Temsil Sistemlerinin Pazarlama ve Satış Alanında Uygulanması
AYTEN NAYİR
EMES A.Ş. / YURTDIŞI SATIŞ ve PAZARLAMA SORUMLUSU
Temsil sistemleri, iletişimde ve öğrenme sırasında kendimize göre kullandığımız dildir.
Bu sistemleri; Görsel, İşitsel ve Dokunsal (Kinestetik) olarak 3 grupta toplayabiliriz.
Gerek iş hayatımızda gerekse sosyal yaşantımızda kişiler arası iletişimde bu sistemleri kullanmak iletişimimizin daha rahat ve akıcı olmasını sağlayacaktır. İletişim boyutu ilk önemli unsur olmakla birlikte ikna konusunda da ayrı bir farkındalık oluşturacaktır. Bu sistemler sayesinde iletişimimizi daha verimli ve pozitif yönde yönetmiş oluruz. Geçmişi hatırlamaya çalışırken ve gelecekle ilgili de hayal kurmak isterken temsil sistemlerimizi kullanırız. Bu sistemler, insanların nasıl düşündükleri ve hissettiklerini anlamanıza yardımcı olurlar. Yetişme tarzımız, aldığımız eğitim ve yaşantılarımız beynimize gelen verileri filtre etmekte ve kişiler kendilerinde olan baskın bir temsil sistemi ile bu verileri alıp zihinde dizayn etmektedirler. Temsil sistemleri üzerinde detaylı çalışmak için öncelikle insan beynini ve beynin hangi bölümlerinin nasıl çalıştığını da bilmek gerekmektedir.

Temsil sistemleri ile ilgili çok fazla yayın ve makale bulunmakla birlikte, biz burada detaylara girmeden özet olarak ana hatlarına ve Pazarlama ve Satış alanında nasıl kullanabileceğimiz konularına değineceğiz. Temsil sistemlerini NLP ve NLP ile Satış uygulamalarında da sıklıkla kullanılmaktadır.
Görseller, Hızlı düşünürler, çabuk konuşurlar. Genelleme yaparlar. Aynı anda birkaç iş yapabilirler. Görerek öğrenir ve karar verirler. Resimlerle öğrenirler ve anımsarlar. Hızlı yüksek tonda konuşurlar. Görüntüler ve renklere önem verirler. Yukarı veya ileriye ve uzaklara bakarlar, dik dururlar.
İşitseller, Mantıksal akışa önem verirler. Konuları sırasıyla geçerler. Bir işi bitirmeden öbürüne başlamazlar. Sözlere önem verirler. Kendi iç seslerini dinlerler. Konuşmaları ritimli, melodik konuşurlar. Dil, yazma, tiyatro, müzik, eğitim ve konuşma konularına ilgi duyarlar. Yanlara baş kimi zaman bir kenara yaslı dinlerler, sallanır gibi dururlar.
Dokunsallar (Kinestetik), Düşünürken zamana ihtiyaç duyarlar. Ağır konuşurlar. Yapılacak eylemleri bilmek isterler. Yaparak öğrenmek ve alacakları ürüne dokunmak, kullanmak isterler. Ağır ve alçak tondan konuşurlar. Bakışları aşağıya doğrudur ve ağır nefes alırlar.
Pazarlama ve Satış alanında, özellikle Pazarlama ve Satış diyorum; Pazarlama ve Satışın birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğuna inananlardanım. Önce pazarlama, sonra satış fonksiyonu gelmektedir. Her ikisinin de bilinmesi bu meslekle uğraşan kişilere ayrı bir özellik ve ikna yeteneği katacaktır.
Bu sistemleri nasıl uygulamalıyız? Nasıl doğru uygularsak verimli sonuçlar elde edebiliriz?
Yurtiçi pazarlama ve satış faaliyetlerinde bu sistemleri uygulamak biraz daha kolaydır. Çünkü Türk Halkının çoğunluğu dokunsal, görsel ve işitsel sıralama düzenindedir. Uluslararası satışlarda ülke kültürünü ve müşteriyi tanımadan hareket etmek iletişim sorunları oluşturabilir. Ülkede Pazar araştırması yaparken ekonomik ve demografik bilgiler dışında kişi özellikleri ve davranış biçimlerini de incelemek ayrı bir bakış açısı getirecektir. İkna edeceğiniz kişi insanlardır. Bu nedenle müşterilerinizin de yaşadığı kültürü ve davranış biçimlerini analiz etmek müşteri ilişkilerinizde farklı olmanızı sağlayacaktır. Psikoloji ve satış birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Pazarlama ve Satış profesyonellerinin Davranışsal ve Sosyal Psikoloji alanlarında da kendilerini geliştirmesi gerekmektedir.
Gerek yurtiçi gerekse yurtdışı müşterilerinizle yaşadığınız deneyimler veya onlara yapacağınız anketlerle temsil sistemlerini analiz edebilirsiniz. Temsil sistemleri anketlerini müşterilerinize uygulayarak onlara farklı bir deneyim yaşatabilir ve onlara daha iyi hizmet vermek için bu anketi yaptığınızı açıklarsanız kendilerine değer verdiğinizi de hissettirebilirsiniz.
Temsil sistemini belirledikten sonra müşterilerinizi kategorilere ayırarak bu sistemler yoluyla pazarlama ve satış stratejilerinizde farklıklar oluşturabilir ve rakiplerinize göre bir adım öne geçebilirsiniz. Pazarlama ve Satışta temsil sistemleri, müşterilerinizin iletişim şifrelerini çözerek onlarla etkili iletişim kurmak demektir. Her şeyin başı iletişim olduğuna göre temsil sistemleri üzerinde durulması gereken önemli bir konulardan biridir.
İnsan beyni; ilkel beyin, duygusal beyin ve yeni beyin olmak üzere kategorilere ayrılmıştır. Her ne kadar mantıkla karar verdiğimizi düşünsek de çoğu kararı ilkel beyinle veririz ve daha sonra onu mantık çerçevesine oturturuz. İşte ilkel beyinde bu temsil sistemlerini kullanarak karar vermektedir. Görsel olan müşterinize, sunum hazırlama, ürün gösterimi hiçbir şey olmasa bile ellerinizle ve vücut dilinizi kullanarak bir şey anlatmanız dikkatini çekecektir. İşitsel bir müşteriniz uzun saatler konuşmayı sevebilir. Sözünü kesmeden dikkatlice dinleyebilirsiniz. Dokunsal müşteriniz ise ürüne dokunmak ve onunla ilgili bir hikâye hayal etmek isteyecektir. Yanınıza bir numune bulundurmanız ve ürünü eline vererek sorduğu sorulara cevap vermeniz size odaklanmasını sağlayacaktır. Unutmayalım ki beynimizde birçok şeyi dokunarak algılar. İnsanlar kendine benzeyen ve ortak bağ kurduğu kişilerden hoşlanır. Bu nedenle müşterinizin temsil sistemini bilerek, aynalama yönetimini kullanırsanız, kısa sürede aranızdaki iletişim kapısı aralanacaktır.
Gözlemleme yeteneğinizi ne kadar geliştirirseniz müşterilerinizin temsil sistemlerini o kadar hızlı çözerseniz. Sonrasında uyum aşaması geleceği için aranızdaki diyaloglarda daha akıcı olacaktır. Müşterilerinize sohbet ederken temsil sistemlerinin dil kalıplarını kullanın, örneğin; Görsel müşterinize sizden cevap gelmesini dört gözle bekliyoruz, konuya birde bu perspektiften bakalım, sorununuza birlikte ışık tutalım, sizin bakış açınızda göre değerlendirme yapalım, ürünümüze baktığınızda kullandığınız üründen görsel olarak bir farklılığı bulunmamaktadır gibi, İşitsel müşterinize; firmanızın başarı öyküsü kulağa çok hoş geliyor, piyasa hakkında kulağıma birşeyler çalındı, ürünümüz çalışırken rahatsız edici bir ses çıkarmaz gibi, Duyusal müşterinize, sektörle ve rekabetle ilgili çok önemli bir konuya parmak bastınız, ürünümüzü elinize aldığınızda hammaddenin istemiş olduğunuz yumuşaklık veya sertlikte olduğunu göreceksiniz, firma hikayeniz beni çok etkiledi ve çok dokunaklı geldi gibi…Kişiler sadece bir temsil sistemine değil 2 sine veya 3 üne birden sahip olabilirler. Ancak bir tanesi biraz daha ağırlıklı olarak kişiliğe yansıyacaktır. Bu durumda da sözcükleri karmalayarak cümleler oluşturmanız gerekecektir. Müşteriniz görsel ve dokunsalsa; yanınızda bir ürün numunesi olsun, görseli elinize verdiğinizde dokunsallık işlevi de bir arada gerçekleşecektir. İlk olarak kısa bir sunum yapacaksanız, sunumdan sonra numune müşterinin dokunmasını sağlayabilirsiniz. Özellikle Türkler dokunarak ürünün sağını solunu incelemeyi severler. Aslında sadece Türkler değil her müşteri bizleri firmamızda ya da fuarlarda ziyaret ettiğinde numuneleri görmek ve önce dokunarak kaliteyi test etmek ister. Örnekleri sektöre ve çalışma alanlarına göre çoğaltabiliriz.
Temsil sistemlerinde ikinci önemli nokta, göz hareketleri ve beden dilinin kullanımıdır. Burada bir konuya da açıklık getirmek gerekir. Beden dili her zaman doğru ipuçlarını vermez. İçinde bulunulan anın yansıması da olabilir. Bu nedenle beden dilindeki hareketin sürekliliğine ve ikinci harekete bakarak yorumlamaya gitmek gerekir. Müşterilerinizle sohbet ederken göz hareketlerini ve vücut dilini birlikte gözlemleyerek temsil sistemi hakkında ön bilgi sahibi olabilirsiniz. Elde ettiğiniz ön bilgi ile ilgili müşteriniz üzerinde birkaç deneme çalışması yaptığınızda sonuçlar sizi doğruya götürüyorsa, müşteriniz için doğru temsil sisteminin belirlemişsiniz demektir.

Görsel Tasarlama, kişi bir şeyi kafadan uydururken görsel kurgulama kullanırlar. “Sizce bu ürünü kırmızı renk olarak üretsek nasıl olurdu”?
Görsel Hatırlama: Görüntüleri hafızadan görmek, daha önce görülen şeyleri hatırlamaktır. “Geçmiş yıllarda hangi renk ve model ürünü kullanıyordunuz?”
İşitsel Tasarlama: Kişinin daha önce hiç duymadığı sesleri uydurmasıdır. “Bu ürününü müşterileriniz üzerinde etkili bir izlenim bırakması için hangi sesi çıkarmasını istersiniz?”
İşitsel Hatırlama: Daha önce duyduğunuz sesleri veya kendi kendinize konuştuğunuz şeyleri hatırlamak. “Bu ürün üzerindeki izleniminiz ve söyleminiz neydi?”
Kinestetik Dokunsal (duygular, dokunma duyusu): Duygulara erişmek için genellikle bu yöne bakılır. “Bu ürüne dokunduğunuzda ne hissettiniz?”
İç Diyalog (İşitsel Dijital): Kendi kendinizle konuşurken gözleriniz bu yöne bakmaktadır. “Ürününüzün fonksiyonlarını sıralayabilir misiniz?”
Bu sistemeler bulmaca çözmek ve şifrelere ulaşmak gibidir. Analiz yaptıkça ve öğrendikçe hayatınızı kolaylaştıracağından iletişim engelleriniz azalacak ve iletişiminiz daha etkili ve keyifli bir hal alacaktır. Sonuçta hem siz hem de müşteriniz birbirini anlamamın verdiği huzurla ve mutlulukla daha verimli işlere odaklanma için çalışacaksınız. Bu sistemleri kullanarak, müşteriyi anlama için harcadığınız zaman azalacak, ikna yeteneğiniz artacak ve iletişime değil satıştı arttırıcı konulara odaklanacaksınız.
“İletişimdeki en önemli unsur söylenmeyenleri duymaktır.”
Peter F. Drucker











Türkiye’nin makine ihracatı yılın 11 ayı sonunda, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 9,1 artarak 22,9 milyar dolar oldu. 2,4 milyar dolar makine ihracatının gerçekleştiği Kasım’da aylık bazda artış ABD’de yüzde 57,9’u bulurken, bu oran Rusya’da yüzde 135,7’e ulaştı. Sektör geçtiğimiz ay, en büyük ihracat pazarları olan Almanya, ABD ve Rusya’ya toplam 600 milyon dolarlık makine ihraç ederek bir rekora daha imza attı. Bu üç ülkenin yanı sıra İtalya ve Birleşik Krallık’ta da aylık 100 milyon dolar eşiği geçildi.
“Gelişmiş ülkelerin para politikalarında sıkılaşma eğilimlerinin etkisi ile yeni yılı, küresel ekonomide bir yavaşlama beklentisiyle karşılıyoruz. En büyük ihracat pazarlarımızı oluşturan ülkelerin merkez bankaları faiz artırımlarını sürdürürken, bu ülkeler küçülme mi yaşayacak yoksa büyümeleri mi yavaşlayacak diye anlamaya çalışıyoruz. Kesin olan tek şey bu politikaların 2023 sonuna kadar gevşetilmeyeceği, bunun da sabit sermaye yatırımlarını olumsuz etkileyeceği. Resesyon beklentilerinin güçlenmesi küresel enflasyondaki yüksekliğe rağmen emtia ve mal fiyatlarını sınırlıyor. 2023 için iyimser senaryomuz son 2 yılda değer olarak yüzde 30’dan fazla artan küresel ihracatın yüzde 5 kadar azalacağı, aynı dönemde yüzde 14 kadar artan mal miktarının ise seviyesini koruyacağı yönünde. Bu durumun küresel makine fiyatlarına da yansıyacağı ve rekabetin kızışacağı aşikâr.” 
İtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, idarece ihalenin 1 ve 2’nci kısımları ile ilgili olarak kendilerinden 31.10.2022 tarihine kadar aşırı düşük teklif açıklamalarının istenildiği, gönderilen aşırı düşük teklif açıklama talebi yazısında yer alan “vb.” ifadesinin isteklilerce sunulacak aşırı düşük teklif açıklamaları arasında farklılıklar oluşmasına neden olacağı, söz konusu yazının bu haliyle aşırı düşük teklif açıklamasının hazırlanması, değerlendirilmesi ve incelenmesine olanak tanımadığı, dolayısıyla aşırı düşük teklif sorgulamasının yeniden yapılması gerektiği iddialarına yer verilmiştir.
Her şeyin her yerden yapılabildiği günümüz ekonomisinde şirketlerin geleceği değişiyor ve bizler hibrit bir dünyaya yönelik tasarımlar yaptığımız sırada çalışan deneyimini, fiziksel çalışma alanlarından ziyade teknolojiler daha fazla belirleyecek. Bu da size, şirketinize ve kültürünüze en uygun olanı tasarlamak için pek çok yeni fırsat sunuyor.
Satınalma mesleği zor ve özveri isteyen bir iştir. Okulu olmayan bu meslekte kendini istekli ve yetenekli hisseden herkes görev alabilir. En önemli kriter saygılı ve güven verici olmaktan geçer. Satınalma firmanın en önemli birimlerinden biridir, bunun farkında olarak çalışmalarını sürdürmek gerekir. İster küçük bir firmada tek satınalmacı olun, isterse büyük bir firmada satınalmacılardan biri veya amirleri olun, amatör ruhunuzu ve heyecanınızı hiç yitirmeyiniz. Unutmayın siz Satın Alma sorumlususunuz, tedarikçilerin sizi satın almasına izin vermeyiniz.
Sözleşme hukukuna göre; fesih, sözleşmeyi sona erdiren tek taraflı bir irade beyanıdır. Aynı esas, iş sözleşmesi bakımından da geçerlidir. Fesih bildirimi, bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan var olan hukuki ilişki bozulur ve iş sözleşmesi sona erer. Nitekim 4857 sayılı İş Kanununa göre de belirsiz süreli iş sözleşmelerinde işçi veya işverenin bildirim süresi tanıyarak tek taraflı iradesiyle sözleşmeyi feshetmesi (İşK. m.17) mümkün olduğu gibi, belirsiz ya da belirli süreli iş sözleşmelerinde haklı bir nedenin varlığı halinde de bildirim süresi tanımaksızın işçi (İşK.m.24) veya işveren (İşK. m.25) tarafından fesih gerçekleştirilebilecektir
Teeee çocukluğumdan beri bankalar ve bankacılar hep saygın kuruluşlar olarak hafızama kazınmıştır. Çocukluğum derken 15-20 yıl gibi bir geçmişten bahsetmiyorum. Epey geriye gideceksiniz bu çocukluk düşüncemi anlayabilmeniz için. Gerçi bugün 18 yaşında olmasam da, bugün de bankalar ve bankacılar hep saygın kişi ve kurumlar olarak piyasada faaliyetlerini sürdürmektedirler.
Hatçe Teyzeye parasal konuda 40 yıllık eşi bir tavsiyede bulunsa Hatçe Teyze inanmaz ancak bir bankacı ne derse Hatçe Teyze mutlaka ona kocasından daha fazla inanır.
Bankalar kimsenin boğazını sıkarcasına bir ürünü satmıyor. Kredi kartını vermiyor. Kredi de vermiyor. KMH da kullandırmıyor. Kredi kartını alan müşteri, sadece bir kartla kalmayıp, birden fazla kredi kartı alıp sanki para bir başkasınınmış gibi hesapsızca harcıyor. Aynı kişinin cebinde nakit para olsa, harcamayı bu şekilde ölçüsüzce yapmayacağına inanıyorum. Kredi kartı harcamasının ödemesi geldiğinde ise müşterinin hedefinde suçlayacağı bir kişi veya kurum varsa bankalar veya bankacılardır. Kredi kartını alırken ve parasını harcarken iyi de, ödeme yaparken zor oluyor. Kişiler kart harcamasını yaparken bütçe ve cüzdanını düşünmelidir. Karttan para harcarken cebinden para çıkmadığını gören kart hamili, kart borcunun cebinden çıkmayacağını sanıyor çoğu kez.


Günümüzde insan kaynakları yönetimi (HRM), işletmelerde çalışanları işe alma, onları belirli konularda eğitme, motivasyonlarını artırma, birimler arası iletişimin sağlanması, ücretlendirme, oryantasyon, terfi ve kıdem vb gibi konulardaki çalışmaların yürütülmesi olarak tanımlanmaktadır. Kurumun büyüklüğü, faaliyet alanı, hedefleri, bütçesi, politikaları vb gibi konular her şirkette insan kaynakları yönetiminin fonksiyonlarını ve çalışma mekanizmasını değiştirebilir. Sürdürülebilirliği insan kaynakları yönetimi özelinde ele aldığımız zaman bu görevlere ilave olarak farklı hedefler, ilkeler, kurallar ve sorumluluklar ortaya çıkmaktadır.
Tedarik Zinciri Yasası 1 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girecek olup, başlangıçta Almanya’da 3.000’den fazla çalışanı ve genel merkezi olan şirketleri kurallara uymasını için zorunlu tutacaktır. Bir yıl sonra 1 Ocak 2024 tarihinde itibaren ise, uygulama 1.000’den fazla çalışanı olan tüm şirketleri kapsayacak şekilde genişletilecektir.
