Yeni dijital teknolojiler, dijital teknolojilerin etkilerini çoğaltmak için bir araya gelmelerini sağlayan dijitalleşme ve bağlanabilirlikten yararlanan bir grup yeni teknolojiyi ifade etmektedir. Bu yeni dijital teknolojiler; Büyük Veri Analitiği, Nesnelerin İnterneti, 3D Baskı, Dijital İkizler, Siber Güvenlik, Sanal Gerçeklik, Artırılmış Gerçeklik, Bulut Bilişim, Blok Zinciri, Yapay Zekâ ve Robotik Teknolojilerin öncülüğünde çok yüksek entegrasyonu ve bağlantılı bir ortamı temsil etmektedir. Bu teknolojilerin getirdiği akıllı ve birbirine bağlı iş yapma anlayışı, yeni iş modellerinde, yeni ürünlerde/hizmetlerde ve gitgide birbirine yakınlaşarak etkileşen iş süreçlerinde benzeri görülmemiş bir inovasyon fırsatı yaratarak yeni bir inovasyon türü olarak “Dijital İnovasyon” un gelişimini hızlandırmıştır.
Dijital inovasyon, dijital teknolojilerin yarattığı gelişmelerin ekosistemin bütününde birlikte yeni fikirlerin, ürünlerin/hizmetlerin, süreçlerin ve uygulamaların keşfedilmesi ve yaratılmasında dijital ve fiziksel bileşenleri bir araya getirmedeki bütün yenilik alanlarını ifade etmektedir. Dijital inovasyon; etkileşimde bulunulan her ortamın izini veri analitiği ile takip etme, yeni dijital iş modelleri oluşturma, sosyal medya girişimleri yaratma, müşteri deneyimini iş süreçlerine en hızlı şekilde aktarma, verimliliği artırma, her zamankinden daha çok kişiselleştirme ve bir ekosistemin yaratıcı gücünden daha fazla yararlanma olanağı sunmaktadır. Dijital inovasyon yönetiminde; geleceğin mesleklerine yönelik gelişime hazır dijital becerilerle donatılan iş gücü, dijital teknolojilerden yararlanma anlayışı yüksek dijital liderler, dijital müşteri deneyimlerinde yola çıkan yeni iş uygulamaları, iş ortamını bütün paydaşlarla birlikte tasarlayan ve dönüştüren bir dijital kültür ve işbirliğini kolaylaştıran bir dijital ekosistem ön plana çıkmaktadır.
Yeni dijital teknolojilere, sistemlere ve uygulamalara erişme ve bunları kullanma konusundaki son kullanıcı ilgisi ile hızlanan dijitalleşme, son kullanıcıların çevreleriyle iletişim kurma ve etkileşimde bulunma şeklini tamamen değiştirmiştir. COVID-19 salgını birçok endüstride yeni dijital teknolojilerin kullanımın yaygınlaştırma, uzaktan çalışma, yeni iş modelleri yaratma, farklı disiplinlerin birlikte çalışma gereksinimini güçlendirme yönleriyle “dijital inovasyon yönetimi” ne olan gereksinimi artırmıştır. Yeni dijital teknolojiler işletmelerin yönetim ve organizasyon, stratejik güç ve operasyonel süreçlerine etki ederken, aynı zamanda sunulan ürün ve hizmetlerin de birçok yönden farklılaşmasına fırsat yaratmaktadır. Aynı zamanda bu dönüşüm tedarikçiler, üreticiler ve müşteriler arasındaki etkileşimi, işletme içi ve dışı tüm fonksiyonları, süreçleri, ilişkileri ve ağdaki tüm tarafları da değişime zorlamaktadır. Dijital teknolojiler, daha iyi bağlantı, bilgiye kolay erişim ve entegre işlevler aracılığıyla iş operasyonlarını geliştirerek dijital inovasyonu tetikleme potansiyeline sahiptir. Bu potansiyel çok sayıda ekosistem içindeki çok sayıda farklı aktörün birlikte işbirliği içinde öğrenmesi, uyum göstermesi ve yenilik yapmasını kapsayan dinamik dijital yetenekler ile sağlanmaktadır.
Günümüz iş ortamında dijital inovasyonun öne çıkan özellikleri olarak yeniden programlanabilme, veri homojenleştirme, kendine referans verme, dijital olarak önemlilik, inovasyon odağı yaratma, hız ve yakınsama dikkat çekmektedir. Değişen teknolojilerin iş yapma biçimlerine yansıması kısa vadede kurumlara esneklik ve hız kazandırırken, uzun vadede zaman, maliyetlerin düşürülmesi ve insan kaynağının daha katma değerli alanlara yönlendirilmesi açısından önemli kazanımlar sağlamaktadır. Ancak bu dönüşüm süreçlerini hayata geçirmeyi başaran işletmeler, müşterilerine daha çeşitli ve kullanışlı ürün ve hizmetler sunma olanağına sahip olacaklardır. Yeni dijital teknolojiler, işletmelerin artan karmaşıklık karşısında, sürdürülebilir rekabet gücü ve kâr elde ederek büyümelerinde fırsatlara dönüştürebilecek çözüm olanaklarını da beraberinde getirmektedir. Dijital teknolojiler üzerinden dijital dönüşüm sağlayabilen işletmeler, rekabet edebilirlik ve kârlılık açısından giderek daha avantajlı hale gelmektedirler. Bu hızlı dönüşümün gerisinde kalmak istemeyen farklı gelişmişlik seviyesinde olsalar bile bütün ülkeler bu değişimi yönetmede gerekli politika ve uygulamaları ile ön açıcı düzenlemeleri hayata geçirmektedirler.
Kitap; Sanayi Devrimleri ve Dijital Ekonomi, Yeni Dijital Teknolojiler, Dijital İnovasyon Yönetimi, Dijital İnovasyon Yönetiminde Dijital Beceriler ve Dijital İnovasyon Yönetimi ve Geleceğin Mesleklerine Hazır Olma konularını içeren beş bölüm olarak tasarlanmıştır.
Doç. Dr. Zümrüt ECEVİT SATI











Günümüzde e-ticaret, kurumların satın alma süreçlerini kökten değiştiren ve birçok fırsat sunan önemli bir süreç haline gelmiştir. İnternetin ve dijital teknolojilerin hızla gelişmesi, kurumların tedarik zinciri yönetimini optimize etmelerine, maliyetleri düşürmelerine ve daha verimli satın alma süreçleri oluşturmalarına olanak tanımaktadır. E-ticaretin kurumların satın alma süreçleri üzerindeki etkilerini ve beraberinde getirdiği fırsatları şöyle özetleyebiliriz:
Beynin duygulardan, hafızadan ve karar vermekten sorumlu limbik sistemiyle doğrudan bağlantılı olan koku duyusu, tüketici ve marka arasında olumlu duygular inşa edilmesine yardımcı olmasının yanında marka denkliğinin de bir parçası olarak görülür. Buna ek olarak yaklaşık 10 bin farklı kokuyu ayırt edebilen insan beyni için koku; görme, tatma, dokunma ve duyma ile karşılaştırıldığında daha fazla bilinç altını hedefler ve tüketicinin beyni tarafından hiç farkında olunmasa dahi işlenir. Bu konu üzerine Dr. Laird tarafından 1900’lerin başında yapılan bir araştırmada, kadın çorapları algılanamayacak derecede düşük çiçek kokularına sahip olduğunda dahi, kadınlar tarafından kokusuz olan çoraplara göre daha kaliteli olarak değerlendirildiği ve tam 6 kat daha fazla tercih edildiğini bulgulanmıştır. Daha da ilginç olarak, Radboud Üniversitesinden Dr. Holland önderliğinde gerçekleştirilen farklı bir çalışma ise insanların limon kokusunu temizlikle eşleştirmelerinden dolayı yemek yedikten sonra limon kokusu duyduklarında, yemek artıklarını daha fazla temizlemeye istekli oldukları göstermiştir.
“Geleceğin başarılı yöneticileri, esneklik ve adaptasyon yetenekleriyle öne çıkar. İş modellerini ve çalışma ortamlarını değişime ayak uyduracak şekilde şekillendirirler.” Elon Musk




İtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, ihale üzerinde bırakılan istekli tarafından sunulan iş deneyim belgesinin mevzuata aykırı olduğu, sunulan iş deneyim belgesinin tüzel kişi ortağa ait olmasına rağmen geriye doğru en az bir yıl süre ile hakim ortak olma vasfını taşımadığı, yönetim ve temsile yetkili olunduğuna ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan bulunmadığı ve ortaklık tespit belgesinin mevzuata uygun düzenlenmediği iddialarına yer verilmiştir.


Satınalma Dergisi için yazdığım son iki yazımda beklentilerin davranışlar üzerindeki etkisini ele almıştım. Bunlardan ilki “kendini gerçekleştiren kehanet”, ikincisi de “pygmalion etkisi” üzerineydi. Pygmalion etkisinden söz edilen yazıda da belirttiğim gibi kendi gerçekleştiren kehanet yaklaşımı birçok farklı yönden ele alınmaktadır. Bu açıdan özellikle eğitim ve yönetim bilimleri açısından dikkat çekici bir başlık olduğu söylenebilir (1, 2). Bu yazının konusunu da genellikle pygmalion etkisinin tam tersi olarak kabul edilen “Golem Etkisi” oluşturmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 41 inci maddesi ile bu maddeye dayanılarak çıkarılan Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’ne göre, kural olarak “fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır” (İşK m.41/1; Yönetmelik m.3).