Kamu İhale Kurulu Kararı Özeti; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, Diyarbakır Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından 22.07.2022 tarihinde gerçekleştirilmiş olan 2022/645017 İhale Kayıt Numaralı (İKN) “Diyarbakır İli Dicle İlçesi Hükümet Konağı Yapım İşi” ile ilgili kesinleşen ihale kararının 09.08.2022 tarihinde taraflarına tebliğ edildiği, söz konusu karara karşı 17.08.2022 tarihinde idareye şikâyet başvurusunda bulunulduğu, fakat ihaleyi gerçekleştiren idare tarafından 10 günlük süre içerisinde yanıt verilmediği,
Tebliğ edilmiş olan kesinleşen ihale kararında ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibinin ASL Grup Altyapı İnşaat A.Ş. ve Akman İnşaat Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı olduğunun belirtildiği,
Adı geçen ihalede ihale üzerinde bırakılan isteklinin tüzel kişi olması dolasıyla teknik personelin iş deneyimini gösteren belgelerin sunulduğu, söz konusu teknik personelin 09.05.2022 tarihli yönetim kurulu kararıyla 10.05.2022 tarihinden itibaren şirketi temsile yetkilendirildiği, ayrıca firmanın Ticaret Sicil Gazetesi’nden ortaklık yapısına bakıldığında söz konusu teknik personelin teklif sahibi tüzel kişiliğin yarıdan fazla hissesine en az bir yıldır sahip olmadığı, ortak olduğu süre boyunca 09.05.2022 tarihli yönetim kurulu kararı alınan döneme kadar temsile de yetkili olmadığının anlaşıldığı, teklif dosyasında sunulan ortaklık tespit belgesinin yanıltıcı bir belge olup olmadığının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, ASL Grup Altyapı İnşaat A.Ş. tarafından beyan edilen diplomanın EKAP’a kayıtlı olmadığı, teyidinin yapılmadığı iddiasına yer verilmiştir.
28.09.2022 tarihli ve 2022/UY.II-1168 sayılı Kamu İhale Kurulu kararına göre;
İlgili mevzuat uyarınca tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere, en az beş yıldır % 51 veya daha fazla hissesine sahip mimar veya mühendis ortağının mezuniyet belgesinin sunulması durumunda; ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından, ilk ilan veya davet tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son beş yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belgenin sunulmasının zorunlu olduğu, mezuniyet belgelerinin iş deneyimini tevsik için sunulması durumunda; mezuniyetten sonra geçen sürenin on beş yıldan fazlasının değerlendirmeye alınabilmesi için, başvuru veya teklif kapsamında mezuniyet belgesi sahibine ait yapım işine ilişkin bir iş deneyim belgesinin sunulması zorunlu olduğu anlaşılmıştır.
İhale üzerinde bırakılan ASL Grup Altyapı İnş. A.Ş. – Akman İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığında ASL Grup Altyapı İnş. A.Ş.nin şirketinin %51 ortaklığı oranıyla pilot ortak sıfatında, Akman İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin ise özel ortak sıfatında olduğu belirlenmiştir. Pilot ortak sıfatındaki ASL Grup Altyapı İnş. A.Ş. tarafından yeterlik bilgileri tablosunda “2018/621311-3354553-1-1” sayılı EKAP’a kayıtlı olan iş deneyim belgesinin ve 31.10.1974 tarihli, 21-653 sayılı Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından düzenlenen mezuniyet belgesinin beyan edildiği, ortaklara ve yöneticilere ilişkin bilgiler satırında ise %51 hisse oranıyla Sami Sivrikaya, %49 hisse oranıyla Ramazan Gönder’in beyan edildiği, anılan iki şahsın da yönetici pozisyonunda olduğu belirtilmiştir.
ASL Grup Altyapı İnş. A.Ş tarafından beyan edilen iş deneyim belgesinin EKAP’tan temin edildiği, söz konusu belgenin İller Bankası A.Ş. Yatırım Dairesi Koordinasyon Başkanlığı tarafından “Sülün (Afyonkarahisar) Kanalizasyon İnşaatı işine” ilişkin Sami Sivrikaya-Emrah İnş. Nak. Elek. ve Müh. Mim. Hiz. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı adına düzenlendiği, söz konusu işin geçici kabulünün 26.11.2019 olduğu, iş deneyim belgesine konu işin ilk sözleşme bedelinin 8.374.351,00 TL, belge tutarının 9.664.416,33 TL olduğu belirlenmiştir. Beyan edilen mezuniyet belgesinin ise ASL Grup Altyapı İnş. A.Ş.nin %51 ortağı olduğu belirtilen Sami Sivrikaya’ya ait Karadeniz Teknik Üniversitesinden alınan 21-653 sayılı ve Ekim 1974 tarihli İnşaat Mühendisliğine ait diplomanın olduğu belirlenmiştir.
EKAP üzerinden “Ticaret Sicili Belgeleri Sorgulama Ekranı” kullanılarak ASL Grup Altyapı İnş. A.Ş. ortaklık yapısı ve son durumu gösteren bilgilerinin temin edilmesi sonucunda söz konusu tüzel kişilikte Ramazan Gönder ve Sami Sivrikaya’nın yönetici olarak görüldüğü, Sami Sivrikaya’nın temsil yetkisinin 10.05.2022 tarihi itibariyle başladığı görülmüştür. Ayrıca istekliler tarafından EKAP’a yüklenen belgeler arasında anılan anonim şirkete ait pay defteri ve yönetim kurulu kararının da sisteme yüklendiği tespit edilmiştir. Sisteme yüklenen pay defteri ve yönetim kurulu kararı incelendiğinde Sami Sivrikaya’nın 12.01.2015 tarihinden sonra % 51 hisse oranına, Ramazan Gönder’in % 49 pay oranına sahip olduğu, sistemde yüklü yönetim kurulu kararından da 10.05.2022 tarihli karardan sonra Sami Sivrikaya’nın aksi karar alınıncaya kadar temsile yetkili kılındığı anlaşılmıştır.
İdarece 27.07.2022 tarih ve 46897 numaralı yazı ile ASL Grup Altyapı İnş. A.Ş.-Akman İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığından EKAP, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının internet sayfası üzerinden sorgulanamayan belgelerin 01.08.2022 tarihine kadar sunulmasının istenildiği, istenen belgelerin 01.08.2022 tarihinde idareye sunulduğu görülmüştür.
Sunulan belgeler arasında 22.07.2022 tarihli ve ASL Grup Altyapı İnş. A.Ş. adına düzenlenen ve ilgili meslek mensubu tarafından imzalanarak kaşelenen ortaklık durum belgesinin bulunduğu, bu belge üzerinde Sami Sivrikaya’nın şirketin %51 hissesine sahip olduğunun, adı geçen kişinin belgenin düzenlenme tarihinden önceki 5 yıl boyunca anılan şirketin kesintisiz olarak %51 hisse oranıyla ortağı olduğunun beyan edildiği görülmüştür. Ayrıca 05.05.2022 tarih ve 10571 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde TESLA 17 Güneş Enerji Üretimi San. Tic. A.Ş.nin unvan değişikliğine giderek ASL Grup Altyapı İnş. A.Ş. haline dönüştüğü görülmüştür. Yine sunulan pay defterlerinin ve yönetim kurulu kararlarının EKAP sistemi üzerinde kayıtlı olanlar ile aynı olduğu ve yeterlik bilgileri tablosunda beyan edilen bilgileri doğrular nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
ASL Grup Altyapı İnş. A.Ş. tarafından beyan edilen diplomanın EKAP’a kayıtlı olmadığı iddiasının yerinde olmadığı, zira diplomaların EKAP’a kaydının yapılmadığı ancak YÖK sistemine kaydının yapılmış olması ve belli bir ihalede iş deneyimini tevsik amacıyla beyan edilmesi durumunda sistem üzerinden idarelerce mezun belgesi sorgulama ekranından sorgulanabileceği, kayıtlı olmayan belgelerin ise tevsik edilemeyen belgeler kapsamında idarelerce istenebileceği belirlenmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri, iddia konusu husus ve yapılan tespitler bir arada değerlendirildiğinde Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “İş deneyimini gösteren belgeler” başlıklı 39’uncu maddesi çerçevesinde tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere, en az beş yıldır % 51 veya daha fazla hissesine sahip mimar veya mühendis ortağının mezuniyet belgesinin sunulması durumunda ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından, ilk ilan veya davet tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son beş yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belgenin sunulması zorunlu tutulmuş ancak, anılan ortağın Kanun’a göre yapılacak ihalelere ilişkin sözleşmelerin yürütülmesi konusunda kesintisiz olarak en az bir yıldır temsil ve yönetime yetkili olma şartı getirilmemiştir. Bu şart aynı Yönetmelik’in 39’uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasında tüzel kişi tarafından hakim ortağa ait iş deneyim belgesinin sunulması durumunda istenen bir kriter olarak belirtilmiştir.
Dolayısıyla ASL Grup Altyapı İnş. A.Ş.nin %51 hissesine sahip Sami Sivrikaya’nın son 5 yıldır adı geçen şirketin ortağı olduğu belgeler üzerinden anlaşıldığından söz konusu iddia yerinde bulunmamıştır.
Anılan Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Mehmet ATASEVER
Kamu İhale Kurulu Eski Üyesi/ Akademisyen










Tedarik zinciri bir şirketin ürünlerinin tasarım, üretim, nakliye, depolama ve satış gibi süreçleri için oluşturduğu sistematik bir yapıdır. Ürünleriyle ilgili gerekli hammaddenin elde edilmesinden son ürün olarak kullanıcıya sunulmasına kadar geçen tüm süreçler tedarik zinciri kapsamındadır. Müşteri memnuniyetini ve verimliliği en üst düzeye çıkarmak için tedarik zinciri paydaşları arasında koordinasyon sağlanması, kaynakların yönetilmesi, dokümantasyon sisteminin oluşturulması ve kontrolü vb gibi uygulamalarla da tedarik zinciri yönetimi yapılmaktadır. Günümüzde geleneksel tedarik zinciri yönetimi yaklaşımlarında operasyonların hızlı olması, tüm sürecin düşük maliyetlerle ilerlemesi, ürün ve hizmetlerin bir yerden başka bir yere güvenli bir şekilde aktarılması etkili bir tedarik zinciri yönetimi için yeterlidir. Fakat konuyu kurumsal sürdürülebilirlik açısından ele aldığımızda bunların yeterli olmadığını görürürüz.

Management Review dergisinin 1981 yılı Kasım sayısındaki yazısında George T. Doran “S.M.A:R.T” kısaltması aracılığıyla yönetim hedefleri ile amaçlarının “Akıllı” (İng. Smart) bir biçimde ortaya konulması gerektiğini ve bunun bir dizi faydasının bulunduğunu ileri sürmüştür (1).
Avrupa genelinde enerji fiyatları, boru hattı akışlarında süregelen kesintiler ve kavurucu bir yaz mevsiminin gaz arzını olumsuz etkilemeye devam etmesiyle, tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaşıyor.




Cezai şart, doktrinde, “Borcun hiç ya da gereği gibi yerine getirilememesi halinde, borçlunun alacaklıya karşı üstlendiği edim olarak tanımlanmaktadır
Küresel çip kıtlığının 2022’de düzelmeye başlaması beklenirken; BT endüstrisi, donanım tedariğinde hala 12 ayı aşan gecikmeler yaşıyor. Çip kıtlığı, hem tedarikçiler hem de müşteriler üzerinde olumsuz bir etki yaratırken; Goldman Sachs’ın konuyla ilgili yapmış olduğu bir araştırma durumu rakamlarla ortaya koydu. Bu kapsamda, çip kıtlığı dünya genelinde 169 farklı endüstriyi etkilerken, otomotiv endüstrisi 73 milyar dolarlık kayıpla en ağır darbeyi aldı.
Equinix Türkiye Genel Müdürü Aslıhan Güreşcier konuya ilişkin görüşlerini şu şekilde dile getirdi: “Küresel çip krizi iki yılı aşkın bir süredir devam ediyor ancak çip üretiminin tam olarak ne zaman normal seviyelere döneceği henüz tam olarak netlik kazanmadı. Birçok işletme de çip ve donanım eksikliklerini kompanse edebilmek için bulut stratejilerini hızlandırma yolunu tercih etti. Sanal yazılım çözümleri, dakikalar içinde hazır olduğundan ve belirsiz bir ekonomik görünüme uygun bir dizi fayda sunduğundan dolayı işletmeler için uygun bir alternatif olarak ön plana çıkıyor. Sanal yazılım çözümleri içinde yer alan hibrit bulut desteği, genellikle saf genel buluta göre daha uygun maliyetli ve güvenli bir seçenek olmasıyla avantaj sağlıyor. Sanal platformların, dijital dönüşümlerini hızlandırmak ve pazarlarında geçerliliğini korumak isteyen işletmelere çevik ve ölçeklenebilir bir çözüm yaratmasının yanı sıra iyileştirilmiş bir kullanıcı deneyimi sunması kritik bir önem taşıyor. Günümüzde şirketler için paylaşımlı sanal kaynaklar kullanmak ise kaçınılmaz gözüküyor. Biz de Equinix olarak talep dalgalanmaları ile başa çıkabilmek için gerekli olan donanıma büyük yatırımlar gerçekleştirdik. Bu yatırımlarımız sayesinde pandemi dönemi ve hala devam eden çip sıkıntısının yaşandığı süreç boyunca müşterilerimizin BT altyapısında esneklik sağlamayı başardık.”
AB Konseyi ve Parlamentosu 21.06.2022 tarihinde Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’nde (CSRD) değişiklik yapılması konusunda geçici bir anlaşmaya vardı. Direktif, mevcut Finansal Olmayan Raporlama Direktifi’ni (2014/95/EU) (NFRD) değiştirmektedir. Yönerge AB içi ve dışı daha fazla şirketi dahil edecek şekilde genişletilmiştir. Düzenleme, sürdürülebilir ekonomiye geçişi engelleyen ve yatırımcıların finansal olmayan bilgilerden gerektiği gibi faydalanmasını sağlamak üzere, mevcut kurallardaki eksikliklerin giderilmesi için daha yüksek standartlar belirleyerek tutarlı, karşılaştırılabilir ve güvenilir finansal olmayan bilgiler sunulmasını sağlar.
Bu yatırımcılar ve tüm paydaşlar açısından önemli bir gelişme, çünkü şeffaf, basit, anlaşılır ve bilgilere kolay erişim sağlanacak, yeşil yıkamaya engel olacaktır. İş dünyasının çevresel ve insan hakları üzerindeki etkileri hakkında güvenilir bilgilere ulaşan tüketicilerin alışkanlık ve tercihleri değiştikçe şirketler daha fazla sürdürülebilir yatırım ve ürünlere yönelecektir. Direktif, firmaların 2024 mali yılına ait kurumsal sürdürülebilirlik raporlarını 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren sunmalarını ve bağımsız denetimin yapılarak sertifikalandırılmasını istemektedir.

Akreditifteki risklerden söz ettiğimizde kısaca;
Akreditiflerde risklerin ne olduğu sayarken elbette ki bankaların risklerini de sayıyoruz. Bankaların yanlış yönlendirmelerinden, evrak incelemelerinin getirdiği risklere ve akreditif lehtarı tarafından bankalara sorulan sorulara, bankalarca verilen yanıtların eksik bilgi içermeleri gibi.
Bence ihracatçının bankası akreditife teyidini eklemiş olduğundan biraz da korku belası, aman ne olur, ne olmaz düşüncesi ile çok küçük, rezerv olmayacak derecedeki farklılıklara rezerv koyarak adeta teyid korkusuyla topu oyun alanında tutmayıp, topu taca göndermeyi tercih etmektedirler.
Bu işlemi yapan bankalar adeta tilkilik veya çakallık yapmaktadır.

Bu yıl 27. kez düzenlenecek Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, 12 Ekim’de kapılarını Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde açıyor. Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) iş birliğinde; Ambalaj Makinecileri Derneği (AMD), Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği (FASD), Etiket Sanayicileri Derneği (ESD), Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD), Metal Ambalaj Sanayicileri Derneği (MASD), Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD) ve Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği (SEPA) destekleri ile düzenlenen fuara ambalaj endüstrisinin her alanından 1100’ün üzerinde yerli ve yabancı firma ve firma temsilcisi katılım gösteriyor.