Türkiye ekonomisinde ve illerin kalkınmasında önemli bir yeri bulunan organize sanayi bölgeleri (OSB) hakkında önemli bir araştırmaya daha imza atan TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., OSB’lerde yıllık kira artışlarının ortalama yüzde 102 seviyesinde gerçekleştiğini ortaya koydu. Kira artışında öne çıkan şehirler arasında Malatya, Konya, Antalya, Eskişehir ve Sakarya yer alırken, kira artışlarının yıllık enflasyon oranının üzerinde artış göstermesi dikkat çekiyor. Araştırma kapsamında; OSB’lerdeki arsa değer artışları, doluluk oranları ve yatırımların geri dönüş süreleri gibi konularda önemli veriler öne çıkıyor.
TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. organize sanayi bölgeleri özelindeki kapsamlı araştırmalarına devam ediyor. Türkiye ekonomisi ve kent gelişiminde yönlendirici bir etkisi bulunan ve pek çok firmaya ev sahipliği yapan organize sanayi bölgelerini mercek altına alan şirket, yıllık kira değer artışı, değer değişimiyle birlikte yapılaşma hakları ve doluluk oranlarına dikkat çekiyor.
Son yıllarda sanayi yapılarına yönelik artan taleplerin hem arsa satış değerleri hem de fabrika kira değerlerinde yukarı yönlü bir değişimi beraberinde getirdiğini ifade eden TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya “OSB’lerde yıllık ortalama kira artışları yüzde 102 seviyesinde gerçekleşti. Artışlarda başı çeken iller arasında; Malatya, Konya, Antalya, Eskişehir ve Sakarya yer alıyor. Kira artışlarının yıllık enflasyon oranının üzerinde gerçekleştiğini gözlemliyoruz” dedi.
Fabrika kiralarındaki artışta arsa tahsislerinin tamamlanmasıyla birlikte sınırlı fabrika arzı ve talep artışı ile enflasyon oranlarındaki artışın önemli bir rol oynadığına işaret eden Maya, “Büyükşehirlerin genelinde kira artışlarının önceki yıl görülen yüksek artışlardan sonra artış oranlarının hız kestiği görünüyor. Antalya’da ise bölgenin artan nüfusu ve sanayisinin gelişme hızı kira artış oranlarında da ortaya çıkıyor. Marmara Bölgesi’nde artış seviyelerinin Kocaeli ve Sakarya illerinde yüksek olduğunu belirtebiliriz. Özellikle Sakarya’da diğer illere kıyasla baz kira bedelllerinin düşük olması talebi artırmakla birlikte, bu durum artış oranlarına yansıdı. Kira artışlarının dağılımından ayrıca sanayicilerin Anadolu’ya yöneldiği de gözlemleniyor. İç Anadolu Bölgesi’nde özellikle deprem sonrasında Konya ve Eskişehir de oluşan talep artışına istinaden kira artış oranı yüzde 130’un üzerinde gerçekleşti. Malatya özelinde de deprem sonrasında bölgede bir artış kaydedildi” diye konuştu.
Endüstriyel Yapılardaki Yatırımların Geri Dönüş Süreleri Kısaldı
OSB’lerdeki kira bedelleri üzerinden yatırımların geri dönüş sürelerini hesapladıklarını ve ortalama amorti süresinin 17,5 yıl olduğunu belirten Maya, “Türkiye genelinde endüstriyel yapıların geri dönüş süreleri 2023 yılındaki ortalama değeri olan 17,9 yıldan, 2024 yılında 17,5 yıla geriledi. Geri dönüş sürelerinin, gayrimenkulün pazar değerinin yatırımın bir yıllık kira değerine bölünmesiyle elde edildiğini söyleyebiliriz. İnşaat maliyetinde yaşanan artışlar ve endüstriyel yapılara artan talep geri dönüş sürelerinde artışa yol açmışken bu yıl geri dönüş sürelerinde kısalmalar dikkat çekiyor. Sanayi bölgelerinde yatırım geri dönüş süresinde kısalmanın en fazla olduğu iller Eskişehir ve Sakarya oldu. Bu illerde kira bedellerinde de artış oranlarının yüksek olduğu görüldü. İstanbul, Samsun, Adana ve Ankara illerinde ise bir önceki yıla göre sınırlı bir artış gerçekleşmişti” dedi.
OSB’lerdeki Arsa Değer Artışları Yıllık Ortalama Yüzde 92 Olarak Kaydedildi
OSB’lerde yıllık ortalama arsa değer artışının yüzde 92 olduğunu ifade eden Maya, “Yıllık arsa değer artışlarında Eskişehir, İzmir, Antalya, Manisa ve Ankara ön plana çıkarken Kocaeli ve Sakarya dışındaki tüm bölgelerde enflasyonun üzerinde bir artış gerçekleştiği görünüyor. Arsa değerlerini, doluluk oranının yüksek olması, sınırlı arsa arzı ve talep artışı olumlu etkiliyor. Arsa değer artışlarında İzmir, Manisa, Antalya, Ankara ve Eskişehir gibi illerde talep artışı en önemli itici güç olurken Eskişehir’de baz değerlerin düşük olmasının da güçlü artış oranlarında etkisi bulunuyor. Piyasası daha oturmuş ve yüksek satış birim değerlerine sahip olan İstanbul ile yakın çevresinde ise ortalamanın kısmen altında artış oranları gözlemleniyor. Malatya’da ise deprem felaketlerinin ardından piyasada yaşanan belirsizlik ve arz-talep mekanizmasında bozulma fiyatlama davranışlarını değiştirdi” dedi.
Konya OSB’de Doluluk Oranı Bir Sene İçinde Yüzde 100’e Ulaştı
Doluluk oranlarının yüksek olduğu organize sanayi bölgelerinde talebin önemli bir göstergesi bulunduğunu ifade eden Maya, “Düşük doluluk oranları ise doğrudan talep olmadığının bir göstergesi olarak değerlendirilmiyor. Yeni gelişme sahaları açılan veya yeni kurulan organize sanayi bölgelerinde doluluk oranlarının düşük olması söz konusu olabilir. Çalışmaya konu OSB’lerin 7’sinin haricinde tamamında doluluk oranı yüzde 90’ın üzerinde. Geçen yıl 8 OSB bu oranın altında kalırken, Konya OSB’de doluluk bir sene içinde yüzde 100’e ulaştı. Marmara Bölgesi’nde yüzde 137 ile en yüksek kira artışının yaşandığı Sakarya’da doluluk oranı 2 OSB için ortalama yüzde 90 seviyesinde. Bu oranlar bölgeye olan talebi işaret ediyor. Diğer yandan, İzmir örneğinde, bir önceki yıl olduğu gibi, doluluk oranlarının düşük olmasına karşın gözlemlenen güçlü kira artışı bölgeye talebin artış gösterdiğinin en belirgin göstergelerinden biri. Tekirdağ’da son yıllarda OSB sayısı hızla artarak 14’e ulaşsa da doluluk oranlarının diğer bölgelere kıyasla kısmen düşük olduğu görünüyor. Bölgedeki diğer illerdeki yüksek doluluk oranları ile birlikte daha düşük kira bedellerine sahip olması bölgeyi olumlu etkileyebilecek olmakla birlikte kapasitenin doğru bir şekilde yönetimi de önem kazanıyor” dedi.
Araştırmanın tamamına linkten ulaşabilirsiniz: https://www.tskbgd.com.tr/arastirma-ve-yayinlarimiz/pazar-arastirmasi-ve-sektor-analizi/bir-bakista-organize-sanayi-bolgeleri-raporu–2024/










Association of Certified Fraud Examiners (ACFE) 2024 mesleki mali suistimal raporu yayınlandı. ACFE’nin Sertifikalı Suistimal İnceleme Uzmanları 138 ülke ve bölgeden 1.921 gerçek mali suistimal vakasını analiz etti. Dünya genelinde şirketlerin kaybettiği rakam 3.1 milyar doları aştı.
1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması’na (SKDM), demir çelik sektörünün hazır olmasını hedefleyen AB destekli “Karbon Yönetimi İçin Kümelerarası İş Birliği” Projesinin açılış toplantısı İzmir’de gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı da, Türkiye’deki demir çelik üretiminde İzmir’in çok önemli yeri olduğunu vurguladı.
İtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, başvuru konusu ihalenin 17’nci kısmı için teklif edilmesi gereken ürünün 50 gr. glukoz içeren bir içecek olduğu, söz konusu ürünün ülkemizde Türk Gıda Kodeksi “Alkolsüz İçecekler Tebliği” kapsamında yerli malı olarak üretilen bir ürün olarak teklif edildiği,
Kalite Senfonisi
Dubai Dünya Ticaret Merkezi’nde (DWTC) düzenlenecek olan DOMOTEX Middle East Fuarı, teknolojik olarak entegre ve sürdürülebilir çözümlerin yanı sıra; özel konseptleri vurgulayarak zemin kaplamalarının geleceğine özel bir bakış sunuyor.
Yılın ilk çeyreğinde toplam kredi borçlanmaları geçen yıla göre yüzde 51,21 arttı. Bu durumu değerlendiren encazip.com kurucusu ve tasarruf uzmanı Çağada Kırım, “Bu veriler yıllık enflasyonda yaklaşık yüzde 18’lik bir farkın olduğu ekonomimizde piyasaya nakit akışının hala açık olduğuna işaret ediyor” dedi.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve beraberindeki üst düzey heyet DHL Express Türkiye’nin İstanbul Havalimanı’ndaki operasyon merkezini gezerek, şirket yöneticileriyle bir araya geldi. 
Türkiye Hazır Beton Birliği 2023 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu:
İş süresinin düzenlenmesine ilişkin hükümler, öncelikle iş gücünün korunması amacına hizmet etmektedir. Bu amacın gerçekleştirilmesi, sadece günlük çalışma süresinin sınırlandırılmasını değil, aynı zamanda işçilere çalışma süresi içinde işe ara verme imkanının da tanınmasını gerektirmektedir. Aksi taktirde çalışmaya bağlı gerilimin, dikkatsizlik ve kazalara yol açması ve zaman içinde sağlık sorunlarıyla karşılaşılması kaçınılmazdır. Nitekim 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68 inci maddesindeki ara dinlenmesine ilişkin düşünce bu tür sonuçları önlemek için düzenlenmiştir