Genel Tatil Olan 1 Ocak Günü Tam Gün Çalışmayan İşçiye Ücreti Nasıl Ödenir?

Genel Tatil Olan 1 Ocak Günü Tam Gün çalışmayan İşçiye ücreti Nasıl ödenir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem (2)

Genel Tatil Olan 1 Ocak Günü Tam Gün Çalışmayan İşçiye Ücreti Nasıl Ödenir?

Lütfi İNCİROĞLU

Genel Tatil Olan 1 Ocak Günü Tam Gün çalışmayan İşçiye ücreti Nasıl ödenir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem (2)2429 sayılı Ulusal Bay­ram ve Genel Tatiller Hakkında Kanuna göre, yılbaşı günü “genel tatil günü” olarak kabul edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63’üncü maddesinde ise, “Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir”. Aynı Kanunun 47 nci maddesine göre de “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir”.

Ayrıca, gün dönümü gece saat: 24.00 veya 00.00 dan itibaren başladığından, bu saatten sonra çalışan normal mesaili veya vardiyalı işçilerden kimler çalışmış ise, çalışılan her gün için ücretleri bir kat fazlası ile ödenir. Bu konuda Yargıtay’ın verdiği bir kararda, “…Davacının gece vardiyasında çalıştığı, 28 Ekim’i 29 Ekim’e bağlayan gece 24.00-08.00 arası çalışması bulunan davacının ulusal bayram ve genel tatil günü çalışması olduğundan ilave yevmiyeye hak kazandığı açıktır.” şeklinde hüküm kurmuştur[1].

Burada ifade edilen “bir kat” deyiminden, “bir iş karşılığı olmaksızın anılan günlerde çalışanlara ilave bir yevmiye verilmesi” anlaşılmalıdır. Örneğin, işçinin günlük ücreti 1.100 TL ise, genel tatil günü sayılan yılbaşı günü çalışan işçiye 1.100 TL+1.100 TL=2.200 TL ödenir. Bununla birlikte, 1 Ocak yılbaşı günü işyerinde 2 saatlik bir arızanın giderilmesi için çalıştırılan işçiye ücreti yine 1.100 TL ola­rak ödenir. Yargıtay’a göre, “genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarının hak edi­len tarihteki çıplak ücret üzerinden hesaplanması gerekir”[2]Ancak uygulamada bu günler için bazı işverenlerce ücret yerine dinlenme verildiği de görülmektedir. Bu durum usul ve Kanuna ay­kı­rıdır.

Diğer yandan bazı işverenler, “…1 Mayıs İşçi Bayramı, 1 Ocak Yılbaşı,15 Temmuz Demokrasi Günü gibi ge­nel tatil günlerinde” işçileri çalıştırdıkları ve onların iş sözleşmelerine genel tatil ücretlerinin aylık brüt ücret içerisinde olduğuna dair hükümler koymak­tadırlar. Ancak Yargıtay, ulusal bayram ve genel tatil günü ücretlerinin aylık ücret içine giydirilemeyeceğini kabul etmekte ve iş sözleşmelerine konulan bu tür hükümleri geçersiz saymaktadır[3].

Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmeleri ile yılda 90 gün ve 270 saate kadar yapılan fazla çalışmalar aylık brüt ücrete dahil edile­bilir ancak, ulusal bayram ve genel tatil günü ücretleri aylık brüt ücret içine giydirilemez. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma karşılığı ol­maksızın bir gündelik ücret ödenir. Bu günlerde işçi çalışmışsa ayrıca ilave bir gündelik ücret ödenir[4]..

Peki, genel tatil günü olan bay­ram günü çalıştırılan işçiye sonradan bunun karşılığında idari izin verilmesi mümkün müdür?

Yargıtay uygulamasına göre, “Genel tatil günü olan bay­ram günü çalıştırılan işçiye sonradan bunun karşılığında idari izin verilmesi mümkün değildir. İşçiye bayram çalışması karşılığı ilave ücret ödenmelidir. Dosyadaki belgelerden davacının bir kısım genel tatillerde çalışıp son­rasında idari izin kullandığı görülmektedir. İşçiye genel tatil çalışması karşı­lığında idari izin kullandırılması genel tatil ücreti hakkını ortadan kaldırma­yacağından ücretin ödenmesi gerekliliği karşısında davacının ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklısı olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacı ta­rafça yapılan fesih işlemi 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesi gereği haklı ne­dene dayanmakla davacının kıdem tazminatına ve bir kısım ulusal bayram ve genel tatil ücretine hak kazandığının kabulü gerekirken mahkemece hatalı de­ğerlendirme ile söz konusu taleplerin reddi isabetsizdir”[5].

Genel Tatil Olan 1 Ocak Günü Tam Gün çalışmayan İşçiye ücreti Nasıl ödenir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem (2)Sonuç olarak, çalışılmayan genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde işçiler çalışmazlarsa, işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir (İşK m.46,47). Ayrıca genel tatil günü tatil yapmayarak çalışan işçiye çalıştığı her gün için ilave bir günlük ücreti ödenir. Bu günlerde tam gün çalışmayan işçinin ücreti de çalıştığı saat kadar değil tam olarak ödenmelidir. Örneğin günlük ücreti 1.100 TL olan ve genel tatil günü sayılan yılbaşı günü 2 saatlik bir arızanın giderilmesi için işyerine getirilen işçiye çalıştığı saat kadar değil, 1.100 TL+1.100 TL=2.200 TL olarak ücreti tam ödenmelidir.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Y22.HD.18.02.2019, E.2017/19993, K.2019/3612 Legalbank.

[2] Y9HD.12.4.2018, E.2015/14919, K.2018/8470 Legalbank

[3] Y9HD.07/10/2020 T.,E.2016/25513, K.2020/10829 Legalbank.

[4] Y9HD.26/11/2020 T.,E.2016/32976, K.2020/16980 Legalbank.

[5] Y9HD.14.11.2016 T.,E.2015/5620, K.2016/19925 Legalbank.

Satınalmada Mikro Bakış

Satınalmada Mikro Bakış Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Satınalmada Mikro Bakış

M. Efsun Yüksel Tunç
Eğitmen ve Yönetim Danışmanı
Yaşam ve Yönetici Koçu

Satınalmada Mikro Bakış Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemKarar verme süreçlerini yalnızca rasyonel tablolar, net bütçeler ve teknik analizlerle açıklamak artık yeterli değil. Günümüz iş dünyasında satın alma profesyonellerinin kararları, aynı zamanda görünmeyen tetikleyiciler, bilişsel eğilimler ve psikolojik motivasyonlar tarafından da şekilleniyor. İşte bu noktada devreye davranışsal ekonomi giriyor.

Davranışsal ekonomi, insan davranışlarını ekonomik modellerle birleştirerek açıklayan bir alan. Ve bu alanın ortaya koyduğu en önemli bulgulardan biri şu: küçük değişkenler, büyük kararları etkileyebilir.

Geleneksel ekonomik teorilere göre, satın alma uzmanları en iyi fiyatı, en kaliteli ürünü ve en uygun zamanı seçmek için tamamen rasyonel davranır. Fakat sahadaki gerçekler farklı. Örneğin bir tedarikçi, teklifine ilk olarak %20 indirim yazdığında daha cazip görünürken, başka bir tedarikçi aynı indirimi “kampanya bitmeden son 3 gün” mesajıyla sunduğunda kararlar hızla değişebiliyor.

Çünkü burada artık yalnızca fiyat değil, aciliyet duygusu, kıtlık etkisi ve kaybetme korkusu devreye giriyor. Bunlar da davranışsal ekonominin en sık karşılaştığımız bilişsel yanlılıklarından yalnızca birkaçı.

İlk gördüğümüz fiyat, sonraki değerlendirmelerimizi ciddi şekilde etkiliyor. Bu duruma “çapa etkisi” deniyor. Örneğin, ilk teklif 1 milyon TL ise, ikinci teklif 850 bin TL bize “uygun” gelir. Ama ilk teklif 750 bin TL olsaydı, aynı 850 bin bu kez “pahalı” algılanırdı.

Satın alma kararlarında ilk verinin nasıl sunulduğu, algıyı yönetme açısından kritik. Ve bu farkındalık bize önemli bir kapı aralıyor: kararları sadece verilerle değil, verilerin sunuluş biçimiyle de şekillendirebiliriz.

Bir tedarikçiyle uzun süredir çalışıyor olmak, onun otomatik olarak “en güvenilir” olduğu inancını doğurabiliyor. Oysa geçmiş performans geleceğin garantisi değildir. Bu noktada davranışsal ekonomi bize şunu söyler: Statükoyu koruma eğilimi, yani “mevcut durumu sürdürme rahatlığı”, zaman zaman fırsatların kaçmasına neden olur.

Satın alma profesyonelleri olarak bizim görevimiz, konfor alanlarını değil, veri temelli sorgulamaları desteklemek. “Bugüne kadar böyleydi” demek yerine, “Bugün ne değişti?” diye sormak geleceği şekillendirmenin ilk adımıdır.

Davranışsal ekonominin bir diğer güçlü yönü de “framing effect” yani sunum etkisidir. Aynı bilgi, farklı şekilde sunulduğunda bambaşka kararlar ortaya çıkabilir. Örneğin bir teklif “%90 zamanında teslimat oranı” olarak verildiğinde olumlu algılanırken, “%10 geç teslimat riski” şeklinde sunulduğunda olumsuz algılanabiliyor. Oysa içerik aynı. Buradaki ders şu: biz karar vericiler olarak yalnızca içerikle değil, iletişim tarzıyla da yönlendiriliyoruz. Bu nedenle, satın alma süreçlerinde tekliflerin nasıl sunulduğu, hangi dilin kullanıldığı, hangi vurguların yapıldığı artık teknik detaydan öte, stratejik bir mesele haline geliyor.

Tüm bu mikro etkiler bize önemli bir kapı açıyor. Satınalmada davranışsal strateji tasarlamak.

  • Tedarikçilerin teklif formatlarını standardize ederek çapa etkisini azaltmak
  • Riskleri yalnızca sayılarla değil, görsel simülasyonlarla göstermek
  • Karar anı öncesinde alternatif senaryolarla ekiplerin “statükodan çıkmasını” sağlamak
  • Kıtlık etkisi gibi tetikleyicilere karşı “karar bilinci” farkındalığı oluşturmak
  • Satın alma kararlarını zamana yayarak ani kararları azaltmak

atacağımız stratejik adımlardan bir kaçıdır. Tüm bunlar, davranışsal ekonominin mikro teknikleriyle karar kalitesini artırmanın yolları.

Günümüzde başarılı satın alma ekipleri yalnızca pazarlıkta değil, psikolojide ve karar bilincinde de ustalaşıyor. Çünkü küçük gibi görünen tetikleyiciler, büyük stratejik kararlara yön verebiliyor. En iyi satın alma, yalnızca doğru fiyattan yapılan değil, doğru tetikleyicilere karşı bilinçle alınan kararlardır. Ve bizler, mikro detayları fark eden liderler olarak, sadece süreçleri değil, kültürleri de dönüştürürüz. İşte bu yüzden artık satın alma sadece bir işlem değil; bir farkındalık sanatıdır.

Yeni yılın sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ederek, şimdiden yeni yılınızı kutlarım.

Satınalmada Mikro Bakış Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemM.Efsun Yüksel Tunç

Eğitmen ve Yönetim Danışmanı

Yaşam ve Yönetici Koçu

efsun@indus.com.tr

https://www.linkedin.com/in/efsunyukseltunc/

www.efsunyuksel.com

Instagram @indusefsun

Yeni Yıl – 2026

Yeni Yıl 2026 Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Yeni Yıl – 2026

Reşat BAĞCIOĞLU

2026 Yılına Girerken

Yılın son gününde iş konuşmayalım isterseniz. Hele hele tilki ve çakallarımdan hiç konuşmayalım. Tüm sene boyunca onlardan bahsettim ve kendilerini çok meşhur sandılar. Aslında ben olmasam o tilki ve çakalları acaba kim makalelerinde konu ederdi?

Yeni Yıl 2026 Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Yeni Yılınız Kutlu Olsun

Her neyi istiyor ve sahip olmayı arzu ediyorsanız, hepsini elde etmeniz dileğimdir.

2026 yılının birlik, beraberlik, huzur, sağlık, bol kazanç getirmesi dileğiyle yeni yılınızı kutlarım.

Yeni yılda da beraber olmayı diliyoruz. Tilki ve çakallarımla birlikte.

Reşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi 

Enflasyon Düzeltmesi: İş Dünyası Açısından Teknik ve Stratejik Bir Değerlendirme

Enflasyon Düzeltmesi İş Dünyası Açısından Teknik Ve Stratejik Bir Değerlendirme Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Enflasyon Düzeltmesi: İş Dünyası Açısından Teknik ve Stratejik Bir Değerlendirme

Dr. Arif AYLUÇTURHAN – İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi

Giriş

Enflasyon Düzeltmesi İş Dünyası Açısından Teknik Ve Stratejik Bir Değerlendirme Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemYüksek enflasyon dönemlerinde finansal tabloların gerçeği yansıtması zorlaşmakta, işletmelerin vergi matrahı ile ekonomik gerçeklik arasındaki fark büyümektedir. Bu nedenle enflasyon düzeltmesi, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesi kapsamında yeniden uygulanmaya başlamış, iş dünyasında ve uygulamacılar nezdinde önemli bir gündem maddesi haline gelmiştir. Ancak uygulamanın kapsamı, teknik yönü, farklı işletme yapılarında yarattığı asimetrik etkiler, bilgi değeri ve vergi sonuçları nedeniyle tartışmalar devam etmektedir.

Enflasyon Düzeltmesinin Temel Yapısı

Vergi mevzuatı kapsamında uygulanan enflasyon düzeltmesi yalnızca bilanço kalemlerini günceller. Gelir tablosu (ve diğer finansal tablolar) enflasyona göre yeniden ifade edilmez. Bu kapsamda parasal olmayan varlıklar (stoklar, duran varlıklar, sermaye vb.) düzeltilirken, parasal kalemler (kasa, banka, ticari borçlar vb.) olduğu gibi kalır. Bu nedenle enflasyon düzeltmesi bu şekli ile işletme performansını değil, vergi matrahını etkileyen teknik bir düzeltme niteliği taşır.

TFRS Enflasyon Muhasebesi İle Karşılaştırma

TFRS (TMS 29) (BOBİ FRS 25) kapsamında hem bilanço hem gelir tablosu (ve diğer finansal tablolar) enflasyona göre yeniden ifade edilir. Tüm gelir ve giderler reel satın alma gücüne göre düzeltilir ve net parasal pozisyon kâr/zararı hesaplanır. Bu uygulama farkından dolayı enflasyon düzeltmesi değil enflasyon muhasebesinden bahsedilir. Bu yaklaşım işletmenin ekonomik durumunu daha doğru yansıtır. Buna karşın VUK enflasyon düzeltmesi yalnızca vergi tekniğine hizmet eder, yönetimsel analiz ve bilgi değeri açısından sınırlıdır.

Revizyonlar Ve Uygulamadaki Farklılıklar

Uygulamanın ilk döneminde Yapılmakta Olan Yatırımlar (YOİ) hesabının enflasyona göre düzeltilmesi işletmelerin bilançolarında önemli etkiler doğurmuş, bunun üzerine Bakanlık YOİ’ye ilişkin özel düzenlemeler yapmıştır. Buna rağmen duran varlık kayıtlarının geçmişe dönük taranması, stok hareketlerinin endekslenmesi (basitleştirilmiş yöntemlere rağmen) ve yazılım altyapılarının uyumsuzluğu işletmelerde önemli iş yükü oluşturmaya devam etmektedir.

Varlikların Düzeltilmesi, Vergi Etkisi ve Beklentiler Arasındaki Çelişki

Enflasyon düzeltmesinin en tartışmalı yönlerinden biri, temelde varlıkların düzeltilmesiyle ortaya çıkan farkların vergi matrahını arttırma yönünde etkilemesidir. İş dünyasının temel beklentisi, bu farkların fiyat artışından kaynaklandığı ve gerçek bir gelir yaratmadığı için vergilendirilmemesidir. Ancak mevzuatın bu durumlarda düzeltme farklarını matraha dahil etmesi, işletmelerin beklentileriyle çelişmektedir.

Diğer yandan bu durum düzeltmenin muhasebe mantığı gereği *çift taraflı kayıt sistemi dengesiyle* çalışması ile izah edilebilir. Parasal olmayan varlıklar düzeltiliyorsa, bilançonun matematiksel bütünlüğü gereği özkaynak kalemleri de düzeltilir. Bu nedenle sermaye kalemlerinin de enflasyon düzeltmesine tabi tutulması zorunludur.

İşletmenin Sermaye Yapısına Göre Asimetrik Sonuçlar

Bu denge yaklaşımı farklı sermaye yapılarında farklı sonuçlar doğurmaktadır:

Sermayesi güçlü işletmeler:

Özkaynak kalemlerinin yüksek olması, varlık düzeltmesi ile sermaye düzeltmesi arasındaki farkı azaltır. Bu işletmelerde enflasyon düzeltmesinin vergi matrahı üzerindeki etkisi sınırlı kalır.

Borç ağırlıklı finance edilen işletmeler:

Borçlar parasal kalem olduğundan düzeltilmez. Buna karşın varlık düzeltmesi yüksek olduğunda vergi matrahı artabilir. Bu durum yüksek yabancı kaynak kullanan işletmelerde daha fazla vergi yüküyle karşılaşılmasına neden olur.

Bu nedenle enflasyon düzeltmesi işletmeler arasında eşit etki yaratmamakta; sermaye yapısına bağlı olarak önemli farklılıklar ortaya çıkmaktadır.

Gerçeğe Uygun Bilgi İçin Finansal Raporlama Standartlarının Önemi

Çok öz olarak ifade edilirse; TFRS, BOBİ FRS ve KÜMİ FRS kapsamındaki finansal raporlar, enflasyon düzeltmesinden farklı olarak işletmenin ekonomik gerçekliğini ortaya çıkaran bütüncül bir yaklaşım sunar. Bu standartlar hem bilanço hem gelir tablosunu enflasyonun etkisine göre düzeltir ve net parasal pozisyonu görünür kılar. Vergi amaçlı tablolar ise yalnızca mevzuata uyum işlevi taşır.

Sonuç

Enflasyon Düzeltmesi İş Dünyası Açısından Teknik Ve Stratejik Bir Değerlendirme Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemEsas olarak enflasyon düzeltmesi yüksek enflasyon dönemlerinde vergi matrahını fiktif artışlardan arındırmak için kullanılan teknik bir araçtır. Ancak uygulamanın işletmelerde yarattığı iş yükü, farklı sermaye yapılarında oluşturduğu asimetrik sonuçlar, bilgi değeri ve vergi etkileri nedeniyle tartışmalar devam etmektedir. İş dünyası, düzeltmenin sadeleştirilmesi, belirsizliklerin giderilmesi ve fiktif artışların vergiye tabi olmaması gerektiği yönünde görüş birliğine sahiptir. Bu minvalde belki de vergi mevzuatı kapsamında enflasyon düzeltmesi uygulaması tamamen uygulamadan kaldırılacaktır.

Dr. Arif AYLUÇTARHAN

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi

Kaynakça:

Vergi Usul Kanunu, Mükerrer Md. 298

IAS 29 Financial Reporting in Hyperinflationary Economies

KGK Finansal Raporlama Standartları

Bakanlık Tebliğleri (2023–2025)

TÜRMOB Teknik Görüşleri, Gazete Haberleri

İnsan İçin Ahlak Ne İse Ürün İçin de Kalite Odur

İnsan İçin Ahlak Ne İse ürün İçin De Kalite Odur Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

İnsan İçin Ahlak Ne İse Ürün İçin de Kalite Odur

Zafer URFALIOĞLU

İnsan İçin Ahlak Ne İse ürün İçin De Kalite Odur Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİnsan ahlaklıysa güven verir. Sözüne inanılır, yaptığı işe saygı duyulur, arkasından:

– “İyi insandı ya hu” denir.

Ürün de böyledir. Kaliteliyse konuşmasına gerek kalmaz; kendini kullandırır, tekrar satın aldırır, hatta reklamını bile müşteriye yaptırır. Ahlak nasıl insanın karakteri ise, kalite de ürünün karakteridir.

Ahlaksız insan kısa vadede dikkat çekebilir. Gürültü yapar, göz boyar, bir süre idare eder. Ama mutlaka yakayı ele verir. Kalitesiz ürün de aynı yolu izler. Ambalajı parlaktır, sloganı iddialıdır, fiyatı caziptir. Fakat ilk kullanımdan sonra gerçeği fısıldar:

– “Ben göründüğüm gibi değilim.”

O an müşteri sadece ürünü değil, markayı da zihninde çöpe atar.

Kalite, ürünün sessiz vicdanıdır. Kimse bakmıyorken de işini doğru yapar. Dikişi içten atılmıştır, vidası gevşek değildir, yazılımı durduk yere çökmeye karar vermez. Nasıl ki ahlaklı insan yalnızken de doğruyu yapıyorsa, kaliteli ürün de garanti süresi bitince karakter değiştirmez.

İlginçtir, kalite çoğu zaman pahalı olmak zorunda da değildir. Tıpkı ahlakın zenginlikle ölçülmemesi gibi. Bazen mütevazı bir üründe öyle bir özen vardır ki,

– “Bunu yapan işini ciddiye almış” dersiniz.

İşte o ciddiyet, kalitenin ta kendisidir. Çünkü kalite, malzemeden önce niyette başlar.

Kalitesizliğin en büyük savunması ise hep aynıdır:

– “Bu fiyata bu kadar.”

Ahlaksızlığın klasik bahanesi olan:

– “Herkes böyle yapıyor” ile akrabadır.

Oysa müşteri herkes değildir. Tıpkı vicdan gibi, müşteri de detayları görür, hisseder ve unutmaz.

Sonuçta insan ahlakıyla hatırlanır, ürün kalitesiyle anılır. İkisi de uzun vadeli bir yatırımdır. Hızlı kazanç sağlamaz ama kalıcı iz bırakır. Ve en güzel tarafı şudur:

Ahlaklı insanla kaliteli ürünün ortak bir kaderi vardır: İkisi de reklama fazla ihtiyaç duymaz, çünkü zaten konuşuluyordur.

Ama gelin dürüst olalım; günümüzde “Konuşulan” şeylerin çoğu ne ahlakla ne kaliteyle ilgili. Bağıran kazanıyor, parlayan satıyor, “İndirim var” diyen haklı çıkıyor. Ürün henüz kutusundan çıkmadan kampanyaya giriyor, insan henüz tanınmadan etiketleniyor. Kalite sabır ister, ahlak omurga… İkisi de aceleye gelmez. O yüzden de çağın ruhuna biraz ters düşer.

Bir ürün düşünün;

Garanti belgesi var ama garantisi yok.

Servis numarası var ama açan yok.

Müşteri temsilcisi var ama temsil ettiği kimse yok.

İşte bu tam olarak şudur: Ahlak broşürü basıp, içini boş bırakmak. Kimse o broşürü okumaz ama herkes eksikliğini hisseder.

Aynı şey insanlar için de geçerli. Kartviziti kalın, unvanı uzun, cümleleri büyük puntolu… Ama biraz yaklaştığınızda içeride yankıdan başka bir şey yok. Kalite de böyledir; içi dolu değilse ses yapar. Sessiz ve sağlam olan ise işini görür, yoluna devam eder.

Kalite aslında biraz rahatsız edicidir. Çünkü emek, takip ve sorumluluk ister.

“Oldu bu” demeyi sevmez.

Ahlak da öyledir. Sürekli kendini denetler, hata yapınca bahane üretmez. O yüzden çoğu zaman zahmetli bulunur. Zahmetli olduğu için de ilk vazgeçilen şey olur.

Ama tarih bize şunu gösterir:

Zahmetli olan kalır, kolay olan unutulur.

Ahlaklı insan belki manşet olmaz ama referans olur.

Kaliteli ürün belki trend olmaz ama ölçü olur. Diğerleri ona bakılarak değerlendirilir.

İnsan İçin Ahlak Ne İse ürün İçin De Kalite Odur Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemVelhasıl, insan için ahlak ne ise ürün için kalite odur. Biri eksikse diğeri süs olur. Süs de bir yere kadar işe yarar.

Sonra dökülür.

Hem rafta hem hayatta.

Zafer URFALIOĞLU

İş İmkanı Sunan Gümrük ve Dış Ticaret Programı

Gümrük Ve Dış Ticaret Uzmanlığı
Gümrük Ve Dış Ticaret Uzmanlığı

İş İmkanı sunan bu programı kaçırmayın. 13. Dönem Uygulamalı GÜMRÜK ve DIŞ TİCARET UZMANLIĞI.  Son Başvuru Tarihi: 8 Ocak 2026
Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş.İstanbul Üniversitesi

Katılım şartları ve kayıt için : https://sem.istanbul.edu.tr

Gümrük Ve Dış Ticaret Uzmanlığı
Gümrük Ve Dış Ticaret Uzmanlığı

Program Yeri: Online eğitim (zoom) 60 saat
Tel: (0212) 440 17 36
Program Tarihi: 10 Ocak – 7 Şubat 2026

Ders Programını Görmek için: https://sem.istanbul.edu.tr/tr/content/uygulamali-gumruk-ve-dis-ticaret-uzmanligi-sertifika-programi/ders-programi

 

Anahtar Sözcükler:

gümrük, dış ticaret, sertifika, ithalat, ihracat, mevzuat, rejim, lojistik, taşımacılık, iş, kariyer, Ünsped, Gümrük Müşavirliği, İstanbul Üniversitesi, Sürekli Eğitim Merkezi

Dahilde İşleme Rejimi Kapsamında İhracat Sırasında Ayniyat Tespiti Yapılması ve İlgili Teminatın Çözülmesi

Dahilde İşleme Rejimi Kapsamında İhracat Sırasında Ayniyat Tespiti Yapılması Ve İlgili Teminatın çözülmesi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Dahilde İşleme Rejimi Kapsamında İhracat Sırasında Ayniyat Tespiti Yapılması ve İlgili Teminatın Çözülmesi

Kerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

II- Konuya İlişkin İlgili Mevzuat Hükümleri

Dahilde İşleme Rejimi Kapsamında İhracat Sırasında Ayniyat Tespiti Yapılması Ve İlgili Teminatın çözülmesi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemDahilde İşleme Rejimi kapsamında gerek önceden ithalat, gerekse önceden ihracat (eşdeğer eşya kullanımı) kapsamında düzenlenen bir Dahilde İşleme İzin Belgesinin “özel şartlar” kısmında ithal edilen maddenin ihracı taahhüt edilen işlem görmüş ürünün elde edilmesinde kullanıldığına ilişkin yada eşdeğer eşya kullanımında eşdeğer eşya ile eşdeğer eşya karşılığı yapılan ithalatın aynı eşya olduğuna ve işlem görmüş ürün bünyesinde kullanıldığına ilişkin ayniyet tespitinin yapılması gerektiğine ilişkin bir meşruhatın kayıtlı olduğu her durumda gümrük idarelerince ayniyet tespitinin yapılması gerekir.

– İthal eşyasının ihraç edilen mamulde kullanımının tespitinde, DİİB veya Dİİ’de belirlenen fire ve kullanım oranlarının esas alınması gerekir.

– İhracat taahhüdünün kapatılmasını müteakip;

b) İthalat yapılan şartlı muafiyet sistemi çerçevesindeki dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni kapsamında alınan teminatlar ilgili gümrük idaresince,

…    ilgili firmaya iade edilir.

– İthalat ve ihracat esnasında belgenin özel şartlar bölümündeki hükümler de dikkate alınarak işlem yapılır. Ancak, geçici veya kati anti-damping vergisi veya sübvansiyon vergisine tabi eşyanın ithalatında, belgenin özel şartlar bölümünde konuya ilişkin hüküm bulunup bulunmadığına bakılmaksızın sadece anti-damping ve sübvansiyon vergisine indirimli teminat uygulanmaz, bunun dışında bu ithalattan doğan vergi bu Tebliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde indirimli teminat uygulamasından yararlandırılır. 

– Belge üzerinde ihracı taahhüt edilen işlem görmüş ürünün gümrük tarife istatistik pozisyonu ile teknik ve ticari adı bakımından fiziki unsurları itibarıyla aynı madde olduğunun ilgili belge üzerinde görülmesi, çıkış esnasında gümrük beyannamesi ile ilgili işlemlerin sonuçlandırılması için gerekli ve yeterli şartları oluşturmakta olup, belgenin özel şartlar bölümünde aksine bir hüküm olmadıkça ayrıca ekspertiz raporu ve ayniyet istenmez.

– Dahilde işleme izni kapsamında ihraç edilen işlem görmüş ürünün, ithal edilen eşyadan elde edilmediğine ilişkin karinelerin bulunması halinde, bu ürün için ekspertiz raporu istenebilir.

– Bölge müdürlüklerinin belge ihracat taahhüdünün kapatılmasına ilişkin yazısı ile, gerçekleşen ithalat ve ihracata ilişkin gümrük beyannameleri listeleri dikkate alınarak ithalat esnasında alınan teminat ve vergi, geri verilir.

1) Dahilde işleme tedbirlerini, dahilde işleme rejimi ve belgede/izinde belirtilen esas ve şartlara uygun olarak yerine getirmeyenlerden;

6) Birinci fıkranın (g) bendi kapsamında [1-g: Dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni kapsamında ithal edilen eşyanın ihraç edilen işlem görmüş ürünün bünyesinde kullanıldığına ilişkin şartların yerine getirildiğinin Bakanlıkça belirlenen şekilde tevsik edilememesi], ithal edilen eşyanın ihraç edilen işlem görmüş ürünün bünyesinde kullanıldığına ilişkin dahilde işleme izin belgesinde yer alan şartların yerine getirildiğinin teknik, bilimsel veya idareden kaynaklanan bir nedenle tespit edilememesi halinde, söz konusu şartın yerine getirildiği, firmanın stok ve muhasebe kayıtları dikkate alınarak düzenlenecek yeminli mali müşavir raporu ile tevsik edilebilir.

– … İlgili mevzuat hükümleri doğrultusunda, gümrük idarelerince verilen dahilde işleme izinleri kapsamı işlemlerde, ayniyat tespitinin Gümrük idaresince yapılması, Ticaret Bakanlığınca düzenlenen dahilde işleme izin belgesinin özel şartlar bölümünde ayniyat şartı bulunması halinde ise yine ayniyat (dahilde işleme rejimi kapsamında yurda geçici ithali yapılan eşyanın işlem görmüş ürünler bünyesinde kullanılıp kullanılmadığı) tespitine ilişkin önlemlerin, beyannamenin atandığı muayene hattına bakılmaksızın, ilgili gümrük idaresince gerekli tedbirlerin alınması ve ayniyat tespitinin yapılmasının gerektiği,    …

DİİB’nin özel şartında ayniyat yapılması yönünde şartın bulunduğu durumlarda, yukarıda belirtildiği üzere, ayniyat tespit işlemlerine ilişkin gerekli önlemlerin ilgili gümrük idarelerince alınması gerekmekte olup, bu çerçevede, ayniyatı yapılması gerekli olan eşya ile ilgili ayniyat tespit işlemlerinin eşya Türkiye Gümrük Bölgesindeyken gerçekleştirilmesi, ayniyat tespit işlemi yapılacak eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinden ihracı sonrasında belge üzerinden ayniyat tespit işlemlerinin yapılmaması gerekmektedir.

– Dahilde İşleme İzni kapsamında yurda geçici ithali yapılan eşyanın, ihraç edilecek işlem görmüş ürünün bünyesinde kullanılıp kullanılmadığının tespiti hususunda aşağıda belirtildiği şekilde işlem yapılması gerekmektedir.

I- Kullanılacak Kodlar

Dahilde İşleme İzni kapsamında ithalatın yapıldığı gümrük idaresince, Dahilde İşleme İzni Talep Formunun 10 no.lu “Diğer Hususlar” bölümüne aşağıda belirtilen kodlardan en az bir tanesi yazılacaktır.

(Kod-1) Seri/şasi/motor numaraları ve modeli

(Kod-2) Ek bilgi formunun beyannameye eklenmesi

(Kod-3) Numune alınması

(Kod-4) Fotoğrafının eklenmesi ya da ayrıntılı teknik tanımının yapılması

(Kod-5) Ekspertiz raporunun ibrazı

(Kod-6) Laboratuvar tahlili

(Kod-7) Ayniyet aranmaz

(Kod-8) Ayar raporu.

II- İthalat Gümrük İdaresince Yapılacak İşlemler

Dahilde İşleme İzni kapsamında ithal edilecek eşyanın aşağıda belirtilen tedbirlerin alınması suretiyle geçici ithaline izin verilecektir.

3- a) Ticaret politikası önlemlerine (İthalat Rejimi Kararının 4 üncü maddesinde belirtilen mevzuat çerçevesinde alınan önlemler) tabi eşya,

b) Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliğlerikapsamı eşya,

c) İthalat Rejimi Kararının 7.maddesinde belirtilen “eski, kullanılmış, yenileştirilmiş, kusurlu (defolu) ve yatık (zamanla dayanıklılığını yitirmiş) mallar,

için numune alınması, fotoğrafının eklenmesi yada ayrıntılı teknik tanımının yapılması (Kod 3 veya 4) ya da ekspertiz raporunun ibrazı (Kod-5) şeklindeki ayniyet tespit yöntemlerinden birinin seçilmesi,

4- Dahilde İşleme Rejimi Tebliğinin (İhracat: 2006/12) 14.maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamında ithal edilen tekstil ana hammaddelerinden numune alınması (Kod-3) veya fotoğrafının eklenmesi ya da ayrıntılı teknik tanımının yapılması (Kod-4), bunların mümkün olmaması halinde ise Gümrük Yönetmeliğinin 196.maddesinin 6.fıkrası hükmü de dikkate alınmak suretiyle eşyanın hangi hatta işlem gördüğüne bakılmaksızın laboratuvar tahliline tabi tutulması (Kod-6).   …

6- Numunesinin alınması mümkün olmayan eşyanın, tanınmasına yarayacak özelliklerinin ve gerek görülmesi halinde fotoğraflarını içeren bir tutanakla tespitinin yapılması,   …

gerekmekte olup, (Kod-3) kapsamı numunelerin ithalata ilişkin gümrük beyannamesine eklenmesi gerekmektedir.

III- İhracat Gümrük İdaresince Yapılacak İşlemler

Dahilde İşleme İzin Talep Formunun 10 no.lu hanesindeki meşruhat kontrol edilerek, bu meşruhata göre idarece memur görevlendirilmesi, teknik inceleme yaptırılması, ekspertiz raporu hazırlanması, laboratuvar tahlili vb. işlemlerin tekemmül ettirilerek ayniyet tespitini müteakiben eşyanın ihracına izin verilecektir.

Bununla birlikte, bir dahilde işleme izni kapsamında geçici olarak ithal edilecek eşyanın ithali esnasında uygulanacak ayniyet tedbirleri saklı kalmak üzere, ilgili izin kapsamında yapılacak ihracatlarda, üretim sürecinin (işlemlerin) aynı olması ve eşyanın değişmemesi kaydıyla tek bir ihracat partisinden numune alınarak ekspertiz raporunun düzenlenmesi ve düzenlenen bu ekspertiz raporunun yapılacak sonraki ihracatlar için, beyannamenin tescil edildiği tarihte ihracat beyannamesine eklenmesi mümkündür. 

– …  İthal eşyasının ihraç edilen mamulde kullanımının tespitinde, DİİB’de belirlenen fire ve kullanım oranlarının esas alınması gerekmektedir. DİİB özel şartında taahhüt kapatma esnasında ekspertiz raporu aranacağına ilişkin bir ibarenin yer alması durumunda (Özel şartlar bölümünde ekspertiz şartı olan belgelerde, ekspertiz raporunun hangi ürün veya girdiler için istendiğinin belge üzerinde açıkça belirtilmesi gerekmektedir.) ise, ekspertiz raporunda yer alan fire ve kullanım oranlarının esas alınması    …

Alınması öngörülen ekspertiz raporunun belge süresi içerisinde alınamaması durumunda, firmanın belge müracaatı sırasında geçerli olan kapasite raporundaki kullanım ve fire oranlarına istinaden işlem yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, ilgili belge özel şartında taahhüt kapatma esnasında analiz raporu aranmasına ilişkin bir hükmün bulunması durumunda ise, bu hüküm dikkate alınarak taahhüt kapatma işlemlerinin tekemmül ettirilmesi gerekmektedir.

– 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin “Dahilde İşleme İzin Belgelerinin Kapatılması İçin Gerekli Bilgi ve Belgeler” başlıklı eki Ek-3’te belirtilen belgelerden DİİB taahhüt hesabı kapatılması işlemlerinde firmalar tarafından ibraz edilen ekspertiz raporunun belirtilen kriterleri karşılamadığının tespiti halinde, söz konusu ekspertiz raporunun DİİB taahhüt kapatma işlemine esas alınmaması ve keyfiyetin belge sahibi firma ile ekspertiz raporunu düzenleyen sanayi/ticaret veya sanayi odasına iletilmesi gerekmektedir.

– Ayniyet tespit işlemlerinin unutulmasının önüne geçilmesine teminen, 06.08.2018 tarihi itibarıyla BİLGE sistemi muayene ekranına yalnızca 31, 41, 51 ve 52 rejim kodları kapsamında tescil edilen IM ve EX türü  beyannamelerle sınırlı ve zorunlu olmak üzere “ayniyet tespitine tabidir” ve “ayniyet tespitine tabi değildir” şeklinde seçmeli butonlar (Ek-1) eklenmiş olup, butonlardan birisi seçilerek açıklama girilmeden işlemler tamamlanamamaktadır.

Buna göre, rejim kapsamı ayniyet tespit işlemleri aynı şekilde yürütülmeye devam edilecek olup ilgili muayene memurunca;

Dahilde işleme izninde yahut belgesinde eşya için ayniyet öngörülmüş olması halinde tespit yerine getirildikten sonra “ayniyet tespitine tabidir” butonu işaretlenerek açıklama bölümüne yapılan işlem hakkında açıklama (fotoğraf eklendi, ekspertiz raporu eklendi, laboratuvar analizine gönderildi vb.) girilecektir.

Eşya için ayniyet öngörülmemesi halinde ise “ayniyet tespitine tabi değildir” butonu işaretlenerek açıklama bölümüne ayniyete tabi olmama nedenine ilişkin açıklama (belge özel şartında bulunmamaktadır, kod-7 ayniyetten muaftır vb.) girilecektir.

– Gümrük idareleri, eşyanın beyan edildiği gümrük rejimi şartlarına uyulmasını sağlamak üzere zorunlu olan hallerde, eşyanın ayniyetini tespite yönelik önlemleri alırlar.

– Gümrük idareleri, zorunlu olan hallerde, gümrüğe sunulan ve gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım talep edilen eşyanın, bu işlem veya kullanım şartlarına uyulmasını sağlamak amacıyla, başka kurumlarda ekspertizini yaptırmak da dahil olmak üzere ayniyetinin tespitine yönelik önlemleri alırlar. Muayeneden sonra değiştirilmemeleri için mühür, kurşun mühür, etiket gibi belirleyici araçları eşyanın ve kapların veya taşıtların üzerine tatbik edebilirler.   …

–  “1. Gümrük idareleri, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere;

a) Beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebilir ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebilir,

b) Eşyayı muayene edebilir ve ayrıntılı muayene veya tahlil amacıyla numune alabilirler.

Beyanname kapsamı eşyanın muayene edilmesi halinde, muayene sonuçları, muayene edilmemesi halinde ise, beyannamede yer alan bilgiler, eşyanın tabi olduğu gümrük rejimi hükümlerinin uygulanmasında esas alınır…” şeklinde düzenleme ile idarenin sorumlulukları belirlenmiştir.

 

– Gümrük yükümlüsünün eşyanın gümrük beyanını yapması yeterlidir. Gümrük beyanı tabiri de 4458 sayılı Gümrük Kanununun 3/16 maddesinde: “Belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması talebinde bulunulmasını ifade eder.” şeklinde tarif edilmiştir. Bu tanıma göre, ilgili firmanın gümrüğe ilgili rejimi beyan etmesi kanun hükmüne göre yeterlidir.

– Gümrük vergilerinin üzerinden hesaplandığı unsurlar olan, kıymeti, miktarı, menşei ve gümrük istatistik pozisyonunu gümrük idaresine doğru beyan etmesi serbest dolaşıma giriş beyannamesini veya ihracat beyannamesini tescil ettirmesi yeterlidir. Kanunla yükümlüye vergilerin de hesaplanması ve dış ticaret mevzuatı ile diğer mevzuat hükümleri bakımından yapılacak işlemleri yürütmekle ilgili bir yükümlülük verilmemiştir.

Bu yükümlülük, 1) Beyanın kontrolü ile görevli memurlar, gümrük vergileri ile gümrük idaresince tahakkuku gereken diğer vergileri tahakkuk ettirmek veya muaflık hükümlerini uygulamak, gümrük mevzuatı, dış ticaret mevzuatı ile diğer mevzuat hükümleri bakımından yapılacak işlemleri yürütmekle görevlidir…” Hükmüne göre, muayene memuruna aittir.

2) Beyannameyi kontrol edenler ile ikinci muayeneyi yapanlar yaptıkları kontrol ve muayeneden gümrük vergilerinin hesaplanmasından veya doğruluğunun kontrolünden ya da muafiyet hükümlerinin uygulanmasından sorumludurlar.   …

 

1) Yürürlükteki mevzuat uyarınca ilgili gümrük rejimleri kapsamında Türkiye’ye ithali öngörülen her türlü izin veya uygunluk belgesine veya bu belgeler yerine geçen bilgiye tabi eşyaya ilişkin yetkili kurumlarca yapılacak kontroller, ithale konu eşyanın kamu ahlakı, kamu düzeni, kamu güvenliği, insan, hayvan ve bitki sağlık ve hayatlarının korunması açısından taşıyacağı muhtemel riske göre; Türkiye Gümrük Bölgesine girişinde veya gümrük beyannamesinin tescil işlemi öncesinde ya da gümrük yükümlülüğünün sona ermesinden sonraki aşamalardan yalnızca birinde ve gümrük idaresinin koordinasyonunda yapılır.

2) Kontrollerin risk tabanlı yapılması esastır. İlgili kurumlarca kontrolü öngörülen eşyaya ilişkin bilgiler Bakanlığa iletilir. Bakanlık, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen riskli eşyaya ilişkin sevkiyat bilgilerini ithalat kontrolünden sorumlu kurumlara iletir.   …

7) Dördüncü fıkra kapsamında ilgili kurumlarca yapılan kontroller sırasında yükümlüden talep edilebilecek diğer belgeler ile ithale konu eşyayı temsil etmeyen belgeler gümrük idarelerince ayrıca aranmaz.   

10) İthalat ve ihracat kontrollerine konu eşya ile ilgili olarak;

a) İthalat ve ihracat kontrollerine konu eşyanın denetim sonuçlarını gösteren ve 114.madde uyarınca belirlenen belgeler veya bu belgeler yerine geçen bilgilerin beyannameye kaydedilmesi zorunludur.

b) Muayene veya kontrol sonucunun, yapılan beyanın aksine eşyanın ilgili kurumun ithalat veya ihracat kontrolünü gerekli kılması durumunda, gerekli kontrollerin yapılmasını teminen yükümlü ilgili kuruma yönlendirilir. …

–  1) Belge kontrolünde, kontrol ile görevlendirilen memur, beyannamedeki bilgileri ve eklerini inceler; tarife, kıymet, miktar, yasaklayıcı ve kısıtlayıcı önlemler söz konusu ise, buna ilişkin belge kontrollerini de yaptıktan sonra uygun bulursa, bu hususu beyanname üzerinde gösterir ve bilgisayar sisteminde onay verir. Yapılan kontrol sonucu sisteme kaydedilir.

2) Beyanın kontrolü ile görevlendirilen memur, yaptığı inceleme sırasında beyanname ve ekli belgeler arasında ciddi bir farklılık tespit eder ve muayenenin yapılmasını gerekli görür ise sistem tarafından kendisine havale edilen  tarih ve saat itibariyle en geç yirmidört saat içinde bu hususu idare amirine bildirir. Muayenenin idare amirince uygun görülmesi halinde, ilgili amir beyannameyi muayene ile görevli memura havale eder ve işlemler bu memur tarafından sonuçlandırılır. Muayenenin idare amirince uygun görülmemesi halinde ise, beyanın kontrolü için önceden görevlendirilen memur tarafından işlemlere kaldığı yerden devam edilir.

Danıştay 7. Dairesinin 14.04.2009 tarihli, E. 2007/2448, K. 2009/1929 sayılı kararı ile; “… Gümrük vergilerinin Gümrük Kanununun 195.maddesinin 1.fıkrası hükmünde, Gümrük İdaresi tarafından gerekli bilgiler kullanılarak tahakkuk ettirileceği belirtilmiş; aynı Kanunun 15.maddesinin 1.fıkrasında ise, anılan vergilerin, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanacağı  öngörüldükten sonra, 7.fıkrasında da, aynı maddenin 3.fıkrasının (c) bendinde, gümrük vergisi oranlarını kapsadığı söylenen Gümrük Tarife Cetveli, idari uygulamalarda esas tutulması zorunlu metinler arasında sayılmıştır. 4458 sayılı Kanunun 3’üncü ve devamı maddeleriyle de, gümrük mevzuatını uygulayarak gümrük işlemlerini yapma yetki ve görevi Gümrük İdarelerine verilmiştir. …    Gümrük idaresine ve onun görevlilerine ait olan bu belirlemenin gümrük mükelleflerine yaptırılması ise, Anayasada yasaklanan ANGARYA niteliği taşıyacağından, olanaklı bulunmamaktadır.” yönündeki görüş ve gerekçeyle, gümrüğe sunulan eşyanın vergi oranının beyan edilmediği gerekçesiyle, Gümrük Kanunu uyarınca idari para cezası uygulanamayacağına hükmedilmiş bulunmaktadır.

Danıştay 7.Dairesinin 01.07.2010 tarihli, E. 2009/1308, K. 2010/3658 sayılı Kararında; Yüksek Mahkemenin yukarıda zikredilen kararında yer alan görüş ve gerekçenin yanında “… 4458 sayılı Kanunun 3. ve devamı maddeleriyle de gümrük mevzuatını uygulayarak gümrük işlemlerini yapma yetki ve görevi Gümrük İdarelerine verilmiştir. Dolayısıyla; Gümrük Tarife Cetvelini uygulama görevi, gümrük mevzuatını uygulamakla görevli bu İdarelere aittir. O halde, ithal edilen eşyaya uygulanacak gümrük tarifesinin ve vergi oranının da her beyanname ile ilgili olarak, bu İdarelerce belirlenmesi yasal zorunluluktur, Yasada, gümrük tarifesinin ve vergi oranının yükümlülerce beyanını gerekli ve zorunlu kılan bir düzenleme de mevcut değildir. Gümrük İdaresine ve onun görevlilerine ait olan bu belirlemenin gümrük mükelleflerine yaptırılması ise. Anayasada yasaklanan angarya niteliği taşıyacağından, olanaklı bulunmamaktadır.  …”. 

Yukarıdaki Mevzuat Ve Yüksek Mahkeme İçtihatlarında Hükmedildiği Üzere; İthal veya ihraç eşyasının GTİP’inin tespiti, GTİP tespitine bağlı olarak tayin edilen eşyaya isabet eden gümrük vergileri oranlarının  belirlenmesi ile gümrük mevzuatı, dış ticaret mevzuatı ve diğer mevzuat hükümleri bakımından yapılacak işlemleri yürütmek görevi -(İthalatçı ve/veya ihracatçıya değil)- gümrük idaresine aittir.

III- Değerlendirme ve Sonuç 

–  “ 1) Dahilde işleme tedbirlerini, dahilde işleme rejimi ve belgede/izinde belirtilen esas ve şartlara uygun olarak yerine getirmeyenlerden;

6) Birinci fıkranın (g) bendi kapsamında [1-g: Dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni kapsamında ithal edilen eşyanın ihraç edilen işlem görmüş ürünün bünyesinde kullanıldığına ilişkin şartların yerine getirildiğinin Bakanlıkça belirlenen şekilde tevsik edilememesi ], ithal edilen eşyanın ihraç edilen işlem görmüş ürünün bünyesinde kullanıldığına ilişkin dahilde işleme izin belgesinde yer alan şartların yerine getirildiğinin teknik, bilimsel veya idareden kaynaklanan bir nedenle tespit edilememesi halinde, söz konusu şartın yerine getirildiği, firmanın stok ve muhasebe kayıtları dikkate alınarak düzenlenecek yeminli mali müşavir raporu ile tevsik edilebilir.”.

– … İlgili mevzuat hükümleri doğrultusunda, gümrük idarelerince verilen dahilde işleme izinleri kapsamı işlemlerde, ayniyat tespitinin yapılması, Ticaret Bakanlığınca düzenlenen dahilde işleme izin belgesinin özel şartlar bölümünde ayniyat şartı bulunması halinde ise yine ayniyat (dahilde işleme rejimi kapsamında yurda geçici ithali yapılan eşyanın işlem görmüş ürünler bünyesinde kullanılıp kullanılmadığı) tespitine ilişkin önlemlerin, beyannamenin atandığı muayene hattına bakılmaksızın, ilgili gümrük idaresince alınması gerekmektedit.   …  

DİİB’nin özel şartında ayniyat yapılması yönünde şartın bulunduğu durumlarda, yukarıda belirtildiği üzere, ayniyat tespit işlemlerine ilişkin gerekli önlemlerin ilgili gümrük idarelerince alınması gerekmekte olup, bu  çerçevede, ayniyatı yapılması gerekli olan eşya ile ilgili ayniyat tespit işlemlerinin eşya Türkiye Gümrük Bölgesindeyken gerçekleştirilmesi, ayniyat tespit işlemi yapılacak eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinden ihracı sonrasında belge üzerinden ayniyat tespit işlemlerinin yapılmaması gerekmektedir.

– 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin “Dahilde İşleme İzin Belgelerinin Kapatılması İçin Gerekli Bilgi ve Belgeler” başlıklı eki Ek-3’te belirtilen belgelerden DİİB taahhüt hesabı kapatılması işlemlerinde firmalar tarafından ibraz edilen ekspertiz raporunun belirtilen kriterleri karşılamadığının tespiti halinde, söz konusu ekspertiz raporunun DİİB taahhüt kapatma işlemine esas alınmaması ve keyfiyetin belge sahibi firma ile ekspertiz raporunu düzenleyen sanayi/ticaret veya sanayi odasına iletilmesi gerekmektedir.

“1) Beyanın kontrolü ile görevli memurlar (Gümrük muayene memuru), gümrük vergileri ile gümrük idaresince tahakkuku gereken diğer vergileri tahakkuk ettirmek veya muaflık hükümlerini uygulamak, gümrük mevzuatı, dış ticaret mevzuatı ile diğer mevzuat hükümleri bakımından yapılacak işlemleri yürütmekle görevlidir.

2) Beyannameyi kontrol edenler ile ikinci muayeneyi yapanlar yaptıkları kontrol ve muayeneden gümrük vergilerinin hesaplanmasından veya doğruluğunun kontrolünden ya da muafiyet hükümlerinin uygulanmasından sorumludur.      …”.

– Belge kontrolünde, kontrol ile görevlendirilen memur, beyannamedeki bilgileri ve eklerini inceler; tarife, kıymet, miktar, yasaklayıcı ve kısıtlayıcı önlemler söz konusu ise, buna ilişkin belge kontrollerini de yaptıktan sonra uygun bulursa, bu hususu beyanname üzerinde gösterir ve bilgisayar sisteminde onay verir. Yapılan kontrol sonucu sisteme kaydedilir.

Beyanın kontrolü ile görevlendirilen memur, yaptığı inceleme sırasında beyanname ve ekli belgeler arasında ciddi bir farklılık tespit eder ve muayenenin yapılmasını gerekli görür ise sistem tarafından kendisine havale edilen  tarih ve saat itibariyle en geç yirmidört saat içinde bu hususu idare amirine bildirir. Muayenenin idare amirince uygun görülmesi halinde, ilgili amir beyannameyi muayene ile görevli memura havale eder ve işlemler bu memur tarafından sonuçlandırılır. Muayenenin idare amirince uygun görülmemesi halinde ise, beyanın kontrolü için önceden görevlendirilen memur tarafından işlemlere kaldığı yerden devam edilir.

Dahilde İşleme İzin Belgesinin (DİİB) taahhüt kapatma veya iptal işlemlerini geri almaya Bakanlık (İhracat Genel Müdürlüğü), Dahilde İşleme İzninin (Dİİ) taahhüt kapatma veya iptal işlemlerini geri almaya ise ilgili gümrük müdürlükleri yetkilidir.

– İthalat yapılan şartlı muafiyet sistemi çerçevesindeki dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni kapsamında alınan teminatlar ilgili gümrük idaresince, ilgili firmaya iade edilir.

– Eşyaya ilişkin numuneler yürürlükteki ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak gümrük idaresi tarafından alınır. İlgili gümrük idaresi, gümrük işlemine konu eşyadan gerektiğinde numune alma kılavuzuna uygun şekilde numune alır ve tahlile gönderir.  

Sonuç Olarak

Danıştay 7. Dairesinin 14.04.2009 tarihli, E. 2007/2448, K. 2009/1929 sayılı kararı ile 01.07.2010 tarihli, E. 2009/1308, K. 2010/3658 sayılı kararında da belirtildiği üzere Gümrük Yönetmeliğinin 186/1.maddesine göre; Beyanın kontrolü ile görevli memurlar, gümrük vergileri ile gümrük idaresince tahakkuku  gereken diğer vergileri tahakkuk ettirmek veya muaflık hükümlerini uygulamak, gümrük mevzuatı, dış ticaret mevzuatı ile diğer mevzuat hükümleri bakımından yapılacak işlemleri yürütmekle görevlidir…”Hükmüne göre, muayene memuruna aittir.

Dahilde İşleme Rejimi Kapsamında İhracat Sırasında Ayniyat Tespiti Yapılması Ve İlgili Teminatın çözülmesi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem– “… 6) Birinci fıkranın (g) bendi kapsamında, ithal edilen eşyanın ihraç edilen işlem görmüş ürünün bünyesinde kullanıldığına ilişkin dahilde işleme izin belgesinde yer alan şartların yerine getirildiğinin teknik, bilimsel veya idareden kaynaklanan bir nedenle tespit edilememesi halinde, söz konusu şartın yerine getirildiği, firmanın stok ve muhasebe kayıtları dikkate alınarak düzenlenecek yeminli mali müşavir raporu ile tevsik edilebilir.

                                                                      Kerim ÇOBAN

Emekli Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi

Perakende’de Adrese Hızlı Servis Hizmet Hatalarının Telafisi

Perakende’de Adrese Hızlı Servis Hizmet Hatalarının Telafisi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Perakende’de Adrese Hızlı Servis Hizmet Hatalarının Telafisi

Dr. Ulduz AZAD

Perakende’de Adrese Hızlı Servis Hizmet Hatalarının Telafisi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemPerakende adrese hızlı servis hizmeti boyutlarından satınalma süreci ve teslimatın sonucu önceki haftalarda açıklanmıştı, bu yazda ise olası bir olumsuzluk durumunda yaşanan sorunlardaki “telafi” boyutuna değinilecektir.

Çeşitli araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalar, telafinin olumlu sonuçlanmasının müşteri karlılığını ve tekrar satın alma niyetini olumlu olarak etkilediğini desteklemektedir. Zemke ve Bell (2000), hizmet başarısızlığının düzeltilmesinde “önce insanı düzeltmek, ardından sorunu düzeltmek” gerektiği vurgulanmaktadır. Olumlu algılanan bir telafi, müşterileri çevrimiçi perakendeciden tekrar satın alma yapmaya teşvik etmektedir. Çevrimiçi perakendecilerin zamanında teslimat yapması, ürünlerin iadesi veya değiştirilmesi müşterilerin tutumunu etkilemektedir. Etkili bir hizmet telafisi, başlangıçtaki hizmetten çok daha önemlidir.

Müşteriler çevrimiçi market alışverişini düşük katılımlı bir faaliyet olarak kabul ettiklerinden bu aktivitelerde fazla zaman ve enerji harcamanın kendileri için bir değer teklifi oluşturmayacağı düşüncesine sahiptirler, bu nedenle çevrimiçi market perakendecileri müşterilerin değer verdikleri deneyimleri en ileri düzeyde yaşamalarını sağlamalıdır. Başarısız bir telafi süreci, müşterileri ikinci kez hayal kırıklığına uğratabilir, bu da olumsuz bir ağızdan ağıza iletişim sonucu müşterilerin rakip firmalara geçişine neden olabilir.

Süreç hataları ile sonuç hataları farklı çalışmalarda incelenmiştir, süreç hataları, bir hizmetin sunumu sırasında meydana gelen hatalardır. Sonuç hataları ise tüketicinin hizmetin karşılanmasından memnun olmadığı son “ürün” ile ilgili hatalardır (Spreng vd., 1995). Bir restoranda kaba bir garson süreç hatası örneğidir, yetersiz pişirilmiş biftek ise bir sonuç hatasıdır. Spreng ve arkadaşlarının (1995) araştırma bulguları, hizmet hatası telafisinin toplam memnuniyet üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Şirketlerin çevrimiçi kanalda süreç veya sonuç başarısızlığı, müşterinin amacına yönelik çabasını tamamlamasını engelleyebilir. Süreç başarısızlığı, ürün veya hizmet sunumu sırasında şirketin başarısız olmasını ifade ederken, sonuç başarısızlığı, şirketin müşteriye beklediğini verememesini ifade eder (Bitner vd., 1994; Mohr & Bitner, 1995). Müşteriler, hedefe ulaşma ve başarısızlık durumunu belirlemek için sonucu yani ürünü başlangıç hedefiyle karşılaştırırlar (Bagozzi & Dholakia, 1999). Önceki araştırmalar, müşterinin her zaman bu süreçte başarılı olduğunu ve amacına ulaştığını varsayar (Lemon & Verhoef, 2016; Rose vd., 2012).

Perakende’de Adrese Hızlı Servis Hizmet Hatalarının Telafisi

Hizmet telafisi “bir müşterinin algılanan bir hizmet hatası nedeniyle şikayet etmesi üzerine bir hizmet sağlayıcının yerine getirdiği eylemler” olarak tanımlanır (Gronroos, 1988). Bu eylemler, sorunları çözmek, memnuniyetsiz müşterilerin olumsuz tutumlarını değiştirmek ve sonuç olarak bu müşterileri elde tutmak için tasarlanmıştır (Sousa ve Voss, 2009). Bitner ve arkadaşları (1990), bir hizmet hatasını, hatanın kabul edilmesi, açıklama, özür ve telafi olmak üzere “Hizmet Hatası Tekniği” ni derlemek için kullanmışlardır. Ayrıca, sistem hatasına verilen çalışan yanıtı, müşteri ihtiyaçları ve taleplerine verilen çalışan yanıtı ve istemeden veya kendiliğinden verilen çalışan yanıtı olmak üzere üç hizmet hatası yanıtı sunmuşlardır. Hoffman ve arkadaşları (1995) hizmet hatası tekniğini eleştirerek, tekniğin en “kritik” veya büyük hata olaylarına işaret ettiğini fakat daha yaygın olan küçük hizmet hatalarının daha az değerlendirdiğine işaret etmektedir. İndirimler, düzeltmeler, yönetici veya çalışan müdahaleleri, değiştirme, özür, geri ödeme ve müşteri tarafından başlatılan düzeltme dahil olmak üzere birçok farklı telafi stratejisi mümkündür.

Hizmet Hatası Durumunda Müşteri Beklentileri
Beklenen Aksiyon Nasıl Aksiyon Alınmalı
Özür Dileme Şahsi olarak iletilmeli, şirket problemin nedeni olmasa dahi (yine de özür çoğunlukla yeterli olmaz)
Hakkaniyetli Bir Telafi Müşteri ile temasta olan çalışan tarafından makul bir telafi önermesi
Korumacı Yaklaşım Empati gösterimi ve şahsa münhasır yaklaşım ile duygusal problemleri yanıtlama
Değer Artışı Müşterinin sembolik olarak hoşnut olması için aynı değerde bir şey edinmesi (bazen hakkaniyetli bir telafi aynı etkiyi yaratır)
Telafi Süreci İle İlgili Verilen Sözlerin Tutulması Müşteri ile temasta olan çalışan, telafi sürecinin ne zaman ve nasıl takip edileceği konusunda açıklama yapmalı, olumsuz bilgi dahi hiç bilgi verilmemesi veya yanlış bilgi verilmesinden daha iyidir.

Bell ve Zemke (1987), kavramsal bir makalede müşterileri “tahrik eden” ve müşterileri “mağdur eden” hata sadece iki seviye “hizmet hatası” önermiştir. Bell ve Zemke (1987), rahatsız edilen müşteriler için uygun düzelmenin özür ve hatanın düzeltilmesi olduğunu savunmaktadır. Mağdur edilen müşterilerin de aynı düzeltmelerin yanı sıra empati, sembolik bir kefaret türü ve müşterinin durumu ile ilgili bir takip yapılması gerektiğini iddia etmektedir.

Çalışmalar, hizmet hatasının büyüklüğü ve türünün, memnuniyet ve sadakati etkilediğini gösterilmiştir (Levesque ve McDougall 2000; Smith vd 1999; Webster ve Sundaram 1998). Kelley ve Davis (1994), telafi beklentilerinin algılanan hizmet kalitesi ve müşterinin sadakatine bağlı olduğunu göstermektedir. Başka bir deyişle, bir firma sağladığı hizmet deneyimi ne kadar yüksekse, müşteri memnuniyeti ve kurumsal sadakati de o kadar yüksek olacaktır ve müşteri memnuniyeti ve sadakat ne kadar yüksekse, telafi için beklentiler o kadar yüksek olacaktır.

Bazı araştırmacılar hatalı verilen hizmetin telafi sürecinin memnuniyet ve niyetler üzerindeki etkisinin, başlangıçtaki hizmet durumundan daha önemli olduğunu iddia etmektedirler (Bitner vd., 1990; Hart vd., 1990). Geçmiş araştırmalar, telafi yanıtından memnun olan ve şikayet eden müşterilerin, memnun olup da şikayet etmeyenlere göre tekrar satın alma niyetlerinin daha yüksek olduğunu bulmuştur (Gilly, 1987). Telafi süreci, tüketicinin şirketle yaşadığı son deneyim olabileceğinden, bir yakınlık etkisine yol açabilir. Dolayısıyla, tüketici bir sonraki işlem için bir hizmet sağlayıcıyı düşündüğünde, telafi çabasının etkinliği, orijinal hizmet hatasından daha fazla etkiye sahip olabilir.

Başlangıçta beklenen hizmetin sunulmaması değil, çalışanların bu hataya uygun şekilde yanıt vermemesi memnuniyetsizliğe sebep olmaktadır (Bitner vd. 1994). Hizmet başarısızlığı durumunda, telafinin mümkün olduğu ve müşterilerin başlangıçta kötü bir şekilde başlamış bir deneyimden sonra bile tatmin olabileceği bilinmektedir. Memnuniyet sağlanması için beklentilerle uyumlu telafi mekanizmaları gereklidir.

Tüketicinin, hizmet başarısızlığından kendisini sorumlu tuttuğu durumlar da vardır. Örnek olarak bir gecikmeye bağlı olarak bağlantılı uçuşlarının kaçırılması (Boshoff, 1997), güzellik salonunun hatalı saç kesimleri (Maxham, 2001) ve bir bankanın hatası nedeniyle düzenli ödemenin kaçırılması (Johnston ve Fern 1999) gösterilebilir.

Telafi, müşterilerin yaşadığı sorunlar veya sorulara verilen yanıttır, çevrimiçi ortamda yeni bir kavram olması ve bu konudaki etkileşimin az olmasından dolayı araştırmalarda sınırlı sayıda ilgi görmektedir.

Perakende’de Adrese Hızlı Servis Hizmet Hatalarının Telafisi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemMemnuniyet ve olumsuz deneyim literatürleri, memnuniyetin sağlanabilmesi için müşterilerin beklentilerinin karşılanması gerektiğini göstermektedir. Telafi konusunda geleneksel hizmetten elde edilen kavram anlayışının çevrimiçi hizmetlere aktarılabilir olup olmadığı da belirsizdir. Çevrimiçi bir ortamda hizmet başarısızlığını telafi etme yöntemleri, beklentilerin ve nedenlerinin açıklığa kavuşturulması ve belirlenmesi için daha çok sayıda ampirik çalışmalara ihtiyaç vardır.

Dr. Ulduz AZAD

SGK’ya Verilen Sağlık Hizmet Alımlarında İş Deneyim Belgesi?

Sgk’ya Verilen Sağlık Hizmet Alımlarında İş Deneyim Belgesi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

SGK’ya Verilen Sağlık Hizmet Alımlarında İş Deneyim Belgesi?

Mehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sgk’ya Verilen Sağlık Hizmet Alımlarında İş Deneyim Belgesi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; İhale üzerinde bırakılan istekli tarafından sunulan iş deneyim belgesinin ilk ilan tarihinden geriye doğru son beş yıl içinde kabul işlemleri tamamlanan hizmet alımlarıyla ilgili olmadığı, benzer işi ve istenilen oranı karşılamadığı, iş deneyime ilişkin sunulan sözleşme ve fatura örnekleri ile damga vergisi ve SGK hizmet belgelerinin mevzuata uygun sunulmadığı, sunulan iş deneyim belgesine ait belgelerin incelenerek doktor, hemşire, teknisyen, şoför, temizlik personeli, bilgi işlem personeli, muhasebeci vb.), hastalara ait kan tahlillerinin, hastalara verilen yemek iaşelerinin, serum, ilaç vb. gider kalemlerinin ve işin adında yazılı olmayan ve diyaliz merkezince kullanılan malzemelerin fatura bedelinden çıkartılarak gerçek fatura toplamının iş deneyim oranına yeterli olup, olmadığının kontrol edilerek faturalardan düşülmesini ve kalan tutar üzerinden iş deneyim belgesinin tekrar değerlendirilmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir.

Konu İle İlgili Emsal Sayılı Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;

Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde;  Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “İş deneyimini gösteren belgeler” başlıklı 39’uncu maddesinde “(1) İş deneyimini gösteren belgelerin istenildiği ihalelerde;  teknolojik ürün deneyim belgesinin ve yurt içinde veya yurt dışında kamu veya özel sektörde bedel içeren tek bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin olarak;

a) İlk ilan veya davet tarihinden geriye doğru son beş yıl içinde kabul işlemleri tamamlanan hizmet alımlarıyla ilgili iş deneyimini gösteren belgelerin, …istenilmesi zorunludur. …” hükmü,

Anılan Yönetmelik’in “İş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlar” başlıklı 43’üncü maddesinde “(1) İş deneyim belgeleri; Kanun kapsamındaki idareler ile Kanun kapsamı dışındaki diğer kamu kurum ve kuruluşlarına (kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve vakıf yükseköğretim kurumları hariç) bedel içeren tek bir sözleşmeye dayalı olarak yurt içinde veya yurt dışında gerçekleştirilen işler ya da denetlenen veya yönetilen yapımla ilgili hizmet işleri için, iş sahibi tarafından düzenlenir ve sözleşmeyi yapan yetkili makam tarafından onaylanır.” hükmü,

Anılan Yönetmelik’in “İş deneyim belgesi ve teknolojik ürün deneyim belgesinin düzenlenme koşulları” başlıklı 45’inci maddesinde “ (1) Belgeyi düzenlemeye yetkili kurum veya kuruluş, herhangi bir başvuru olmaksızın iş bitirme belgesi düzenleyebilir. Ancak, yüklenicinin veya alt yüklenicinin iş bitirme belgesi almak amacıyla belgeyi düzenlemeye yetkili kurum veya kuruluşa başvurması halinde, başvuru tarihinden itibaren 20 iş günü içinde iş bitirme belgesinin düzenlenmesi zorunludur. Düzenleme koşullarını taşımayan başvurularda ise, aynı süre içinde başvuru sahibine bu husus gerekçeli bir yazıyla bildirilir.

(2) İş bitirme belgesi almak amacıyla yapılacak başvurularda hangi iş için iş bitirme belgesi talep edildiğinin belirtilmesi yeterlidir.

(3) Alt yüklenicilerin iş bitirme belgesi almak amacıyla yapacakları başvurularda; yüklenici ile alt yüklenici arasında imzalanan bedel içeren sözleşmenin ve bu sözleşme kapsamında düzenlenen fatura örneklerinin veya bu örneklerin noter, yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir veya vergi dairesi onaylı suretlerinin veya serbest meslek makbuzu nüshalarının ya da bu nüshaların noter, yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir veya vergi dairesi onaylı suretlerinin, personel çalıştırılan işlerde ise bu belgelere ek olarak alt yüklenici ile yüklenici arasında imzalanan sözleşme konusu işte personel çalıştırıldığını gösteren Sosyal Güvenlik Kurumu internet sayfası üzerinden düzenlenmiş ve idarece teyidi yapılabilen belgelerin sunulması zorunludur.

(4) Bedel içeren tek bir sözleşmeye dayalı olarak gerçekleştirilen ve kabulü yapılan işlerde gerçekleştirilen işin parasal tutarının sözleşme bedeline oranına bakılmaksızın yüklenici iş bitirme belgesi, ihale dokümanında alt yüklenici çalıştırılabileceği öngörülen işlerde, belgeyi düzenlemeye yetkili kurum veya kuruluşun onayı ile çalıştırılan alt yükleniciler tarafından gerçekleştirilen iş kısımları için ise, alt yüklenici iş bitirme belgesi düzenlenir.

(5) Sözleşmenin idarenin izni ile devredilmesi halinde, işin kabulünün yapılmış olması şartıyla; devir öncesindeki veya sonrasındaki dönemde işin ilk sözleşme bedelinin en az % 80’lik kısmını gerçekleştiren yükleniciye iş bitirme belgesi düzenlenir. Bu durumda, iş bitirme belgesinin düzenlenmesine esas alınacak, işin sözleşme bedeline göre gerçekleşme oranı,

a) Götürü bedel veya birim fiyat üzerinden sözleşmeye bağlanan işlerde, her türlü fiyat farkları hariç, sözleşme fiyatlarıyla ödenen tutarın, sözleşme bedeline oranlanması,

b) Yabancı para üzerinden sözleşmeye bağlanan işlerde ise, varsa her türlü fiyat farkları hariç, ödenen tutarın sözleşme bedeline oranlanması, suretiyle bulunur.

(6) Kısmi kabul yapılan işlerde, işin tamamı bitirilmeden yüklenici iş bitirme belgesi düzenlenemez.

(7) Belge düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlara taahhüt edilen işlerin alt yüklenicileri için; sözleşmesinin tamamını bir bütün olarak gerçekleştirip bitirmek ve idare tarafından o işin kısmî kabulü veya esas sözleşmeye konu işin kabulü yapılmak şartıyla, yaptıkları işin esas sözleşme fiyatları ile hesaplanan tutarını geçmemek üzere, kendi sözleşmelerinde yazılı bedel esas alınır. Yüklenici ile alt yüklenici arasında yapılan sözleşmelerde, nevi itibariyle bir işin baştan sona yapılmasının öngörülmesi zorunludur.

Birden fazla alt yüklenici olması durumunda, alt yüklenicilere verilecek iş deneyim belgelerinin tutarlarının toplamı asıl işin toplam sözleşme bedelini aşamaz.

(8) İş ortaklığı tarafından gerçekleştirilen işlerde, ortak sayısı kadar iş bitirme belgesi düzenlenir. Bu belgede, tüm ortakların hisseleri de belirtilir. İş ortaklığında ortakların biri veya birkaçı tarafından sözleşmenin devredilmesi halinde, ilk sözleşme bedelinin en az %80’inde bulunan ortağa yukarıdaki esaslar dahilinde iş bitirme belgesi düzenlenir.

(9) Konsorsiyumlarda her bir ortağa, ortaklar tarafından gerçekleştirilen iş kısımlarını ve tutarlarını gösteren iş bitirme belgesi düzenlenir. Konsorsiyumlarda, ortakların biri veya birkaçı tarafından sözleşmenin devredilmesi halinde, ilgili iş kısmına ait ilk sözleşme bedelinin en az % 80’lik kısmında bulunan ortağa yukarıdaki esaslar dahilinde iş bitirme belgesi düzenlenir.

(10) Belge düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından, işin niteliğinden dolayı birim fiyat üzerinden bağıtlanan ve toplam sözleşme tutarı bulunmayan süresi belirli bir sözleşmeye dayalı olarak ve sözleşme süresi içinde gerçekleştirilen işin tutarı esas alınarak iş bitirme belgesi düzenlenir.” hükmü,

Anılan Yönetmelik’in “İş deneyim belgesi düzenlenemeyen hallerde iş deneyimini gösteren diğer belgeler ve bu belgelerde aranacak kriterler” başlıklı 47’nci maddesinde “(1) Gerçek kişilere veya iş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili olmayan her türlü kurum ve kuruluşa bedel içeren tek bir sözleşmeye dayalı olarak gerçekleştirilen işlerde, iş deneyim belgesi düzenlenemez. Bu durumda, bitirilen işlere ilişkin iş deneyiminin belgelendirilmesinde aşağıdaki esaslar uygulanır:

(a) Yurtdışında gerçekleştirilen işler hariç bu madde kapsamında yer alan işlerde; sözleşme ve bu sözleşmenin uygulanmasına ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenen; fatura örnekleri veya bu örneklerin noter, yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir veya vergi dairesi onaylı suretleri veya serbest  meslek makbuzu nüshaları ya da bu nüshaların noter, yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir veya vergi dairesi onaylı suretleri ile sözleşmeye ait damga vergisinin ihale ilan tarihi itibarıyla ödendiğine ilişkin belgeler, personel çalıştırılan işlerde ise bu belgelere ek olarak o işe ait sözleşme kapsamında personel çalıştırıldığını gösteren Sosyal Güvenlik Kurumu internet sayfası üzerinden düzenlenmiş ve idarece teyidi yapılabilen belgeler, iş deneyimini gösteren belgelerdir. Aday veya istekli, iş deneyimini gösteren bu belgeleri başvuru veya teklifi kapsamında sunar. Bu maddede belirtilen işler için iş deneyim belgesi düzenlenmiş olsa bile, ihale komisyonunca dikkate alınamaz.

…(c) Gerçek kişilere veya iş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili olmayan kurum ve kuruluşlara gerçekleştirilen işlere ilişkin iş deneyim tutarının tespitinde, diğer belgelerin de bu tutarı doğrulaması şartıyla işin sözleşmesinde yazılı bedeli aşmamak üzere fiilen yapılan iş tutarı dikkate alınır. Sözleşmede iş artışına ilişkin hüküm bulunması durumunda, ayrıca sözleşme tutarının % 10’unu aşmamak üzere tamamlanan iş tutarı da dikkate alınır.

(ç) Sözleşmenin, iş eksilişi yapılarak sona erdirilmesi durumunda, tarafların işin bu şekilde tamamlandığı hususunda anlaştığını gösterir belgenin iş deneyimini gösteren diğer belgelerle birlikte sunulması zorunludur

(d) İş deneyimini gösteren belgelerin değerlendirilmesinde ilk ilan veya davet tarihinden geriye doğru son beş yıl içinde kabulü gerçekleştirilen işlerde, iş deneyimini gösteren belge tutarı tam olarak dikkate alınır. Kabulü, ihale ve son başvuru tarihi ile ilk ilan veya davet tarihi arasında yapılmış olan işler de bu kapsamda değerlendirilir. Sözleşmede kabul tarihine ilişkin bir düzenleme bulunmuyor ise, iş deneyimini gösteren belgeler kapsamında sunulan faturalardan en son düzenlenen faturanın tarihi kabul tarihi olarak dikkate alınır.

(e) Birim fiyat üzerinden bağıtlanan ve toplam sözleşme tutarı bulunmayan süresi belirli bir sözleşmeye dayalı olarak ve sözleşme süresi içinde gerçekleştirilen işin tutarını gösteren faturalardaki tutarların toplamı, toplam sözleşme tutarı olarak kabul edilir.

(f) İş deneyimini gösteren belgelerin değerlendirilmesinde varsa fiyat farkları ile KDV hariç olarak belirlenen tutarlar dikkate alınır. İş ortaklığı tarafından gerçekleştirilen işlerde, ortakların iş ortaklığındaki hisse oranı esas alınarak iş deneyim tutarı hesaplanır. Ancak ihaleye katılan iş ortaklığının ortakları tarafından ortaklık oranları ve yapısı aynı olmak kaydıyla daha önce kurulmuş olan iş ortaklığının gerçekleştirdiği bir işten elde edilen iş deneyimini gösteren belgelerin sunulması halinde, iş ortaklığının iş deneyim tutarı, ortakların hisse oranlarına bakılmaksızın belge tutarı esas alınarak hesaplanır.” hükmü,

Anılan Yönetmelik’in “Değerlendirmeye ilişkin esaslar” başlıklı 48’inci maddesinde “…(2) İş deneyimini gösteren belgelerde yer alan ancak, ihale konusu iş veya benzer iş kapsamında bulunmayan işlerin tutarları iş deneyiminde değerlendirmeye alınmaz. …” hükmü,

Anılan Şartname’nin “İhaleye katılabilmek için gereken belgeler ve yeterlik kriterleri” başlıklı 7’nci maddesinde “7.5. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:

7.5.1. İsteklinin teknolojik ürün deneyim belgesi ya da yurt içinde veya yurt dışında  kamu veya özel sektörde bedel içeren tek bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin olarak;

a) İlk ilan tarihinden geriye doğru son beş yıl içinde kabul işlemleri tamamlanan hizmet alımlarıyla ilgili iş deneyimini gösteren belgeleri veya

b) Devredilen işlerde devir öncesindeki veya sonrasındaki dönemde ilk sözleşme bedelinin en az % 80’inin gerçekleştirilmesi şartıyla, ilk ilan veya davet tarihinden geriye doğru son beş yıl içinde kabul işlemleri tamamlanan hizmet işlerine ilişkin deneyimini gösteren belgeleri, sunması zorunludur. İstekli tarafından teklif edilen bedelin % 15’den az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ait tek sözleşmeye ilişkin iş deneyimini gösteren belgelerin veya teknolojik ürün deneyim belgesinin sunulması gerekir.

İş ortaklığında pilot ortağın, istenen iş deneyim tutarının en az % 70’ini, diğer ortakların her birinin, istenen iş deneyim tutarının en az % 10’unu sağlaması ve diğer ortak veya ortakların iş deneyim tutarı toplamının ise istenen iş deneyim tutarının % 30’undan az olmaması gerekir. Ancak, ihaleye katılan iş ortaklığının ortakları tarafından ortaklık oranları ve yapısı aynı olmak kaydıyla daha önce kurulmuş olan iş ortaklığının gerçekleştirdiği bir işten elde edilen iş deneyimini gösteren belgelerin sunulması halinde, pilot ortak ve diğer ortakların her birinin birinci cümledeki oranlara göre asgari iş deneyim tutarını sağlaması koşulu aranmaz. Konsorsiyumda ise her bir ortağın kendi kısmı için istenen iş deneyim tutarını sağlaması zorunludur.

…7 .6. Benzer iş olarak kabul edilecek işler aşağıda belirtilmiştir:

Kamu veya Özel Sektörde gerçekleştirilen hemodiyaliz hizmet alımı benzer iş olarak kabul edilecektir.” düzenlemesi yer almaktadır.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun “Konu” başlıklı 1’inci maddesinde “Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga Vergisine tabidir. Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder…” hükmü,

Anılan Kanun’un eki 1 sayılı tabloda “Damga Vergisine Tabi Kâğıtlar 1.Akitlerle ilgili kâğıtlar A. Belli parayı ihtiva eden kâğıtlar: 1.Mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknameler (Binde 9,48) …” hükmü yer almaktadır.

İhale dokümanı düzenlemelerinden, istekliler tarafından teklif ettikleri bedelin %15’inden az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ait tek sözleşmeye ilişkin ilk ilan tarihinden geriye doğru son beş yıl içinde kabul işlemleri tamamlanan hizmet alımlarıyla ilgili iş deneyimini gösteren belgelerin veya teknolojik ürün deneyim belgesinin sunulması gerektiği, “Kamu veya Özel Sektörde gerçekleştirilen hemodiyaliz hizmet alımı” işinin benzer iş olarak kabul edileceği anlaşılmaktadır.

İhale üzerinde bırakılan ……… Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından sunulan ihaleye katılım belgesinin “Mesleki ve Teknik Yeterliğe İlişkin Bilgiler”  satırının, “İş Deneyimi Gösteren Belgeler” satırında yer alan beyanlar ve belgeler doğrultusunda yapılan incelemede anılan istekli tarafından iş deneyimi tevsik etmek amacıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Zonguldak Sağlık Güvenlik Merkez Müdürlüğü ile 20.12.2023 tarihinde imzalanmış 2024 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi’nin ve ekinde 12 fatura, sigortalı hizmet listesi, damga vergisi muafiyeti hakkında Ankara Vergi Dairesi Başkanlığından alınmış görüş yazının sunulduğu görülmüştür.

Söz konusu sözleşmede sözleşme konusunun “Bu sözleşmenin konusu, sağlık hizmeti bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan kişilere; SHS’nin, diş hekimliği ve Kurum tarafından bedeli ödenmeyen sağlık hizmetleri hariç olmak üzere, faaliyet izin belgelerinde bulunan tüm branşlarda vermeyi kabul ve taahhüt ettiği hizmetlerle sınırlı olmak üzere, sağlık hizmetlerinin sağlanmasının usul ve esasları ile karşılıklı hak ve yükümlülüklerin belirlenmesidir.” olarak, yürürlük tarihinin ise “../../2024-31.12.2024” olarak  belirtildiği, “Hak ve yükümlülükler” başlıklı 7’nci maddesinde “…7.2.7 SHS, SUT’ta belirtilen istisnalar hariç olmak üzere, düzenlediği fatura ile incelemeye esas her türlü veri ve belgeyi MEDULA Sistemi üzerinden Kuruma elektronik ortamda iletmek zorundadır…” ifadesinin

“İdari Hükümler ve Ceza Koşulları” başlıklı 8’inci maddesinin “Hizmet alımı” başlıklı 8.8’inci alt başlıklı maddesinde “8.8.1 SHS, SUT ‘ta hizmet alımı yapılabileceği belirtilen sağlık hizmetlerini, bünyesinde veya başka bir sağlık hizmeti sunucusundan hizmet alımı yoluyla sağlamak zorundadır. Hizmet alımı yapılmadığının tespiti halinde aynı sağlık hizmeti için bir fatura döneminde 15.846,00 TL ceza koşulu uygulanır ve tespit edilen fiil açıkça belirtilmek suretiyle SHS’ye tebliğ edilir. Bu hizmetlerin Kuruma fatura edilmesi halinde bedelleri ödenmez.,

8.8.2. SHS, bu sözleşmenin (8.8.1) numaralı maddesinde yer alan sağlık hizmetlerini temin edeceği sağlık hizmet sunucularının, ruhsat/faaliyet izin belgesi örneği ile alınacak hizmetlerin SUT kodlarının da yer aldığı hizmet alım sözleşmesini, sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içinde Kurum ilgili birimine iletmek zorundadır. İletilmeyen her bir hizmet alım sözleşmesi için 31.692.00 TL ceza koşulu uygulanır ve tespit edilen fiil açıkça belirtilmek suretiyle SHS’ye tebliğ edilir. Bu hizmetlerin Kuruma fatura edilmesi halinde bedelleri ödenmez.” ifadelerinin yer aldığı, sunulan sözleşmede toplam sözleşme tutarının yer almadığı ödemelerin SUT’a göre düzenlenen faturalar üzerinden yapılacağı anlaşılmıştır.

İhaleyi yapan ……….. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından söz konusu sözleşmenin damga vergisinden muaf olup olmadığına ilişkin yapılan yazışma kapsamında, sözleşmenin karşı tarafı olan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Zonguldak Sağlık Güvenlik Merkez Müdürlüğünün 03.10.2025 tarihli yazısında “Bahse konu ile ilgili olarak; Kurumumuz Strateji Geliştirme Başkanlığı İç Kontrol Daire Başkanlığı’nın 02.10.2025 tarih ve 126998001 sayılı  görüş yazısında,”488 sayılı Damga Vergisi Kanununun “Konu” başlıklı I inci maddesinde “Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtlar Damga vergisine tabidir.

Bu kanundaki kâğıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.

Yabancı memleketlerle Türkiye’deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kâğıtlar, Türkiye’de resmi dairelere ibraz edildiği, üzerine devir veya ciro işlemleri yürütüldüğü veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı takdirde vergiye tabi tutulur.” hükmü yer almaktadır. Aynı Kanuna ekli “Damga Vergisine Tâbi Kâğıtlar” başlıklı (I) Sayılı Tabloda, belli parayı ihtiva eden sözleşmelerin damga vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.

Bu çerçevede, Kurumumuz ile ………. Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 2024 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmet Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi belli bir parayı ihtiva etmediğinden damga vergisine tabi olmadığı değerlendirilmektedir.” ifadelerine yer verildiği görülmüştür.

Bu kapsamda anılan istekli tarafından iş deneyimi tevsik etmek amacıyla ihaleye katılım belgesinde beyan edilen sözleşme ekinde yer alan 12 fatura incelendiğinde, anılan  istekli tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına, bikarbonatlı hemodiyaliz hizmet alımı için 2024 yılı içinde düzenlendiği, SMMM tarafından imzalı ve onaylı olduğu, beyan edilen faturaların KDV hariç toplam bedelinin, 32.504.915,98 TL olduğu ve anılan istekli tarafından sağlanması gereken tutarı karşıladığı (134.690.292,00 x 0,15 = 20.203.543,80) anlaşılmakla birlikte, söz konusu sözleşmenin tarafı olan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Zonguldak Sağlık Güvenlik Merkez Müdürlüğünün Kanun kapsamında bir idare olduğu, dolayısıyla iş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlardan birisi olduğu, bu nedenle SGK’ya karşı gerçekleştirilen işlerin iş deneyim belgesi sunulmak suretiyle tevsik edilebileceği, bu işlere ilişkin Yönetmelik’in 47’nci maddesi uyarınca sözleşme ve fatura sunulmak suretiyle tevsik edilemeyeceği anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, anılan isteklinin sunmuş olduğu belgelerin iş deneyiminin tevsiki için geçerli sayılamayacağı anlaşıldığından teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sgk’ya Verilen Sağlık Hizmet Alımlarında İş Deneyim Belgesi Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemMehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Bak. SGB E. Bşk./KİK E. Üyesi

Mhatasever@gmail.com

Mehmetatasever.org

 

FKB Ekonomik Görünüm Endeksi Aralık Ayı Değerlendirmesi

Yöneticiler Için Stratejik Müzakere Eğitimi Haber Fkb Ekonomik Görünüm Endeksi Aralık Ayı Değerlendirmesi

FKB Ekonomik Görünüm Endeksi Aralık Ayı Değerlendirmesi

Yöneticiler Için Stratejik Müzakere Eğitimi Haber Fkb Ekonomik Görünüm Endeksi Aralık Ayı DeğerlendirmesiFinansal Kurumlar Birliği’nin İstanbul Üniversitesi iş birliğinde geliştirdiği “FKB Ekonomik Görünüm Endeksi”nin (FKB-EGE) Aralık ayı bülteni yayımlandı. FKB-EGE; Kasım ayında bir önceki aya göre 0,53 puan artarak 101,12 puana yükseldi. FKB Ekonomik Görünüm Beklenti Anketi’ne göre Aralık ayı enflasyon beklentisi de yüzde 1,70 olarak kaydedildi.

Türkiye ekonomisini bünyesindeki banka dışı finans sektörü oyuncularıyla büyütmek için faaliyet gösteren Finansal Kurumlar Birliği (FKB), İstanbul Üniversitesi ile geliştirdiği ‘Finansal Kurumlar Birliği Ekonomik Görünüm Endeksi’nin (FKB-EGE) Aralık ayı bültenini yayımladı.

Finansal sistemin sağlıklı işleyebilmesi ve gelişebilmesi için çatısı altındaki 5 sektöre ait 132 şirketle finansmana erişimi kolaylaştırarak, ekonomik gelişmeye katkı sağlayan FKB’nin Kasım ayı endeksi ve Aralık ayı beklenti anketi verilerinde; orta-uzun vadede para politikası duruşunun, enflasyon beklentilerine yansımaya devam ettiği görüldü.

FKB Ekonomik Görünüm Beklenti Anketi Aralık ayı sonuçlarına göre; Aralık ayı enflasyon beklentisi, yüzde 1,70 olarak tahmin edildi.

FKB Ekonomik Görünüm Endeksi; geçen yılın aynı dönemi olan Kasım 2024’te 100,18 puan değerindeyken, 2025 yılına 97,90 değerinde başlayarak yılın ilk on bir ayında 3,22 puanlık bir artış gösterdi. Kasım 2025 itibarıyla, bir önceki aya göre 0,53 puan artarak 101,12 değerine yükseldi. Endeksin genel seyrine bakıldığında; azalış yaşanan ayların artış gözlemlenen aylar ile telafi edildiği ve endeks değerlerinin 2025 yılında ortalama bir değer etrafında küçük dalgalanmalar gösterdiği tespit edildi.

Öte yandan endeksin alt bileşenlerinden Faktoring Endeksi Kasım 2025’te bir önceki aya göre 0,28 puan artarak 101,43 değerini aldı. Endeksin diğer alt bileşenleri olan Finansal Kiralama Endeksi 0,85 puan artarak 104,30 ve Finansman Endeksi ise 0,46 puan artarak 97,63 değerini gördü.

FKB Ekonomik Görünüm Beklenti Anketi Aralık ayı sonuçları çerçevesinde katılımcıların GSYH büyüme oranı beklentisi Kasım ayına göre, 2025 yıl sonu için yüzde 0,08 puan artarak yüzde 3,31 oldu. 2026 yıl sonu için de beklenti oranının yüzde 0,06 artarak yüzde 3,63 olduğu görüldü. Aynı yıllar için OVP’nin sırasıyla yüzde 3,3 ve yüzde 3,8 ile IMF’nin sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 3,3 olan öngörüleriyle karşılaştırıldığında, katılımcıların GSYH büyüme oranı beklentisi, 2025 yıl sonu için OVP ve IMF öngörüsünün üzerinde, 2026 yıl sonu için OVP öngörüsünün altında ve IMF öngörüsünün ise üzerinde gerçekleşti.

FKB Endeksi akademik danışmanı ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Şeker, endeksin yıl sonunda 101 puanın üzerine çıkmasının banka dışı finans sektörlerinde sınırlı da olsa bir toparlanmaya işaret ettiğini vurguladı. Yıl boyunca dar bir bantta hareket eden endeksin, ekonomik görünümde dengelenme arayışının devam ettiğini gösterdiğini belirten Şeker, özellikle finansal kiralama alt endeksindeki artışın dikkat çekici olduğunu ifade etti. Şeker ayrıca, enflasyon beklentilerinin görece düşük seyretmesinde para politikasının beklentiler üzerindeki etkisinin hissedildiğini, büyüme beklentilerinin ise genel olarak hedeflerle uyumlu bir görünüm sunduğunu dile getirdi.

Fkb Aralik

FKB-EGE Aralık ayı bültenine aşağıdaki linkten veya ekten ulaşabilirsiniz.

https://www.fkb.org.tr/Sites/1/upload/files/FKB_Aralik_2025_Bulteni-3973.pdf


 

MÜZAKERE TEKNİKLERİ VE PAZARLIK BECERİLERİ MAKALELERİ
“Taktikler bazen pazarlık sürecinin başı, bazen ortası bazen de sonunda etkilidir.”

PAZARLIK MASASI ve PAZARLIK TAKTİKLERİ

“If you are not at the table, you are on the menu”.

PAZARLIK BECERİ ANKETİ

MÜZAKERE & PAZARLIK EĞİTİM TESTLERİ