TSKB, Dünya Bankası ile ‘Türkiye Dağıtık Enerji için Piyasa Geçişinin Hızlandırılması Projesi’ne imza attı. Proje kapsamında, Dünya Bankası’ndan (IBRD) temin edilen 300 milyon Euro tutarındaki kredi ile birlikte Temiz Teknoloji Fonu (CTF) tarafından sağlanan 15 milyon Amerikan doları tutarındaki kredi ve Enerji Sektörü Yönetim Yardım Programı (ESMAP) tarafından sunulan 1,5 milyon ABD doları değerindeki hibe ile Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasına katkı sağlanacak.
Projeye ilişkin görüşlerini paylaşan TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç, “TSKB olarak, ülkemizin kalkınma vizyonu çerçevesinde uzun yıllardır ortaya koyduğumuz çalışmalar ve Türkiye’nin yeşil dönüşümüne sağladığımız desteklerle bugün ülkemizin yenilenebilir enerji alanındaki kurulu gücünün yüzde 15’ini temsil ediyoruz. Bu projeyle, enerji tüketicilerinin üretici olmasını ve ülkemizin temiz enerji alanındaki kapasitesinin enerji verimliliğine de katkı sağlayarak daha yukarıya taşınmasını desteklemekten mutluluk duyuyoruz” dedi.
Ekosistem odaklı kapsayıcı kalkınma misyonu ile çalışmalarını sürdüren TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefine doğrudan katkı sağlayacak ‘Türkiye Dağıtık Enerji için Piyasa Geçişinin Hızlandırılması Projesi’ni Dünya Bankası ile hayata geçirdi. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı geri ödeme garantisi altında Türkiye’de ilk defa uygulanacak olan Sonuç Odaklı Proje Programı (PforR) ile, özel sektörün iç tüketim ihtiyaçları kapsamındaki elektrik üretimine yönelik dağıtık güneş fotovoltaik yatırım uygulamalarının ve bataryalı elektrik depolama sistemlerinin desteklenmesi hedefleniyor.
Avrupa ve Orta Asya Yenilenebilir Enerji Ölçeklendirme (ECARES) programı kapsamında geliştirilen 1 milyar ABD doları büyüklüğündeki Türkiye Dağıtık Enerji için Piyasa Geçişinin Hızlandırılması Programı; IBRD’den 300 milyon Euro tutarında kredi, IBRD aracılığıyla CTF’den (Temiz Teknoloji Fonu) temin edilen 15 milyon ABD doları tutarında kredi ve ESMAP’tan (Enerji Sektörü Yönetim Yardım Programı) sağlanan 1,5 milyon ABD doları tutarındaki hibeyi içeriyor.
TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç: “Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasına ve bunun verimli bir şekilde değerlendirilmesine önemli düzeyde katkı sunacağız.”
Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç, “TSKB olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığımızın garantisiyle Dünya Bankası’ndan temin ettiğimiz 345 milyon ABD doları tutarındaki anlaşmalar ile Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasına ve bunun verimli bir şekilde değerlendirilmesine önemli düzeyde katkı sunacağız. Bu anlamlı proje ile ülkemizin Ulusal Katkı Beyanı kapsamında, başta enerji sektörü olmak üzere ortaya koyduğu dönüşüm hedeflerine ulaşmasında rol oynamak sürdürülebilir geleceğimizin temini için de büyük bir önem arz ediyor. Projenin hayata geçmesini sağlayan Hazine ve Maliye Bakanlığımıza daimi destekleri, Dünya Bankası’na ise ülkemize ve TSKB’ye duydukları güven için teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.
Türkiye’nin son on yıllık dönemde yenilenebilir enerji gücünü üç katına çıkarmasının önemli bir gelişme ve kazanım olduğunun altını çizen Murat Bilgiç, sözlerine şöyle devam etti: “Yenilenebilir enerji ülkemizin yeşil dönüşümündeki önemli stratejik kalkınma alanlarından biri. Hali hazırda Türkiye’nin mevcut kurulu gücünün yüzde 55’i yenilenebilir enerji projelerinden oluşuyor. TSKB olarak bugüne kadar sağladığımız finansman destekleriyle ülkemizin yenilenebilir enerji alanındaki kurulu gücünün yüzde 15’ini temsil ediyoruz. Bununla beraber, son iki yılda finanse ettiğimiz 280 MW’ın üzerinde çatı ve arazi GES yatırımları ile sanayicimizin elektrik ihtiyacını kendi yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamasına destek olduk. Bu yatırımları daha hızlı bir şekilde yatırımcı ile buluşturarak yaygınlaştırmak üzere Dünya Bankası ile imzaladığımız ‘Türkiye Dağıtık Enerji için Piyasa Geçişinin Hızlandırılması Projesi’ kapsamında, ülkemizin yeşil dönüşümüne ivme kazandıracak yeni bir iş modeli kurguluyoruz. Yenilenebilir enerji gücümüzü artırmak amacıyla, Türkiye’de ilk defa uygulanacak olan Sonuç Odaklı Proje Programı (PforR) ile iç tüketim ihtiyaçlarına yönelik güneş enerjisi piyasasının genişletilmesi üzerine odaklanacak olan projemiz, ayrıca bataryalı elektrik depolama projelerini de destekleyecek.
Sonuç Odaklı Proje Programı kapsamında belirli performans göstergelerinin gerçekleştirilmesi yaklaşımı çerçevesinde sera gazı emisyonlarının azaltılması ve özel sermayenin harekete geçirilmesi boyutlarıyla somut ve sürdürülebilir program sonuçlarına ulaşmayı hedefliyoruz. Ülkemizin 2053 net sıfır hedefine ulaşmak üzere, Bankamızın SBTi (Bilim Temelli Hedefler Girişimi) onaylı net sıfır hedefleri kapsamında, özel sektörün rekabetçi gücünü artırmak için sunduğumuz destekleri arttırmaya devam edeceğiz.”
Hazine ve Maliye Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürü Kerem Dönmez projeye dair şunları söyledi: “12. Kalkınma Planı kapsamında 2053 yılı net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını değerlendirerek enerjide kendine yeterliliği artırmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu çerçevede, ülkemizde yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması ve enerji verimliliğinin artırılması için Dünya Bankası ve diğer kalkınma ortaklarımız ile güçlü iş birlikleri kurmaya devam ediyoruz. Dünya Bankası’ndan sağlanan finansman ile TKYB ve TSKB tarafından uygulanacak Türkiye Dağıtık Enerji için Piyasa Geçişinin Hızlandırılması Projesi ile özel sektörün fotovoltaik güneş enerjisine ve batarya yoluyla enerji depolama sistemlerine yönelik yatırımlarını destekleyeceğiz. Projenin, 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşılmasında da katkı sağlayacağına inanıyorum.”
Projeye ilişkin görüşlerini paylaşan Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ise “Dünya Bankası Grubu olarak, Türkiye’nin kalkınmasını destekleyecek çerçeveyi geliştirmek ve yenilenebilir enerji kapasitesini büyütmek üzere özel sermayeyi de harekete geçirecek yatırımları desteklemeyi sürdüreceğiz. Bu desteğin bir kanıtı olarak Dağıtık Enerji için Piyasa Geçişinin Hızlandırılması Projesi, şirketler ve sektörler gibi son kullanıcılar için dağıtık güneş enerjisi pazarını genişletmeye ve bataryalı elektrik depolama pilot uygulamalarına odaklanacak. Bu sayede, proje sadece iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda Türkiye’nin enerji güvenliğini de artıracak” şeklinde konuştu.










İş yaşamında ve günlük yaşamımızda sıklıkla dile getirilen önerilerden biri mutlaka bir B planımızın, diğer bir ifade ile bir yedek planımızın olması gerektiğine ilişkindir. Hatta bazıları B planını yeterli görmeyerek, C, D, E diye giden bir dizi alternatif plan yapılmasını da önermektedir. Sonuçta bu önerinin dayandığı mantık basittir: Biri olmazsa diğeri, o da olmazsa bir diğeri mutlaka iş görecektir (1).
Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ödemeler Dengesi İstatistiklerinin açıklanmasının ardından YASED Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bültenini yayımladı. TCMB’nin 13 Mayıs 2024’te paylaştığı Ödemeler Dengesi İstatistikleri temel alınarak hazırlanan, “YASED Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bültenine” göre, 2024 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’ye 1,5 milyar dolarlık Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) girişi gerçekleşti.
2024’ün ilk çeyreğinde yatırım sermayesi girişlerinin toplam hacmi bir önceki çeyreğe ve geçmiş dönemlerin çeyreklik ortalamasına göre hacmen daha sınırlı olsa da hizmet sektörü, sektörel kompozisyonda öne çıktı.
Satinalmadergisi.com’un değerli okurları; bu haftaki yazımıza geçmeden önce, önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızı kutlarım.



1. gün- Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi

Farklı ve edebi cümlelerle tanımlansa da enflasyonu iki kelime ile izah edecek olursam; “yaşamın pahalılığı”. Enflasyonun nedenlerini nedense üvey evlat gibi, hiç kimse sahiplenmek istemez. Nedeni belli… Mal ve hizmetlere peş peşe yapılan zamlar ancak yapılan zamlardan bordro mahkumu çalışan kesim pek nasibini almıyor. Hal böyle olunca mal ve hizmetlerin fiyattı hızla artarken, ücret ve gelirleri aynı oranda artmayan ve enflasyon karşısında günden güne alım gücü zayıflayan çalışan kesim her geçen gün fakirleşiyor.
Fahiş fiyatla mal satışı yapan fırsatçılara verilen her türlü cezayı tasdik ediyorum. Haksız kazançtır, fırsatçılıktır fahiş fiyatlarla mal satışı yapmak.
Limon soğuk hava depolarında muhafaza edilmez ise bugünkü piyasa koşullarında biz limonun kilosunu TRL.100.- ‘den yemeye başlarız.
Soğan ve patates ürünlerinde de hasat ile birlikte piyasayı düzenlemek amacıyla malların bir kısmı soğuk hava depolarında muhafaza edilir.
Hangi tarihte patatesin TRL.35.- ‘den satıldığını gördünüz? Stokçuluğun amacı dışında kullanılması fiyatları adeta zıplatmıştır.
Türkiye’nin 7 coğrafyasında yetişen meyve sebzeler dünyanın ağzını tatlandırıp, şifa dağıtıyor ve sofralardaki menüleri zenginleştiriyor.Dünya’nın dört bir tarafında 170 ülkeye taze meyve sebze ve meyve sebze mamullerini ihraç eden Türk ihracatçıları, 2024 yılının Ocak – Nisan döneminde ihracatlarını yüzde 10’luk artışla 1 milyar 891 milyon dolardan 2 milyar 82 milyon dolara yükselttiler.
İklim değişikliğinin etkileri günlük ve endüstriyel yaşamda her yerde bizimle. Bu gidişata dur demek için sebep olduğumuz sera gazı emisyonlarını azaltma, karbonu en iyi yönetip risk ve fırsatları iyi bilerek karbon ticareti avantajıyla ilerleme gerek. İş dünyası liderleri konusunun ilki ve teki 9. İstanbul Karbon Zirvesi’nde düşük karbon ekonomisi yollarındaki karbon ticareti yeşil akçe cazibesini ortaya koyacak.