Değer Zinciri Analizi

Değer Nedir

Değer; bir varlığın önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, mal veya hizmetlere verilen nispi önem; bir ürünün alımında veya üretiminde uygun kullanım ve etkin faktörlerin yaratılması için harcanması gereken minimum miktardaki para gibi ifadelerle tanımlanmıştır.

Değer Zinciri Analizi

Değer zinciri analizi, bir organizasyonun sunduğu hizmet veya ürünlere yönelik olarak belirli bir sırayla uyguladığı operasyonları, bu sırayı bir değer zinciri olarak gören ve işletmenin bu operasyonlara değer zinciri sayesinde anlam kattığını kabul eden işletme felsefesi çerçevesinde, zincirdeki güçlü ve zayıf yönleri ile sistematik olarak belirlemek, tanımlamak ve değerlendirmek için kullanılan analiz yöntemidir.

Değer zinciri analizi, bir işletmenin ürün veya hizmetin üretiminden tüketiciye ulaşana kadar geçen süreçleri ve bu süreçlerdeki değer yaratma faaliyetlerini inceleyen bir yöntemdir. Değer zinciri analizi, işletmelere rekabet avantajı sağlama, iş süreçlerini optimize etme ve maliyetleri azaltma konularında stratejiler geliştirir.

İlk kez 1985 yılında bir strateji uzmanı olan Michael Porter tarafından yazılan “Rekabet Analizi: Üstünlüğü Oluşturmak ve Korumak” isimli kitapta dile getirilmiştir. Değer Zinciri Analizi, şirketlerin rekabet avantajını elde etmek ve sürdürmek için faaliyetlerini ve değer yaratma süreçlerini anlamalarını sağlayan bir araçtır. Porter, şirketin değer zincirini temel faaliyetler ve destek faaliyetler olmak üzere iki ana kategoriye ayırarak değer zinciri analizini tanımlamıştır.

Temel Faaliyetler: Temel-birincil faaliyetler (primary activities), bir hizmet veya ürünün fiziki sunumu veya teslimatı ile doğrudan ilgili olup, kendi etkinlik ve etkilerini artıran destekleyici operasyonlar ile bağlantılıdır. Birincil faaliyetler girdilere doğrudan katma değer kazandırma ve onları müşteriler tarafından istenilen ürün ve hizmetlere dönüştürme ile ilişkili olup beş ana başlık altında toplanmaktadırlar. Bunlar;

  • Giriş Lojistiği
  • Operasyon
  • Giden Lojistik
  • Pazarlama ve Satış
  • Hizmet
  1. Giriş Lojistiği: Bir şirketin veya organizasyonun malzemeleri, bileşenleri veya ürünleri tedarik zincirine başarıyla dahil etmek için kullandığı lojistik süreçlerin bir bölümünü ifade eder. Giriş lojistiği, malzeme temininden başlayarak, malzemelerin teslimatına ve üretim süreçlerine kadar olan aşamaları kapsar.
  2. Operasyon: Bir şirketin veya organizasyonun faaliyetlerini gerçekleştirdiği, ürünleri veya hizmetleri ürettiği veya sunma süreçleridir. Operasyonlar, bir işletmenin temel işlevlerinden biridir ve üretim, hizmet sunumu, lojistik, stok yönetimi, kalite kontrolü, tedarik zinciri yönetimi ve müşteri ilişkileri gibi bir dizi faaliyeti içerir.
  3. Giden Lojistik: Bir şirketin veya organizasyonun ürettiği veya satın aldığı ürünlerin, malzemelerin veya hizmetlerin nihai tüketiciye veya kullanıcıya ulaştırılmasını sağlayan lojistik süreçlerin bir bölümünü ifade eder.
  4. Pazarlama ve Satış: Pazarlama, ürün veya hizmetlerin nasıl pazarlanacağını ve değerinin nasıl iletilip müşteriye ulaştırılacağını belirlemeyi içerir. Bu aşamada pazar araştırması, hedef kitle analizi, marka yönetimi, ürün geliştirme, fiyatlandırma ve promosyon stratejileri gibi faktörler önemlidir. Pazarlama faaliyetleri, müşteri bilincini artırmak, müşteri taleplerini anlamak ve ürünün veya hizmetin değerini müşterilere sunmak için kullanılır.

Satış, müşteriyle doğrudan etkileşime geçme ve ürünün veya hizmetin satın alınmasını sağlama aşamasını ifade eder. Bu aşamada; satış ekipleri veya kanalları, müşteri ilişkileri yönetimi, satış sunumu, müşteri taleplerini karşılama, satış sözleşmelerinin hazırlanması gibi süreçler yer alır. Satış süreci, müşteriye ürünün veya hizmetin faydalarını anlatmayı, ihtiyaçlarını karşılamayı ve satın alma kararını teşvik etmeyi hedefler.

Pazarlama ve satış aşamaları, değer zincirinde önemli bir rol oynar. Bu aşamalar, müşteri taleplerinin belirlenmesini, ürün veya hizmetin pazara uygun şekilde sunulmasını, müşteriyle etkileşim kurulmasını ve satışın gerçekleştirilmesini sağlar. Başarılı bir pazarlama ve satış stratejisi, şirketin müşteri tabanını genişletmesine, müşteri sadakati sağlamasına, rekabet avantajı elde etmesine ve gelirlerini artırmasına yardımcı olur.

  1. Hizmet: Değer zinciri içinde hizmet, bir şirketin sunduğu hizmetleri müşterilere sağlama sürecini ifade eder. Hizmet, fiziksel bir ürünün aksine doğrudan müşteri deneyimiyle ilgilenir ve değer zinciri içinde özel bir yere sahiptir.

Destekleyici Faaliyetler: Temel faaliyetlerin gerçekleştirilmesi destekleyici faaliyetlerin (supporting activities) varlığı ile kolaylaşmakta ve destekleyici faaliyetler temel faaliyetlerin etkinliğini artmaktadır. Bunlar;

  • Firma Altyapısı
  • İnsan Kaynakları Yönetimi
  • Teknolojik Gelişme
  • Tedarik
  1. Firma Altyapısı: Değer zinciri içinde firma altyapısı, bir şirketin iş süreçlerini ve operasyonlarını desteklemek için kullandığı temel altyapıyı ifade eder. Bu, şirketin organizasyonel yapısı, yönetim sistemi, bilgi teknolojileri, finansal kaynaklar, tesisler ve diğer kaynaklar gibi unsurları içerir. Firma altyapısı, değer zincirinin diğer bileşenlerini destekleyen ve entegre eden bir yapıdır. Firma altyapısı, şirketin değer zincirinin diğer bileşenlerini desteklerken; operasyonel etkinliği artırmak, maliyetleri düşürmek, müşteri memnuniyetini sağlamak ve rekabet avantajı elde etmek için önemlidir.
  2. İnsan Kaynakları Yönetimi: Değer zinciri analizinde insan kaynakları yönetimi, bir şirketin insan kaynakları politikalarını, süreçlerini ve uygulamalarını değerlendirmeyi içerir. İnsan kaynakları yönetimi, şirketin çalışanlarının yönetimi, gelişimi ve performansıyla ilgilenir. İnsan kaynakları yönetimi, değer zinciri analizinde işe alım, eğitim ve geliştirme, kariyer geliştirme, işgücü planlaması, işçi ilişkileri ve çalışan memnuniyeti gibi konularda rol almaktadır.
  3. Teknolojik Gelişme: Teknolojik gelişme, bir şirketin üretim süreçlerini, operasyonlarını ve hizmetlerini desteklemek için kullandığı teknolojik yenilikleri içerir. Teknolojik gelişme, şirketin rekabet gücünü artırmak, maliyetleri düşürmek, verimliliği artırmak ve müşteri değerini sağlamak için önemlidir.
  4. Tedarik: Değer zinciri analizinde tedarik, bir şirketin malzeme, hammadde ve diğer kaynakları temin etme sürecini değerlendirmeyi içerir. Tedarik zinciri, malzeme temini, tedarikçi ilişkileri yönetimi, envanter yönetimi ve tedarik süreçlerinin optimize edilmesi gibi unsurları içerir.

Tedarik, değer zinciri analizinde aşağıdaki şekillerde rol oynar:

  • Tedarikçi Seçimi
  • Malzeme Temini ve Lojistik
  • Stok
  • Tedarik Süreçlerinin İyileştirilmesi
  • Tedarik Güvenliği
  • Risk Yönetimi

Değer zinciri analizi, bu faaliyetlerin her birini ayrı ayrı değerlendirir ve işletmenin her bir faaliyette nasıl değer yarattığını, maliyetleri nasıl kontrol ettiğini ve rekabet avantajını nasıl sürdürdüğünü analiz eder. Böylece işletmeler, değer zinciri içerisindeki faaliyetlerde iyileştirmeler yaparak rekabetçi avantaj elde edebilirler.

Değer Zinciri Analizi, bir şirketin veya işletmenin faaliyetlerini ve iş süreçlerini anlamak ve optimize etmek için kullanılan bir yöntemdir. Değer zinciri analizi, işletmenin ürün veya hizmetin tedarikinden müşteriye teslimine kadar olan süreci adım adım incelemeyi amaçlar. İşte Değer Zinciri Analizinde süreç nasıl ilerler:

Değer Zinciri Süreçlerini Belirleme

İlk adım, değer zincirinde yer alan süreçleri belirlemektir. Bu süreçler, tedarik zinciri, üretim, pazarlama, dağıtım, müşteri hizmetleri vb. gibi farklı işlevleri içerebilir. Şirketinize özgü iş süreçlerini tanımlamak için, bir süreç haritası veya akış diyagramı oluşturabilirsiniz.

Değer Oluşturan Aktiviteleri Belirleme

Değer zinciri içindeki her bir süreci ayrı ayrı değerlendirin ve değer yaratan veya katma değer sağlayan aktiviteleri belirleyin. Değer yaratmayan veya israf olarak değerlendirilen aktiviteleri de tespit edin. Bu adım, süreçlerdeki verimlilik ve maliyet etkinliği açısından fırsatları ve iyileştirme alanlarını belirlemeye yardımcı olur.

Kaynakları ve Maliyetleri İnceleme

Değer zinciri analizi, bir işletmenin kullandığı kaynakları ve bu kaynakların maliyetlerini de değerlendirir. Malzeme, işgücü, teknoloji, tedarikçiler, altyapı vb. gibi kaynakları gözden geçirin ve bunların maliyetlerini hesaplayın. Bu adım, maliyet etkinliğini artırmak için optimize edilebilecek alanları belirlemenize yardımcı olur.

Değer Zinciri Dışında Oluşan Faktörleri Değerlendirme

Değer zinciri analizi sadece şirket içinde değil, dış faktörlerin de dikkate alınmasını gerektirir. Tedarikçiler, dağıtım kanalları, rekabet, tüketici talepleri, yasal düzenlemeler vb. gibi dış etmenleri değerlendirin. Bu adım, işletmenizin dışarıdan gelen fırsatları veya tehditleri belirlemenize yardımcı olur.

İyileştirme Fırsatlarını Belirleme

Değer zinciri analizi sonuçlarına dayanarak, süreçlerdeki iyileştirme fırsatlarını belirleyin. Verimlilik, kalite, maliyet azaltma, müşteri memnuniyeti vb. gibi hedeflere yönelik olarak süreçlerde hangi değişikliklerin yapılması gerektiğini belirleyin.

İyileştirme Planı Oluşturma

İyileştirme fırsatlarını önceliklendirin ve bir iyileştirme planı oluşturun. Bu plan, belirlenen fırsatları uygulamak için adımları, kaynakları, zaman çizelgesini ve sorumlulukları içermelidir. İyileştirme planı, süreçlerdeki değişiklikleri yönetmek ve takip etmek için bir çerçeve sunar.

 

 

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Standardı Eğitimi (2 gün)

Ecovadis Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi

ŞİRKET EĞİTİMLERİ

FABRİKANIZDA BİRE BİR (1-1) YÖNETİCİ ve GRUP EĞİTİMLERİ

Satınalma Danışmanlığı
Satınalma Danışmanlığı

Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır.
Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 

Türkiye’nin Her Yerinde Bire Bir (1-1) Yönetici Ekibi ve Şirket Eğitimleri

Eğitim içeriklerini görmek için başlıkları tıklayınız.

☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi

☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)

☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)

☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi

☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)

☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)

☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)

☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)

 

Lojistikte Rota Optimizasyonu

Lojistik sektörü, günümüzde küresel ticaretin ana itici güçlerinden biri haline gelmiştir. Ürünlerin dağıtım zinciri boyunca etkin bir şekilde hareket etmesi, işletmelerin etkinliğini ve kar elde edilmesi için kritik öneme sahiptir. Bu nedenle lojistik yönetimi, kaynakların etkin ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayarak rekabet avantajı elde etme açısından büyük öneme sahiptir. Rota operasyonu lojistik taşımacılığında taşımayı azaltma, teslimat sürelerini ve kaynakları en verimli şekilde kullanmak için kritik bir rol oynuyor.

1.  Taşıma Maliyetlerinin Azaltılması

Rota optimizasyonunun en önemli olanaklarından biri, taşıma araçlarının en verimli şekilde kullanılmalarına yardımcı olmaktır. Lojistik işletmeleri, ürünleri noktalarına ulaştırmak için birçok farklı rotayı kullanmak durumundadır. Bu rotalar arasında en uygun olanı seçer, taşıma sürelerini en aza indirmeye yardımcı olur. Rota optimizasyonu, birden fazla çıkış noktasının ve teslim noktasının olduğu karmaşık rotalarda zaman ve mesafe ölçülerini dikkate alarak en verimli rotayı yönetmektedir. Bu da yakıt tüketimini azaltır, araç bakım seferlerini ve genel taşıma görevlerini optimize eder.

2. Teslimat Sürelerinin İyileştirilmesi

Müşteri memnuniyeti, lojistik sektöründe başarı için hayati öneme sahiptir. Müşteriler, sipariş verdikleri ürünleri hızlı ve zamanında teslim deposuna beklerler. Rota operasyonu, en uygun rotanın belirlenmesiyle, dağıtım süreleri optimize edilir ve gecikmeler en aza indirilir. Ayrıca, trafik, hava durumu ve diğer değişkenleri dikkate alarak rotaları güncelleyebilme özelikleri ile teslimatların zamanında gerçekleşmesini sağlar.

3. Kaynakların Etkin Kullanımı

Lojistik işletmeleri, taşıma araçları, depolar gibi çeşitli kaynaklara sahiptir. Bu kaynakları etkin bir şekilde kullanma, maliyetleri düşürme ve operasyonların dağıtım aralıklarını optimum düzeyde düzenlemede Rota optimizasyonu büyük bir rol oynar. Optimal rotaların belirlenmesiyle, taşıma araçları daha verimli bir şekilde kullanılır. Araçların tam kapasiteyle doldurulması, boş km tasarruflarının azaltılması ve yüklerin en uygun şekilde dağıtılması, kaynakların optimum şekilde görüntülenmesini sağlar. Aynı şekilde, depoların ve depolama çalışmalarını da en verimli düzeyde kullanmak için rota optimizasyonu önemlidir. Malların en uygun sıralamayla ilgili ölçü ve bağlantı noktalarına göre sınıflandırma, depo yönlendirmesinin etkin bir şekilde sağlanmasını sağlar.

4. Verimlilik ve Rekabet Avantajı

Rota optimizasyonu, lojistik sektöründe daha yüksek verimlilik sağlar. Daha kısa teslimat süreleri, düşük riskler ve erişimlerin etkin kullanımı, operasyonların genel dağıtım aralıkları gibi faydalar sağlar. Bu da rekabet avantajı elde etmeyi sağlar. Verimli bir lojistik operasyonu otomatik olarak daha hızlı ve daha uygun bir şekilde hizmet sunabilme yeteneği sağlar. Müşteri desteğini artırırken, aynı zamanda müşterin itibarını ve müşteri sadakatini korur.

5. Çevresel Sürdürülebilirlik

Rota optimizasyonu sürdürülebilirlik açısından da önem taşımaktadır. Daha verimli rotaların kullanılması, yakıt tüketimini azaltma ve daha az karbon emisyonu sağlar. Araçların daha az zamanda ve mesafeden seyahat etmesi, çalışma etkisini en aza indirir. Rota operasyonunun, yeşil lojistik uygulamalarının bir parçası olarak hedefleme ve işletme maliyetlerinin sürdürülmesi hedeflerini gerçekleştirdi.

6. Müşteri Taleplerinin Karşılanması

Rota optimizasyonu, müşteri sadakatinde büyük bir rol oynar. Müşteriler, genellikle hızlı, zamanında ve güvenilir teslimat gibi beklentilere sahiptir. Rota optimizasyonu, dinamik ve değişken yapılandırmalar için hız sağlar, hızlı ve etkili bir şekilde ele alınabilir. Bu da müşteri sadakatini ve memnuniyeti yükseltir.

7. Risk ve Belirsizliğin Azaltılması

Lojistik operasyonlarında birçok risk ve risk faktörü bulunmaktadır. Trafik sıkışıklığı, hava durumu, yol yapım çalışmaları gibi faktörler, teslimatlarda gecikmelere neden olabilir. Rota optimizasyonu, alternatif rotaların belirlenmesi, trafik ve hava durumu gibi değişkenlere dayalı tahminler ve gerçek zamanlı veri analizi, operasyonların daha iyi düzenlenmesini sağlar. Böylece, beklenmedik olaylara karşı daha hazırlıklı olunur ve operasyonların sürekliliği sağlanır.

8. Veri Analitiği ve İyileştirme Fırsatları

Rota operasyonu, lojistik ticarete değerli veri analitiği bilgisi sunar. Rotadaki verilerin analizi, işletmelere değerli öngörüler sağlar. Örneğin, hangi rotaların daha verimli olduğu, hangi bağlantı noktalarının daha sık kullanıldığı, teslimat sürelerindeki trendleri ve diğer performans göstergelerini belirlemek için kullanılabilir. Bu ayarlar analizi, sürekli yapılandırmalar yapmak ve operasyonların daha verimli hale getirilmesini sağlamak için kullanılabilir. Rota operasyonunu, yoğun veri odaklı kararları almaya ve sürekli olarak operasyonlarını geliştirmeye yardımcı olur.

Sonuç olarak, lojistik sektörü rota optimizasyonu, taşıma maliyetlerinin azaltılması, teslimat sürelerinin kısalmasını sağlanması, kaynakların etkin kullanımı, müşterilerin beklentilerinin karşılanması, risk ve olumsuz sonuçların azaltılması, veri analitiği gibi bir dizi önemli avantaj sağlar. Bu avantajlar, lojistik işletmelerinin rekabet avantajlarını artırır, müşteri memnuniyetini yükseltir ve operasyon gruplarının optimizasyonunu sağlar.

Rota optimizasyonu, teknolojik ilerlemeler ve yapay zeka temelli çözümlerle desteklenerek daha da geliştirilebilir. Gelişmiş rota planlama ve yönetim sistemleri, gerçek zamanlı veri analizi, trafik tahmini ve optimizasyonları, daha akıllı ve verimli rota kararları almaya yardımcı olur.

Lojistik sektöründe rota optimizasyonuna odaklanan işletmeler, taşıma maliyetlerinde önemli tasarruflar sağlayabilir, müşteri yönlendirmeyi sağlar ve sürdürülebilir bir lojistik operasyon gerçekleştirme yolunda ilerleyebilirler. Ayrıca, veri analitiği ve sürekli çalışmalarla operasyonlarını daha verimli hale getirebilirler.

Levent ÇUHADAR

Sirius Kurucu Başkanı

A101’e B2B Excellence Awards’da En İtibarlı İş Ortağı Ödülü

Türkiye’nin en fazla mağazaya sahip zincir marketi A101, Türkiye’nin En İtibarlı İş Ortaklarının ödüllendirildiği B2B Excellence Awards’da temizlik kategorisinde en itibarlı iş ortağı oldu.

Türkiye’nin en fazla mağazaya sahip zincir marketi A101, Türkiye’de markaların B2B alanındaki performansını kapsamlı bir araştırmayla ölçümleyen ilk endeks olan B2B Excellence Awards’da temizlik kategorisinde ilk sırada yer alarak en itibarlı iş ortağı oldu.

Marketing Türkiye ve Kuantum Araştırma iş birliğiyle gerçekleştirilen ve Deloitte Türkiye’nin de uzmanlığıyla sürece katkı sunduğu B2B Excellence Awards kazananları, 24 Mayıs Çarşamba günü Divan Kuruçeşme’de gerçekleştirilen törenle ödüllerine kavuştu.

Kuantum Araştırma’nın 70 bin dakikayı aşan, 12 ilde 2.800 işletmeyle 20 sektörde gerçekleştirdiği araştırma, yüzde 95 güven düzeyinde ve ±2,0 hata payıyla gerçekleştirildi. Saha süreci 01 Eylül – 10 Ekim 2022 tarihleri arasında, veri kontrol süreci 04 Eylül – 15 Ekim 2022 tarihleri arasında, analiz ve raporlama ise 16 – 20 Ekim 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilen çalışmada kantitatif araştırma yönteminde CATI (Bilgisayar Destekli Telefon Anketi) tekniği kullanıldı. Araştırma sonucu A101, temizlik kategorisinde ekosisteminde bulunan paydaşlarının gözünde en itibarlı marka olarak ölçümlendi.

A101 Satın Alma Grup Müdürü Gürkan Gür ödüle ilişkin yaptığı açıklamada, “Temizlik kategorisinde aldığımız en itibarlı iş ortağı ödülü, ekosistemimizde yer alan tedarikçi paydaşlarımızın bizlere duyduğu güvenin bir simgesidir. Kurumsal itibarı her zaman ön planda tutan bir marka olarak bu ödüle bizleri layık gören tüm iş ortaklarımıza teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye İtibar Endeksi Araştırması’nda da en itibarlı süpermarket olarak güvenilir ve saygınlığını tescilleyen A101, Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde, 12.000’i aşkın marketi ile faaliyet göstermeye devam ediyor. Güvenilir ve saygın bir marka olarak konumlanma stratejisini ön planda tutan ve süpermarket kategorisinde en itibarlı marka seçilen A101, temizlik kategorisinde de iş ortaklarının gözünde en itibarlı marka ödülünü almaya hak kazanarak başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Siber Güvenlik ve Kişisel Veri Gizliliği: Dijital Dünyada Karşılaşılan Zorluklar ve Çözümler

“Kişisel veriler, dijital dünyanın değerli altınıdır ve onları korumak, siber güvenliğin en önemli görevlerinden biridir.” Edward Snowden

Günümüzde, dijital dünyada hızla ilerleyen teknolojiyle birlikte siber güvenlik ve kişisel veri gizliliği konuları giderek daha önemli hale gelmektedir. İnternet kullanımının yaygınlaşması, çevrimiçi alışverişlerin artması, sosyal medya platformlarının popülerleşmesi gibi faktörler, kişisel verilerin korunması ve siber saldırılara karşı güvenlik önlemlerinin alınması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bu yazıda, siber güvenlik ve kişisel veri gizliliği konusunda karşılaşılan zorlukları ve bu zorluklara yönelik çözümleri ele alacağız.

Dijital dünyada karşılaşılan zorlukların başında siber saldırılar gelmektedir. Bilgisayar korsanları, kötü niyetli kişiler veya hacker grupları, kişisel bilgileri ele geçirmek, hassas verilere erişmek veya zarar vermek amacıyla çeşitli yöntemler kullanmaktadır. Bunlar arasında phishing (oltalama), kötü amaçlı yazılımlar, veri sızıntıları, kimlik avı gibi saldırı türleri yer almaktadır. Bu saldırılar, hem bireyleri hem de kurumları ciddi şekilde etkileyebilir ve finansal kayıplara, itibar kaybına ve mahremiyet ihlallerine neden olabilir.

Bununla birlikte, dijital dünyada karşılaşılan zorluklar sadece siber saldırılarla sınırlı değildir. İnternet üzerindeki veri paylaşımı, sosyal medya hesapları ve çevrimiçi platformlardaki etkileşimler, kişisel veri gizliliğini riske atabilmektedir. Birçok insan, çevrimiçi ortamlarda kişisel bilgilerini paylaşırken farkında olmadan gizlilik ayarlarına dikkat etmeyebilir veya veri toplama yöntemleri hakkında yeterli bilgi sahibi olmayabilir. Bu da, kişisel verilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesine veya veri ihlallerine yol açabilir.

Bu zorluklarla başa çıkmak için çeşitli çözümler bulunmaktadır. İlk olarak, bireylerin ve kurumların siber güvenlik farkındalığını artırmaları gerekmektedir. Bilinçli bir şekilde internet kullanmak, güçlü şifreler kullanmak, güncel anti-virüs yazılımları ve güvenlik yamaları kullanmak gibi önlemler alınabilir. Ayrıca, güvenli internet bağlantıları kullanmak, güvenli web sitelerini tercih etmek ve hassas verilerinizi paylaşırken dikkatli olmak da önemlidir.

Kurumlar açısından, siber güvenlik politikalarının oluşturulması ve uygulanması büyük bir önem taşımaktadır. Veri koruma yönetmeliklerine uyum sağlamak, veri şifreleme teknolojilerini kullanmak, düzenli güvenlik denetimleri yapmak, personelin siber güvenlik konusunda eğitilmesi gibi adımlar, siber saldırı riskini azaltabilir.

Ayrıca, hükümetler ve siber güvenlik kuruluşları da siber güvenlikle ilgili düzenlemeler ve politikalar geliştirmektedir. Kişisel veri koruma yasaları, siber suçlarla mücadele yasaları gibi düzenlemeler, kullanıcıların ve kurumların haklarını korumayı hedeflemektedir.

Sonuç olarak, siber güvenlik ve kişisel veri gizliliği, dijital dünyada karşılaşılan önemli zorluklardır. Ancak, bilinçli kullanım, güvenlik önlemlerinin alınması ve uygun politikaların uygulanmasıyla bu zorlukların üstesinden gelmek mümkündür. Bireylerin ve kurumların siber güvenlik konusunda sürekli olarak güncel kalması, bilgi ve teknoloji dünyasının hızla değiştiği bu dönemde büyük bir öneme sahiptir.

Dr. Öğr. Üyesi Gözde MERT

Nişantaşı Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi

İşletme Bölüm Başkanı & Gözde Araştırma Şirketi Kurucusu

İş Deneyim Belgesinin Yeterlilik Bilgiler Tablosunda Hatalı Yerde Beyan Edilmesi ?

İtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle,  Fmk Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş.- Emre Ray Enerji İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İş Ortaklığının iş bitirme belgelerinin yeterliği sağlamadığı, şöyle ki; pilot ortağa ait iş deneyim belgesinin EKAP’a kayıt zorunluluğu olmasına rağmen kayıtlı olmadığı, beyan edilen alt yüklenici iş bitirme belgesindeki tutarın ana işin sözleşme bedelinden büyük olduğu, bu nedenle alt yüklenici iş bitirme belgesinin geçersiz olduğu, öte yandan ihale tarihinden sonra EKAP belge sayısı ile birlikte iş yönetme belgesinin EKAP’a kayıtlı olduğunun ve tereddüt edilen hususların bilgi eksikliği kapsamında tamamlatılabileceğinin iddia edildiği, ancak bilgi eksikliği kapsamında yeterlik bilgileri tablosunda beyan edilen bilgilerin esas alınması gerektiği, dolayısıyla bu durumun bilgi eksikliği kapsamında değerlendirilemeyeceği iddialarına yer verilmiştir.

27.04.2023 tarihli ve 2023/UY.II-690 sayılı Kamu İhale Kurulu kararına göre;

Yapım İşleri İhale Uygulama Yönetmeliği’nin “Belge düzenleme koşulları” başlıklı 44’üncü maddesinde “(1) İş deneyim belgeleri; yapılan iş karşılığı bedel içeren tek bir sözleşmeye dayalı olarak taahhüt edilen;

… c) İş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlara taahhütte bulunan yükleniciye karşı bedel içeren bir sözleşme ile taahhüt edilen iş bölümünün tamamen bitirilmesi ve söz konusu iş kısmının idare tarafından kısmı kabulünün yapılması veya asıl sözleşmeye ilişkin işin geçici kabulünün yapılması şartıyla “alt yüklenici iş bitirme belgesi”, … olarak düzenlenir.  …” hükmü,

Aynı Yönetmelik’in “İş deneyim tutarının tespiti” başlıklı 46’ncı maddesinde “…(3) İş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlara doğrudan tek sözleşme ile taahhüt edilmiş işlerin bir bölümünü yapan alt yüklenicilerin iş deneyim tutarının tespitinde; diğer belgelerin de bu tutarı doğrulaması şartıyla, yaptıkları işin esas sözleşme fiyatları ile hesaplanan tutarını geçmemek üzere, kendi sözleşmelerinde yazılı bedel esas alınır. …” hükmü,

Anılan Yönetmelik’in “İş deneyim belgelerinin verilmesi” başlıklı 47’nci maddesinde “…(3) İş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlara doğrudan tek sözleşme ile taahhüt edilmiş işlerin bir bölümünü yapan alt yüklenicilere; sözleşmesinin tamamını bir bütün olarak gerçekleştirip bitirmeleri ve kısmı kabul öngörülen işlerde idare tarafından kısmı kabulü yapılmak veya asıl sözleşmeye ilişkin işin geçici kabulü yapılmak şartıyla, “alt yüklenici iş bitirme belgesi” verilir. Yüklenici ile alt yüklenici arasında yapılan sözleşmelerde, nevi itibariyle verilen bir işin baştan sona yapılmasının öngörülmesi şartı aranır. Birden fazla alt yüklenici olması durumunda, alt yüklenicilere verilecek iş deneyim belgelerinin tutarlarının toplamı, toplam sözleşme bedelini aşamaz. …” hükmü,

Anılan Yönetmelik’in “Elektronik ihale” başlıklı 60/A maddesinde “(1) İhaleler, eteklif alınmak suretiyle bu maddeye uygun olarak yapılabilir.

… (9) İhale dokümanında belirtilen geçici teminat mektubu, katılım belgeleri ve yeterlik kriterleri ile fiyat dışı unsurlara ilişkin değerlendirme, istekliler tarafından beyan edilen bilgi ve belgelerden; EKAP veya diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının internet sayfası üzerinden sorgulanarak temin veya teyit edilebilenler için, sorgulama sonucunda elde edilen bilgiler; belirtilen yöntemle temin veya teyit edilemeyenler için ise yeterlik bilgileri tablosunda beyan edilen bilgiler esas alınarak yapılır. Bu değerlendirme sonucunda ihalede öngörülen şartları sağlamadığı anlaşılan teklifler değerlendirme dışı bırakılır. Yeterlik sertifikası üzerinden yeterlik tespiti yapılan ihalelerde ise, ihale dokümanında belirtilen katılım belgeleri ve yeterlik kriterleri ile fiyat dışı unsurlara ilişkin değerlendirme, yeterlik sertifikası kapsamındaki geçerlik süresi dolan belgeler dahil yeterlik sertifikası üzerindeki bilgiler; yeterlik sertifikası üzerinden değerlendirme yapılamayan her belge veya kriter için ise yeterlik bilgileri tablosunda istekliler tarafından beyan edilen bilgi ve belgeler esas alınarak yapılır. Bu değerlendirme sonucunda ihalede öngörülen şartları sağlamadığı anlaşılan veya yeterlik sertifikasının geçerlik süresi ihale tarihinden önce dolan teklifler değerlendirme dışı bırakılır.

… (11) İstekliler tarafından beyan edilen bilgiler ile sorgulama sonucu edinilen bilgiler, bu bilgileri tevsik etmek amacıyla sunulan belgeler ya da geçici teminat mektubu arasında farklılık bulunması durumunda; ihalede öngörülen şartların sağlanması kaydıyla tekliflerin geçerliliği etkilenmez. Ancak ihale tarihinden sonra yeterlik sertifikası kapsamındaki belgelere ilişkin şartların değişmesi halinde, isteklinin buna ilişkin belgeleri derhal sunması zorunlu olup, bu durumda ihalede öngörülen şartların sağlanmadığının anlaşılması halinde teklif değerlendirme dışı bırakılır.” hükmü yer almaktadır.

İhale üzerinde bırakılan Fmk Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş.- Emre Ray Enerji İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İş Ortaklığının pilot ortağı Fmk Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş tarafından sunulan yeterlik bilgileri tablosunda mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin olarak “EKAP’ta Kayıtlı Olmayan İş Deneyim Belgesi” bölümünde beyanda bulunulduğu, söz konusu belgeye ilişkin olarak; belgenin niteliğinin “alt yüklenici iş bitirme” belgesi, işin adı, tanımı, (varsa) ihale kayıt numarası ve sözleşme kapsamında yapılan işlerin “Nenek-Şefaatli Arası Hat Kesimi ile Tüpraş İltisak Hattı Elektrifikasyon Yapım İşi, TCDD tarafından onaylanan alt yüklenici tarafından; proje kapsamında direk temelleri yapımı, direk dikim, ayar ve kumlaması, sabit parça bağlama ile iletken çekimleri ve diğer katener sistemlerinin TK 100 Genel Teknik Şartname ve TK201 Katener Sistemleri Teknik Şartnamesi dokümanları çerçevesinde Katener Sistemi Montaj İşlerinin Yapılması İşleri gerçekleştirilmiştir. 2019/26595, Proje kapsamında yaklaşık 231 km ana hat ve yaklaşık 35 km yan yol olmak üzere; Nenek – Şefaatli arası konvansiyonel demiryolu hattında eksik olan katener imalatları ile Tüpraş İltisak Hattında 160 km/h göre uluslararası standartlara uygun demiryolu katener tesisleri kurulması” şeklinde, belgenin düzenlenme tarihi/sözleşme tarihi/ işin kabul tarihinin “18.08.2022, 26.08.2019, 04.12.2021” şeklinde ve belge tutarı ve benzer iş tutarının “73.332.605,89 TL” şeklinde beyan edildiği görülmüştür.

Özel ortak Emre Ray Enerji İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından sunulan yeterlik bilgileri tablosunda mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin olarak “EKAP’ta Kayıtlı Olan İş Deneyim Belgesi” bölümünde belgeye EKAP tarafından verilen sayının “2019/26595-3645432-5-1” olarak beyan edildiğinin görüldüğü, söz konusu belge EKAP’tan sorgulandığında; T.C Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından Nenek Şefaatli Arası Hat Kesimi ile Tüpraş İltisak Hattı Elektrifikasyon Yapım İşi ihalesine ilişkin olarak 29.11.2022 tarihinde düzenlenen yüklenici iş bitirme belgesi olduğu, belge tutarının 83.722.279,38 TL olduğu, anılan belge tutarının %50’sinin Ultra Teknoloji Sanayi ve Tic. A.Ş.ye %50’sinin ise Emre Ray Enerji İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.ye ait olduğu görülmektedir.

01.02.2023 tarihli ihale komisyonu kararında Fmk Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş.- Emre Ray Enerji İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İş Ortaklığının pilot ortağı Fmk Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş tarafından beyan edilen “EKAP’ta Kayıtlı Olmayan İş Deneyim Belgesi” ile ilgili olarak “FMK Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. Aş + EMRE Ray Enerji İnş. San. ve Tic. AŞ. İş Ortaklığında Pilot ortak FMK Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş.ce; idari şartnamenin 7.5.1 maddesine istinaden yeterlik bilgileri tablosunun EKAP’ta kayıtlı olmayan iş deneyim belgesi kısmında, Teşekkülümüzce yaptırılmış olduğu düşünülen bir iş için düzenlenmiş iş deneyim belgesi beyan edildiği,

Söz konusu belge; sözleşme tarihi itibariyle EKAP üzerinden düzenlenmesi zorunluluk kapsamında iken, FMK Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. AŞ’ce yeterlik bilgileri tablosunda EKAP’ta kayıtlı olmayan iş deneyim belgesi bölümünde beyan edildiğinden, İhale Komisyonumuzda tereddüt oluşmuş olup bu husus hakkında belgeyi düzenleyen ilgili dairesinden bilgi istenilmesine ve gelecek cevap doğrultusunda ihale işlemlerine devam edilmesine, 04.01.2023 tarihli tutanakla alınan Ara Karar-1 ile karar verilmiştir

Alınan Ara Karar-1 doğrultusunda, 04.01.2023 tarih ve 395892 sayılı yazı ile Demiryolu Modernizasyon Dairesi Başkanlığından 5 no.lu FMK Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. AŞ + EMRE Ray Enerji İnş. San. ve Tic. AŞ. İş Ortaklığında, Pilot ortak FMK Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş.ce; idari şartnamenin 7.5.1 maddesine istinaden yeterlik bilgileri tablosunun EKAP’ta kayıtlı olmayan iş deneyim belgesi kısmında Teşekkülümüzce yaptırılmış bir iş olduğu düşünülen “Nenek-Şefaatli Arası Hat Kesimi ile Tüpraş İltisak Hattı Elektrifikasyon Yapım İşine” ait 26.08.2019 sözleşme tarihli, 04.12.2021 kabul tarihli, 73.332.605,89 TL tutarlı 18.08.2022 tarihinde düzenlenmiş olan iş deneyim belgesi beyan edildiği,

Söz konusu belge; sözleşme tarihi itibariyle EKAP üzerinden düzenlenmesi zorunluluk kapsamında iken, FMK Ray Mim. Müh İnş. Bilg. Gıda Tic. AŞ’ce yeterlik bilgileri tablosunda EKAP’ta kayıtlı olmayan iş deneyim belgesi bölümünde beyan edildiğinden, İhale Komisyonunda oluşan tereddütün giderilmesini teminen konu ile ilgili açıklamaların gönderilmesi istenilmiştir.

İlgili Dairesinden alınan 05.01.2023 tarih ve 397879 sayılı cevabi yazı ile bahse konu Nenek Şefaatli Arası Hat Kesimi ile Tüpraş İltisak Hattı Elektrifikasyon Yapım İşinin Dairelerince yürütülmüş olduğu, bu proje kapsamında onaylı alt yüklenici olan FMK Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş.+Şahin Yılmaz Enerji İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığının talebi üzerine taraflarına EKAP üzerinden Alt Yüklenici İş Bitirme Belgesi düzenlendiği ve kayıt ve onay işlemleri gerçekleştirilerek taraflarına 04.10.2022 tarih ve 289724 sayılı yazı ile gönderildiği bildirilerek, yazı ekinde EKAP’ta kayıtlı olan söz konusu iş deneyim belgesi de gönderilmiştir.

Komisyonumuzca yapılan değerlendirmede; bahse konu iş deneyim belgesinin istenilen şartları sağladığı, …” ifadelerine yer verilmek suretiyle ihale komisyonu tarafından ilgili beyanın yerinde olduğu değerlendirilmiştir.

İhale işlem dosyası üzerinde yapılan incelemede idarenin Satın Alma ve Stok Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından 04.01.2023 tarih ve 395892 sayılı yazı ile yine idarenin Demiryolu Modernizasyon Dairesi Başkanlığından söz konusu tereddüdün giderilmesi için açıklama istenildiği, Demiryolu Modernizasyon Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 05.01.2023 tarih ve 397879 sayılı cevapta ise söz konusu beyana konu iş deneyim belgesinde adı geçen işin dairelerince yürütüldüğünün, bu iş kapsamında onaylı alt yüklenici olan FMK Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş.-Şahin Yılmaz Enerji İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığının talebi üzerine taraflarına EKAP üzerinden Alt Yüklenici İş Bitirme Belgesi düzenlenerek kayıt ve onay işlemlerinin gerçekleştirildiğinin ifade edildiği ve ilgili yazının ekinde söz konusu alt yüklenici iş bitirme belgesinin yer aldığı görülmüştür.

İlgili alt yüklenici iş bitirme belgesi incelendiğinde iş sahibi idarenin “T.C Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğü”, esas işin adı ve ihale kayıt numarasının “NenekŞefaatli Arası Hat Kesimi ile Tüpraş İltisak Hattı Elektrifikasyon Yapım İşi, 2019/26595” alt yüklenicinin ticaret unvanının “FMK Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş.-Şahin Yılmaz Enerji İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı”, işin alt yüklenici tarafından yapılan kısmının “TCDD tarafından onaylanan alt yüklenici tarafından; proje kapsamında direk temelleri yapımı, direk dikim, ayar ve kumlaması, sabit parça bağlama ile iletken çekimleri ve diğer katener sistemlerinin TK 100 Genel Teknik Şartname ve TK201 Katener Sistemleri Teknik Şartnamesi dokümanları çerçevesinde Katener Sistemi Montaj İşlerinin Yapılması İşleri gerçekleştirilmiştir.”, esas işin ilk sözleşme bedelinin “69.903.895,57 TL”, esas işin toplam sözleşme bedelinin “83.493.435,79 TL”, alt yüklenicinin yüklenici ile yaptığı sözleşme bedelinin “75.185.438,94 TL” alt yüklenici iş bitirme belgesinin belge tutarının “73.332.605,89 TL”, ortaklık oranlarının ise FMK Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş.nin %99, Şahin Yılmaz Enerji İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin %1 şeklinde belirtildiği görülmüş olup EKAP üzerinden yapılan sorgulamada belgenin örtüştüğü anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen inceleme ve tespitler neticesinde ihale üzerinde bırakılan Fmk Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş.- Emre Ray Enerji İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İş Ortaklığının pilot ortağı Fmk Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş tarafından sunulan yeterlik bilgileri tablosunda “EKAP’ta Kayıtlı Olmayan İş Deneyim Belgesi” bölümünde beyanda bulunulduğu, idare tarafından kendi bünyesinde teşekkül ettiği anlaşılan beyana konu belgenin yapılan araştırma üzerine idarece temin edildiği, söz konusu belge ile beyanda yer verilen hususların örtüştüğü anlaşılmıştır. Bu itibarla ihale üzerinde bırakılan isteklinin pilot ortağı Fmk Ray Mim. Müh. Dan. İnş. Bilg. Gıda Tic. A.Ş tarafından iş deneyimine ilişkin beyan edilen bilgiler ile idarece yapılan sorgulama sonucu edinilen bilgi ve belgeler arasında farklılık bulunmadığı, söz konusu bilgilerin yeterlik bilgileri tablosunda farklı yerde beyan edilmesinin de esasa etkili olmadığı anlaşılmaktadır.

Mehmet ATASEVER

S.B. Strateji Geliştirme E. Bşk.

KİK E.  Üyesi

Şirket İçi Güçlü İletişim Kanalları Geliştirmenin Şirket Performansına Etkisi

Şirketinizin performansını arttırmayı diliyorsanız; çalışanlarınızın performansını arttırmalısınız. Çalışanlarınızın performansını arttırmak için öncelikli olarak orta kademe yöneticilerinizle ilgilenmeniz ve onlara ilham vermeniz gerekir. Son dönemde yapılan araştırmalar, çalışanların örgüte bağlılığını sağlamanın kademeler arası doğru iletişimi kurulabilmeye bağlı olduğunu savunur. Bu doğrudur da…

Örgüt içi iletişim ve örgütsel bağlılık; pandemiyle birlikte daha da önem kazandı.  Çalışan motivasyonunu sağlamak ve çalışanların şirkete bağlılıklarını arttırmak için ekiplerin başarılarını daha görünür kılmak önemli. Bunun için orta düzey yöneticiler, üst yönetim ile iyi ilişkiler geliştirmeli ve güçlü iletişim kanallarına sahip olmalı. Ancak maalesef bu alanda yapılan çoğu araştırma tepe yönetimle rahatça iletişime geçebilmenin özellikle büyük kurumsal şirketlerde pek de mümkün olmadığını ortaya koyuyor. Tepe yönetici ile kurulan güçlü bir iletişim kanalına çoğu örgüt yapısında rastlamak neredeyse imkansız. Genellikle İngiliz ve Amerikan şirketlerini mercek altına alan araştırmalar, bilinen birçok uluslararası ticari faaliyeti olan firmanın örgüt içinde üst yönetici ile orta yöneticileri arasındaki iletişimin zayıf olduğunu ve bu nedenle örgüt yapısında iletişim akışının hala istenilen seviyeye ulaşamadığını gözler önüne seriyor. İletişimde yaşanan bu aksaklık ne yazık ki şirket içinde karar verme süreçlerini oldukça yavaşlatıyor.

Orta düzey yöneticiler örgüt yapısında alt kademe yöneticiler ve tepe yönetim arasında adeta bir köprü görevi görür. Çalışanların yönetilmesinde ve yönlendirilmesinde orta düzey yöneticiler merkezi bir rol üstlenirler. Orta düzey yöneticilerin inisiyatif kullanarak alacakları kararlar neticesinde geliştirebilecekleri başarılı stratejiler; çoğu zaman tepe yönetim ile var olan iletişimsizlik ya da zayıf iletişimden dolayı engellenir. Pandemi dönemi gibi dönemlerde hızla değişen çevresel koşullara adapte olunması ve belirsizliklere göre dinamik biçimde şirketin aksiyon alması gerekir. Böyle zamanlarda üst yönetimle iletişimdeki sorunlardan dolayı şirketin performansı istenmedik biçimde olumsuz etkilenir. Dolayısıyla şirketin çevreye dayanıklılığını arttırmak iletişim sorunlarının giderilmesine bağlıdır.

Orta düzey yöneticiler;

  • Liderlerinin kendilerini ve kararlarını desteklemelerini,
  • Kendilerini güçlendirmelerini,
  • Daha güçlü iletişim kanallarıyla kendilerini ifade edebilme hakkına sahip olabilmeyi,
  • Güvenin şirketlerde en önemli performansı arttırıcı en önemli itici güç olduğu göz önüne alındığında ise liderlerine güven duymayı,
  • Liderlerinin kendilerine dürüst davranmalarını ve açık olmalarını,
  • Liderlerinin eylemlerinin nedenlerini ve motivasyonlarını anlatma konusunda daha duyarlı davranmalarını bekler.

Tepe yönetimle sağlam ilişkilerin geliştirmesi her şeyden önce dürüstlüğe ve şirket içi şeffaf uygulamalara bağlıdır. Güçlü iletişim ile firma performansını arttırmak isteyen üst yöneticilerin orta yönetimle var olan iletişim sorunlarını gidererek; onların fikirlerine daha çok kulak vermeleri gerekir. Özellikle birlik ve dayanışma içinde atlatılarak aşılabilecek pandemi, ekonomik kriz gibi zor dönemlerde örgüt içi iletişimdeki aksaklıkların giderilmesi, çalışanlar ile her kademede yöneticiler arasında iyi ve sağlam temellere dayanan ilişkilerin geliştirilmesine bağlıdır.

Çalışanların ve yöneticilerin geliştirdikleri örgütsel bağlılık ve şirkete olan aidiyet duygusu, onların motivasyonunu ve performansını arttıran en önemli unsurlardır. Örgütsel aidiyet ile diğer çalışanlarla bağ kuran çalışanlar arasında doğru iletişimi sağlayan güçlü iletişim kanalları kurmak kolaylaşır.  Söz konusu geliştirilen bu örgüt içi güçlü iletişim kanalları ise üst yönetim tarafından orta ve alt kademe çalışanların bireysel olarak değer görmelerine sebep olur. Böylelikle her kademeden çalışanın kararları dikkate alınarak, tüm çalışanlar şirket içi karar süreçlerine dahil edilir.

Özetle, güçlü iletişim kanalları, örgütsel aidiyet ve doğru karar mekanizmaları; şirket içinde birbirini besleyen kavramlardır. Birbirinden bağımsız olmaları beklenemez. Birinde ortaya çıkan bir olumsuzluk, diğerlerini olumsuz etkiler ve bu olumsuzluk bütünüyle şirketin performansına yansır. Dolayısıyla; üstün performansı yakalamak için her birinin şirket içinde ayrı ayrı geliştirilip güçlendirilmesine yeterince özen gösterilmelidir.

Doç. Dr. Duygu HIDIROĞLU

Geleceğin Fabrikası: Endüstri 5.0 ve 5G

Geçtiğimiz yıl imalat sanayini ilk kez 5G teknolojisi ile buluşturan WIN EURASIA Fuarı, çıtayı daha da yükseltti. 7-10 Haziran’da İstanbul Fuar Merkezi’nde 29’ncu kez düzenlenecek WIN EURASIA’da, 5G teknolojisi ile desteklenen ve metaverse aracılığıyla kontrol edilebilen ‘Endüstri 5.0: Geleceğin Fabrikası’ ilk kez 5G Arena’da sahne alacak.

Yeni nesil iletişim teknolojisi 5G, 2035’e kadar küresel ekonomide 13,2 trilyon dolar katma değer yaratacak. Bu katma değerin 4,7 trilyon doları ise üretim sektöründe gerçekleşecek. En yüksek pazar payına sahip olunması hedefiyle 5G teknolojisinin Türkiye sanayisine tanıtılması ve etkin bir şekilde kullanılmasında öncü rol üstlenen Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş., Nokia ve Turkcell Dijital İş Servisleri arasında gerçekleşen iş birliği kapsamında; endüstriyel otomasyon sektörünün lider markaları WIN EURASIA 5G Arena Lansmanı için Nokia Türkiye ofisinde bir araya geldi.

Dijital ve Fiziksel Dünya, Metaverse Evreninde WIN EURASIA 5G Arena’da Hayat Bulacak

Toplantıda söz alan Hannover Fairs Turkey A.Ş. WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül, geçtiğimiz yıl iş birlikleri sayesinde Türk endüstrisi ve sanayisini ilk kez halka açık bir etkinlikte WIN EURASIA’da 5G teknolojisiyle yakından tanıştırdıklarına dikkat çekti ve şöyle devam etti: “WIN EURASIA 5G Arena’da bu yıl ‘Endüstri 5.0: Geleceğin Fabrikası’ vizyonu ile özel bir demo uygulama kurgulandı. Söylemekten gurur duyuyorum ki; dijital ve fiziksel dünyayı metaverse evreninde bir araya getirerek gerçek üstü bir deneyim yaşatacak özel alan, ilk defa WIN EURASIA’da inşa edilecek. 5G teknolojisinin Türkiye’de ticarileştikten sonra ilk 5 yıl içinde sanayide 10 milyar dolar değerinde bir katma değer oluşturması bekleniyor ve bu katma değerin %40’ının endüstriyel otomasyon sektöründe gerçekleşmesi öngörülüyor. Yakından takip ettiğimiz hepimizin önünde yeni ufuklar açan çok büyük bir pazardan ve teknolojik dönüşümden bahsediyoruz.“ dedi. Mengül, katılımcıları geleceğin teknolojilerini deneyimlemek üzere imalat sanayinin bölgedeki en büyük buluşması WIN EURASIA’da yeniden buluşmaya davet etti.

Bu Yıl İkinci Kez WIN EURASIA’nın Teknoloji Ortağı Olacağımız İçin Heyecanlıyız

Nokia Türkiye Ülke Müdürü Erensoy Bilgin,”Bu yıl ikinci kez WIN EURASIA’nın Teknoloji ortağı olacağımız için heyecanlıyız. Deutsche Messe ve Türkiye’deki stratejik müşterilerimizden Turkcell ile birlikte bu etkinlikte endüstriyel 5G kullanım senaryolarının uygulamasını mümkün kılmak için Nokia Dijital Otomasyon Bulutu (Nokia Digital Automation Cloud – NDAC) ile 5G Arena’da 5G kapsaması sağlıyoruz. Türkiye’deki endüstriyel üretim ve otomasyon sektörleri heyecan verici bir hızla gelişiyor ve Türk işletmelerini dijital dönüşüm yolculuklarında desteklemeye kararlıyız. Kapsamlı çözüm portföyümüzle, dünya çapında 595’in üzerinde özel kablosuz kurumsal müşterimiz için olduğu gibi, Türkiye’deki çeşitli sektörlerde de birçok özel kablosuz ağ kurulum çözümlerini desteklemeye devam edeceğiz.”

5G Nasıl Ticarileşir 25 Farklı Kullanım Senaryosu ile Sunulacak

5G Arena Lansmanı’nda, 7-10 Haziran 2023 tarihleri arasında “Endüstri gelecekle buluşuyor” mottosuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde 29’uncu kez imalat sanayini aynı çatı altında buluşturacak WIN EURASIA – World of Industry Fuarı’nda ilk kez tanıtılacak teknolojiler ve sadece 5G Arena’da deneyimlenebilecek demo uygulamalar, kamuoyuna açıklandı. Hannover Fairs Turkey Özel Etkinlikler ve Teknoloji İçerik Yöneticisi Murat Bayazıt tarafından yapılan demo sunumunda 5G Arena Lansmanı ve iş birliği kapsamında, Nokia DAC’ın Turkcell 5G şebekesi olarak gösterileceği ve dikey sektörlerde 5G’nin yaratacağı katma değer ile Türkiye sanayisinde 5G’nin nasıl ticarileşeceğine örnek teşkil etmesi hedeflenen 25 farklı kullanım senaryosu aktarıldı.

Sanat Eserleri Gelecekte Robotlar Tarafından Yapılacak

WIN EURASIA fuarı öncesi gerçekleşen 5G Arena Lansman’ında yapılan demo gösteriminde; Nokia DAC ve Turkcell 5G (MPN) üzerinden test edilen ve Mitsubishi Electric Türkiye tarafından tasarlanan robot “Melfa Asista”, text olarak girilen ve yapay zekâ tarafından oluşturulan görselleri bir ressam gibi çizerek özgün ve benzersiz sanat görselleri oluşturdu.

Meta Endüstri Dünyası İlk Defa Tanıtıldı

5G Arena Lansmanı’nda MCS Grup tarafından “Metaverse ile Akıllı Üretim” konseptli demo gösterimi 5G üzerinden ilk defa test edildi. Senaryo kapsamında endüstriyel üretim hattında bulunan endüstriyel kontrol sistemleri ve robotların simülasyonu Metaverse ile entegre bir şekilde 5G üzerinden haberleşti. ‘Meta Endüstri’ adı verilen bu yeni konsept Türkiye’de endüstriyel anlamda ilklerden biri oldu.

Geleceğin Fabrikası 5G Üzerinden Metaverse Dünyasında Deneyimlenecek

WIN EURASIA 5G Arena için özel kurgulanan “Endüstri 5.0: Geleceğin Fabrikası” vizyonu ile oluşturulacak demo uygulamada, dijital dünya ile fiziksel dünyanın bir araya geleceği ve metaverse evreninde gerçek üstü bir deneyim yaşatacağı özel alan, ilk defa inşa edilecek. Merkeziyetsiz otomasyon yaklaşımıyla, farklı lokasyonlarda bulunan operasyon süreçleri, metaverse üzerinden gerçek zamanlı 5G ile takip edilecek.

2030’da 125 Milyar Cihaz IoT ve 5G Üzerinden Haberleşecek

2023’de 19,8 milyar cihazın IoT ile haberleştiği tahmin ediliyor. Küresel Nesnelerin İnterneti (IoT) Pazar büyüklüğü 2022’de 544 milyar $’dı. Pazarın 5G ile birlikte 2030’da 3,3 trilyon $ olması bekleniyor. 2030’da 125 milyar cihazın IoT ve 5G üzerinden haberleşmesi yine tahminler arasında. Türkiye’de IoT pazarı 2022’de 1,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.

5G Teknolojisi ile Endüstri Gelecekle Buluşuyor…

7-10 Haziran 2023 tarihleri arasında 29. kez gerçekleşecek WIN EURASIA, 5G teknolojisini Hannover Fairs Turkey, Nokia ve Turkcell Dijital İş Servisleri liderliğinde Anot, Dijitalis, Emikon, Fanuc, Festo, GSL, HTC, IQ Vizyon, Konzek, MCS, Mitsubishi Electric, ONO, PI Robotik, ProManage, Siskon, Simtek, Staubli, Talisa ve Yenasoft iş birliğiyle Endüstri Gelecekle Buluşuyor temasıyla 5G Arena’da Türkiye sanayisinin beğenisine sunacak.

Çalışanların Odalarına Kamera Yerleştirilmesi Hukuka Uygun mudur ?

Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesi ile birlikte özel hayatın gizliliği ve temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda büyük artışlar yaşanmaya başlanmıştır. Özellikle kişilerin rızası dışında elektronik olarak izlenmesi hukuksal alanda tartışma yaratmıştır. Bu bakımdan son yıllarda elektronik gözetleme faaliyetlerinin mahremiyete yönelik sınırları yasal düzenlemeler ile yeniden belirlenmiş ve bu konudaki uyuşmazlıklar yüksek mahkeme kararlarına konu olmuştur.

Uygulamada işyerlerinde genel güvenliğin sağlanması ile iş sağlığı ve güvenliği bakımından kamera ile izleme faaliyetleri yoğun olarak yapılmaktadır. İşverenin üstün menfaati kapsamında işyerlerinin ortak alanlarında bu tür kamera izleme faaliyetlerinin yapılmasında hukuka bir aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, güvenlik amacını aşan, işe değil kişiye odaklı kamera izleme yapılması, çalışanların iş yapış şekillerini denetlemeyi amaçlayan izleme yapılması hem özel hayatın gizliliğini ihlali sayılabilecek hem de kişi sürekli olarak izlendiğini bildiği için kendisini baskı altında hissedecektir. Bu durum işçinin verimli olarak çalışmasını engelleyecek iş performansını da düşürecektir. Çalışanda elektronik taciz algısı oluşacaktır. Özellikle büro işyerlerinde, rutin iş yapılan ofislerde kamera ile izleme yapılması çalışanlar üzerinde baskı unsuru olarak değerlendirilebilecektir. Elbette ki, kamera ile izleme faaliyetinin yapılmasının hem çalışan hem de işveren açısından zorunluluk arz eden alanlar olabilir. Örneğin, ihale işlerinin yapıldığı veya iş görüşmesinin yapıldığı oda, para kasasının bulunduğu oda, vezne işlemlerinin yapıldığı bölüm, ARGE çalışmalarının bulunduğu alanlarda kamera izleme faaliyetinin yapılması amaca uygun olarak değerlendirilebilir.

Danıştay uygulamasına göre, “Kamu çalışanlarının faaliyette bulundukları hizmet binalarının giriş-çıkış kapıları, binanın bulunduğu alanı çevreleyen duvar ya da çit bölümleri, binaları ve birimleri birbirine bağlayan koridorlar, açık ve kapalı otoparklar gibi güvenliğin önem taşıdığı yerlerin izlenmesinin, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması amacına hizmet ettiği ve bu yönüyle hukuka aykırı olmadığı açıktır.

Buna karşın, yukarıda belirtilen alanlar dışında günlük iş ve işlemleri yürüten kamu çalışanlarının çalışma odalarını ve servisleri görüntüleyecek şekilde kamera yerleştirilmesi durumunda, kamu düzeni ve güvenlik amacını aşan uygulamanın, kamusal alanda da olsa “özel hayatın gizliliği” kapsamında hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.

Ayrıca, dava konusu işlem tarihi itibarıyla kamera ile yapılan izlemenin sınırlarını, usul ve esaslarını gösteren ve alınan görüntülerin başka amaçla kullanılmayacağına dair bir güvence içeren yasal bir düzenleme ve dayanak bulunmaması da dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu göstermektedir”[1].

Danıştay farklı bir kararında ise, “6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 07/04/2016 tarih ve 29677 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunmamakla beraber konunun önemine binaen, dava konusu edilen kamera sistemleri ile ilgili belli başlı düzenlemelere de yer vermiştir. Kanunla, neden bu sisteme ihtiyaç duyulduğunun ortaya konulması, sistemden kimin veya kimlerin yasal olarak sorumlu olduğunun belirlenmesi, sisteminin maksada uygun olup olmadığının ortaya konulması, özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini kimin kontrol edeceğinin ve görüntülere kimin ulaşımı olacağının belirlenmesi ve bu hususların kayıt altına alınması, kayıtların güvenliğinin ve gizliliğinin sağlanması, güvenlik prosedürleri hazırlanması, kameralarla gözlemlenen bölgelerin girişinde ve içerideki uygun yerlerde bölgenin kamera sistemleri tarafından gözetlendiği ve kayıt altına alındığının belirtilmesi gerektiği, sistemin kuruluş maksadıyla bağdaşmayan görüntülerin gereğinden uzun süre saklanmaması, kişilerin özel hayatının gizliliğinin sağlanması yönünde beklentisinin olabileceği, görüntülerin yetkili kişiler haricinde hiç kimse tarafından izlenememesi için alınacak önlemler gibi bir çok konuda düzenleme getirilmiştir.

Tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu işlem incelendiğinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da dikkate alındığında hakların korunması başka şekilde sağlanamıyorsa kamera sistemlerinin çalışanların çalışma alanlarını görecek şekilde kurulmasının mümkün olduğu ancak bunun bir son çare olarak değerlendirildiği ve bu düzenlemenin içeriğini ayrıntılı olarak ortaya koyan özel bir düzenleyici işlem olması gerektiği, kamera sistemlerinin çalışma alanlarını çekmesinin özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği, sınırlı bir izleme sağlayacak şekilde güvenlik amacıyla giriş ve çıkışları izlemek üzere veya vatandaşlara da açık olan ortak alanlar ve iş sahiplerinin de giriş çıkışına açık, yoğun bir alış veriş trafiği olan alanlarda kurulabileceği ancak bu kameraların da çalışanların iş yapış şekillerini denetlemek veya sürekli olarak belli kişileri çekecek şekilde kurulmaması gerektiği, güvenlik amacıyla kurulmuş olmaları gerektiği ve bu nedenle amaca hizmet eder şekilde konumlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır”[2].

Sonuç olarak, Danıştay’ın her iki kararını birlikte değerlendirdiğimizde, çalışanların odalarına ya da hizmet sundukları alanlara kamera konulması belirli kriterlere tabi tutulmaktadır. Her şeyden önce kameraların çalışanların iş yapış şekillerini denetlemek veya sürekli olarak belli kişileri çekecek şekilde kurulması hukuka aykırı bulunuyor. Kamera ile yapılan izlemenin sınırları ile usul ve esaslarını gösteren ve alınan görüntülerin başka amaçla kullanılmayacağına dair bir güvenceyi içeren yasal bir düzenleme ve dayanak bulunması önem arz ediyor.

Özellikle kamera ile izleme sisteminin güvenlik amacına yönelik ve sınırlı olması, kayıtların güvenliğinin ve gizliliğinin sağlanması ve güvenlik prosedürlerinin hazırlanması gerekiyor. Görüntülere kimin ulaşım yetkisi olduğu ve kimin kontrol edeceğinin belirlenmesi ve görüntülerin gereğinden uzun süre saklanmaması da gerekiyor. Aksi halde, kamera ile çalışma alanlarının görüntülenmesi özel hayatın gizliliğini ihlali sayılacağı belirtiliyor.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Danıştay 10.D.11.01.2021 T., E.2019/11036, K.2021/44 Legalbank.

[2] Danıştay 10.D.11.01.2021 T., E.2019/10118, K.2021/43 Legalbank.

Seçim Sonrası Ülkemiz Ekonomisi

BUGÜNKÜ EKONOMİMİZ

Ekonomimiz şahlandı ve uçuyor desem çok da inandırıcı olmayacağını biliyorum. Hatta ekonomimiz nasıl uçuyor diye açıklama yapmam gerekirse, söyleyecek tek bir kelime bulamam. Ekonomimizin uçmadığı ortada.

Seçin öncesi daralan piyasaların, ikinci tur seçimlerin ardından da piyasalarımız ne gibi zor virajdan geçecek?

En kısa bir anlatımla;

  • Döviz piyasalarındaki baskı ne zamana kadar devam edeceği
  • Bütçe açığı, seçim harcamaları
  • Cari açık,
  • İhracatımızın sürekli düşüş göstermesi,
  • Dizginlenemeyen enflasyon, artan maliyetler
  • Kısa ve uzun vadeli borçlar,

Gerek dış basından haberler, gerekse piyasalarımızın görünen yüzünü aktarmaya çalışacağım.

SEÇİMİN GALİBİ KİM OLURSA OLSUN PİYASANIN GÜL BAHÇESİ OLMADIĞINI GÖRECEK

Burada Reuters Haber Ajansı’ndan bir alıntı yapacağım.

Reuters: Seçimin galibini enkaz bekliyor, 2023 kayıp görünüyor

Reuters analizinde, seçimin galibini ekonomide bir enkazın beklediği ve 2023 yılın kayıp yıl olabileceği vurgulandı.(1)

Son iki yılda rekor enflasyon seviyelerinin görüldüğü ve TL’nin yaklaşık yüzde 60 değer kaybettiği Türkiye’nin uygulanan ekonomi politikalardan arta kalan hasardan toparlanmasının zaman alması beklenirken, iktidarı kim alırsa alsın 2023’ün kayıp bir yıl olma olasılığı yüksek görünüyor.

TCMB’nin faiz kararlarında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İslami kuralları temel aldığı ideolojik yaklaşıma göre şekillendiği sürecin sona ermesi gerektiği ve ideolojik yaklaşım yerine ekonominin gerçeklerinin dikkate alınmasının zorunlu olduğu, muhalefet ve bazı ekonomistler tarafından uzun süredir vurgulanıyor.

DÖVİZİN DURUMU

İhracatçıların yapmış oldukları ihracatlara ait yurda getirilen ihracat bedellerinin % 40’lık kısmının TCMB’na zorunlu devri yapılması döviz rezervlerinde rahatlama getirmesi beklenirken, ülkemiz tam anlamıyla kontrollü bir döviz hareketleri ile karşı karşıyadır. Dövizdeki alış ve satış kurları arasındaki kur makasının oldukça fazla açılmış olması, piyasalarda ikinci el bir pazar yaratmış, döviz almak isteyen de, döviz satmak isteyen de bir fiyatlama girdabına girmektedir. Döviz rezervlerimizin sürekli negatif seyretmesi, dövizin sürekli kontrol altında tutulması dövizle uğraşan tüm kesimlere rahat hareket ettirmemektedir. Dövizdeki ikinci el piyasalarda oluşan fiyatların maliyetlere yansıması sonucunda, ihracatımıza olumsuzluk olarak yansıyacaktır ilk etapta.

SEÇİM SONRASI

Seçimleri kim kazanırsa kazansın kucağında ateşten bir top bulacaktır. Her şeyden önce seçim vaadlerinin ekonomimize getireceği ciddi yük, TCMB döviz rezervlerin negatif seyretmesi, baskılanmak olan döviz kurlarının ne kadar sürdürülebilir olduğunu, sürdürülmesi halinde ekonomimize getireceği tahribat, kısa vadeli borçlarımız, cari açığımızın günden güne kara delik gibi büyümesi.

Çözümlenmesi gereken sorunlar. Seçim sonrası iktidara kim gelirse gelsin işinin hiç de kolay olmadığı ortadadır. 

REŞAT BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi

(1) Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2023/ekonomi/reuters-secimin-galibini-enkaz-bekliyor-2023-kayip-gorunuyor-7679473/

 

Geleceğin Tedarik Zinciri: Ford Otosan “Gelecek Şimdi”

“Gelecek Şimdi” vizyonuyla ortaya koyduğu uzun dönemli sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda 300’den fazla tedarikçisini 2035 yılına kadar karbon nötr olmaya hazırlayan Ford Otosan “Tedarikçi Sürdürülebilirlik Manifestosu”nu açıkladı. 

Otomotiv sektörünün dönüşümüne öncü olma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Ford Otosan için sürdürülebilirlik artık tedarikçi seçimlerinde bir kriter olacak. 

Ford Otosan “Gelecek Şimdi” vizyonu ile ortaya koyduğu uzun dönemli sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda tedarikçilerini, bayi ağını ve iş ortaklarını çalışmalarına dahil ederek tüm ekosistemde dönüşümün öncüsü olma yolunda güçlü, kapsamlı ve kararlı adımlarla ilerliyor.

Türkiye’nin en geniş tedarik zincirlerinden birine sahip olan ve sürdürülebilirlik stratejisinin tüm paydaşları tarafından benimsenmesini değerli bulan Ford Otosan, önemli bir adım atarak gerçekleştirdiği Tedarikçi Sürdürülebilirlik Konferansı’nda “Tedarikçi Sürdürülebilirlik Manifestosu”nu paylaştı.

“Sürdürülebilirlik alanında lider tedarik zinciri ile çalışmak” hedefiyle 2035 yılına kadar 300’den fazla tedarikçisini karbon nötr olmaya hazırlayan Ford Otosan bu manifesto ile yol haritasını netleştirdi. Yol haritası, Ford Otosan’ın sürdürülebilirlik anlayışının iş ortaklarına aktarılmasını ve değer zincirinde bulunan tüm tedarikçilerinin Ford Otosan’ın çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki sürdürülebilirlik yaklaşımı ile uyum esasına dayalı şekilde çalışmasını amaçlıyor.

Ford Otosan Satın Alma Lideri Murat Senir, “Ford Otosan olarak faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, hesap verebilirlik ve şeffaflık uygulamalarına öncülük ediyoruz. Tedarik zincirimizin emisyon etkisini sıfırladığı aşamaya gelmesi için 2022 yılında Tedarikçi Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi ve Geliştirmesi Programı’nı başlatmıştık. Şimdi sektörümüze öncülük etme vizyonumuzu bir adım daha ileri taşıyoruz, sürdürülebilirliği artık tedarikçi seçimlerinde Ford Otosan için bir kriter olarak belirliyoruz. Tedarikçilerimizden bu aşamadan sonra sürdürülebilirlik üzerine çalışacak ekipler kurmalarını, gerçekleştireceğimiz eğitim ve denetimlere tam katılım sağlamalarını, sürdürülebilirlik performanslarını artırmak için aksiyon almalarını, yıllık raporlama yapmalarını ve Paydaş Sürdürülebilirlik Manifestomuza bağlı kalmalarını istiyoruz” dedi.

Tedarik zinciri sürdürülebilirlik manifestosu neleri kapsıyor?

Dünyanın en değerli tedarik zinciri organizasyonları arasında yer alma hedefiyle çalışan Ford Otosan’ın “Tedarikçi Sürdürülebilirlik Manifestosu” uyarınca tedarikçilerinden beklediği taahhütleri şöyle sıralanıyor:

  • 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefini destekleyecek projeleri önceliklendirmek, enerji verimliliği projelerini uygulamak. Yenilenebilir enerji ve malzeme kullanımını artıracak tasarım, faaliyet ve raporlamalarda bulunmak.
  • Operasyonel süreçlerden kaynaklanan ürün başına su tüketimini azaltmak, yeni yatırım ve projelerde yenilikçi, sürdürülebilir su yönetim sistemlerini önceliklendirmek ve su stresi görülen yerleşkelerde öncelikli olarak su yönetimine odaklanmak.
  • Atık oluşumunu önlemek, atıkları kaynağında azaltmak, döngüsel ekonomi kapsamında kaynakları daha verimli kullanmak ya da alternatif hammadde olarak kullanımlarını araştırmak, düzenli depolama sahasına giden atıkların azaltılmasına yönelik proje ve uygulamalar geliştirmek.
  • Cinsiyet, cinsel yönelim, ırk veya fiziksel özellikleri hedef alan kalıp yargıları pekiştiren dil kullanımına karşı çıkmak. Açık, adil, şiddetsiz iletişimi teşvik etmek. Eşitlikçi, kapsayıcı bir politika benimsemek ve insan haklarına değer veren kurumlarla iş birliği yapmak.
  • Toplumsal yatırım projeleri, bağış ve sponsorluk faaliyetleri aracılığıyla toplumu desteklemek.
  • Tüm iş ve işlemlerde; yasalara, Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere, Birleşmiş Milletler Küresel İlkelerine (Global Compact) uymak, hesap verebilirliği ve açıklığı ilke edinmek.
  • Tüm iş, eylem ve işlemlerde Çalışma İlkeleri ve Etik Kuralları’na uygun hareket etmek.
  • Tedarik zincirinde sürdürülebilir ve şeffaf bir politika izlemek, bu doğrultuda Ford Otosan Çatışma Mineralleri Politikası’nda belirtilen hususları benimsemek ve tedarik zincirindeki madenlerin çatışmasız bölgelerden teminini sağlamak.

Ford Otosan, “Gelecek Şimdi” vizyonuyla sektöre öncülük ediyor 

Ford Otosan, 2022 yılında “Gelecek Şimdi” vizyonuyla iklim değişikliğinden atık yönetimi ve döngüsel ekonomiye, çeşitlilik ve kapsayıcılıktan toplumsal refaha katkı sunacak gönüllülük projelerine kadar pek çok alanda, Türkiye’de otomotiv ekosisteminin geleceğini dönüştürecek hedeflerini duyurdu.

Bu kapsamda Ford Otosan Türkiye’deki üretim tesislerinde ve Ar-Ge merkezinde 2030’da karbon nötr olmayı amaçlıyor. Ayrıca tedarik zincirinin yanı sıra şirket lojistik operasyonlarını da 2035 senesinde karbon nötr hale getirmeyi hedefliyor.

Döngüsel ekonomi ve sıfır atık alanındaki taahhütleri arasında; 2030 yılına kadar operasyonlarındaki düzenli depolama alanlarında sıfır atık politikası ile ilerlemek, tek kullanımlık plastikleri kişisel kullanımdan tamamen kaldırmak, üretilen araçlardaki plastik kullanımında geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir plastik oranını yüzde 30’a çıkarmak, tesislerinde araç başı temiz su kullanımını 2030’a kadar yüzde 40 oranında azaltmak bulunuyor.

Otomotiv sektöründe en fazla kadın istihdamını sağlayan Ford Otosan, 2030 yılında tüm yönetim pozisyonlarındaki kadın oranını yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyor. Ayrıca yönetim kadrolarının en az yarısı kadın olan girişimleri desteklemeyi, 2026 yılına kadar topluma yönelik yapacağı farkındalık, eğitim ve finansal destek projeleriyle 100 bin kadına ulaşmayı hedefliyor. Bu hedeflere ek olarak teknoloji ve inovasyon alanında şirket içerisinde çalışan kadın oranını yüzde 30’a yükseltmeyi ve tüm bayi ağında ise 2 katına çıkarmayı taahhüt ediyor.