İş Yaşamındaki Filler ve Pireler
İşletmecilik alanında hızlıca değişimlerin yaşandığı 1980’li yıllardan ve kendi deneyimlerinden etkilenen Charles Handy tarafından filler ve pireler metaforu aracılığıyla ileri sürülen ilgi çekici bir düşünceye göre iş yaşamında üretimden hizmetlere doğru yaşanan geçişle birlikte üretim yapan büyük firmaları simgeleyen fillerin yerini hizmet sektöründe hızlıca hareket eden ve sayıları da aynı şekilde hızlıca artan pireler almaya başlamıştır.
Handy yazmış olduğu “The Elephant and the Flea” (Filler ve Pireler) başlıklı kitapta, karısının da telkiniyle büyük kurumsal firmalarda çalışmaktan vazgeçerek yazarlık ve danışmanlık gibi alanları içeren geniş bir portföy çerçevesinde serbest çalışmaya başlamasını, diğer bir ifade ile kendi hikayesini örnek göstererek, bağımsız çalışmanın ve kendi işini kurmanın önemini ve avantajlarını vurgulamaktadır (1, 2). Handy’nin yaklaşımına göre dev firmaların devri sona ermekte ve girişimcilik yeni döneme damgasını vurmaktadır. Çünkü filler de artık pirelerden destek almakta ve aldıkları bu destekle varlıklarını sürdürüp büyümektedirler. Zira büyük kurumsal firmalar sahip oldukları bürokratik yapı nedeniyle hantallaşmış olduklarından, yeni fikir üretebilme ve değişen koşullara hızlı tepki verebilme niteliklerine sahip pirelere muhtaçlardır ve bu süreçlerin kontrolü pirelere geçmiş bulunmaktadır. Bu yönleriyle pireler, yeni dönemin temel itici gücü haline gelmektedir (1, 3).
Kuşkusuz Handy tarafından ileri sürülen bu görüşler ve öngörüler bugünün iş dünyası ile uyumlu görülebilir. Ne var ki, bu görüşlerin çeşitli açılardan da eleştirilmesi mümkündür. Üstelik filler ve pireler yaklaşımının çelişkili bir doğası da bulunmaktadır.
Filler ve pireler yaklaşımında dikkat çeken önemli bir nokta her ne kadar pireler övülüp yüceltiliyor olsalar da pirelerin varlıklarını sürdürebilmek için fillere muhtaç oldukları gerçeğidir. Gerçekten de Handy’nin yaklaşımında filler pirelere muhtaçmış gibi gösteriliyor olsa da fillerin olmadığı bir dünyada pirelerin ne yapacağı da bir soru işareti haline gelmektedir. Dolayısıyla filler ile pireler arasında aslında karşılıklı faydanın sağlandığı bir ilişki söz konusudur. Örneğin, Handy’nin kendisi de aslında fillere danışmanlık yapan bir piredir. Dolayısıyla fillerin döneminin sona ermekte olduğuna ilişkin iddialara temkinli yaklaşmak ve bu iddiaları fillerin tamamen ortadan kalktığı ya da kalkacağı şeklinde yorumlamamak gerekir.
Nüfus üzerine çalışmaları bulunan Kuczynski’nin de nüfus artışına ilişkin tespitlerinde filler ve pirelerden yararlanmış olması oldukça dikkat çekicidir ve verdiği örnek Handy’nin filler ve pireler yaklaşımının gözden kaçan bir noktasının anlaşılması açısından da oldukça önemlidir.
Kuczynski bir çalışmasında genç yaşta evlenmenin ve buna bağlı olarak nüfus artış hızının önemini vurgulamak amacıyla düşünsel bir deney çerçevesinde fil ve pire nüfusunu incelemekte ve başlangıçta her iki grubunda 1.000 üyesinin olduğu varsayımdan hareketle her kuşakta nüfus artışının 2 ve 0,5 olması, diğer bir ifade ile her bir kuşakta nüfusun ikiye katlanması ya da yarı yarıya azalması durumunda ne olacağını şu şekilde yorumlamaktadır: Fillerin nüfusu iki katına çıktığında pirelerin nüfusu astronomik bir sayıya ulaşırken, fillerin sayısı yarıya indiğinde pirelerin nesli çoktan tükenmiş olacaktır. Kuşkusuz buradaki ayırıcı temel nokta her iki türün yaşam süreleri de dahil olmak üzere birçok açıdan birbirilerinden tamamen farklı olmasından kaynaklanmaktadır (4).
Aynı durumun Handy’nin pireleri için de geçerli olduğunu kabul etmek gerekir. Doğaları gereği Handy’nin pirelerinin sayısı fillere göre daha hızlı artacağından, bu yeni pireler iş yapmak için ihtiyaç duyacakları filleri nereden bulacaklardır ? Bu soru isteyen herkesin iş yaşamında bir pire olamayacağını, olsa bile istediği başarıya ulaşamayacağını bize göstermektedir.
Diğer yandan Handy, filleri eski dönemin üretim sektörünün, pireleri de yeni dönemin hizmet sektörünün baş oyuncuları olarak ele alıyor olsa da fillerin artık yalnızca üretim sektörüyle sınırlı olmadığını, hizmet sektöründe de fillerin bulunduğunu ve pireler kadar olmasa da sayılarının her geçen gün arttığını da belirtmek gerekir. Dolayısıyla ekonomide hizmet sektörünün artık belirgin bir ağırlığı bulunsa da sonuçta hizmet sektöründe faaliyetler yalnızca pireler tarafından gerçekleştirilmemektedir ve pireler hizmet sektöründe de yine belirgin ölçüde filler için iş yapmaktadırlar.
Handy’nin filler ve pireler yaklaşımına getirilebilecek diğer bir eleştiri ise, kendi hikayesini biraz fazla genelleştirmesidir. Kuşkusuz sahip olduğu niteliklerinin ve kariyer sürecinin yanı sıra pireler için yeterince iş yapma alanın ve fırsatının bulunduğu bir dönem olan 1980’li yıllarda pire olarak kendisini konumlandırmış olması da Handy’nin işletmeciliğin önemli düşünürleri arasında sayılma gibi başarılı ve ayrıcalıklı bir konuma ulaşmasına yardımcı olmuştur (2). Oysa bugünün değişen şartlarının Handy’nin tabiriyle pire olmak için çabalayan herkese aynı fırsatları sunup sunmayacağı tam bir soru işaretidir.
Kısaca belirtmek gerekirse, Handy’nin filler ve pireler yaklaşımının, işletmecilik alanındaki diğer birçok popüler yaklaşım gibi, ilk bakışta heyecan uyandırdığı, ancak üzerinde biraz düşünüldüğünde bazı açılardan eleştirilmesinin ya da farklı bir bakış açısıyla ele alınmasının gerekli olduğu bir dizi görüşü içerdiği söylenebilir. Kuşkusuz böylesi görüşler işletmecilik literatürüne yeni bir soluk ve zenginlik getirmektedir. Ancak bunları zamanın modasına uygun genel geçer reçeteler olarak kabul etmenin de çeşitli yönlerden sakıncalarının bulunduğunun farkında olmak da önemlidir.
Prof. Dr. Umut OMAY
Kaynaklar
(1) Handy, C. (2002), The Elephant and the Flea: Looking Backwards to the Future, Arrow Books.
(2) Doyle, J. F. (2002), “Review of ‘The Elephant and the Flea: Reflections of a Reluctant Capitalist,’ by Charles Handy, Harvard Business School Press, 2001”, Ubiquity, April.
(3) Mayer, C. (2012), “The Elephant and the Flea”, Çevrim içi: https://www.businessinsider.com/the-elephant-and-the-flea-2012-9, (08.06.2023).
(4) Blacker, C. P. (1937), “Future Trends in Population”, The Eugenics Review, 29 (3), p. 223.
PROF. DR. UMUT OMAY – MAKALE LİSTESİ
GİRİŞİMCİLİK VE YÖNETİCİ GÜÇLENDİRME
- Girişimciliğin Yeni Boyutu: Uluslararası Girişimcilik
- Nakit Öldü, Yaşasın Nakit Akışı!
- Fiyatı Kim Belirler?
- Tatlı Kâr Tuzağı
- Her Yeni Güne Borçla Başladığınızı Biliyor musunuz ?
- Ya Bir Gün Asgari Sermaye Tutarı Artırılırsa ?
- İşletmelerin Patlamaya Hazır Bombaları
- İş Yaşamındaki Filler ve Pireler
- Yöneticinin Zihnindeki Çalışan Tipleri
- B Planı Rehaveti
- İyi Bir Yöneticinin Gizli Silahı: Eleştiren Dostlar
- Önemsiz Aciliyetler
- Kızıl ve Mavi Okyanus Stratejileri
- Ölçerken Yanılmak
- Başarılı Bir Sunum İçin 10/20/30 Kuralı
- Örgütsel Ölümün ve Yenilenmenin Beş Aşaması
- Şirketinizin Kuğularının Hangi Renk Olduğunu Biliyor musunuz ?
- İşletmeniz Kanlı Canlı Bir Makine Olabilir mi ?
- Akıllı Hedeflerle Yönetme Sanatı !
- Çalışanlarınıza Bir de Johari Penceresinden Bakmaya Ne Dersiniz ?
- Bir Sayfa Fotokopi Çekmek İçin Kaç Kişi Gerekir ?
- Beş Yıl Tecrübeli Yeni Mezun
- Müşterilerinize İşgörenlerinize Davrandığınız Gibi Davranmayı Düşünür müydünüz ?
- Neden Bir Çift El Kiraladığımda Aynı Zamanda Bir İnsan da Almış Oluyorum ?
- Sermayemin Tamamını Bilançomda Gösterebilir misin Abidin ?
PAZARLAMA
- Kalite Senfonisi
- Beşi Bir Arada: Çok Duyulu Pazarlama
- Fijital Yerlilerle Tanışmaya Hazır mıyız ?
- Pazarlamanın Ötesine Geçmek: Metapazarlama ve Pazarlama 6.0
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ
- İşveren Markası Yönetimine Bir Eleştiri: Çalışanlar Homojen Değildir!
- İşverenin Markalaşması
- Çalışan Devir Oranı Bize Neler Anlatabilir?
- Çalışan Bağlılığı: Platonik Bir Aşk Hikayesi mi?
İŞ DÜNYASINDA TUTUM VE DAVRANIŞ
- Nerede O Eski Beceriler!
- Henüz Demenin Sihri
- Yetenek Yanılgısı
- Başarısız Olacağını Biliyordum !
- Favori Çalışanımın Başarılı Olacağını Zaten Biliyordum
- Kontrol Odağı ve Başarı
- Bu Taşla Acaba Kaç Kurbağa Ürkütebilirim?
- Piyangodan Para Çıktı ! Hemen İstifa Ediyorum !
- Kraliçe Arıların Taht Kavgası
- Çok Yoğun, Hep Meşgul !
- Daha Nice Terfileriniz Olsun !
- İşinizin Vitamin Değerlerini Ölçtürdünüz mü ?
- En İyi Müdür Oskarı
- Tükenmişlik mi Kronik Yorgunluk mu ?
- Başarıyı İçselleştirememek: Impostor Fenomeni
- İş Sağlığı ve Güvenliğinin Yeni Bir Gündem Maddesi Olarak Karoshi
- Makbul İşkolik – Kötü İşkolik
- Uzmanlaşma Konusunda Ustalaşmak
- İş ve Meslek Karmaşası
- Kayıt Dışı İstifa
- Vasıf Yanılgısı
DİĞER KONULAR













Çin’in Pekin şehrinde düzenlenen 2023 Küresel Ticaret ve Yatırım Teşvik Zirvesi’ne katılan TFI TAB Gıda Yatırımları Kurucu Ortağı ve CEO’su Korhan Kurdoğlu yaptığı açıklamada, “Etkili ve büyük ölçekli yatırımların her iki ülkenin de yerel ekonomik kalkınmasına büyük katkı yapacağını düşünüyorum. Gelecekte büyük ölçekli yatırımların karşılıklı olarak yapılması ve Türkiye’nin kendine özgü ürünlerinin Çin’e ihraç edilmesi gibi gelişmelerle iki ülke arasındaki karşılıklı ticaret ve yatırımların artacağına inanıyorum” dedi.
Zirveye katılan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu – DEİK / Türkiye – Çin İş Konseyi Başkanı, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Çin Çalışma Grubu ve Şangay Network Başkanı, TFI TAB Gıda Yatırımları Kurucu Ortağı ve CEO’su Korhan Kurdoğlu, “Kuşak ve Yol” girişiminin gerçekleştirilmesi açısından da önemli bir ülke olan Türkiye, Çin ile arasında altyapı inşaatı, ulaştırma, yüksek teknoloji ve finans alanlarında birçok iş birliğini yürütüyor. Bu iş birlikleriyle iki ülke de karşılıklı kazanımlar elde ediyor. Etkili ve büyük ölçekli yatırımlar her iki ülkenin de yerel ekonomik kalkınmasına büyük katkı yapacaktır. Gelecekte büyük ölçekli yatırımların karşılıklı olarak her iki ülkede de yapılması ve Türkiye’nin kendine özgü ürünlerinin Çin’e ihraç edilmesi gibi gelişmelerle Türkiye ve Çin arasındaki karşılıklı ticaret ve yatırımların artacağına inanıyorum” dedi.
İşletmeler, dünyada yaşanan hızlı teknolojik gelişmeler ve küreselleşme dolayısıyla uluslararası arenadaki çetin rekabet koşulları nedeniyle varlıklarını idame ettirebilmek için yeni çalışma tür ve biçimlerine yönelmişlerdir. Çalışma hayatındaki değişiklik anlayışı, çalışanların sosyal arzuları ile işletmelerin zorunlulukları arasındaki dengeyi sağlamaya dönük yeni esnek çalışma biçimlerini ortaya çıkarmıştır
İhracatçılar, yakın zamana kadar finansman bulamama, döviz kurlarının enflasyon rakamlarının gerisinde kalması ve enerji fiyatlarındaki yükseklik gibi sorunlarla mücadele ederken pandemi sonrasında seyahat taleplerinin tekrar gündeme gelmesiyle vize sorunuyla başbaşa kaldılar. Vize sorunu ihracatçıların sorunları arasında liste başı konumuna yükseldi.
Ülkemiz için ihracat kadar ihracatın finansmanı da önemlidir. İhracat yapabilmek adına uygun finansmanın ihracatçılara sunulması gereklidir ki global piyasalarda ihracatçımızın fiyatları uygun hale gelebilsin diye.
İhracat yapmak amacıyla kullandırılacak kredi;


Gelecekteki Krizlere Karşı Direnci Artırmak
Bir yönetim uzmanı olan Dr. Harvey tarafından 1974 senesinde kaleme alınan bir hikâye, dört kişinin isteksiz bir şekilde bulundukları bölgeden 80 km uzaklıktaki Teksas’ın Abilene şehrine yaptıkları bir yolculuğu anlatır.
