Ege İhracatçı Birlikleri 2025 Yılı Sürdürülebilirlik Raporu Açıklandı
Dünya’nın en büyük sürdürülebilirlik inisiyatifi Global Compact’a 2019 yılında üye olan, 2020 yılını “Sürdürülebilirlik Yılı” ilan eden, son 5 yıldır tüm faaliyetlerinin eksenine sürdürülebilirliği oturtan Ege İhracatçı Birlikleri 2025 Yılı Sürdürülebilirlik Raporunu düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.
Basın toplantısında konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Bugün burada sadece bir rapor paylaşmıyoruz; geleceğe dair umutlarımızı, sorumluluklarımızı ve vizyonumuzu da paylaşıyoruz. Dünyamız artık bize açıkça gösteriyor: Sınırlı kaynaklarla sınırsız büyüme modeli mümkün değil. İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kaynak tükenmesi gibi tehditler; iş yapış şekillerimizin köklü biçimde değişmesini zorunlu kılıyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak, çevresel, sosyal ve yönetişimsel sorumluluklarımızın bilinciyle hareket ediyoruz” diye konuştu.
Cinsiyet eşitliği, döngüsel ekonomi, etik ticaret ve iklim bilinci gibi temel alanlarda attıkları adımları “EİB Sürdürülebilirlik Raporu”yla şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaştıklarının altını çizen Eskinazi, sözlerini şöyle tamamladı: “İhracatçılarımıza atık su, enerji ve çevreyi kirletmeyecekleri, kirlettiklerinde ağaç dikerek bunu kompanse edecekleri bilinci yaymak istiyoruz. Sürdürülebilirlik ile ilgili atılan adımlar ihracatımıza ve geleceğimize ışık tutacak.”
Sürdürülebilirlik Çalışmaları Birlikte Hareketle Başarıya Ulaşır
Sürdürülebilirlik ile ilgili çalışmaların münferit çabalarla başarıya ulaşamayacağına vurgu yapan Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Avrupa Birliği tarafından ilan edilen Yeşil Mutabakatın dünyada sürdürülebilirlik ile ilgili çalışmalara ivme kazandırdığını dile getirdi.
Türkiye’nin çevre, sosyal ve yönetişim başlıklarında sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı taahhüt ettiğini dillendiren Işık, “Ticaret Bakanlığı Responsible destek programıyla sürdürülebilirlik ile ilgili çabaları destekliyor. Paylaşımcı olmalıyız, toprağımızı korumalıyız. Yönetişimle aktif binlerce ihracatçı firmamıza yol gösterici olmak istiyoruz” dedi.
36 İlde Dondan Etkilenen Çiftçimiz Desteklenmeli
Türkiye’de Nisan ayında 36 ilde yaşanan don olayı sonrasında çok yıllık bitkilerde büyük zararlar oluştuğuna da değinen Işık, “Kuru meyve ve yaş meyvede ürünler çok etkilendi. Malatya’da kayısıda yüzde 95 kayıp var. Fındık ve üzümde önemli hasarlar var. Üzümde iki yıldır yüzde 40-50 ürün kayıpları yaşıyoruz. Çiftçilerimize pozitif destekler bekliyoruz. Devletimizin şefkat elini uzatması lazım. Çiftçimizin ayakta kalmasını sağlaması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Ege İhracatçı Birlikleri’nin Sürdürülebilirlik Raporu’nun Türkiye’de TİM ve diğer ihracatçı birlikleri arasında bir ilk olduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik Danışmanı Nilüfer Arıak, dünya genelinde büyüme öne çıkarıldığı için ciddi bir kaynak israfının ortaya çıktığını, sürdürülebilirlik konusunun göz ardı edildiğini vurguladı.
Dünya genelinde hava sıcaklıklarının 2025 yılı ocak ayı itibariyle 1,7 derece arttığının altını çizen Arıak, “40 canlı türü değişecek, don, kuraklık, hastalıklar, organik olmamanın problemleri. Değişim ve dönüşüme giremediğimiz zaman yok oluyoruz” dedi.
Sermayeye Erişimin Yolu Sürdürülebilirlik Raporlarından Geçiyor
Türkiye’nin büyümesinin dış kaynaklara bağlı olduğuna vurgu yapan Arıak sözlerini şöyle tamamladı: “Sermayemiz zayıf, uzun vadeli ve düşük maliyetli fonlara ulaşmamız gerekiyor. Zengin pazarlara ihracat yapacaksak sürdürülebilirlik etiketli ürünleri üretmeye ihtiyacımız var. Bunun yolu da sürdürülebilirlik raporlarımızın olmasından geçiyor. Firmalarımızın sürdürülebilirlik raporlarına odaklanmaları zorunluluk halini aldı.”
EİB’in 2024 Sürdürülebilirlik Karnesi
Ege İhracatçı Birlikleri’nin atık yönetimi konusunda, 2024 yılında tehlikesiz atık miktarında 2023 yılına kıyasla yüzde 5,8’lik düşüş yaşandı.
EİB’nin toplam atık miktarında ise yüzde 8,4 oranında bir azalma gerçekleşti.
ERP sisteminin kurulmasıyla işlemlerin dijital ortamda gerçekleştirilmesi, kağıt tüketiminde önemli bir tasarruf sağladı.
EİB’in araç yakıt tüketimlerinden oluşan emisyon miktarları karşılaştırıldığında, 2024 yılında 2023 yılına göre yüzde 3 oranında bir artış olduğu gözlemlendi.
2024 yılında elektrik tüketimine bağlı olarak oluşan karbon ayak izi değeri 2023 yılına göre yüzde 4’lük bir artış gösterdi. Söz konusu artışta, EİB’in gerçekleşen eğitim, seminer, çalıştay gibi etkinlikler etkili oldu.
EİB’de iş amaçlı seyahatleri göz önünde bulundurularak hesaplanan emisyon değerlerinde satın alınan uçak biletleri ve kiralanan araçlara ait veriler esas alındı. 2023 yılında bin 102 yurt içi uçuş, 697 yurtdışı uçuş yapılırken, 2024 yılında yurt içi uçuş 876’ya, yurt dışı uçuş ise 511’e geriledi. Yurt içi ve yurt dışı uçuşlardan kaynaklanan toplam emisyon değerleri 2023 yılında 495,5 ton CO2-e, 2024 yılında ise 399,4 ton CO2-e düştü.
Emisyonlar Azaltılacak
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), iklim değişikliğiyle mücadele çerçevesinde faaliyetlerinden kaynaklanan çevresel etkileri en aza indirmeyi ve sürekli iyileştirmeyi hedeflemek için emisyonlarının azaltılması amacıyla, şirket araçlarının yenilenmesi durumunda düşük emisyon salınımına sahip modeller tercih edilecek.
Emisyonlarının azaltılması kapsamında, elektrik tüketiminin azaltılmasına yönelik uygulamalar geliştirilmesi planlanıyor. Mesai dışında gereksiz aydınlatmaların kapatılması, klima ve elektronik cihazların yenilenmesi enerji verimliliği yüksek modellerin tercih edilecek.
Emisyonlarının azaltılması amacıyla, yurt içi kısa mesafeli toplu seyahatlerde hava yolu yerine şirket araçlarının kullanımı teşvik edilecek, görevlendirilecek personel sayısı asgari seviyede tutulacak ve çevrimiçi katılım imkânı bulunan eğitim, seminer ve toplantılara uzaktan erişim sağlanmasına öncelik verilecek. Atık oluşumunun minimize edilmesi hedefi doğrultusunda, kâğıt tüketimini en aza indirmek amacıyla dijital uygulamalara ağırlık verilecek. Tek kullanımlık plastiklerin kullanımını azaltmaya yönelik düzenlemeler yayılacak ve arızalı elektronik cihazların tamir edilerek yeniden kullanılması sağlanacak.
EİB’den 2025 Yılı İçin Sürdürülebilirlik Taahhütleri:
- Birliklerimiz genel kurullarında her yıl, dijital olarak alınan evrak sayısını bir önceki yıla göre %15 oranında artırarak, kağıt kullanımı ve teslimat süreçlerinden kaynaklanan karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlanması.
- EİB Yapay zeka modülünün chatbot ve sanal asistan kısmının 2025 yılında devreye alınması.
- Birliğimiz etkinliklerinde kullanılan basılı materyallerin dijital ortama alınması.
- Birliğimiz bünyesindeki sektör kurulu toplantısı karar tutanaklarının 2025 yılında, tüm yönetim kurulu toplantısı karar tutanaklarının ise önümüzdeki üç yıl içerisinde elektronik imzaya geçmesi
İkiz dönüşüm kapsamında başvurulan uluslararası ve ulusal proje sayılarında %10 artışın sağlanması.- B2B Marketplace modeliyle, ihracatçılarımızı hedef ülke alıcıları ve hammadde tedarikçileriyle eib.liyiz, Aegean Zone gibi dijital platformlar üzerinden buluşturmayı, etkin ve sürdürülebilir bir ihracat ağı kurulması.
- EİB Cinsiyet Eşitliği Bildirgesi yayınlanması.
SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ VE YEŞİL SATINALMA MAKALELERİ
- Sürdürülebilir Tedarik Operasyonlarında Planlama ve Gereklilikler, ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı – III
- Sürdürülebilir Tedarik Stratejisi Nedir? Nasıl Geliştirilir? ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı – II
- ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı Yol Haritası ve Adım Adım Sıfır Emisyon Hedefi
- Yeşil Satınalma ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi Nedir?
- Demir Çelik Sektörü ve Sürdürülebilirlik Performans Göstergeleri (KPI)
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK EĞİTİM TESTLERİ
SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİKÇİ GELİŞTİRME PROGRAMI PROJE DANIŞMANLIĞI
DANIŞMANLIK ALANLARI:
- Sürdürülebilir Tedarik / Kaynak Stratejisi
- Tedarikçi ve Operasyonel Riskler
- Sürdürülebilir Tedarikçi Kimliği
- Tedarikçi ESG Programı
- Mevzuata Uyum ve Emisyon Hesaplamaları
- ISO 20400 Sürdürülebilir Tedarik Standardı
- İhale Kriterleri ve Sözleşmelerin Revizyonu
- Tedarikçi Geliştirme – Rehberlik Programı
- Tedarikçiler için Eğitimler
- Tedarikçi Portalı; Takip ve İzleme
- Tedarikçi Performans Değerlendirme
- Tedarikçi Etik Kodlar
- Tedarikçi Davranış Kuralları
- Tedarikçi Gelişimi ve Raporlama
Proje Danışmanlık Süresi: 1 Yıl
Proje Koordinatörü: Prof. Dr. Murat ERDAL merdal@istanbul.edu.tr








İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; Teknik Şartname’nin 4’üncü maddesindeki 48 adet yayılmış, boyanmış lam hazırlama sayısı şartını sadece “………………” firması tarafından satışı yapılan sistem tarafından karşılanabildiği, teklif edecekleri …… marka LTS-3000B tam otomatik sıvı bazlı sitoloji cihazlarının saatte 24 adet lamın santrifüjleme işlemini, yaymasını ve boyamasını hazırlayabilme kapasitesine sahip olduğu, 2 adet cihaz ile aranan şartı sağlayabilecekleri iddialarına yer verilmiştir.
Globalleşen dünya, satın alma profesyonellerinin haritasını büyüttü. Artık sadece yerel tedarikçilerle değil, farklı ülkelerden, farklı kültürlerden firmalarla masaya oturuyoruz. Ancak bu yeni düzlem, sadece döviz kurlarıyla değil; kültürel kodlarla da şekilleniyor. Peki biz bu kodları ne kadar biliyoruz?
İş hukuku alanında dünyada yapılan ilk düzenleme, 1802 yılında İngiltere’de dokuma sanayiinde çalışan çocuk işçilerin iş süreleri ve çalışma şartları bakımından korunmasını öngören ve günlük çalışma sürelerini 12 saat ile sınırlandıran Kanun, olarak kabul edilmektedir. Görüleceği üzere, çalışma hayatında yapılan ilk yasal düzenleme ücretlerin iyileştirilmesi ile ilgili değil, çalışma sürelerinin sınırlandırılması ile ilgilidir.
Yurt dışına yapacağımız ihracat işlemlerinde, ihracatçı firma olarak azami titiz ve hassas olunması gereklidir. Global piyasalarda her türlü mala ve tedarikçiye kolaylıkla ulaşılabildiği günümüz dijital çağında, mal satmak istediğimiz ithalatçılara karşı son derece şeffaf, iyi niyetli olmak, ticari işlemlerimizin sürekliliği açısından son derece önemlidir.
Sıklıkla bir firma açıp, bir süre çalıştıktan sonra farklı bir şirket kurarak eski şirketini kapatan firmaların asıl niyetinin basiretli tacir gibi ticaret yapmaktan öte, tek kelime ile çakallık yapmak, anlık vurgun yapma, bir defa mal satıp, ikinci defa bırakın mal satmayı, iletişimi dahi kesen firmaların asıl niyetleri nedir sizce?
İhracatçı ve ithalatçı karşılıklı birbirlerine güven duymaktadırlar. İthalatçının açmış olduğu akreditifle ihracatçı mallarını yükleyecek ve gerekli evraklarını bankasına ibraz ederek mal bedelini alacaktır. Yurt dışındaki ithalatçının emri ile bankası tarafından ülkemizdeki ihracatçının bankasına akreditif açılır, akreditifin şeklen koşullarına uygun bir şekilde ihracatçı firma ihraç konusu mallarını konteynerlere yüklemiş, gümrüklemesini yaptırdıktan sonra ihraç limanındaki gemiye malını yükleyip deniz konşimentosunu alır. Faturasını tanzim eder… Tanzim edilen fatura ve akreditif koşullarında talep edilen diğer evraklarda mala ait detayları yazarken akreditifteki mal tanımını aynen yazar, tam takım evrakları bankasına verir, evrakların incelenmesin müteakip mal bedeli banka tarafından ihracatçıya ödenir.
İşte burada hiçbir SGS kontrolü yapılmamış, karşılıklı güven ön plana çıkmıştır. İthalatçı ve ihracatçı birbirlerine güvenecekler ama bu güven tedbiri elden bırakacak düzeyde aşırı uçta olmamalıdır.
İhraç malları güvenli bir ödeme şekli olan akreditif tahtında yüklenmiştir. Ancak akreditif kurallarını düzenleyen ICC – International Chamber and Commerce akreditiflere ilişkin yeknesak kaide ve kuralları belirleyen UCP 600 – Uniform Custons and Practice for Documantary Credits 2007 Revision’nın 5. Maddesi şöyle der:
Halı ve mobilya sektörünün kalbi, 23-26 Eylül 2025 tarihlerinde Gaziantep’te atacak! Gaziantep Halı ve Mobilya Fuarı, kapılarını açarak yerli ve yabancı sektör profesyonellerini “Üretimin Merkezi”nde buluşturacak.



Geleneksel satınalma döngüsünde karar süreçleri çoğu zaman teknik belgeler, teklif tabloları ve uzun e-posta dizileriyle şekillenir. Ancak dijitalleşmenin yaygınlaşmasıyla birlikte bilgi tüketim alışkanlıkları radikal biçimde değişti. 2025 itibarıyla B2B karar vericilerin yaklaşık %70’i, bir ürün ya da hizmet hakkında bilgi edinmeden önce video içeriklere başvuruyor (Wyzowl, 2024). Bu dönüşüm, satınalma profesyonelleri için yalnızca iletişim dilini değil; aynı zamanda pazarlama araçlarını da yeniden tanımlıyor. Peki satınalma profesyonelleri bu gelişmeden nasıl yararlanabilir?
Avrupa Birliği, dijital stratejisinin merkezine yenilikçi teknolojilerin güvenli ve sorumlu biçimde kullanımını yerleştirmek amacıyla, Nisan 2021’de dünyanın ilk kapsamlı yapay zekâ düzenleme teklifini kamuoyuna sundu. Temmuz 2024’te kabul edilerek Ağustos ayında yürürlüğe giren bu düzenleme, Avrupa’nın dijital alandaki küresel liderlik iddiasını pekiştiren önemli bir dönüm noktasıdır.

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu:
“Yapay zeka dönüşümü konusunda hükümetin attığı belli adımlar var. Bizim İzmir olarak da bir stratejimizin olması, ihtisas bölgesi olmamız lazım. Mesela İzmir, sağlıkta yapay zeka konusunu önceliklendirip hastanelerin kümelendiği bir alan üzerinde ilerleyebilir. Özellikle kentteki güçlü hastane altyapısı ve akademik bilgi birikimi, yapay zeka destekli tanı, tedavi ve hasta takip sistemlerinin geliştirilmesi için önemli bir avantaj sağlıyor. Ayrıca sağlık turizmi açısından da yüksek katma değer yaratabilecek uygulamalarla uluslararası hastaların İzmir’i tercih etmesini sağlayabiliriz. İzmir’in temel başlıkları arasında Manisa’da kurulacak elektrikli otomobil fabrikası da olmalı. Çinli BYD firması tarafından yıllık 150 bin araç kapasiteli elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil üretim tesisi ile sürdürülebilir mobilite teknolojilerine yönelik bir AR-GE merkezi kurma çalışmaları sürüyor. Sürdürülebilir mobiliteyle ilgili burada önemli bir talep oluşacak. Pil teknolojileri, mobilite sistemleri, elektrikli araçlar, otonom sistemler gibi alanlarda yapay zeka teknolojilerine odaklanmalıyız. Bu tesisin ve AR-GE merkezinin ihtiyaçlarının bu bölgeden karşılanması önemli bir hedef olacak. Manisa’da kurulacak otomobil üretim tesisi, yapay zeka yapılanmamız için çok önemli, bu konuda üniversiteler ve yatırım fonlarıyla ortak çalışmalara başlanması gerekiyor.”