İtirazen Şikayet Konusu; İdarece internet ortamından teyidi yapılamayan belgelerin istenilmesi için 4 gün olarak belirlenen sürenin makul bir süre olmadığı, dört günlük sürenin evrakların temini ve idareye elden teslimi için yeterli ve makul bir süre olmadığı, nitekim bu hususun İdari Şartname’nin 36.1’inci maddesi kapsamında düzenlendiği, idare tarafından istenen belgelerin mahiyeti ve çokluğu ile şirketlerinin faaliyet adresinin idarenin bulunduğu yer ile aynı olmadığı dikkate alındığında söz konusu sürenin makul olmadığı, idarenin süre belirlemesindeki takdir yetkisini son derece kısıtlı bir şekilde kullanmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı, şayet idarenin şirketlerinin ikametgah adresi ve talep edilen belge yoğunluğu dikkate alınarak süre belirlenmiş olsaydı söz konusu evrakların elden teslim edilme imkanının da bulunacağı, söz konusu idare ile daha önce böyle bir süre ile karşılaşılmadığı, diğer ihalelerde sürelerin daha uzun olduğu vb. iddialara yer verilerek söz konusu ihalede değerlendirme dışı bırakılmalarının hukuka aykırı olduğu iddialarına yer verilmiştir.
Kamu İhale Kurulu Kararı Özeti; 06.04.2022 tarihli ve 2022/UM.I-453 sayılı Kamu İhale Kurulu kararına göre;
Kamu İhale Kurulu tarafından ihale işlem dosyası üzerinden yapılan inceleme neticesinde;
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur…” hükmü,
Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Başvuruların ve tekliflerin alınması, açılması ve belgelerdeki bilgi eksikliklerinin tamamlatılması” başlıklı 55’inci maddesinde “…(4) Başvuru veya teklif zarfı içinde sunulması istenilen belgeler ve bu belgelere ilgili mevzuat gereğince eklenmesi zorunlu olan belgelerden herhangi birinin, aday veya isteklilerce sunulmaması halinde, bu eksik belgeler idarelerce tamamlatılamaz.
Anılan Yönetmelik’in “Elektronik ihale” başlıklı 58/A maddesinde “(1) İhaleler, e-teklif alınmak suretiyle bu maddeye uygun olarak yapılabilir.
…
(9) Ekonomik açıdan en avantajlı teklifin tespitinde aşağıdaki esaslar dikkate alınır:
- a) Diğer tekliflere veya yaklaşık maliyete göre aşırı düşük tekliflerin bulunmadığı ihalelerde, geçerli tekliflerden ekonomik açıdan en avantajlı birinci ve ikinci teklif olması öngörülen teklif sahiplerine; yeterlik bilgileri tablosunda beyan ettikleri bilgi ve belgelerden EKAP veya diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının internet sayfası üzerinden sorgulanamayanlar ile teknik şartnameye cevaplar ve açıklamalara ilişkin tevsik edici belgeleri sunmaları, ayrıca ihale dokümanında öngörülmesi halinde numune/demonstrasyon işlemlerine ilişkin ürün örneklerini vermeleri/kurulumlarını yapmaları için makul bir süre verilir.
Beyan edilen bilgi/belgeler ve teknik şartnameye cevaplar ve açıklamalara ilişkin tevsik edici belgeleri sunmayan istekliler ile numune ve/veya demonstrasyon işlemlerine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmeyen isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir, sunduğu belgeler ile katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin şartları sağlayamayan istekliler ile numune ve/veya demonstrasyon değerlendirmesi başarısız sonuçlanan isteklilerin teklifleri ise değerlendirme dışı bırakılır.
İdari Şartname’nin 22.8.maddesinde; İdarece talep edilmesi durumunda istekliler tarafından, e-teklifleri kapsamında beyan edilen bilgi ve belgelerden, EKAP veya diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının internet sayfası üzerinden sorgulanarak teyit edilemeyenler ekleri ile birlikte, belgelerin sunuluş şekline uygun olarak süresi içerisinde sunulmak zorundadır.”
Düzenlemeleri yer almaktadır.
Ayrıca yapılan ihalede İdarece internet ortamından teyidi yapılamayan belgelerin süresi içerisinde idareye sunulmasına ilişkin sorumluluğun da istekliye ait olduğu gibi, idarece istenilen belgelere yönelik belirlenen süreye ilişkin başvuru sahibi tarafından kamu ihale mevzuatında belirlenen şikayet süreleri içerisinde idareye yapmış olduğu şikayet başvurusunun bulunmadığı görülmüştür.
Öte yandan, mevzuatta söz konusu belgelerin idarece istenilmesine ilişkin belirtilen “makul süreye” yönelik net bir tanımlamanın bulunmadığı anlaşılmakta olup, söz konusu süre belirlemesinin idarenin takdir yetkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği de anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, yeterlik bilgileri tablosunda beyan edilen bilgi/belgelere ilişkin tevsik edici belgeleri süresinde sunmayan isteklilerin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılarak geçici teminatlarının gelir kaydedileceği anlaşıldığından, süresi içerisinde istenilen bilgi ve belgeleri sunmayan başvuru sahibi isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına yönelik idarece tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Anılan Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine, Oybirliği ile karar verilmiştir.
Mehmet ATASEVER
Kamu İhale Kurulu Eski Üyesi/ Akademisyen











Abdi İbrahim’in 2018’den bu yana satın almada yerli tedarik imkanlarından daha fazla yararlanmayı hedeflediğini belirten Abdi İbrahim Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut, bugüne kadar çok sayıda proje yürüterek yerli satın alma hacmini 2021’de beşe katladıklarını açıkladı. HEAL2030 sürdürülebilirlik stratejisi çerçevesinde hayata geçirilen “Satın Almada Yerelleşme” stratejisinin Abdi İbrahim’in liderliğine yakışan, önemli bir sürdürülebilir fayda hareketi olduğunu vurgulayan Barut, ‘’Bu uygulamamızla yerli üreticiyi destekliyor ve cari açığı frenleyerek ülke ekonomisine ilave katkı sunuyoruz. Öte yandan yurtdışı yerine daha yakın mesafeli satın alma sayesinde, tedarik sürecindeki nakliye kaynaklı karbon ayak izini düşürüyor, tedarik süreçlerinde daha fazla kontrole ve esnekliğe sahip oluyor ve 2030 yılındaki karbon nötr bir ilaç şirketi olma hedefimize destek oluyoruz’’ dedi.

PwC Türkiye Şirket Ortağı ve Tedarik Zinciri Hizmetleri Lideri Dr. İsmail Karakış, satınalma birimlerinin dijital dönüşümü ve gelecekteki beklentilerle ilgili şunları söyledi: “Tedarik zincirlerindeki kırılmalar, uzaktan veya hibrit gibi yeni çalışma yöntemleri, birçok emtia için artan fiyatlar, bazı kritik girdi malzemelerindeki kriz ortamı gibi yeni risklerin ortaya çıkması, satınalma birimlerinin dijital dönüşüm algısını değiştirdi. Dijitalleşme seviyesi tüm sektörlerde ilerlemeye devam ederken; bugün itibariyle maliyet kontrolü, süreç verimliliği, tedarik zinciri izlenebilirliği ve tedarikçi ilişkileri yönetimini güvence altına alma gibi zorlukları yönetebilmek için dijitalleşme önemli bir gereklilik haline geldi. Ayrıca, dijital dönüşüm günümüzde risk yönetimi ve uyumluluk açısından da kritik öneme sahip olmaya başladı. Dünya genelinde şirketlerin dijital yol haritaları, öncelikli olarak CO2 emisyonlarını takip eden yenilikçi ve sürdürülebilir uygulama örneklerini içeriyor. ESG konularının önümüzdeki yıllarda Türkiye’de de önem kazanması bekleniyor. Bu noktada satınalma birimleri, şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında önemli bir role sahip olacak. PwC Türkiye olarak pandemi döneminden bu yana öne çıkan ve değişen dengelerin şekillendireceği gelecek doğrultusunda dijitalleşme dahil satınalma ve tedarik yönetimi alanında, stratejiden uygulamaya kadar her aşamada en iyi çözümleri geliştirmeye devam edeceğiz.”

















