tüketiciyi koruyan fiyat geçmişi penceresini üçte birine indiriyor.

Kılavuzdaki Kurallar Yönetmeliğe Taşındı

Değişikliğin en görünür yönü, dört kavramın ilk kez yönetmelikte tanımlanması. Çevresel beyan, sosyal medya, sosyal medya etkileyicisi ve tüketici değerlendirmeleri artık tanımlar maddesinde kendi bentlerine sahip. Bu kavramlar daha önce Bakanlığın yayımladığı kılavuzlarda dağınık biçimde duruyordu. Sosyal medya etkileyicileri kılavuzu, çevreye ilişkin beyanlar kılavuzu, fiyat bilgisi içeren reklamlar kılavuzu ve tüketici değerlendirmeleri kılavuzundaki hükümlerin önemli bir kısmı şimdi yönetmelik metnine çekilmiş durumda.

Bunun pratik anlamı, dayanağın sertleşmesi. Kılavuz bir yorum ve uygulama aracıdır, yönetmelik ise doğrudan bağlayıcı hükümdür. Bir uyuşmazlıkta daha önce kılavuzun bağlayıcı olup olmadığı tartışılabilirken, yönetmelik hükmü karşısında bu itiraz yolu büyük ölçüde kapanıyor. Reklam Kurulu kararlarına karşı açılan iptal davalarında da tartışma zemini değişiyor. Aynı davranış aynı yaptırıma tabi olsa bile, ihlalin tespiti artık daha az itiraza açık.

On Gün Kuralının Anlatılmayan Tarafı

Düzenlemenin en çok konuşulan başlığı indirim reklamlarındaki referans fiyat. Yeni kurala göre indirimden önceki fiyat, indirimin başlangıç tarihinden önceki on gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınarak belirlenecek. Sektör temsilcileri bu kuralı sahte indirime karşı bir kazanım olarak sundu. TOBB E-Ticaret Meclisi üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, bir ürünün fiyatını önce yapay olarak yükseltip sonra yüksek oranlı indirim ilan etmenin artık zorlaşacağını, son on günün en düşük fiyatının referans alınmasının kampanyaları daha şeffaf hale getireceğini söyledi.

Bu değerlendirmenin eksik bıraktığı bir nokta var. Söz konusu referans kuralı yeni değil. Şubat 2022’de yapılan bir değişiklikle 1 Mart 2022’den itibaren yürürlükte olan hüküm, indirimden önceki satış fiyatının tespitinde indirimin uygulandığı tarihten önceki otuz gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınmasını öngörüyordu. 1 Ağustos’ta yürürlüğe girecek metin, bu süreyi on güne indiriyor. Referans penceresi kısaldıkça, fiyatı yükselttikten sonra indirime girmek için beklenmesi gereken süre de kısalıyor.

Değişikliğin gerekçesi büyük olasılıkla mevzuat içi tutarsızlığın giderilmesi. Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde 11 Ekim 2025 tarihinde yapılan değişiklikle mağaza etiketleri için süre on güne indirilmiş, ortaya mağazada on gün, çevrim içi reklamda otuz gün işleyen çift başlı bir rejim çıkmıştı. Tek fiyat verisi üzerinden çalışan sistemler açısından bu gerçekten bir uyum sorunuydu. Şimdi iki rejim tek çatıda birleşiyor. Ancak birleşme yukarıya doğru değil aşağıya doğru gerçekleşiyor, yani tutarlılık tüketicinin fiyat hafızasından ödün verilerek sağlanıyor.

Hizmetlerde Geriye Dönük Pencere Kapanıyor

Yeni fıkranın daha az fark edilen bir yönü, malı hizmetten ayırması. On günlük en düşük fiyat testi yalnızca mal satışına ilişkin reklamlarda geçerli. Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen mallar ile hizmetlere ilişkin reklamlarda ise indirimli fiyattan bir önceki fiyat esas alınacak. Yani bir hizmet için artık geriye dönük bir pencere bulunmuyor, referans doğrudan indirimden hemen önceki fiyat. Tatil paketi, kurs, abonelik, bakım sözleşmesi gibi kalemlerde fiyatı bir gün önce yükseltip ertesi gün indirim ilan etmenin önünde bu maddeden kaynaklanan bir engel kalmıyor.

Karşılaştırma yapmakta fayda var. Avrupa Birliği’nde Fiyat Gösterimi Direktifi’nin Omnibus Direktifi ile eklenen 6a maddesi, önceki fiyatı satıcının indirimin uygulanmasından önceki en az otuz günlük dönemde uyguladığı en düşük fiyat olarak tanımlıyor. Avrupa Birliği Adalet Divanı 26 Eylül 2024 tarihli Aldi Süd kararında bu hükmü yorumladı ve reklamda duyurulan indirimin son otuz günün en düşük fiyatı üzerinden hesaplanması gerektiğine, indirimden hemen önceki satış fiyatının referans alınmasının kabul edilemeyeceğine karar verdi. Ülkemizde ise hizmetler bakımından, Avrupa Birliği’nin uygulaması dışındaki bir yöntem benimseniyor.

Bu, düzenlemenin bir kusuru olduğu anlamına mutlaka gelmez. Enflasyonist bir ortamda otuz günlük en düşük fiyat testinin perakendede uygulanabilirliği yıllardır tartışma konusuydu ve fiyatların haftalar içinde değiştiği bir piyasada kuralın satıcıyı fiilen indirim yapamaz duruma soktuğu yönünde ciddi eleştiriler dile getirildi. Tercih savunulabilir. Savunulamayan şey, sürenin kısaltılmasını tüketici koruması olarak sunmak.

Kanal Kuralı, Sadakat Programı ve Koşullu Kampanya

Düzenlemenin gerçekten sıkılaştığı yer indirim maddesinin yeni fıkraları. Bir mal veya hizmet farklı satış kanalları üzerinden satışa sunuluyorsa, indirimden önceki fiyat yalnızca indirimin yapıldığı kanaldaki fiyat dikkate alınarak belirlenecek. Bir satış kanalında uygulanan fiyat, diğer kanallarda yapılacak indirimli satış için esas alınamayacak. Bu, internet sitesindeki fiyatı mağaza indirimine referans yapan yaygın uygulamayı doğrudan kesiyor.

İkinci genişleme sadakat programlarında. Tüketicilerin bir marka veya satıcıyla ilişkisini güçlendirmek ya da satın almayı teşvik etmek amacıyla kurulan sadakat uygulamalarına ilişkin reklamlar, program tüketiciler tarafından kolaylıkla erişilebilir veya kullanılabilir olduğunda indirim maddesi kapsamına giriyor. Üçüncüsü koşullu satış kampanyaları. İndirimi ya da başka bir faydayı belirli miktarda, sayıda, tutarda alışverişe veya belirli bir işlemin gerçekleştirilmesine bağlayan kampanyalar da mal veya hizmetin miktarının gösterilmesine ilişkin düzenlemeler dışında aynı kurallara tabi. Üçü birlikte okunduğunda, tek bir fiyat alanı üzerinden çalışan sistemlerin kanal bazında ayrı fiyat geçmişi tutması gerekiyor.

Influencer Paylaşımlarında Etiketin Yeri ve Biçimi Belirlendi

Yönetmeliğe eklenen 23/A maddesi sosyal medya influencerları (etkileyicileri) aracılığıyla yapılan reklamları düzenliyor. Reklam niteliğinin açıkça belirtilmesi gereken dört durum sayılmış:

  • Reklam verene ait mal veya hizmete ya da reklam verene yönlendirme yapılması,
  • Reklam verenden maddi kazanç veya ücretsiz ya da indirimli mal veya hizmet gibi fayda sağlanması,
  • Reklam verenin mal veya hizmetinin tanıtımı için düzenlenen çekiliş, yarışma veya kampanya içeriklerinin paylaşılması,
  • Reklam verenin düzenlediği bir etkinliğe katılım karşılığında menfaat elde edilerek paylaşımda bulunulması.

Bu dörtlü, ücretsiz gönderilen ürünün tanıtımını da, komisyon bağlantısı paylaşımını da, davetli katıldığı lansmanı anlatan içeriği de kapsıyor.

Paylaşımda “Reklam” ya da “Tanıtım” ifadelerinden birine yer vermek zorunlu. Bunun yanında reklam verenin adı veya ticaret unvanı ya da yönetmelikte sayılan açıklama kalıplarından biri yer alacak. Etiketin biçimi de ayrı ayrı düzenlenmiş:

  • Paylaşımdaki renklerden ve arka fondan ayırt edilebilir ve kolaylıkla okunabilir olacak,
  • Tüketici ekranı kaydırmadan ilk karşılaşma anında görecek,
  • Başka etiketler varsa onlardan önce ve açıkça ayırt edilebilir biçimde yer alacak,
  • Mecranın ara yüzü dikkate alınarak bir yazı veya simgeyle örtüşmeyecek,
  • İçerik birden fazla paylaşıma yayıldığında her birinde tekrar edecek. Yalnızca sesli paylaşımlarda yayının başında ve reklamın öncesinde ilgili ibare kullanılacak.

Bu kuralların ihlali, Reklam Kurulu yaptırımıyla sınırlı bir sonuç doğurmuyor. Sönmez ve Öztürk adlı yazarların, Türkiye Barolar Birliği Dergisi’nin 2026 yılı 183. sayısında yayımlanan çalışması, influencer (etkileyici)  pazarlamasının Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabet hükümleri kapsamında da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Yazarlar, haksız rekabet suçunun failinin tacir olmasının gerekmediği, dürüst rekabeti bozan davranışların herkes tarafından işlenebileceği görüşünü benimsiyor ve buradan etkileyicinin de bu suçun faili olabileceği sonucuna varıyor. Çalışmada, bot hesap satın alarak takipçi sayısını olduğundan fazla göstermenin kendini üstün yetenekli gösterme hali, sahte olumsuz yorum sayısını artırmanın ise kötüleme ve aldatıcı reklam halleri kapsamında değerlendirilebileceği anlatılıyor. İdari para cezası bu tablonun yalnızca bir katmanı, aynı fiil somut olaya göre haksız rekabet davasına ve dolandırıcılığa kadar uzanan bir zincirin başlangıcı olabiliyor.

Yapay Zeka İki Ayrı Kapıdan Giriyor

Yapay zeka yönetmeliğe iki farklı hükümle giriyor ve bu ikisi arasındaki fark uygulamada belirleyici olacak. Birincisi bir bildirim yükümlülüğü. Reklamlarda tüketicilerin bir mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde etkileyecek şekilde yapay zeka veya başka bir yazılımın kullanılması, yahut yapay zeka teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi halinde bu husus açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir biçimde belirtilecek. Yani içerik yapay zeka ile üretilebilir, yeter ki bu belirtilsin.

İkincisi mutlak bir yasak. Gerçek bir kişinin yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuş dijital kopyasının, gerçeğe aykırı biçimde bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği veya kullandığı izlenimi verdiği ya da tavsiyede bulunduğu reklamlar yapılamayacak. Burada etiket koymak sorunu çözmüyor, fiil doğrudan yasaklanmış durumda. Tanınmış bir kişinin sesiyle ya da yüzüyle üretilmiş sahte tavsiye videoları son iki yılda yaygınlaştığı için hükmün pratik karşılığı geniş.

Ölçek meselesi burada dikkat çekici. Ticaret Bakanı Sn. Ömer Bolat, Türkiye’de e-ticaret işletmelerinin %75’inin yapay zeka kullandığını açıkladı. Yapay zekanın aramayı ve satın alma sürecini uçtan uca yeniden kurduğu tabloyu daha önce ayrıntılı incelemiştik. Bu oran, yeni bildirim yükümlülüğünün istisnai bir durumu düzenlemediğini, sektörün ana akım pratiğine dokunduğunu gösteriyor. İşletmeler yapay zekayı hangi içerikte kullandıklarını çoğu zaman biliyor, zorlanacakları yer bunu içerik bazında kayıt altında tutmak ve gerektiğinde ispatlamak olacak.

Satınalma Süreçlerinde Denetim Ve Suistimal önleme Eğitimi Haber E Ticarette Sahte İndirimler Gerçekten Bitiyor Mu Online Alışverişte Yeni Dönem

Hedefli Reklamcılık Mevzuata İlk Kez Giriyor

Yönetmeliğe eklenen 25/A maddesiyle hedefli reklamcılık kavramı mevzuata resmi olarak giriyor. Satıcı ve sağlayıcılar ya da bunlar adına mesafeli sözleşme kurulmasına aracılık eden aracı hizmet sağlayıcılar tarafından tüketicilerin çevrim içi davranışları, tercihlerine ilişkin geçmiş kayıtları, konum bilgileri, demografik verileri veya benzeri kişisel veriler analiz edilerek belirli kişi veya gruplara özel reklam sunulması bu kapsamda sayılıyor. Faaliyet yasak değil, koşula bağlanmış. Reklamın hangi kriterler kullanılarak ilgili tüketiciye gösterildiğine ve bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceğine ilişkin doğrudan ve kolay erişilebilir bilgilerin tüketiciye sunulması gerekiyor.

Çocuklar bakımından kural farklı. Tüketicinin çocuk olduğunun bilindiği veya makul olarak bilinmesinin beklendiği durumlarda, kişisel verilere dayalı profilleme yöntemleri kullanılarak hedefli reklam yapılamıyor. Burada bir bilme yükümlülüğü kurulmuş ve ilgili platformun çocuk kullanıcı olasılığını hiç düşünmediğini savunması kolay olmayacak. Hükmün Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamındaki aydınlatma ve açık rıza yükümlülükleriyle birlikte okunması gerekiyor, çünkü aynı veri işleme faaliyeti iki ayrı mevzuat altında iki ayrı yükümlülük doğuruyor.

Yorum ve Puan Sistemleri Yeniden Kuruluyor

Tüketici değerlendirmelerine ilişkin madde bütünüyle yeniden yazılmış. İnternet ortamında değerlendirme imkanı sunulduğunda, bu değerlendirmelerin yalnızca ilgili mal veya hizmeti satın alanlar tarafından yapılmasına izin verilecek. Satın alım sürecine ilişkin doğrulama yapılmasının mümkün olmadığı mecralardan alınan tüketici değerlendirmeleri yayınlanamayacak ve reklamlarda kullanılamayacak. Değerlendirmelerin yayınlanmasına ilişkin esas ve kurallar, yorumların yayınlandığı alanda veya bir bağlantıyla yönlendirilen açılır ekranda tüketiciye gösterilecek. Bu esaslar, değerlendirmeleri yalnızca belirli konularla sınırlayacak biçimde belirlenemeyecek.

Yayın süresi ve sıralama da kurala bağlanmış. Değerlendirmeler, gerekli incelemeler yapıldıktan sonra olumlu – olumsuz ayrımı gözetilmeksizin en az bir yıl süreyle, tarih, değerlendirme notu veya satıcıya göre sıralanma gibi objektif bir ölçüte göre ve herhangi bir yönlendirme yapılmadan yayınlanacak. Yayınlanmasına izin verilmeyen bir değerlendirme varsa buna ilişkin hususlar değerlendirmeyi yapan tüketiciye derhal bildirilecek. Mağduriyetin giderildiği bildirildiğinde bu durum, doğrulama sonrası ilk değerlendirmeyle aynı yerde gecikmeksizin yayınlanacak. Satışı artırmak amacıyla doğru olmayan değerlendirme yapılması için gerçek veya tüzel kişiyle anlaşma yapmak ya da hizmet satın almak açıkça yasaklanmış.

Operasyonel etkisi en sert olan değişiklik ise cevap süresinde. Tüketici şikayetinin yayınlanmasından önce satıcı veya sağlayıcıya tanınan yetmiş iki saatlik süre kırk sekiz saate indirildi ve bu süre içinde cevap verilmezse değerlendirmenin doğrudan yayınlanacağı hükme bağlandı. Kırk sekiz saat, hafta sonuna ve resmi tatile denk gelen bir şikayetin cevapsız kalması için yeterli bir aralık. Şikayet yönetimini mesai günlerine dayalı yürüten yapılar için bu, metin değişikliğiyle çözülecek bir konu değil.

Tüketici (Alışveriş Yapan) Tarafında Ne Değişiyor

Tüketici açısından en somut değişiklik üstü çizili fiyatın anlamında. 1 Ağustos’tan sonra bir maldaki üstü çizili fiyat, o ürünün son on gün içindeki en düşük fiyatını gösteriyor, daha eskisini değil. Yani üç hafta önce daha ucuza satılan bir ürün, bugün gerçek bir indirim olmadan indirimli görünebilir. Hizmet alımlarında ise referans yalnızca indirimden hemen önceki fiyat, dolayısıyla oradaki indirim oranı fiyat geçmişi hakkında neredeyse hiçbir şey söylemiyor. Kanal kuralı nedeniyle bir sitedeki fiyatı görüp mağazadaki indirimi doğrulamak da mümkün değil, iki kanalın fiyat geçmişi ayrı tutuluyor.

Yorum tarafında elde edilen kazanım daha net. Bir ürün sayfasındaki yorumların satın alma doğrulamasına dayanması artık zorunlu hale geliyor. Dolayısıyla doğrulaması yapılmamış mecralardan aktarılan yorumlarla karşılaşma olasılığı azalıyor. Yorumların en az bir yıl tutulması ve objektif ölçüte göre sıralanması, olumsuz yorumların sayfanın dibine itilmesini zorlaştırıyor. Sosyal medyada ise ölçüt basit, paylaşımın ilk göründüğü anda ekranı kaydırmadan bir reklam veya tanıtım ibaresi görünmüyorsa kural ihlal edilmiş olabilir. Çevre iddialarında da soru sorma hakkı güçlendi, çevresel beyan içeren reklamlardaki sertifika ve onayların yetkili kurumlardan, üniversitelerin ilgili bölümlerinden veya akredite ya da bağımsız araştırma ve test kuruluşlarından alınan belgelerle ispatlanması zorunlu. Aykırılık gördüğünde tüketicinin başvurabileceği yer Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu ve Alo 175 hattı.

Satıcı Tarafında Uyum Yükü Nereye Düşüyor?

Yükümlülüklerin ortak yönü, hiçbirinin metin düzeltmesiyle karşılanamaması. Kanal bazında fiyat geçmişi tutmak bir veri mimarisi işi. Satın alma doğrulamasına bağlı yorum sistemi kurmak ve sipariş verisiyle yorum verisini eşleştirmeyi gerektiriyor. Kırk sekiz saatlik cevap döngüsü takvimden bağımsız çalışan bir nöbet düzeni istiyor. Çok mecralı ve çok parçalı içerikte etiket disiplinini korumak, ajans ve etkileyici sözleşmelerinin yeniden yazılmasını gerektiriyor. Hedefli reklam kriterlerini görünür kılmak ise reklam teknolojisi katmanına dokunuyor.

Yaptırım tarafı bu yükü soyut bırakmıyor. Aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalar için uygulanan idari para cezası 2026 yılında 99.339 Lira ile 39.916.524 Lira arasında değişiyor. Cezalar 1 Ocak 2026’dan itibaren %25,49 oranında artırıldı. Uygulama da kağıt üzerinde kalmıyor. Bakanlık verilerine göre 2026’nın ilk yedi ayında yanıltıcı reklam ve haksız ticari uygulamalara ilişkin 21 bini aşkın dosya karara bağlandı ve 185 milyon Liranın üzerinde idari para cezası uygulandı. Bir aylık geçiş süresi, bu ceza bandı karşısında oldukça kısa.

Sektörün Dörtte Üçü Şahıs İşletmesi

Uyum yükünün nereye oturduğu sorusunun cevabı işletme yapısında. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de e-ticaret faaliyetinde bulunan işletmelerin %75’i şahıs işletmesi, %21’i limited şirket ve %4’ü anonim şirket. Kanal bazlı fiyat geçmişi, doğrulamalı yorum altyapısı ve kırk sekiz saatlik cevap döngüsü gibi yükümlülükleri kendi başına karşılayabilecek kesim, bu dağılımın küçük tarafında duruyor. Geri kalanı için tek gerçekçi yol, bu işlevleri hazır sunan bir pazaryeri veya altyapı sağlayıcısının içinde çalışmak.

Doğan Eser’in İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 2025’te kabul edilen yüksek lisans tezi, bu bağımlılığın rekabet hukuku tarafındaki karşılığını inceliyor. Tezin bulgusuna göre Rekabet Kurulu, internet satış kısıtlamalarında Avrupa Birliği’nin esnek yaklaşımından bilinçli olarak ayrışıp daha katı bir tutum benimsiyor ve bu tercihin temelinde Türkiye’deki e-ticaret platformlarının tüketici tercihlerindeki baskın rolü ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin bu platformlara olan bağımlılığı yatıyor. Çalışma buradan bir paradoksa işaret ediyor. Aynı yaklaşım pazaryerlerinin baskın konumunu pekiştirirken, bir yandan da bu işletmelerin pazara erişimini koruyor. Tezin öneriler bölümünde küçük ve orta ölçekli işletmelerin e-ticaret, dijital pazarlama ve veri analizi kapasitelerini geliştirmeye yönelik destek ihtiyacı ayrı bir başlık olarak yer alıyor. Aynı yetkinlik eşiği sorusu, e-ihracat destekleri tarafında da karşımıza çıkıyor.

Yeni yönetmelik bu tablonun üzerine ek bir katman koyuyor. Uyum maliyetinin veri altyapısına bağlanması, altyapısı olanla olmayan arasındaki mesafeyi açıyor ve mevzuata uyum çabası, farkında olunmadan platform bağımlılığını derinleştiren bir mekanizmaya dönüşebiliyor. Sorunun kendisi bir eğitim veya yazılım eksikliği olarak da tanımlanabilir, ancak fiyat geçmişini kanal bazında tutmanın, yorum doğrulamasını sipariş verisine bağlamanın ve yapay zeka kullanım envanteri çıkarmanın hangi yetkinliği gerektirdiği, işletme ölçeğinden bağımsız bir soru. Bu yetkinliğin işletmede bulunup bulunmadığını bugünden ölçmek, 1 Ağustos’tan sonra açılacak bir Reklam Kurulu incelemesiyle öğrenmekten çok daha az maliyetli.

Tartışmada Kimin Sesi Var?

Bakanlık cephesinden verilen mesaj, indirim kampanyalarında tüketicilerin doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi, gerçeği yansıtmayan indirim algısının önüne geçilmesi ve reklam uygulamalarında şeffaflığın artırılması. Sektör tarafında Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği Başkanı Hakan Çevikoğlu düzenlemenin dijital reklamcılıkta şeffaflığı artıracağını, tüketiciyi koruyacağını ve adil rekabeti güçlendireceğini belirtti. Aynı açıklamada bir eleştiri de var. Çevikoğlu, e-ticarette dünyada rekabet şartlarının değiştiğine dikkat çekerek, Türkiye’nin rekabet gücünü korumak için yönetmeliklerle yapılan düzenlemelerin yanı sıra Elektronik Ticaret Kanunu’nun da güncellenmesi gerektiğini söyledi. Yani sektör, yönetmelik düzeyindeki müdahalenin kendi başına yeterli olmadığını düşünüyor.

Üçüncü ses altyapı sağlayıcılarından geliyor ve içeriği tahmin edilebilir. Fiyat geçmişini takip etmenin, tüketici yorumlarını doğrulamanın ve reklam içeriklerini mevzuata uygun hale getirmenin güçlü yazılım altyapısı gerektirdiği, dolayısıyla dijital dönüşüme yatırım yapan işletmelerin öne çıkacağı. Tespit teknik olarak yerinde, ancak bu tespiti dile getirenlerin söz konusu altyapıyı satan taraf olduğu da kayda geçmeli.

Bu tablonun eksiği belirgin. On günlük referans süresi hakkında konuşan taraflar Bakanlık, sektör derneği ve altyapı sağlayıcıları. Tüketici örgütlerinin bu düzenlemeye ilişkin doğrudan bir değerlendirmesine henüz ulaşılamıyor. Otuz günden on güne inen bir korumanın kamuoyunda tüketici kazanımı olarak yer bulabilmesi, tartışmada satıcı tarafının dışında kalan bir sesin bulunmamasıyla doğrudan ilgili.

Ağustos Değil Kasım Sınav Ayı

Yönetmelik dengeli okunduğunda ortaya çıkan tablo şu. Reklamın kim tarafından, hangi araçla ve kime yönelik yapıldığına dair bildirim yükümlülükleri belirgin biçimde genişledi, sosyal medya ve yapay zeka ilk kez doğrudan hüküm altına alındı, yorum sistemleri doğrulamaya bağlandı, indirim kurallarının kapsamı kanal ve kampanya tarafında genişletildi. Bunların hepsi tüketici lehine işleyen değişiklikler. Buna karşılık indirim reklamlarında fiyat geçmişini görünür kılan pencere üçte birine indi ve hizmetlerde tümüyle kapandı.

Satınalma Süreçlerinde Denetim Ve Suistimal önleme Eğitimi Haber E Ticarette Sahte İndirimler Gerçekten Bitiyor Mu Online Alışverişte Yeni DönemKuralın gerçek sınavı ağustos değil kasım. E-ticaretin genel ticaret içindeki payının %22,4’e çıktığı kampanya ayında, on günlük referansın hangi indirim oranlarını mümkün kıldığı görülecek. Reklam Kurulu’nun o dönemde vereceği kararlar, düzenlemenin niyetinden çok pratiğini anlatacak. Elektronik Ticaret Kanunu’nun güncellenmesi tartışması ise açık kalmaya devam ediyor ve bu haliyle yönetmelik, daha büyük bir düzenleme ihtiyacının üzerine konmuş bir ara çözüm görünümünde.


Eğitim: Şirket Harcama Yönetiminde Riskler:

Suistimal, Usulsüzlük ve Rüşvet Önleme Eğitimi

Eğitim Kapsamı: İnşaat ve altyapı projeleri, stratejik satınalma operasyonları, CAPEX, taşeron ve tedarikçi ilişkileri, bilgi işlem alımları, teknik ofis, bakım-onarım, idari işler, depo, satış ve satınalma süreçleri

Şirket harcamalarının ve paydaş ilişkilerinin olduğu her yerde risk vardır. Kritik soru şudur:

Harcama Yönetiminde Riskler Eğitimi
Şirket Harcama Yönetiminde Riskler Eğitimi

Para doğru yere mi gidiyor, yoksa şirket sessizce soyuluyor mu? Zamanında görülmeyen kontrol boşlukları ve kirli ilişkiler, bir süre sonra işten çıkarma, ticari dava, ceza dosyası, tazminat ve itibar kaybı olarak geri döner. Rüşvet iddiaları, usulsüzlük söylentileri ve itibar suikastleri şirketin enerjisini içeriden tüketir.

Amaç; usulsüzlük izlerini yakalamak, yapılan ihbarları doğru analiz etmek, ön inceleme ve soruşturma sürecini prosedüre uygun yönetmek, ihale ve sözleşme alanlarındaki riskleri fark etmek ve şirketi mahkeme süreçlerine girmeden önce önlem almaya zorlamaktır. Çünkü önlem zamanında alınmazsa, bedel daha sonra çok daha ağır ödenir.

Eğitmen: Prof. Dr. Murat ERDAL

Eğitim Süresi: 2 gün

Eğitim Planı:

  • Güvenilir Kurumsal Yapı İnşa Etmek
  • Kontrol Noktaları ve Yönetim Zafiyetleri

Pratik 1: Satın almada Suistimal ve Yolsuzluk:
Kurumsallaşma Boşlukları ve Bir Dava İncelemesi

Şüpheli İşlemleri ve Usulsüzlük İzlerini Yakalamak

Pratik 2: Giriş Kalite Kontrolde Rüşvet İddiası: Bir Dava İncelemesi

  • Erken Uyarı Sinyalleri ve Kırmızı Bayraklar
  • İhbar Hattı ve Bildirim Sürecini Yönetmek

Pratik 3: Satınalma Süreçlerinde İhbar, İç Kontrol ve Gizlilik: Bir Dava İncelemesi   

  • Ön İnceleme, Delil Toplama ve Belge İnceleme
  • Mülakat Teknikleri ve Raporlama

Pratik 4: Satınalma Yöneticisinin İhalelerde Şirketi Zarara Uğratma İddiası, Disiplin Soruşturması ve Savunma Süreci: Bir Dava İncelemesi

  • İhale ve Sözleşmelerde Riskli Alanlar
  • Tedarikçi Firma Seçimi ve Kirli İlişki Ağları

Pratik 5: Satınalma Teklifleri Sümen Altı Edilirse Ne Olur?
Pratik 6: Tedarikçinin Alacak İddiası ve Alıcının Nitelikli Dolandırıcılık Savunması: Bir Dava İncelemesi

  • Rüşvet ve Çıkar Çatışmalarını Görmek

Pratik 7: Hediye mi, Rüşvet mi? Tedarikçi İlişkilerinde Üç Şaşırtıcı Dava Örneği
Pratik 8: Satınalma Operasyonlarında Çıkar Çatışması:
Akrabalık Bağı, Geciken Aksiyonlar ve Borç–Alacak Davasına Dönüşen Risk

  • Yargı Süreçlerine Hazırlık: İş, Ticaret ve Ceza Mahkemeleri

Pratik 9: Tamiri Mümkün Makinelerin Hurda Olarak Piyasaya Satışı İddiası:
İlk Derece Mahkemesinden İstinafa Uzanan Bir Dava İncelemesi

  • Gerçek Örnekler ve Uygulamalı Çalışmalar 

Pratik 10: Vana Alımlarında % 35 Fiyat Farkı: Satınalmada Suistimal İddiaları ve Yargı Maliyeti 

Eğitim Öncesi Hazırlık: Pratik çalışmalarda kullanılacak dava dosyalarını eğitimden önce indirip inceleyiniz.

Eğitim Kategorisi: Premium 

ŞİRKETİNİZİ KORUMAK DA GELİŞTİRMEK DE SİZİN ELİNİZDE.

Harcama yönetiminde yaşanan suistimal, yolsuzluk ve rüşvet, şirketlere yalnızca doğrudan zarar vermez. Konu yargıya taşındığında; ilk derece mahkemesi, istinaf ve Yargıtay aşamalarında yıllara yayılabilen süreçler, avukatlık ücretleri, bilirkişi giderleri, yargılama masrafları, gecikme etkileri ve yönetim zamanı kaybıyla birlikte toplam maliyeti katlayarak büyütür.

Buna karşılık, zamanında alınan eğitim ve danışmanlık desteği; kurumsal yapıyı güçlendiren, olası kayıpları azaltan ve şirketi ileri taşıyan stratejik bir yatırım olarak öne çıkar.

Profesyonel rehberlik ile harcama analizlerinizi, kategori yönetiminizi ve iş akışlarınızı güçlendirebilir; kontrol noktalarını netleştirebilir, prosedürlerinizi standardize edebilir ve riskleri ortaya çıkmadan önce yönetebilirsiniz.

şirket Harcama Yönetiminde Riskler Suistimal, Usulsüzlük Ve Rüşvet
Eğitim: şirket Harcama Yönetiminde Riskler Suistimal, Usulsüzlük Ve Rüşvet

Prof. Dr. Murat ERDAL – İstanbul Üniversitesi

Murat Erdal
Murat Erdal – Tedarik Zinciri Yönetimi

Prof. Dr. Murat ERDAL, sektörel sözleşmelerde alıcı-satıcı ve taşeron ilişkilerinin sahadaki uygulamasını yakından incelemiştir. Ticaret Mahkemelerinde uzun yıllara dayanan bilirkişilik deneyimiyle, sahadaki ticari problemlerin hukuki süreçlerdeki karşılığını değerlendirmiştir. Kontrat yönetimi, ticari risklerin azaltılması ve operasyonel temas noktalarında etik dışı uygulamaların önlenmesi konularında şirketlere değer katar.

Stratejik yönetim perspektifiyle şirketlerin kritik süreçlerini görünür kılar; karar alma, kontrol ve uygulama disiplinini ölçülebilir çıktılarla destekler. Sürdürülebilir büyüme ve tedarik zinciri yönetimi alanlarındaki uzmanlığıyla şirketlere danışmanlık desteği sağlar; kurumsal gelişim programlarını uçtan uca yönetir.

Danışmanlık yaklaşımını, şirketle birlikte değer üretmeye ve kalıcı yönetim disiplini oluşturmaya odaklar.

Kitapları;

  • Satınalma ve Tedarik Zinciri Yönetimi
  • Tedarik Zinciri Yönetimi Başarı Hikayeleri
  • Entegre Lojistik Yönetimi
  • Depo Yönetimi

Kısmi Süreli İş Sözleşmesi ile Çalışan İşçinin Yıllık Ücretli İzni Nasıl Kullandırılır?

Kısmi Süreli İş Sözleşmesi Ile çalışan İşçinin Yıllık ücretli İzni Nasıl Kullandırılır Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Kısmi Süreli İş Sözleşmesi ile Çalışan İşçinin Yıllık Üc­retli İzni Nasıl Kullandırılır?

Lütfi İNCİROĞLU

İş sözleşmeleri, uygulamada genellikle görüldüğü gibi iş­yerinde sürdürülen haftalık (45 saat) ve günlük (7,5 saat) çalışma sürelerine uygun olarak tam süreli (full time) yapılabileceği gibi, işyerinde uygulanan çalışma sürelerinin altında kısmi bir çalışma süresini (part time) konu alabi­lecek biçimde de yapılabilir [1].

Genellikle kısmi çalışmalar haftanın belirli günlerinde tam gün, hafta­nın her günü belirli süre veya haftada bir ya da iki gün için belirli bir süre olarak kararlaştırılabilir. Örneğin işyerlerinde daha çok danışmanlık hizmeti veren işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları, hukukçu, muhasebeci ve mali müşavirler, mühendis gibi vasıflı elemanlar yanında, haftanın belirli günleri temizlik hizmeti gören işçilerle yapılan iş sözleşmeleri kısmi süreli işlerde yapılan sözleşmelerdir. Bu tür sözleşmeler, bir ya da birden çok işverenle ya­pılabileceği gibi işçinin bu gibi işlerden başka serbest çalışması da söz konusu olabilmektedir[2]. Diğer yandan, öğrencilerin, ev kadınlarının ve emeklilerin otellerde, tatil köylerinde ve çeşitli büro işlerinde kısmi süreli işlerde çalış­maları da kısmi süreli çalışma biçimleridir.

4857 sayılı Kanunun 13’üncü maddesi, kısmi süreli iş sözleşmeleri ile tam süreli iş sözleşmelerinin tanımını şöyle yapmıştır; “işçinin normal haf­talık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi sü­reli iş sözleşmesidir”. Burada en önemli ölçüt, tam süreli iş sözleşmesi kar­şısında kısmi süreliden söz edebilmek için “önemli ölçüde daha az” bir haf­talık çalışma süresinin sözleşmede tespit edilecek olmasıdır. Örneğin, işye­rinde uygulanan tam süreli iş sözleşmesi için haftalık çalışma süresi 45 saat ise, kısmi süreli çalışma için 3 4 saat gibi daha az çalışma değil, tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın “üçte ikisi” oranına kadar yapılan, yani 30 saate kadar haftalık çalışma süresine göre istihdam edilen işçi, kısmi süreli sözleşmeye göre istihdam edilen kimse olarak kabul edilecektir. Yar­gıtay’a göre, “Kanununun 13. maddesine göre ‘‘işçinin normal haftalık ça­lışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi süreli iş sözleşmesi­dir. Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmi süreli olmasından dolayı tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. Kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir’‘[3].

Kısmi süreli hizmet akdiyle çalışan işçiye ayrımı haklı kılan bir neden bulunmadıkça salt bu nedenle farklı bir işlem yapılamayacağı Kanunda öngörülmüştür. İşçinin, ücretinin veya diğer parasal haklarının tam süreli emsal işçinin çalışma süresi ve ücretine göre oranlanmak suretiyle belirlenecek olan haklarını talep etmesi mümkündür. Bundan başka 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesinde bu yönde ayrım açık biçimde yaptırıma tabi tutulmuş olmakla eşit davranma borcuna aykırılık tazminatının talep edilmesi de olanaklıdır. Ayrımın sonuçları para veya para ile ölçülebilen menfaatlere dair değilse, sadece eşit davranma borcuna aykırılık tazminatının ödetilmesi söz konusu olur.

Kısmi çalışma Kanunda yer almasına rağmen kıdemin nasıl belirleneceği ihbar, izin gibi haklardan nasıl yararlanacağı, bu haklarla ilgili hesap şekli yine normatif olarak düzenlenmiş değildir. Konu, Yargı kararlarıyla çözüme kavuşturulmaktadır. Buna göre, kısmi çalışma ister haftanın bir veya bazı günleri çalışma şeklinde gerçekleşsin, ister her gün birkaç saat şeklinde olsun, işçinin işyerinde çalışmaya başladığı tarihten itibaren bir yıl geçince kıdem tazminatı hakkının doğabileceği ve izne hak kazanacağı Dairemizce kabul edilmiştir (Yargıtay 9. HD. 12.2.2008 gün 2007/ 31462 esas, 2008/ 108 karar). Hesaplamada esas alınacak ücret ise işçinin kısmi çalışma karşılığı aldığı ücret olmalıdır.

Sonuç olarak, kısmi süreli ya da çağrı üzerine iş sözleşmesi ile çalışanlar iş sözleşmeleri devam ettiği sürece her yıl için hak ettikleri izinleri, bir sonraki yıl izin süresi içine isabet eden kısmi süreli iş günlerinde çalışmayarak kullanır. Örneğin haftada 2 gün kısmi süreli çalışan işçi, 14 günlük yıllık ücretli iznini 2 hafta içinde fiilen çalıştığı günlere isabet eden 4 günde çalışmayarak kullanabilecektir.

Kısmi Süreli İş Sözleşmesi Ile çalışan İşçinin Yıllık ücretli İzni Nasıl Kullandırılır Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemwww.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.

Lütfi İNCİROĞLU

 

 

Kaynaklar:

[1] DEMİR, Fevzi, İş Hukuku ve Uygulaması, s.94-95; KILIÇOĞLU/ŞENOCAK, s.275; GÜVEN/AYDIN, s.111; ŞAKAR, s.81-82; ALPER/KILKIŞ, s.4; SEVİMLİ, K.Ahmet, 4857 sayılı Kanunda Düzenlenen Kısmi Süreli İş Sözleşmesi, İstanbul 2019, s.9 vd; ÇİL, İş Hukuku Yargıtay İlke Kararları, s.385.

[2] ÇELİK, Nuri, s.78; DEMİR, İş Hukuku ve Uygulaması, s.94; EKMEKÇİ/YİĞİT, s.65-66; SEVİMLİ, 4857 sayılı Kanunda Düzenlenen Kısmi Süreli İş Sözleşmesi, s.9 vd.

[3] Y9HD.14.3.2011 T., E.2010/26763, K.2011/6748 Legalbank; KILIÇOĞ­LU/ŞEN-OCAK, s.276; ŞAKAR, s.82; ALPER/KILKIŞ, s.41-42; EKMEK­Çİ/YİĞİT, s.66; SEVİMLİ, 4857 sayılı Kanunda Düzenlenen Kısmi Süreli İş Söz­leşmesi, s.9 vd; ÇİL, Şahin, İş Hukuku Yargıtay İlke Kararları, s.385.

Belirsizlikten Korkan Lider Kontrol Etmeye Çalışır

Belirsizlikten Korkan Lider Kontrol Etmeye çalışır
Belirsizlikten Korkan Lider Kontrol Etmeye Çalışır

Belirsizlikten Korkan Lider Kontrol Etmeye Çalışır

M.Efsun Yüksel Tunç

Eğitmen ve Yönetim Danışmanı

Belirsizlikten korkan lider kontrol etmeye çalışır, belirsizliği kabul eden lider ise yön gösterir…

Uzun yıllar boyunca iş dünyasında liderliği, her sorunun cevabını bilen insanlar üzerinden tanımladık. Güçlü lider; kararlı olan, hızlı karar veren, emin konuşan ve ekibine net cevaplar sunan kişi olarak görüldü. Oysa bugün iş dünyasına baktığımızda çok farklı bir gerçekle karşı karşıyayız.

Artık en başarılı liderler, geleceği en iyi tahmin edenler değil; belirsizlik içinde en sağlıklı kararları alabilenler oluyor. Bu değişimi belki de en yoğun yaşayan fonksiyonların başında satın alma geliyor. Çünkü satın alma artık yalnızca fiyat pazarlığı yapan ya da sipariş yöneten bir departman değil.

Küresel riskleri okuyan, tedarik zincirini yöneten, alternatif senaryolar üreten, kur risklerini takip eden, jeopolitik gelişmeleri değerlendiren, sürdürülebilirlik kriterlerini gözeten ve tüm bunları yaparken şirketin operasyonunu kesintisiz sürdürmeye çalışan stratejik bir yapı hâline geldi.

Böyle bir dünyada en büyük yanılgı ise hâlâ aynı. Belirsizliği ortadan kaldırabileceğimizi düşünmek. Oysa gerçek şu ki; belirsizlik ortadan kalkmıyor. Sadece şekil değiştiriyor.

Pandemi bitti derken yeni lojistik krizleri başladı. Lojistik dengelendi derken enerji maliyetleri yükseldi. Enerji tarafı sakinleşti derken jeopolitik riskler gündeme geldi. Bugün yapay zekâ konuşuyoruz. Yarın bambaşka bir dönüşüm konuşacağız. Belirsizlik artık istisna değil. İş hayatının yeni normali. Tam da bu nedenle liderlik anlayışımızı yeniden düşünmemiz gerekiyor.

Çünkü belirsizlikten korkan lider, çoğu zaman kontrolü artırmaya çalışıyor. Daha fazla rapor istiyor. Daha fazla onay mekanizması kuruyor. Daha fazla toplantı yapıyor. Daha fazla veri toplamaya çalışıyor. Aslında bütün bunların altında tek bir ihtiyaç yatıyor. Kesinlik.

Fakat burada kritik bir soru sormamız gerekiyor. Gerçekten daha fazla veri, her zaman daha iyi karar almamızı sağlar mı? Elbette veri çok değerlidir. Satın alma zaten veriye dayalı karar verme disiplinidir. Ancak bazı kararlar vardır ki, dünyanın en kapsamlı raporlarını önünüze koysanız bile geleceği kesin olarak gösteremez.

  • Yeni bir tedarikçi başarılı olacak mı?
  • Bir ülkeye uygulanacak yaptırımlar genişleyecek mi?
  • Döviz kuru altı ay sonra nasıl seyredecek?
  • Yeni teknoloji gerçekten beklenen dönüşümü sağlayacak mı?

Bu soruların ortak özelliği şudur. Hiçbirinin kesin cevabı yoktur. İşte burada liderlik ile yöneticilik arasındaki fark ortaya çıkıyor. Yönetici belirsizliği azaltmaya çalışır. Lider ise belirsizlik içinde yön göstermeyi öğrenir. Bu iki yaklaşım arasında ince fakat çok önemli bir fark vardır.

Kontrol odaklı liderler, ekiplerine güven vermek adına çoğu zaman kesin ifadeler kullanırlar.

  • “O iş kesin olur.”
  • “Bu tedarikçi bizi üzmez.”
  • “Böyle bir risk yaşanmaz.”

Oysa deneyimli profesyoneller bilir ki, iş hayatında “kesin” kelimesi çoğu zaman en riskli kelimelerden biridir. Çünkü gerçek güven, her şeyi bildiğini iddia etmekten doğmaz. Gerçek güven, bilinmeyeni de dürüstçe konuşabilmekten doğar. Başarılı satın alma ekiplerine baktığımızda ortak bir özellik görüyoruz. Onlar tek bir plana güvenmiyor. Senaryolar hazırlıyor. Alternatif tedarikçiler geliştiriyor. Risk haritaları oluşturuyor. “Kötü ihtimal gerçekleşirse ne yaparız?” sorusunu bugünden konuşuyor. Çünkü güçlü ekipler geleceği tahmin etmeye çalışmıyor. Geleceğe hazırlanıyor. Belirsizliği kabul etmek pasif olmak anlamına gelmiyor. Tam tersine daha hazırlıklı olmak anlamına geliyor.

Belki de bugün satın alma liderlerinin ekiplerine verebileceği en değerli mesaj şu olabilir:

“Her şeyi bilmiyor olabiliriz. Ancak birlikte doğru soruları sorabiliriz. Alternatifler geliştirebiliriz. Riskleri öngörebiliriz. Ve değişen koşullara hızla uyum sağlayabiliriz.”

İşte dayanıklı organizasyonlar tam da bu anlayış üzerine kuruluyor. Çünkü günümüzün rekabet avantajı, yalnızca maliyet avantajı değil. Belirsizlik karşısında soğukkanlı kalabilme becerisi. Belki de geleceğin en başarılı satın alma liderleri, en güçlü pazarlığı yapanlar değil, belirsizlik arttığında ekibine güven veren, yön gösteren ve öğrenmeye devam eden liderler olacak.

Çünkü artık başarının ölçüsü yalnızca doğru karar vermek değil. Yeterince bilgi olmadığında da sağlıklı karar verebilmektir. Ve belki de liderliğin en güçlü tanımı bugün tek bir cümlede saklı:

Belirsizlikten korkan lider kontrol etmeye çalışır. Belirsizliği kabul eden lider ise yön göstermeye odaklanır.

M.Efsun Yüksel Tunç

Eğitmen ve Yönetim Danışmanı

Yaşam ve Yönetici Koçu

efsun@indus.com.tr

https://www.linkedin.com/in/efsunyukseltunc/

Instagram @indusefsun

Haberinizle Birlikte Şirket Profiliniz de Yayımlansın

şirket Profili Oluşturun
Şirket Profili Oluşturun

SATINALMA DERGİSİ’NDEN YENİ UYGULAMA

Dergide Şirket Profilinizle Yer Alın

Kurumsal Katılımcı Profili ile şirket logonuz, kısa kurum tanıtımınız ve iletişim bilgileriniz yayımlanan haberinizle birlikte sol sütunda okuyuculara sunulsun.

Özellikle KOBİ’ler, yeni girişimler ve teknokent firmaları için önemli bir kurumsal görünürlük fırsatı sunan bu ücretsiz uygulama ile şirketinizin uzmanlığını ve kurumsal kimliğini daha geniş bir profesyonel kitleye ulaştırabilirsiniz.

Saygılarımla,

Prof. Dr. Murat ERDAL
Satınalma Dergisi – Editör

Firma Profili Oluşturma
Firma Profili Oluşturma

Uygulama Örneği

Kurumsal Katılımcı Profili: Sirius AI Tech

Yazı Başlığı: Lojistik Sektöründe Yapay Zekâ: Dijital Dönüşümün Yeni Yüzü

Makale Bağlantısı: https://satinalmadergisi.com/lojistik-sektorunde-yapay-zeka-dijital-donusumun-yeni-yuzu/

Yazı sayfasının sol bölümünde Sirius AI Tech logosu, kısa şirket bilgisi ve kurumsal profil alanı yer almaktadır.

Kurumsal Katılımcı Profilinde Neler Yer Alır?

  • Şirketin tam ticari unvanı
  • Şirket logosu
  • Kısa şirket tanıtımı
  • Faaliyet alanı
  • Kurumsal web sitesi
  • Kurumsal e-posta adresi
  • LinkedIn ve diğer sosyal medya bağlantıları
  • Başvuruyu yapan yetkilinin adı ve soyadı
  • Yetkilinin şirketteki görevi
  • Yetkilinin kurumsal e-posta adresi

Başvuruyu ileten kişinin, şirket bilgileri ile logo ve görsellerin paylaşımı konusunda gerekli kurumsal yetkiye sahip olması beklenmektedir.

BAŞVURU SONRASI:

Kurumsal Katılımcı Profili oluşturmak için şirket logo ve bilgilerinizi dergi@satinalmadergisi.com a  iletebilirsiniz.

Haber ve Bültenlerini gönderdiğinizde şirket profiliniz, sosyal medya hesap linkleriniz artık otomatik olarak www.satinalmadergisi.com internet sayfalarının sol tarafında görünecektir.

KVKK Bilgilendirmesi

Başvuru kapsamında iletilen yetkili adı, soyadı, görevi, kurumsal e-posta adresi ve diğer iletişim bilgileri; Kurumsal Katılımcı Profilinin oluşturulması, başvurunun değerlendirilmesi ve iletişim süreçlerinin yürütülmesi amacıyla işlenecektir.

Kurumsal profilde yayımlanması istenen şirket bilgileri, logo, internet sitesi ve sosyal medya bağlantıları Satınalma Dergisi web sitesinde kamuya açık olarak paylaşılacaktır. Başvuru sahibi, ilettiği bilgi ve görselleri paylaşmaya yetkili olduğunu kabul ve beyan eder.

Yayın İlkeleri ve Kurumsal İçerik

  1. Sektörel ve Mesleki Değer Üretimi

Sektörel bilgi paylaşımına ve mesleki gelişime katkı sağlayan içerikler değerlendirmeye alınır.

  1. Editoryal Değerlendirme

Gönderilen tüm içerikler Satınalma Dergisi editörlüğü tarafından değerlendirilir. Editoryal açıdan uygun bulunmayan içerikler yayımlanmaz.

  1. Reklam ve Satış Sınırı

Doğrudan ürün veya hizmet satışı amacı taşıyan; kampanya, fiyat, yoğun marka tanıtımı veya satış çağrısı içeren metinler yayımlanmaz.

Kurumsal Katılımcı Profili, ücretsiz reklam alanı olarak kullanılamaz.

  1. Yayın Garantisi Bulunmaması

Kurumsal profil oluşturulması, gönderilen her içeriğin yayımlanacağı anlamına gelmez. Yayın kararı; okuyucu faydası, mesleki değer, özgünlük ve editoryal takvim dikkate alınarak verilir.

  1. Özgünlük ve Kaynak Kullanımı

İçeriklerin özgün olması esastır. Kullanılan kaynaklar ve yapılan alıntılar açıkça belirtilmelidir. Telif haklarını ihlal eden içerikler değerlendirmeye alınmaz.

  1. Editoryal Düzenleme Hakkı

Satınalma Dergisi editörlüğü; başlık, özet, anlatım ve içerik akışı üzerinde yayın standartları doğrultusunda düzenleme yapabilir. Reklam veya tanıtım niteliğindeki bölümler çıkarılabilir.

  1. Bilgi ve Görsel Sorumluluğu

Gönderilen metin, bilgi, logo, fotoğraf ve diğer görsellerin doğruluğu ile kullanım haklarından içeriği veya başvuruyu ileten kişi ve kurum sorumludur.

  1. Görünürlük Alanı

Kurumsal Katılımcı Profilleri, ilgili yazı ve yayın sayfalarında görüntülenir.

BAŞVURU SONRASI:

Kurumsal Katılımcı Profili oluşturmak için şirket logo ve bilgilerinizi dergi@satinalmadergisi.com a  iletebilirsiniz.

Haber ve Bültenlerini gönderdiğinizde şirket profiliniz, sosyal medya hesap linkleriniz artık otomatik olarak www.satinalmadergisi.com internet sayfalarının sol tarafında görünecektir.

Bilgi: https://satinalmadergisi.com/urun/kurumsal-katilimci-profilinizi-olusturun/

Anahtar Sözcükler: firma, firma profili, Kurumsal Katılımcı Profilinizi Oluşturun, kurumsal pazar, müşteri, haber, basın bülteni, Satınalma Dergisi, içerik, şirket profili, KOBİ, teknokent, girişim, start-up

Akca Lojistik’ten üniversite adaylarına “Kariyerine lojistikle yön ver” çağrısı

1785134861 Depo Calisma

2026 Küresel Yetenek Açığı Araştırması’na göre, Türkiye’de en fazla yetenek açığı ticaret ve lojistik sektöründe yaşanıyor. İşverenlerin yüzde 89’u nitelikli çalışan bulmakta zorlanırken, Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, YKS tercih dönemi öncesinde gençleri lojistik sektörünün sunduğu kariyer fırsatlarını değerlendirmeye davet etti.

41 ülkede 39 binden fazla işverenle gerçekleştirilen 2026 Küresel Yetenek Açığı Araştırması, Türkiye’de işverenlerin yüzde 78’inin nitelikli çalışan bulmakta sorun yaşadığını ortaya koydu. Araştırmaya göre en yüksek yetenek açığının yaşandığı sektörler ise ticaret ve lojistik. Bu sektörlerdeki işverenlerin yüzde 89’u, ihtiyaç duyduğu nitelikte çalışan bulmakta zorlandığını belirtti.

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, dijitalleşmeyle birlikte taşımacılık ve depolama operasyonlarının yönetim biçiminin önemli ölçüde değiştiğini belirterek şunları söyledi:

“Lojistik artık yüksek teknolojiyle yönetilen stratejik bir sektör. Yapay zeka destekli planlama sistemleri, veri analitiği, robotik ve otomasyon uygulamaları tüm sektörlerde olduğu gibi lojistikte de iş yapış biçimlerini dönüştürüyor. Bu değişim, sektörümüzde farklı disiplinlerden nitelikli çalışanlara ihtiyacı da her geçen gün artırıyor. Gençler için geniş bir kariyer alanı sunan lojistikte özellikle mühendislik, yazılım, veri analitiği, süreç yönetimi ve sosyal bilimler alanlarında yetişmiş insan kaynağına büyük ihtiyaç var.”

1785134864 Enes Ak A
Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça

Akça: “Yabancı dil bilen profesyoneller sektörde belirleyici olacak”

Yaklaşık 1,7 milyon kişinin istihdam edildiği lojistik sektöründe lisans ve lisansüstü mezun oranı %20-25, yabancı dil bilenlerin oranının ise %20 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken Akça, sektörde ihtiyaç duyulan yetkinliklere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Küresel ölçekte faaliyet gösteren lojistik şirketleri açısından yabancı dil bilgisi büyük önem taşıyor. Analitik düşünebilen, teknolojiye hâkim ve lisan bilen gençlerin sektörümüzde çok önemli fırsatlar yakalayacağına inanıyorum.”

Akça: “Gençleri lojistikte kariyer yapmaya davet ediyoruz”

1785134861 Depo CalismaYKS’de tercih döneminin yaklaştığını hatırlatan Akça, gençlerin tercihlerini yaparken sektörlerin geçirdiği dönüşümü ve gelecekte ihtiyaç duyulacak yetkinlikleri de göz önünde bulundurmaları gerektiğini belirterek, “Üretimden e-ticarete, otomotivden perakendeye ekonominin hemen her alanına dokunan lojistik, stratejik öneme sahip bir sektör. Lojistik; teknoloji, veri analitiği ve operasyon yönetiminin bir arada yürütüldüğü, sürekli gelişen dinamik bir çalışma alanı. Bu yapı, gençlere sektörde çok farklı uzmanlık alanlarında kariyer fırsatları sunuyor. Tercih dönemindeki gençlerin sektörümüzü yakından tanımalarını ve kariyer planlarını yaparken bu alanı güçlü bir alternatif olarak değerlendirmelerini tavsiye ediyorum.” dedi.