Bayram Öncesi̇ Toplam Kredi̇ Hacmi̇ 12 Tri̇lyon 661 Mi̇lyar 755 Mi̇lyon Li̇raya Yükseldi̇

Satınalma Eğitimi Bayram öncesi̇ Toplam Kredi̇ Hacmi̇ 12 Tri̇lyon 661 Mi̇lyar 755 Mi̇lyon Li̇raya Yükseldi̇

Satınalma Eğitimi Bayram öncesi̇ Toplam Kredi̇ Hacmi̇ 12 Tri̇lyon 661 Mi̇lyar 755 Mi̇lyon Li̇raya Yükseldi̇Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 21 Mart’ta 500 baz puanlık artışla politika faizini %50’ye yükseltmişti. Dijital bankacılık popülasyonunun her ay 3’te 1’inin ziyaret ettiği HangiKredi, yaklaşan bayram öncesinde faiz artışıyla birlikte tüketicilerin kredi ve mevduat ürünlerine olan talebine yönelik verilerini paylaştı.

Merkez Bankası’nın faiz kararı sonrasında TCMB verilerine göre ihtiyaç kredilerine uygulanan ortalama ağırlıklı faiz oranı %82’ye, mevduat faizlerinin ise %60’a yükseldiği görüldü. Yükselen faizlerle birlikte TL vadeli mevduatın daha cazip hale gelmesi tüketicilerin ilgisini çekti.   Ayda 16 milyondan fazla tekil müşterinin ziyaret ettiği HangiKredi trafik verilerine göre faiz artışı sonrasında mevduat aramaları önceki döneme kıyasla %50 artış gösterdi. Kredi faizlerinde yaşanan sert yükselişle birlikte kredi kelimelerini içeren internet aramalarında herhangi bir değişiklik gözlemlenmedi.

Genellikle talebin arttığı bayram öncesi dönemlerde tüketicilerin kredi kullanma eğiliminde artış görülür. Yükselen faiz oranlarına rağmen, hem bayram hem de artan kaynak ihtiyacına bağlı olarak, BDDK verilerine göre ihtiyaç kredisi hacmi mart ayının başından bu yana 1,076 trilyona yükselerek 31 milyar TL artış gösterdi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ilave sıkılaşma adımları kapsamında, 11 Mart’ta kredi kartından yapılan nakit avans çekimlerinde taksit sayısını 12’den 3’e düşürmüş ve çekilebilecek maksimum toplam tutarı da kart limitinin %25’i ile sınırlandırmıştı. 16 Mart’ta alınan ek önlemle birlikte kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarından nakit çekim işlemlerinde aylık azami akdi faiz oranı %4,42’den %5’e yükseltmişti. BDDK verilerine göre atılan sıkılaştırma adımları sonrasında yılbaşından itibaren haftada 14 milyar TL yükselen kredi kartı harcamaları geçtiğimiz haftayı artan bayram harcamalarına rağmen 12 milyar TL artışla kapattı. Bayram sonrasında artış hızının daha da yavaşlayacağı öngörülüyor.

Bayram öncesi ihtiyaçların arttığına dikkat çeken HangiKredi Genel Müdürü Oray Durmazoğlu, “Bankalar, bu dönemde bayram kredisi kampanyalarına öncelik veriyor ve tüketicilere ulaşmaya çalışıyor. Her ay Türkiye’de dijital bankacılık kullanan tüketicilerimizin 3’te 1’i HangiKredi’yi ziyaret ederek 25’ten fazla banka ve finans kuruluşunun 100’den fazla teklifini karşılaştırabiliyor ve en avantajlısına kolayca başvurabiliyor. Bu denli fazla ziyaret edilen bir platform olmamız sebebiyle tüketici eğilimleri nabzını kolaylıkla ölçebiliyoruz. HangiKredi olarak, kullanıcı verilerinden elde ettiğimiz bilgileri paylaşmaya devam edeceğiz.” dedi.

Otomotiv Satış Sonrası Endüstrisi Automechanika İstanbul’a Hazırlanıyor

Satınalma Eğitimi Otomotiv Satış Sonrası Endüstrisi Automechanika İstanbul’a Hazırlanıyor

Satınalma Eğitimi Otomotiv Satış Sonrası Endüstrisi Automechanika İstanbul’a Hazırlanıyorİstanbul, 29.03.2024. Geçtiğimiz yıl 35 milyar dolar ile ülke ihracatından %13’lük pay alan otomotiv sektörü, kıtaların buluşma noktası Automechanika Istanbul’da yenilikçi ürün ve çözümlerini tanıtırken, yeni iş birliklerine de odaklanacak.

Otomotiv endüstrisi elektrikli araç ve çözümleri üzerinden gelişmesini sürdürürken, teknoloji ve yenilikçi çözümler odağında kendisini geliştiren Türk üreticiler de Automechanika Istanbul ile geleceğe odaklanıyor. Automechanika Istanbul’un sektörün en önemli fuarı olduğunun altını çizen Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, “Dernek olarak fuarın yıllardır ana destekçilerinden biriyiz. Automechanika Istanbul hem bizim için hem de üyelerimiz için çok değerli bir fuar. Automechanika Istanbul firmaların, müşterileri ile ilişkilerini geliştirmek, yeni bağlantılar kurmak ve dolayısıyla pazardaki konumunu güçlendirmek için çok büyük bir fırsat yaratıyor. Geçtiğimiz yıl 130 civarı üyemiz ile fuara katılım sağladık ve tüm üyelerimizden olumlu yönde geri bildirimler aldık.”

Özçete, “Automechanika Istanbul, üyelerimizin bir taraftan sektördeki yenilikleri sergilemelerine ve tanıtmalarına imkân sağlarken, diğer taraftan da iş bağlantıları kurmalarına ve networking yapmalarına olanak tanıyor. Bununla birlikte otomotiv satış sonrası sektöründeki pazar koşullarını inceleme ve gelecekteki trendleri belirleme fırsatı da sunuyor. Böylelikle katılımcılar, rakiplerinin ve sektördeki diğer oyuncuların stratejilerini analiz ederek iş kararlarını destekleyecek verilere erişebiliyorlar. Ayrıca fuar kapsamında üyelerimizle birlikte çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Sektör adına oldukça verimli geçen fuar boyunca gerek uluslararası konferanslar gerekse çeşitli etkinlikler ve paneller gerçekleştiriyoruz. Bu sayede katılımcılar ve ziyaretçiler sektördeki en son gelişmeler hakkında bilgi edinebiliyor ve uzmanlarla etkileşimde bulunma fırsatını da yakalıyorlar.” sözleri ile Automechanika Istanbul’un sektör için önemini yorumladı.

 “Mobilitede inovasyon ön planda”

“Otomotiv endüstrisinde faaliyet veren ihracatçı firmalarımız, ürünlerini 2023 yılında tam 112 ülkeye ulaştırmayı başardı.” sözleriyle 23–26 Mayıs 2024 tarihleri arasında bu yıl 17. kez düzenlenecek Automechanika Istanbul fuarının, otomotiv satış sonrası değer zincirinin tamamını bir araya getireceğinin altını çizen Özçete, “Automechanika’nın gerçekleştiği birçok ülkede üyelerimiz fuara katılım gösteriyor. İstanbul’da düzenlenen organizasyona ise büyük önem veriyoruz.  Fuar, her yıl sağladığı yeniliklerle sektörümüze önemli katkılar sunuyor. 2024 yılı özelinde ve gelecek yıllarda otomotiv satış sonrası sektörünü etkileyen konuların başında, elektrikli ve otonom araçlar için gerekli yedek parçaların üretimi, dijitalleşme, otomasyon ve robotik kullanımının yaygınlaşması gibi birçok önemli konu başlığı bulunuyor. Automechanika Istanbul 2024, bu yıl da sergilenen ürün ve hizmetlere ek olarak otomotiv endüstrisi profesyonelleri için tüm bu teknolojik gelişmelerin paylaşılacağı bir ortam sunacak.  Bu anlamda fuardaki yenilik ve etkinliklerin bizler açısından oldukça faydalı olacağını söyleyebiliriz.” sözleriyle yorumlarını paylaştı.

“İş’te Balans” projesi kapsamında öğrencileri fuara davet ediyoruz

Sözlerine dernek olarak hayata geçirdikleri “İş’te Balans” projesi kapsamındaki çalışmalar ile devam eden Özçete, “Eğitimli öğrencileri sektörümüzde daha fazla görebilmek, onlarla daha kolay ve daha hızlı iletişim kurabilmek adına İş’te Balans projesini başlattık. Bu proje ile sektörümüzdeki kadın çalışan istihdamını artırmayı da amaçlıyoruz. Bu doğrultuda çalıştığımız öğrencilerin her yıl fuara katılımını sağlayarak, onları firmalarla bir araya getirerek ve panellerimize davet ederek sektörü tanımalarını da sağlıyoruz. Böylelikle onlar da bir yandan fuarı tanırken diğer yandan da üyelerimiz ile iletişim kuruyorlar. Bu yıl da proje kapsamında öğrencileri Automechanika Istanbul‘da ağırlayarak onların geleceğine ışık tutmayı planlıyoruz” dedi.

Automechanika İstanbul: Otomotivde Dönüşüm ve Yeniliklerin Çıkış Noktası

İmalat endüstrisi, tamir atölyeleri ve otomotiv ticareti için uluslararası bir platform sunmasının yanı sıra, otomotiv satış sonrası değer zincirinin tamamını bir araya getiren Automechanika Istanbul, 23–26 Mayıs 2024 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. Fuarın bu yıl da yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağının altını çizen Automechanika Istanbul ekibi, “Automechanika, tüm dünyada önemli bir buluşma noktası. İstanbul’da gerçekleşen organizasyonumuz Türkiye’nin otomotiv ihracatının yıllık 35 milyar doların üstüne çıkmasına önemli bir rol üstleniyor. Geçtiğimiz yıl Automechanika Istanbul’da 41 ülkeden 1437 katılımcı firma ve 10 ülke pavilyonu yer alırken, tüm dünyadan toplamda 58.024 sektör profesyoneli fuarımızı ziyaret etti. Bu yıl da fuarımızın tüm alanlarında sektörde yaşanan dönüşümü ve yenilikleri yansıtacağız. Ayrıca sektörü yakından ilgilendiren sürdürülebilirlik teması da odak noktamızda olacak” sözlerini paylaştı.

Otomotiv Endüstrisi Profesyonelleri için Online Ziyaretçi Kayıtları Devam Ediyor

Dünyanın farklı farklı ülkelerinden binlerce otomotiv endüstrisi profesyonelini bir araya getirecek Automechanika Istanbul’un ücretsiz ziyaretçi kayıtları devam ediyor. Online kayıtlarda uluslararası ziyaretçi seviyesi, %33’lük oranla Automechanika Istanbul’un kendine ait bir rekoru daha şimdiden egale ettiğini gösteriyor. Otomotiv endüstrisinde yaşanan son gelişmeleri yerinde takip etmek isteyen ziyaretçiler, Automechanika Istanbul resmi internet sitesi üzerinden ziyaretçi kaydını hızlı bir şekilde tamamlayabiliyor.

Hafta ve Genel Tatil Günlerine Rastlayan Mazeret İzinleri Nasıl Kullandırılmalıdır ?

7 Gündem Satınalma Dergisi Hafta Ve Genel Tatil Günlerine Rastlayan Mazeret İzinleri Nasıl Kullandırılmalıdır

7 Gündem Satınalma Dergisi Hafta Ve Genel Tatil Günlerine Rastlayan Mazeret İzinleri Nasıl Kullandırılmalıdırİşçilerin yıllık ücretli izin hakkının dışında işin gereklerinden kaynaklanmayan ve kendi özel yaşamlarını ilgilendiren nedenler ile işe gelememeleri durumunda ücretli mazeret izin hakları da bulunmaktadır.

İşçilere verilen mazeret izinleri daha önce ücretsiz iken, 4 Nisan 2015 tarihli ve 6645 sayılı yasada yapılan değişiklik sonucunda, 4857 sayılı İş Kanunu’nun Ek-2’nci maddesi ile ücretli hale getirilmiştir. Buna göre, işçiye; evlenmesi veya evlat edinmesi ya da ana veya babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun ölümü hâlinde üç gün, eşinin doğum yapması hâlinde ise beş gün ücretli mazeret izni, verilir. Ayrıca, işçilerin en az yüzde yetmiş oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğunun tedavisinde, hastalık raporuna dayalı olarak ve çalışan ebeveynden sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla, bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar ücretli izin verilir.

4857 sayılı Kanunda ücretli hale getirilen mazeret izinleri iş günü olarak değil,  gün olarak düzenlendiğinden hafta ve genel tatil günleri ile çakışması halinde, tatil günleri mazeret izin günlerinden düşülmez. Örneğin, cuma günü eşi vefat eden işçiye verilen üç günlük mazeret izninin bir gününün tatil gününe (pazar) rastlaması durumunda, hafta tatili günü mazeret izin gününü uzatmaz. Mazeret izin süresi pazartesi günü sona erer.

İşçinin mazeret iznini kullanılabilmesi için mazeretini belgelemesi ve işverene ibraz etmesi gerekir. Örneğin evlilik halinde evlenme belgesini, vefat halinde ise ölüm belgesini işverene ibraz etmelidir.

Diğer taraftan, mazeret izinleri olaya bağlı bir hak olup, kural olarak doğduğu anda kullanılması gerekir. Nitekim Yargıtay, “Mazeret izinleri kural olarak doğduğu anda kullanılması gerekir. Kullanılmadığı taktirde yıllık ücretli izin gibi ücrete dönüşmez. Kaldı ki dosyada davacının açıkça bu izni kullanmayacağına dair beyanı mevcut olup nikah izin ücreti talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır” demek suretiyle ücretli mazeret izinlerinin kullanılmadıkları taktirde yıllık ücretli izne dönüşmeyeceğine hükmetmiştir[1].

Ayrıca, 4857 sayılı İş Kanunu’nda açıklık olmamakla birlikte, yıllık izin süresine rastlayan evlenme, ölüm, doğum, doğal afetler, seminer ve diğer nedenlerle işçiye verilmesi gereken diğer izinler de yıllık ücretli izin günlerinden sayılmamalıdır. Bu izinlerin ücretli ya da ücretsiz olmasının bir önemi de yoktur[2]. Peki, işçi yıllık ücretli izin hakkını kullanırken eşinin vefat etmesi halinde, mazeret iznini talep edilebilir mi? Mazeret izin hakkı olayın gerçekleşmesine bağlı bir hak olması nedeniyle işçi yıllık izinde iken de ölüm mazeret izni talebinde bulunabilir ve bu izin yılık ücretli izne mahsup edilemez. Zira yıllık ücretli izin ile ücretli mazeret izinleri iç içe geçmez ve yıllık izne mahsup edilemez. 4857 sayılı Kanuna göre de, “işveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez (m.56/4).

7 Gündem Satınalma Dergisi Hafta Ve Genel Tatil Günlerine Rastlayan Mazeret İzinleri Nasıl KullandırılmalıdırSonuç olarak, 4857 sayılı Kanun’un Ek 2’nci maddesinde ücretli mazeret izinleri, iş günü olarak değil, gün olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle işçiye; evlenmesi veya evlat edinmesi ya da ana veya babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun ölümü hâlinde üç gün, eşinin doğum yapması hâlinde ise beş gün ücretli mazeret izni verilir. Ücretli mazeret izinlerinin hafta ve genel tatil günlerine rastlaması halinde, tatil günleri mazeret izin günlerinden düşülmez. Ayrıca mazeret izin günleri kural olarak doğduğu anda kullanılması gerekir ve işverenin bu talebi geri çevirme hakkı bulunmamaktadır. Mazeret izinlerinin kullanılması gereken tarihler belli olduğu için bu sürelerde kullanılmayan izinler daha sonra kullanılmak üzere talep edilemez.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Y9HD.9.3.2016 T., E.2014/30441, K.2016/5377 Legalbank.

[2] İNCİROĞLU, Lütfi, Sorulu Cevaplı İş Hukuku Uygulaması, 5. Baskı, İstanbul 2023, s.429 vd.

Moda Endüstrisi, ,İhracatta 2024 Yılının Son Çeyreğinden Umutlu

Satınalma Eğitimi Moda Endüstrisi, ,i̇hracatta 2024 Yılının Son çeyreğinden Umutlu

Moda Endüstrisi, İhracatta Eski Parlak Günlere Dönmek için Tasarım Gücüne ve Esnek Yapısına Güveniyor

Satınalma Eğitimi Moda Endüstrisi, ,i̇hracatta 2024 Yılının Son çeyreğinden UmutluModa endüstrisi, tasarım gücüne ve esnek yapısına güveniyor, bu pozitif yönlerini kullanarak kaybettiği müşterileri 2024 yılının son çeyreğinde geri kazanacağına inanıyor.

Küresel resesyon ve Türk ekonomisindeki kırılganlıklardan dolayı 2023 yılını kayıp yıl olarak geride bırakan, ihracatı yüzde 9 gerileyen, kapasite kullanım oranı yüzde 84’ten yüzde 76,4’e düşen moda endüstrisi, 2024 yılının ilk üç çeyreğinin de 2023 yılına benzer geçeceğini öngörüyor.

TİM Sektörler Konseyi Üyesi ve Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, 2023’ten devam eden problemlerle 2024 yılına girdiklerini, seçimlerinde geride kalması sonrasında piyasalarda bir toparlanma beklediklerini, sıkı para politikasıyla enflasyonun kontrol altına alınmaya başlanmasıyla birlikte 2024 yılının son çeyreğinde hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatında bir toparlanma beklediklerini dile getirdi.

Tasarım Gücümüz ve Esnek Yapımızla Müşterileri Geri Kazanabiliriz

“2024 ‘ün ilk 6 ayını zaten kaybettik” tespitinde bulunan Sertbaş, 2024 yılının ikinci yarısıyla ilgili öngörülerini şöyle özetleti: “Yılın tamamını kaybetmeyi hiçbirimiz göze alamayız. Ana ihraç pazarımız Avrupa yılın ikinci yarısında ekonomik toparlanma yaşayacaktır diye umuyoruz, bu noktada biz de sipariş için hazır olmalıyız. Tasarım gücümüz, esnek yapımızla kaybettiğimiz müşterileri geri kazanmalıyız. İçerdeki maliyet kaynaklı sorunları çözebilirsek, ihracatçı biraz rahatlarsa eski parlak dönemlerimize döneceğimize inancım tam. Sektörümüzün geleceği için umutlu olmalıyız. Birlik içinde, sorunlara çözüm bulabilir ve sektörümüzü daha güçlü bir konuma taşıyabiliriz. Hep birlikte, 2024’ü başarıyla tamamlayacağımıza inancım tam.”

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin 2023 yılı olağan mali genel kurul toplantısında sektörünün 2023 yılı ihracat performansı hakkında konuşan Sertbaş, “Türkiye geneli hazır giyim ve konfeksiyon ihracatımız işçilik/enerji maliyetlerindeki artışlar, Avrupa’daki durgunluk, Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı belirsizliklerden dolayı önceki yıla göre yüzde 9 azalarak 19,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Tüm olumsuzlara rağmen Türkiye genelinde otomotiv sektörü ve kimyevi maddeler sektörünün ardından en fazla ihracat yapan 3. Sektör olmayı başardık. EHKİB’in 2023 yılı konfeksiyon ihracatı da Türkiye geneline benzer bir grafik ortaya koyarak yüzde 9’luk azalışla 1 milyar 340 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti” diye özetledi.

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin ihracat rakamlarındaki erimeyi durdurmak, ihraç pazarlarındaki gücünü koruması için pazarlama faaliyetlerine yoğunlaştıklarının altını çizen Sertbaş sözlerini şöyle sürdürdü; “Birliğimiz, 2023 ve 2024 yılının Mart ayına kadar toplam 8 yurt dışı fuar, 1 yurt içi fuar, 1 sektörel alım heyeti, 1 URGE inceleme heyeti, 7 sektörel seminer, 5 sektörel kurs programı, 1 moda tasarım yarışması ve 1 ödül töreni gerçekleştirdi.”

Son 1 Yılda 8 Fuara 118 Firmamızla Katıldık

“Yurt dışı faaliyetlerimize ara vermeden devam ettik” diyen Sertbaş, “2023 yılında Premiere Vision New York Fuarı’na Ocak ve Temmuz aylarında 18 firmayla, Almanya’da Munich Fabric Start Fuarı’na ocak ve temmuz aylarında 23 firmayla, Paris’teki Premiere Vision Fuarı’na Şubat ve Temmuz aylarında 41 firmayla katılım sağladık. 2024 yılında Munich Fabric Start Fuarı’na 23-25 Ocak 2024’te 10 firmamızla, Premiere Vision Paris Fuarı’na 06-08 Şubat 2024’te 26 firmamızla birlikte katılım sağladık. Milli katılım düzenlediğimiz 8 fuara toplam 118 firmamızla katılım sağlamış olduk. Yurt içinde de İZFAŞ tarafından organize edilen Fashion Prime Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı’na 17-19 Ekim 2023 tarihlerinde 35 firmamızla iştirak ettik. 21-24 Kasım 2023 tarihlerinde 17. kez düzenlenen Türkiye’nin en büyük gelinlik, damatlık & abiye fuarı IF Wedding Fashion İzmir fuarında üyelerimizin katılımını teşvik ettik” diye konuştu.

Kalifiye İş Gücü için Projeler Geliştiriyoruz

Türk moda endüstrisine kailife işgücü kazandırmak için yaptıkları çalışmalar hakkında da bilgi veren Sertbaş, 2019 yılında gençlerin tekstil mühendisliğini tercih etmeleri için “Tekstil Mühendisliği Algısının Yükseltilmesi” isimli projeyi hayata geçirdiklerini, bu projeyle Tekstil Mühendisliği fakültelerinde yüzde 40 olan doluluk oranı yüzde 90’lara çıktığını ve taban puanları yükseldiğini, proje kapsamında 319 öğrencinin burs aldığını aktardı.

Moda endüstrisinin daha katma değerli ürün ihraç edebilmesi için tasarım gücünün yüksek olmasının önemine değinen EHKİB Başkanı Sertbaş, “Yetenekli gençlerin keşfedilmesi, sektöre kazandırılması, tasarım kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla her sene Moda Tasarım Yarışmaları organize ediyoruz. EİB 17. Moda Tasarım yarışmamızı SEED teması ile Eylül ayında final organizasyonunu gerçekleştirdik. Mayıs ayının son haftasında 18.sini düzenleyeceğimiz “Analog” temalı yarışmamızın final hazırlıklarına devam ediyoruz. 18 yılda binlerce genç tasarımcıyı sektöre kazandırdık. EHKİB’in en uzun soluklu ve sektöre dokunan projesini önümüzdeki yıllarda da sürdüreceğiz” dedi.

Sürdürülebilirlik Çalışmalarına Devam Edeceğiz

Sürdürülebilirlik faaliyetlerine ve projelerine sürdürülebilir ve sorumlu üretim anlayışıyla 2024 yılında da devam edeceklerini aktaran Sertbaş, sürdürülebilirlik ile ilgili yeni projeleri hakkında şu bilgileri verdi; “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Kümelenme Destek programına EHKİB olarak 38 firma ve 6 partnerle birlikte başvuruda bulunduk ve olumlu bir dönüş bekliyoruz. Bir diğer projemiz Kümelenme Destek başvurumuzun ardından, Interreg NEXT Akdeniz Havzasında Sınır Ötesi İş birliği Programı için hazırlıklarımıza hız kesmeden başladık bu ay içinde projeye başvurmayı hedefliyoruz. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Interreg NEXT MED Programı 1. çağrısı, önemli bir bütçe ile sınır ötesi iş birliği projelerini destekleme fırsatı sunmakta ve Akdeniz bölgesinde sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Turquality/Turkish Apparel Tanıtım Projesine tüm Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri olarak Ticaret Bakanlığımıza başvuruda bulunduk. Uygun görülmesi halinde sektörümüzün tanıtımı için çalışmalarımıza başlayacağız.”

İhracat ve istihdamın lokomotifi olan Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda, EHKİB Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı oy birliğiyle ibra edilirken, 2024 yılı iş programı karara bağlandı, 2024 yılı bütçesi 52 milyon 950 bin TL olarak oybirliğiyle kabul edildi.

EY: Yönetim Kurulları Sürdürülebilirlik Stratejileri Konusunda Üst Yönetimi Harekete Geçirmeli !

Satınalma Eğitimi Ey Yönetim Kurulları Sürdürülebilirlik Stratejileri Konusunda üst Yönetimi Harekete Geçirmeli !

Satınalma Eğitimi Ey Yönetim Kurulları Sürdürülebilirlik Stratejileri Konusunda üst Yönetimi Harekete Geçirmeli !EY, Avrupa Uzun Vadeli Değer ve Kurumsal Yönetişim Araştırması’nın dördüncüsünü yayımladı. Araştırma, yönetim kurullarının sürdürülebilirliği iş modellerine ve stratejilerine dahil etme konusunda üst yönetimi harekete geçirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Şirketler kararlı bir şekilde uygulamaya geçmezse, giderek daha sıkı önlemlerin alındığı bir ortamda sürdürülebilirlik faaliyetlerini yönetmek durumunda kalacak.

Uluslararası danışmanlık, denetim ve vergi şirketi EY (Ernst & Young), sürdürülebilir iş modeli inovasyonunda yönetimin rolünü incelediği Avrupa Uzun Vadeli Değer ve Kurumsal Yönetişim Araştırması’nın dördüncü versiyonunu yayımladı.

EY araştırması; sürdürülebilirlik konusunda yeterince hızlı hareket etmeyen şirketlerin yasal düzenleyicilerin, giderek daha katı önlemleri uygulamaya koyduğu bir dönemde süreci yürütmek durumunda kalabileceğini ortaya koyuyor.

Sürdürülebilirlik İş Stratejilerine Dahil Edilmeli

200 üst düzey yöneticinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre; yönetim kurullarının, iddialı bir vizyon ve güvenilir iş senaryolarıyla sürdürülebilirliği stratejilerine dahil etmek üzere üst yönetimi desteklemesi gerekiyor. Çünkü araştırmaya göre; Avrupa’daki şirketler, gerek sürdürülebilirliği destekleme gerekse yeni sürdürülebilirlik girişim, ürün veya hizmetlerine odaklanan fırsatlar konusunda yeterince aktif değil.

Şirketler, çalışan ve müşteri sadakati gibi değerlere odaklanırken, liderler her şeyden önce iş modeli inovasyonu ve büyüme konularına odaklanıyor. Bu durum, sürdürülebilirliği temel bir iş avantajına dönüştürmek için iş modellerini yeniden tasarlamak üzere hızla harekete geçebileceklerinin sinyalini veriyor.

Şirketlerin; sürdürülebilirlik hedefleri konusunda belirleyici seçimler yapmasının yanı sıra, girişimlerinin değer yaratma ve finansal performansla nasıl bağlantılı olduğunu da göstermeleri gerekiyor. Ancak şirketlerin, net sıfır gibi bir önceliğe sermaye ve kaynak yatırımının nasıl değer katacağını gösteren ve ölçen sağlam bir iş senaryosu yok gibi görünüyor.

Araştırmaya katılan ve çevresel, sosyal, yönetişime (ESG) öncelik veren %24’lük bir kesim önceliklerinin ESG olması konusunda “tamamen memnun” olduklarını söylüyor. Ancak icracı olmayan direktörler ve başkanlar uygulanacak iş modeli konusunda özellikle şüpheci davranıyor ve yalnızca %8’i konuyla ilgili “tamamen memnun” olduğunu belirtiyor. Bu durum da yönetim kurulu düzeyinde önemli bir stratejik veri ve bilgi boşluğuna işaret ediyor.

Sürdürülebilirlik Politikası ve Düzenlemelerine Cesur Bir Yaklaşım Gerekiyor

Yönetim kurullarının politika ve düzenleme gündemine yönelik daha iddialı, stratejik bir yaklaşımda ısrarcı olmaları gerekiyor. Liderler, AB Yeşil Anlaşması’na karşı daha proaktif bir yaklaşım benimsiyor ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) ile Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi’ni (CSDDD) benimsemeye sıcak bakıyor.

CSDDD’yi dönüştürücü bir yaklaşım olarak benimseyen şirketlerin oranı %48 iken, yalnızca sürdürülebilirlik raporlama yeteneğini optimize etmeyi hedefleyenlerin oranı %41 olarak görülüyor. Aynı zamanda, katılımcıların %40’ı CSRD’ye ve Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları kapsamında sürdürülebilirlik raporlamasına yönelik yaklaşımlarını dönüştürmeyi planlıyor. Sürdürülebilirlik politikasına yönelmek, şirketlerin hızla değişen politikalara ve düzenleyici ortama uyum sağlamasına yardımcı olacak.

Yapay Zekânın Sürdürülebilirlik Potansiyeli

Yapay zekâ, olumlu sürdürülebilirlik sonuçları alma ve bir şirketin sürdürülebilirlik dönüşümünü hızlandırma konusunda önemli bir potansiyele sahip ancak fırsatların zorluklara karşı dengelenmesi gerekiyor. Yönetim kurullarının, teknoloji yönetimini güncelleyerek fırsat ve riski dengeleyerek yapay zekanın sürdürülebilirlik potansiyelinden yararlanması gerekiyor.

Aynı dinamik çevresel alanda da kendini gösteriyor. Yapay zekâ, iklim değişikliğine ilişkin öngörüler sağlamak için geniş veri kümelerini analiz edebilir, tahmine dayalı modellemeye yardımcı olabilir ve daha iyi çevre politikaları için bilgi sağlayabilir. Ancak gelişmiş yapay zekâ sistemleri, özellikle de makine öğrenimi görevleri için gereken büyük veri merkezleri ve sunucular da önemli miktarda enerji tüketerek daha yüksek karbon ayak izine de sebep olabilir.

Katılımcıların çoğunluğu, Üretken Yapay Zekânın (GenAI) iş fırsatı ile çevresel, toplumsal ve etik zorlukları arasında kurulması gereken zor dengenin farkında. Katılımcıların %61’i “Yapay zekâ, yeni iş modelleri ve gelir akışları oluşturmaktan işin yapılma biçimini dönüştürmeye kadar uzun vadeli değer yaratmak için önemli bir fırsat sunuyor” diyor. Ancak %64’ü GenAI’nin dönüşüm ve büyümeyi teşvik ederken, etik ve toplumsal sonuçlarının kuruluşlara olan güveni zedelememesi gerektiğini düşünüyor.

Raporun tamamına EY web sitesi üzerinden ulaşılabilir.

Tütün Sektörü 2024 Yılında 1 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor

Satınalma Eğitimi Tütün Sektörü 2024 Yılında 1 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor

Satınalma Eğitimi Tütün Sektörü 2024 Yılında 1 Milyar Dolar İhracat HedefliyorTürkiye’nin geleneksel ihracat sektörlerinden tütün ve tütün mamulleri sektörü, 2023 yılında 922 milyon dolar olan ihracatını 2024 yılında 1 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyor.

2023 yılında 50 milyon kilo Türk tipi oryantal tütün, 20 milyon kilo Virginia tipi, 1 milyon kilo burley tipi tütün üretim rakamına ulaşan Türk tütün sektörü, 2024 yılında üretimini de 80 milyon kiloya çıkarmak için harekete geçti.

Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Celal Umur, tütün üretiminin artmasıyla uyumlu olarak 1 milyar dolar ihracat hedeflediklerini dile getirdi.

Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nin 2023 yılı olağan mali genel kurul toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevaplayan Umur, “2023 yılında tütün sektöründe üretici sayısının artmasına rağmen hava koşulları müspet gitmediği için üretim rakamlarında beklenilen oranda artış olmadı. 2024 yılında üretim arttığı takdirde ihracatımızda 1 milyar dolar hedefini yakalayacağımıza inanıyoruz. 2024 yılının ilk çeyreğinde ihracatımız yüzde 4’lük artışla 211 milyon dolardan 219 milyon dolara çıktı” diye konuştu.

Türk Tütünü Dolar Bazında Yüzde 30 Arttı Rekabetçiliğimizi Kaybetmemeliyiz

Türkiye’de tüm tarım ürünlerinde girdi maliyetlerinde büyük artışlar olduğunun altını çizen Başkan Umur, şöyle konuştu; “Biz son yıllarda Türk tütününü dolar bazında yüzde 30 daha fazla bir tutara ihraç etmek durumunda kaldık. Bu da yurt dışındaki kullanan şirketlerde bu artış devam edecekse biraz kullanımı azaltmalıyız diye bir öngörüye yol açabilir onun için bizim rekabetçi olmamız gerekiyor rekabetçi kalabilir isek ben oryantal tütünde de önümüzdeki birkaç sene mevcut rakamları koruyabileceğimi inanıyorum. Fiyatlarımızı dolar bazında arttırmak zorunda kalırsak bir noktadan sonra rekabetçiliğimizi kaybedeceğiz. Oryantal tütün sigara harmanlarında yerini daha ucuz tütünlere kaybedecektir.”

Virginia Tütünde 30 Milyon Kilo, Burley Tütünde 6 Milyon Kilo Üretim Hedefliyoruz

Türkiye’de üretilen tütün mamullerinde yerli tütün kullanım oranının bu sene yüzde 25’e, önümüzdeki yıl yüzde 30’a geleceği bilgisini paylaşan Umur, “Türkiye’de büyük yapraklı tütün üretiminin bu gerekçelerle daha da artmasını bekliyoruz. 2023 yılında 20 milyon kilograma ulaşan Virginia tipi tütün üretiminin 2024 yılında 30 milyon kiloya, 1 milyon kilogram olan burley tipi tütün üretimin 2,5 milyon kiloya çıkacağını öngörüyoruz. Burley tipi tütün üretim projesi daha yeni bir proje burley üretimimizin önümüzdeki yıllarda 6 milyon kilograma çıkacağını göreceğiz” şeklinde konuştu.

Rusya Ve Ukrayna’daki Tütün Mamulleri Üretimi Türkiye’ye Kayabilir

Türkiye’nin yakın coğrafyasındaki Rusya-Ukrayna savaşının Türkiye’nin tütün mamulleri ihracatına pozitif yansımaları olacağına ilişkin ipuçları olduğunu paylaşan Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur, Rusya’da ve Ukrayna’da olan üretimlerin bir kısmının önümüzdeki süreçte Türkiye’de yapılabileceğini, bu gelişmenin Türkiye’nin tütün mamulleri ihracatının artmasını beraberinde getireceğini vurguladı.

İşçilik Maliyetlerindeki Artış Oryantal Tütünde Rekabetçiliğimizi Zorluyor

Oryantal tütün üretiminde Türkiye’nin klasik rakiplerinin Bulgaristan, Yunanistan ve Makedonya olduğu bilgisini veren Umur, “Bu ülkelere göre günümüzde rekabetçi durumdayız. Fakat oryantal olmayan daha az işçilikle, mekanizasyonla yapılan tütün cinslerine göre rekabetçi değiliz. İşçilik maliyetlerinin artması ve oryantal tütünün verimin az olmasıyla rekabetçiliğimizi olumsuz etkiliyor. Bir örnek vermek gerekirse; 10 dönüm bir araziye Ege tütünü ekerseniz aşağı yukarı 1 ton alıyorsunuz. Aynı büyüklükte bir araziye büyük yapraklı Virginia tipi tütün diktiğinizde 3 ton alıyorsunuz. Virginia tipi tütünün toplaması da kırması da hem mekanik olarak yapılabiliyor hem de daha kolay. Bu da Türk tipi tütünün rekabetçiliğini olumsuz etkiliyor” diyerek sözlerini noktaladı.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapılan Ege Tütün İhracatçıları Birliği 2023 yılı mali genel kurul toplantısında, 2024 yılı iş programı kabul edilirken, 2024 yılı bütçesi 37 milyon 100 bin TL olarak karara bağlandı.

Boş Kilometreyi Azaltıyor, Karbon Emisyonunu Önlüyor!

Satınalma Eğitimi Boş Kilometreyi Azaltıyor, Karbon Emisyonunu önlüyor !

Satınalma Eğitimi Boş Kilometreyi Azaltıyor, Karbon Emisyonunu önlüyor !TruKKer Global İcra Kurulu Üyesi & Türkiye, Avrupa ve BDT Genel Müdürü Hakan Arıkan, dijital platform sayesinde boş kilometre verimsizliğini yüzde 20 azalttıklarını belirterek, “1 milyon araçlık bir filoda 200 bin aracın neden olacağı emisyon önlenmiş oluyor” dedi.
Lojistik sektöründe yük sahipleriyle kamyoncuları eşleştiren bir iş modeli yürüten dijital nakliye ağı TruKKer, sahip olduğu teknolojik altyapı ile araçların boş kilometre verimsizliğini önleyerek karbon emisyonunun azalmasına katkı sağlıyor.

TruKKer Global İcra Kurulu Üyesi & Türkiye, Avrupa ve BDT Genel Müdürü Hakan Arıkan, lojistiğin karbon emisyonuna yol açtığı için çevrecilik açısından sabıkalı bir sektör olduğunu belirterek, “Bu gerçek Türkiye’de de dünyada da aynı. Karbon emisyonuna en fazla neden olan üç sektör enerji, sanayi ve lojistiktir. Bu sektörler atmosferdeki emisyonun yüzde 85’ini oluşturuyor. Lojistik tek başına yüzde 22 ile karbon emisyonunun neredeyse 4’te 1’ine neden oluyor” dedi.

Murat Erdal Teklif Hazırlama Eğitim Kurumsal Pazarda Satış Yönetimi

Lojistiğin de yaklaşık yüzde 80’inin kara taşımacılığından oluştuğuna ve dolayısıyla en büyük kirlilik kaynağının kara taşımacılığı olduğuna dikkat çeken Arıkan, şunları söyledi: “TruKKer olarak iş modelimiz, araç sahibiyle yük taşımak isteyeni buluşturan bir platform olduğu için verimsizliği minimize ediyoruz. Buradaki en kritik nokta dünyadaki verilere baktığımızda en verimli operasyonda bile araçlar minimum yüzde 10 boş kilometre yapıyor. Bu oran bireysel nakliyecilerde yüzde 30’a kadar çıkıyor. Ülkelerin gelişmişlik seviyesi ve teknolojik alt yapı kullanmalarına bağlı olarak bu oran değişebiliyor.

“Bir milyon aracı yapay zeka desteğiyle izlemek mümkün”

Avrupa’nın en çok tır sayısına sahip iki ülkesi Türkiye ve Polonya. Polonya tır sayısında, Türkiye’yi bile geçmiş durumda. Milyonlarca aracı yönetmek ve izlemek çok önemli. Bu kadar fazla sayıdaki aracı yönetmek artık yapay zeka destekli teknolojilerle mümkün. Bir araç sahibinin hangi rotalara gitmek isteyebileceğini veya o boşaltma noktasına gittiğinde ona en yakın yükün nerede olacağını öngörmek bu sayede mümkün olabiliyor.

Yaptığımız işin odağında boş kilometre verimsizliğini minimize etmek bulunuyor. Örneğin 1 milyon araçlık filoda verimsizliği yüzde 20 azalttığınızda trafiğe 200 bin yeni aracın girmesini ve dolayısıyla bu kadar aracın salacağı emisyonun da önüne geçmiş oluyorsunuz.”

“Ticari araçların boş kilometre verimsizliğine önlem”

Kuzey ülkelerinde özellikle ticari araçların bir yerden bir yere boş gitmemeleri için planlama yapıldığına dikkat çeken Hakan Arıkan, “Mutlaka bir şekilde yük taşıyacak şekilde planlanır ve yönlendirilir. Bu sayede boş kilometre verimsizliği önlenir. Bu da trafikte daha az ticari araç anlamına geldiği için karbon emisyonuna olumlu yansır.

Teknolojinin ana vurgusu aslında sürdürülebilirlik olduğunu bunun da karbon emisyonlarını azaltmaktan geçtiğini ifade eden Arıkan, TruKKer ve dünyada benzeri dijital platformların en büyük motivasyon kaynağının verimsizliği önlemek olduğunu dile getirdi.

SATIN ALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ YAZI DİZİSİ

SATIN ALMA EĞİTİM TESTLERİ

PAZARLIK BECERİ ANKETİ

Kitap Önerileri : 

  • MÜZAKERE TEKNİKLERİ ve PAZARLIK BECERİLERİ (E-Kitap 2. Baskı), Prof. Dr. Murat ERDAL, Erişim için profesyonel üyelik işlemlerinizi tamamlamanız gerekmektedir.
  • SATINALMA ve TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ, Prof. Dr. Murat ERDAL, (Beta Yayıncılık),  4. Baskı.

-> Eğitim Kataloğunu İndirebilirsiniz ->   https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf

-> ŞİRKET EĞİTİMLERİNİZ İÇİN TEKLİF ALIN -> egitim@satinalmadergisi.com

 

DAVET: ’’Gümrük Kanununda Yer Alan Cezai Düzenlemeler” Konulu Webinar

Satınalma Eğitimi Davet Gümrük Kanununda Yer Alan Cezai Düzenlemelerkonulu Webinar

Saygıdeğer İş Ortaklarımız,
 
Ünsped Gelişim Akademimizin koordinasyonunda ‘’Gümrük Kanununda Yer Alan Cezai Düzenlemeler” konulu webinar gerçekleşecektir.


Tarih:
 02.04.2024Satınalma Eğitimi Davet Gümrük Kanununda Yer Alan Cezai Düzenlemeler1 Konulu Webinar
Saat:
 21:00-22:00

Konuşmacı:
 
UGM Yönetim Kurulu Başkanı
Sayın Remzi AKÇİN
 
Online Katılım Linki:
https://ugm.webex.com/ugm-tr/j.php?MTID=m50f7f7226efcef3f2192fde540e47747

Toplantı numarası (erişim kodu): 2367 757 8163
Toplantı parolası: 1020

 

Almanya’nın “ÇEVRE” Politikası Lojistik Rotalarını da Yeniden Şekillendiriyor

Satınalma Eğitimi Almanya’nın “çevre” Poli̇ti̇kası, Loji̇sti̇k Rotalarını Da Yeni̇den şeki̇llendi̇ri̇yor

Satınalma Eğitimi Almanya’nın “çevre” Poli̇ti̇kası, Loji̇sti̇k Rotalarını Da Yeni̇den şeki̇llendi̇ri̇yorAlmanya başta olmak üzere Batı Avrupa’daki, yüksek karbon salımına yol açan fabrikaların Doğu Avrupa’ya taşınması, lojistikte ana rotaları da değiştiriyor. Batu Logistics Genel Müdürü Efe Göktuna, Avrupa’daki mevcut lojistik rotalarının, önümüzdeki süreçte ağırlıklı olarak Doğu Avrupa üzerinden şekillenmeye başlayacağını belirtti. Göktuna, “Almanya-Türkiye hattında yoğun parsiyel taşımalar yapan bir marka olarak Doğu Avrupa rotamızı daha da güçlendirmeye başladık.” dedi.

Çevre konusunda her geçen gün yeni adımların atıldığı Avrupa’da, Almanya başta olmak üzere gelişmiş ülkelerdeki ağır sanayi üretim tesisleri, daha esnek emisyon kuralları olan ülkelere taşınıyor. Almanya’nın sıfır emisyona geçişi, 5 yıl öne alarak 2045’e çekmesi sıkı düzenlemeleri beraberinde getirdi. Sanayi tesislerinin Doğu Avrupa’ya kaydırılması, ana lojistik rotalarının da yeniden belirlenmesine ve planlanmasına neden oluyor.

Batu Logistics Genel Müdürü Efe Göktuna, Almanya ve Batı Avrupa’da yoğunlaşan mevcut lojistik rotalarının, önümüzdeki süreçte ağırlıklı olarak Doğu Avrupa üzerinden şekillenmeye başlayacağına dikkati çekti.

Ana rotalardaki değişimin, lojistikte yapılanma ve yatırımlarda da yeniden planlama gerektireceğini vurgulayan Göktuna, “Almanya-Türkiye hattında yoğun parsiyel taşımalar yapan bir marka olarak Doğu Avrupa rotamızı daha da güçlendirmeye başladık. Polonya, Macaristan, Slovakya ve Çekya’da altyapımızı büyüttük. Özellikle hızlı ve acil yükler için ideal çözüm olan Speedy Van servisimizle taleplere yanıt veriyoruz.” dedi.

Göktuna, her hafta tüm Batı Avrupa ülkeleri ve Almanya’dan Türkiye’ye düzenli parsiyel çıkışları olduğunu belirterek, “Geçen yıl kurumsal dönüşümümüzün bir parçası olarak, forwarder hizmetlerimizi müşterilerimize daha verimli olacak bir hale evirmiştik. Avrupa’da iklim dostu olmayan fabrikaların doğu ülkelerine taşınma süreci, AB’nin sıfır emisyon hedefi için karbon kaçağı riskini artırsa da kıtanın doğusu için ciddi bir lojistik ihtiyacı anlamına geliyor. Buna bağlı olarak gelecek projeksiyonlarımızı güncelliyoruz.” diye konuştu.

Yedek Parça, Kimyevi Ürün ve Kolili Tekstile Yoğunlaştı

Kara yolu taşımalarının yanında hava, deniz yolu ve talebe göre intermodal çözümleriyle de hizmet sunduklarını dile getiren Göktuna, ithalat taşımalarında kara yolu ekspres taşıma çözümlerinin çok talep gördüğünü vurguladı. Göktuna, otomotiv yedek parça, kimyevi ürün ve kolili tekstil yanı sıra hızlı tüketim ürünlerinin taşınmasında güçlü bir deneyime sahip olduklarına dikkati çekti.

Efe Göktuna, “Artık yükü yalnızca zamanında teslim etmek yetmiyor. Güçlü network bağlantılarınız yoksa, araçlarınızı istediğiniz verimde yürütemezsiniz. Şirket olarak Avrupa’da oldukça yaygın bir ağ ile çözümler üretiyoruz. Bu durum da bizi ‘aracı’ konumdan çıkartıp ‘oyuncu forwarder’ yapıyor.” görüşünü de dile getirdi.

Ölçü Kontrol ve Otomasyon Sektörünün Uzmanları 8 Mayıs’ta MCA WORLD’de Buluşuyor

Satınalma Eğitimi ölçü Kontrol Ve Otomasyon Sektörünün Uzmanları 8 Mayıs’ta Mca World'de Buluşuyor

Satınalma Eğitimi ölçü Kontrol Ve Otomasyon Sektörünün Uzmanları 8 Mayıs’ta Mca World'de BuluşuyorMCA World Ölçü, Kontrol ve Otomasyon Sistemleri Fuarı 8-10 Mayıs tarihlerinde endüstrinin teknik yetkililerini ve satın alma uzmanlarını güncel otomasyon teknolojileriyle yeniden buluşturmaya hazırlanıyor. MCA World, bu yıl da kimyası gereği yalnızca ölçü, kontrol ve otomasyon sektörünün lider teknoloji üreticilerini ve endüstride bu alanda uzmanlaşmış ölçü – kontrol, bakım, üretim, projelendirme ve satın alma birimlerini bir araya getiriyor.

Endüstriyel alanlarda teknolojik gelişmelere liderlik eden bir organizasyon olarak, her yıl düzenlenen MCA World Ölçü, Kontrol ve Otomasyon Sistemleri Fuarı’nda sektördeki son yenilikleri ve çözümleri endüstriyle buluşturuyor. 2. MCA World, Ölçü Kontrol ve Otomasyon Sistemleri Fuarı alanının uzman teknoloji üretici markaları, tedarikçileri, proje – taahhüt firmaları ve fabrikalardaki son kullanıcıları bir araya getirmek için 8 Mayıs’ta İstanbul Fuar Merkezi’nde başlıyor.

Mca World’de Yeni̇ Proje ve Yatırım Fırsatları

MCA World’de geçtiğimiz yılın fuarı, 42 stantlı katılımcıyı ve 19 ülkeden 3746 nitelikli ziyaretçiyi ağırlayarak sektörde bir kilometre taşı oluşturdu. Fuar, geniş bir ürün yelpazesi sunarak sektördeki boşluğu dolduran en güçlü etkinlik haline geldi. Türkiye’nin alanındaki tek fuarı olan MCA World Fair, aynı zamanda Avrupa, Ortadoğu, Türk Cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika ülkeleriyle ticari iş geliştirme planı olan firmalar için kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor.

Stantlı katılımcı firmaların ürün grupları, sektördeki geniş yetenek ve inovasyonu yansıtmaktadır. Akış, Seviye, Basınç ve Sıcaklık Enstrümanlarından, Big Data ve Siber Güvenlik çözümlerine, Endüstriyel Tartım ve Kontrol Cihazlarından, Online ve Offline Analizörlere, Endüstriyel Haberleşme Çözümlerinden PLC ve DCS Sistemlerine kadar geniş bir yelpaze, fuarı sektördeki önemli bir platform haline getiriyor.

Fuar, farklı endüstrilerden gelen ziyaretçi sektör gruplarını bir araya getirerek iş birlikleri ve yeni projelerin ortaya çıkmasına olanak tanımaktadır. Gıda ve İçecek Tesisleri, Kimya ve Petrokimya Tesisleri, Demir-Çelik ve Çimento Fabrikaları, Enerji Santralleri, Otomotiv ve Yan Sanayi Fabrikaları, Kağıt, Cam ve Seramik Fabrikaları, Savunma Sanayi gibi çeşitli sektörlerden profesyoneller, fuar boyunca sektördeki son gelişmeleri keşfetme ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı bulacaklar.

Ölçüm enstrümanları, kontrol sistemleri, endüstriyel saha iletişimi ve fabrika otomasyon sistemi ürün ve çözümlerini odağına alan fuarda 3 gün boyunca, iki ayrı salonda sektör ve proseslerine özel çözüm önerileri ve başarı hikayeleri hakkında sunumlar gerçekleşecek.

Sunum başlıkları, 14 farklı sektörden 150 son kullanıcının önerileriyle belirleniyor. Bu başlıklar, sektörün dev markalarının teknik yetkilileri tarafından yönlendiriliyor.

Endüstri̇yel Sahalarda Yaşanan Sorunlara Çözüm Bulunuyor

Global ve yerli üreticilerin güncel teknolojilerinin yakından incelenebileceği fuarda, projeler teknoloji uzmanlarının tavsiyeleri ile şekilleniyor. Sahada sıklıkla yaşanan ölçü – kontrol ve otomasyon sorunlarına köklü çözümler, plansız duruşları önleyecek sistem ve teknolojilerle tanışmak, ulusal ve uluslararası başarılı proje örnekleri hakkında bilgi sahibi olmak için son kullanıcılar ve satın alma uzmanları MCA World Fair’de buluşuyor.

Ücretsi̇z Gi̇ri̇ş için Online Kaydınızı Gerçekleşti̇rebilirsiniz

Satınalma Eğitimi ölçü Kontrol Ve Otomasyon Sektörünün Uzmanları 8 Mayıs’ta Mca World'de Buluşuyor1Fuar Tarihi: 8 – 10 Mayıs 2023 (Çarşamba – Cuma)
Fuar Yeri: İstanbul Fuar Merkezi 9 ve 10. Hollerde(Yeşilköy)
Ziyaret Saatleri: 10.00 – 18.00

 

Ölçü – kontrol ve otomasyon sistemlerine dair en güncel teknolojileri bulabileceğiniz MCA World Fair için şimdiden ücretsiz giriş için online kayıt yapılabiliyor. Online kayıt için www.mcaworldfair.com web sitemizdeki ”Ziyaretçi Kaydı / Visitor Registration” butonunu kullanabilir veya https://mcaworld.ftsonlineregistry.com/ adresini ziyaret edebilirsiniz.