Alışveriş Merkezlerinde Bağımsız Denetim Dönemi Başlıyor !
Şaban KÜÇÜK / Yeminli Mali Müşavir
Alışveriş Merkezleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 18 Ağustos 2022 tarihli ve 31297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ticaret Bakanlığı, alışveriş merkezleri arasındaki uygulama birliğinin sağlanması amacıyla ortak kullanım alanlarından elde edilen gelirler ve giderlerin kapsamını belirledi.
Bu kapsamda;
Ortak Gelir: Ortak kullanım alanlarından elde edilen geçici kiralama, reklam, pazarlama, kültürel ve sanatsal faaliyet, baz istasyonu, ATM ve diğer ortak kullanım alanı gelirleri,
Ortak Gider: Ortak kullanım alanlarına ilişkin elektrik, su, doğalgaz, yenileme niteliğinde olmayan bakım ve onarım, güvenlik, temizlik ve sağlık giderleri gibi alışveriş merkezinin aynına ilişkin olmayan ortak kullanım alanı giderleri,
Yönetim Gideri: Alışveriş merkezinde fiilen çalışan bordrolu yönetim personelinin göreviyle ilgili giderleri olarak belirlendi.
Dikkate Alınması Gereken Özellikli Konular
- Ortak gider katılım payları Türk lirası üzerinden hesaplanır ve ödenir.
- Ortak gider katılım payları perakende işletmelerden yazılı olarak talep edilir ve bu yazıda giderlerin tür ve tutarları ayrı ayrı belirtilir.
- Ortak gider katılım payları tahsilat amacı dışında kullanılamaz.
- Ortak gelirler, tahsil edildikleri yılın ortak giderlerinin karşılanmasında kullanılır. Bir takvim yılındaki ortak gelir tahsilatının ortak gider toplamından fazla olması durumunda, ortak gider toplamını aşan kısım, bir sonraki yılın ortak giderlerinin karşılanmasında kullanılır.
- Alışveriş merkezi içindeki perakende işletmeden, bu maddeye göre tahsil edilmesi gerekenden daha az ortak gider katılım payı tahsil edilmesi durumunda, tahsil edilmeyen kısım iş yeri malikince karşılanır.
- Kiraya verilmemiş iş yerlerine ait ortak gider katılım payları bu iş yerlerinin maliklerince karşılanır.
- Yönetmeliğin ortak gider paylaşımı başlıklı 11’inci maddesinin uygulanmasından alışveriş merkezi maliki ile yönetimi müştereken sorumludur.
Ortak Gelir ve Gider Raporu Nasıl Hazırlanır ?
- Her yıl bir önceki takvim yılına ilişkin ortak gelir ve gider raporu hazırlanarak nisan ayı sonuna kadar alışveriş merkezindeki perakende işletmelere gönderilir.
- Raporun hazırlanmasına esas teşkil eden gelir ve gider belgeleri ile hizmet sözleşmelerinin birer örneği, talepleri halinde on beş gün içinde perakende işletmelere verilir.
- Ortak gelir ve gider raporunda asgari olarak aşağıdaki hususlar yer alır:
- Alışveriş merkezinin adı ve iletişim bilgileri ile rapor dönemi,
- Alışveriş merkezi maliki ve yönetiminin ad, unvan ve iletişim bilgileri ile vergi dairesi ve vergi numarası,
- Alışveriş merkezinin satış alanı,
- Büyük mağaza sayısı ile boş ve dolu olanlar belirtilmek suretiyle iş yeri sayısı ve bu iş yerlerinin satış alanları,
- Ortak kullanım alanlarının niteliği ve sayısı ile bu alanların ayrı ayrı ve toplam büyüklükleri,
- Tür ve tutarları ayrı ayrı belirtilmek suretiyle ortak gelir ve giderler,
- Birim satış alanına düşen ortak gider tutarı,
- Ortak gider katılım payı dağıtımına esas ortak gider tutarı, perakende işletmeler tarafından karşılanan ortak gider tutarı ve boş iş yerleri ile perakende işletmeler adına malik tarafından karşılanan ortak gider tutarları,
- Alışveriş merkezi içindeki her bir perakende işletmenin adı, unvanı, satış alanı, hesaplanan ortak gider katılım payı, malik tarafından karşılanan katılım payı ile bu işletmelerden alınan avans ve yapılan mahsup işlemi neticesinde işletmelerce ödenen veya işletmelere iade edilen tutarları gösteren ortak gider katılım payı tablosu,
- Elektrik, su, doğalgaz gibi ortak giderlere ilişkin sayaçları numaralarıyla birlikte gösteren sayaç düzen krokisi.
Alışveriş merkezinin ortak gideri olmayan ve yönetime ait olan giderler olarak kabul edilen giderler için işletmelerden ücret talep edilemeyecek. Yönetmelik değişikliğinden önce yapılan sözleşmelere konu giderler için sözleşmeler yenileninceye ya da uzatılıncaya kadar ücret talep edilebilecek.
Alışveriş merkezi yönetimlerine, ortak gider katılım payı hesaplama ve tahsilatları ile raporlamalarının mevzuata uygun olup olmadığının kontrol ve tespiti amacıyla KGK tarafından yetkilendirilen Bağımsız Denetim kuruluşlarınca denetim yapılması zorunluluğu getirildi.
Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenerek rapora bağlanacak ve her yıl alışveriş merkezindeki işletmelerin bilgisine sunulacak. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan denetimlerle birlikte çifte denetim yapılması sağlanacak ve mevzuata aykırılıkların önüne geçilebilecektir.
Ülkemizde 147 tanesi İstanbul’da olmak üzere 350 tane AVM bulunmaktadır. Toplumsal hayat içinde önemli bir yeri bulunan alışveriş merkezlerinin ülke turizmi ve üretimi için önemi yadsınamaz. Bu açıdan raporlama ve ortak gider dağıtımı için bağımsız denetçilere rol verilmesi büyük önem arz etmektedir.
Şaban KÜÇÜK
Yeminli Mali Müşavir










Gözlemlerim her alanda olduğu gibi gastronomi alanında da kuru kalabalığın yanı sıra anahtar figürlere, yani esas oğlanlara ihtiyaç var. Belki baskın olan kuru kalabalıktı düne kadar gelinen noktada Türk Mutfağında hizmet veren Chef’leri ve Aşçılık sanatını mercek altına aldığımızda bu süreç içerisinde Türk Gastronomisinin son yıllarını ikiye ayırtmak mümkün. Bunu sayacak olur isek İki binli yılları öncesi ve İki binli yılları sonrası. Bu yıllarda ki çalışma üslubunu, ahlakını, usta çırak ilişkisini, çalışma tekniklerini, mutfak ekipmanlarını, menü içeriklerini, sunum tabaklarını vb. birçok önemli noktanın değişime uğradığını bunun yanı sırada bazı yerlerde de dejenere olduğunu görmekteyiz.
Risk Nedir ?
İşletmenizin geleceği, alacağınız siparişlerin devamlılığı ve satınalma sözleşmelerinizin tekrarlı ve sürdürülebilir olması ile doğru orantılıdır. Bu nedenle, yeni siparişler için fuar ziyaretleri çoğu organizasyon için vazgeçilmezdir. Düşünün ki, bu yılki uluslararası satış fuarında rakiplerinizden biri, daha çevreci ve uygun maliyetli bir yeni ürünün tanıtımını yapıyor. Fuardaki pazarlama ve satış ekipleriniz, hızlıca bir benchmark isteyecek ve yeni bir ürün çıkarmanız gerektiği kararlaştırılacak. Üst yönetim raporlamalarında, yönetim kurulu yeni ürünün lansmanının bir sonraki uluslararası satış fuarına hızlıca yetişmesini isteyecek. Ve bilin bakalım, bir sonraki fuar ne zaman? 3 ay sonra!
“Ticaret; ulusların zenginliğini eşit yapan bir güçtür.” Gladstone



Tedarik zinciri ve lojistik hizmetleri şirketi DHL Supply Chain (DSC) Türkiye, depolama ve nakliye alanında geliştirdiği çözümlerle sektör standartlarını belirlemeye devam ediyor. DSC Türkiye, soğuk zincir dağıtım çözümünü devreye alırken, ürünü özel ambalajlarda paketlemek yerine ısı kontrollü araçlarla sevk ediyor ve böylece karbon emisyonunu da düşürüyor.
Proje hakkında açıklama yapan DSC Türkiye Nakliye Direktörü Utku Uysal; “geliştirdiğimiz bu yeni uygulaması sayesinde, ürün sıcaklıklarına dijital olarak sürekli görünürlük sağlayarak, uyumluluğu da basitleştirdik ve düzenlemelerin ötesinde aktif soğuk zincir dağıtımına geçiş yaparak şirket özelinde sektördeki lider konumumuzu güçlendirdik. Bu uygulamanın devreye alınmasıyla birlikte, GDP’ye tam uyumlu dağıtım networkü oluşturmak adına da çok önemli bir adım atmış olduk” şeklinde konuştu.
Kamu İhale Kurulu Kararı Özeti; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, İdarece hazırlanan ihale dokümanında fiyat farkına ilişkin düzenlemelerin 24 Şubat 2022 tarihli ve 31760 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslara uygun olarak hazırlanmadığı, söz konusu ihale sonucu ihale üzerinde bırakılan istekli ile mevcut Sözleşme Tasarısı üzerinden sözleşme imzalanacağı ve Sözleşme Tasarısı’nın 14.3’üncü maddesi gereği sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamayacağı göz önüne alındığında, mezkûr düzenlemelerin ödemeler esnasında sorun yaşanmasına neden olmakla birlikte isteklilerin teklif fiyatlarını belirleme esnasında da tereddüt yaşamalarına neden olacağı, ihale konusu işin süresinin 365 takvim gününü aşan bir hizmet alımı olduğu durumlarda, İdari Şartname ve sözleşmelerde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslara göre fiyat farkı hesaplanacağının belirtilmesi ve bu doğrultuda ihale dokümanında malzemeli yemek hizmeti alımlarına ilişkin olarak Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Endeks Tablosunun 10 numaralı “Gıda Ürünleri” sütunundaki sayı veya bu endeksin alt endekslerinde belirtilen sayılardan uygun olan birine veya birkaçına yer verilmesi gerektiği, ancak ihale dokümanında fiyat farkı hesaplama formülüne ilişkin ağırlık katsayılarının belirlenmediği, ihale dokümanında malzemeli yemek hizmeti alımlarına ilişkin olarak Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Endeks Tablosunun 10 numaralı “Gıda Ürünleri” sütunundaki sayı veya bu endeksin alt endekslerinde belirtilen sayılardan uygun olan birine veya birkaçına yer verilmediği, ihale dokümanında fiyat farkı katsayılarına ve endekslerine yönelik bir belirleme yapılmadığı görüldüğünden ihalenin iptal edilmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir.
Geçtiğimiz hafta e-ticaret sektörü için hareketli bir hafta oldu. Alınan yeni kararlar sektörde doping etkisi yarattı. İlk karar, Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik oldu. İkincisi ise, Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren e-ihracat destekleriydi.
“E-ihracat destekleri çok önemli bir adım oldu. Yurt dışı pazarlarda Türk ürün ve markalarının tanıtılması ve e-İhracatın ivmelendirilmesi amacıyla şirketlere 15 milyon liraya kadar e-İhracat desteği verilecek. Destek üst limiti, çatı kuruluşları için 150 milyon lira olarak belirlendi. Bu destek paketi e-ticaret ekosistemini ve genel olarak üreticiyi destekleyeceği gibi yeni işlerin ve iş modellerinin ortaya çıkmasını da hızlandıracaktır. Bu destekler sayesinde aracılar gibi yeni tür ihracatçı modelleri ortaya çıkacaktır. Sektöre yeni firmalar kazandıracaktır. Karar şirketlerin, pazaryerlerinin ve e-ticaret sitelerinin e-İhracata hazırlanması, yurtdışı pazarlarda Türk ürünlerinin ve markalarının online olarak sergilenmesi ve tanıtılması, e-ihracat teslimat giderlerinin desteklenmesi ve e-İhracatın gelişmesini amaçlıyor. Tanıtım ve pazarlama desteklerinin de kapsamı genişletildi. Özellikle sipariş karşılama ve depo destekleri, e-İhracat ekosistemine ivme kazandırır. Yeni kararın e-İhracat rakamlarını birkaç puan yukarı taşıyacağını öngörüyoruz. Yeni desteklerde uçtan uca e-ihracat olanağı bulunan şirketler ‘e-İhracat konsorsiyumu’ olarak tanımlanıyor. Bu da çok önemli bir gelişme. Yurt dışı pazaryeri üzerinden verilen dijital reklamlara 7,5-25 milyon TL arasında destek verilecek. Bu destek harcamanın yüzde 50’si oranında olacak. Diğer pazarlama faaliyetlerine ilişkin giderlerinin yüzde 50’si, 15-30 milyon TL’ye kadar desteklenecek. Yurt dışında kiralanan depolar için de 7,5-25 milyon TL arasında kira desteği sağlanacak.”
İnovasyon, yenilik ve çeşitlilik konusunda dünya çapında bir dinamizme sahip olan İstanbul Hırdavat Fuarı, 15-18 Eylül tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde yeni 5’inci 6’ncı ve 7’inci salonlarda gerçekleşecek. Fuar, elektrikli ve mekanik el aletleri ve aksesuarlarından kaynak makinaları ve elektrotlarına, D.I.Y. (kendin yap) ürünleri, zımpara, çivi makinaları ve aşındırıcılara; lazer aletleri ve iş güvenliği ekipmanlarından izolasyon, yalıtım ve tecrit malzemelerine, boyacı ve kilit aksesuarlarına kadar çok büyük bir ürün çeşitliliği sunuyor.
İstanbul Hırdavat Fuarı’nın ilk yılından bu yana projeyi yöneten Zülküf Karadayı, fuar hakkında şu açıklamada bulundu: “Hırdavat ve nalburiye sektörünün önde gelen markalarının yer aldığı organizasyona geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da Karbosan, Platinum Sponsor olarak en büyük desteklerden birini vermiş oldu. Yerli üreticilerin uluslararası arenada boy gösterebildiği Avrasya ve MENA bölgesindeki etkili platform haline gelen fuar, bölge ülkelerdeki profesyonel ziyaretçileri ile güçlü bir bayi ortaklığı sağlıyor. Son yıllarda hırdavat ve nalbur sektöründe üretime yönelik yatırımların artmasının doğal sonucu olarak yerli ürünlerde artan çeşitliliği görebilmekteyiz. Dünyadaki gelişmeler doğrultusunda bölgemize ciddi bir talep yoğunluğunun farkındayız. Yerli üretici firmalarımız, kaliteli ürünleriyle yurt dışındaki rakipleriyle yarışabilir konuma geldiler. Böylece, sektör sadece yurt içinde değil; dünya pazarında da kalitesiyle önemli bir pay almaya hazır. Fuarımız 6’ncı yılında artık dünyaya açılmak isteyen markaların en güçlü pazarı olarak gelenekselleşti. 6 yıllık çalışmalarımızın sonucunda özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerindeki önemli yatırımcı ve satınalmacıların ajandasında fuarımızın yer almakta olduğunu gururla söyleyebilmekteyiz. Ayrıca yeni taşındığımız 5’inci 6’ncı ve 7’inci salonlardaki 25 bin metrekarelik alanda tüm sektör oyuncularının 20 bin kalem ürün çeşidini sergileyeceği sektörün en büyük fuarına imza atacağız”