Sağlık Bilgi Yönetim Sistemleri (SBYS) Hizmet Alım İhalesinde Aşırı Düşük İşlemleri?

Sağlık Bilgi Yönetim Sistemleri (sbys) Hizmet Alım İhalesinde Aşırı Düşük İşlemleri Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Sağlık Bilgi Yönetim Sistemleri (SBYS) Hizmet Alım İhalesinde Aşırı Düşük İşlemleri?

Sağlık Bilgi Yönetim Sistemleri (sbys) Hizmet Alım İhalesinde Aşırı Düşük İşlemleri Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle;

  • Aşırı düşük teklif açıklamalarının Teknik Şartname’nin 3.3’ncü maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle uygun bulunmayarak açıklamalarının reddedildiği, Teknik Şartname’nin ilgili maddesinin ihaleye sadece üreticilerin katılabileceğine yönelik düzenlemeler içerdiği, anılan kriterin sağlanmasına ilişkin olarak T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş yetki belgesinin yeterlik bilgileri tablosunda beyan edilip ihaleye sunulduğu, dolayısıyla, ihaleye katılabilme kriterinin yerine getirildiği, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79’ncu maddesinde isteklilerin açıklamalarını hangi yöntem/yöntemlere göre yapabileceğine yönelik açıklamaların yer aldığı, dolayısıyla isteklilerin Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79’ncu maddesinin izin verdiği şekilde tercih edeceği bir yönteme göre açıklamada bulunabilecekleri dikkate alındığında, üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifi ile açıklama sunulmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı, aşırı düşük teklif açıklamalarının uygun kabul edilmesi gerektiği,
  • “…HBYS faturaları tablosunun sunulduğu dolayısı ile tespit edilen ağırlıklı ortalama birim satış tutarının HBYS hizmetine ilişkin olarak sunulduğu ve Kurulum ve Proje Planı Maliyetleri, Demonstrasyon Maliyetleri, Eğitim Maliyetleri, Entegrasyon Maliyetleri, Veri Tabanı Yönetim Sistemi Lisans Maliyetleri, Sağlık Bilgi Sistemlerine Kayıt Tescil Maliyetleri, HIMMS Maliyetlerine ilişkin ayrı ayrı bir açıklama olmadığı görülmüştür. Satış Tutarı Tespit Tutanağında bu kalemlere ilişkin Ağırlıklı Ortalama Birim Satış tutarının tespit edildiği görülememiştir…” gerekçesiyle aşırı düşük teklif açıklamalarının reddedildiği, açıklamaların önemli teklif bileşenleri dikkate alınarak gerçekleştirildiği, SBYS hizmeti ihalelerinin doğası gereği kurulum, eğitim, entegrasyon, demonstrasyon, HIMSS ve VTYS yazılımı gibi birçok hizmeti içinde barındırdığı, dolayısıyla satış tutarı tespit tutanağında yer alan HBYS hizmet faturalarının diğer hizmetleri de içerdiği, HBYS ifadesinin bir hizmetler bütününü temsil ettiği gerçeğinin idarece göz ardı edilerek haksız bir değerlendirme ile açıklamalarının reddedilmesinin mevzuata uygun olmadığı iddialarına yer verilmiştir.

Emsal Kamu İhale Kurulu Kararına Göre;

Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Aşırı düşük teklifler” başlıklı 38’inci maddesinde “İhale komisyonu verilen teklifleri değerlendirdikten sonra, diğer tekliflere veya idarenin tespit ettiği yaklaşık maliyete göre teklif fiyatı aşırı düşük olanları tespit eder. Bu teklifleri reddetmeden önce, belirlediği süre içinde teklif sahiplerinden teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak ister. İhale komisyonu; a) İmalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması, b) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin mal ve hizmetlerin temini veya yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar, c) Teklif edilen mal, hizmet veya yapım işinin özgünlüğü, gibi hususlarda yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak, aşırı düşük teklifleri değerlendirir. Bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifleri reddedilir. Kurum, ihale konusu işin türü, niteliği ve yaklaşık maliyeti ile ihale edilme usulüne göre aşırı düşük tekliflerin tespiti, değerlendirilmesi ve ekonomik açıdan en avantajlı teklifin belirlenmesi amacıyla sınır değerler ve sorgulama kriterleri belirlemeye, ihalenin bu maddede öngörülen açıklama istenilmeksizin sonuçlandırılabilmesine, ayrıca yaklaşık maliyeti 8 inci maddede öngörülen eşik değerlerin yarısına kadar olan hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinde sınır değerin altında olan tekliflerin bu maddede öngörülen açıklama istenilmeksizin reddedilmesine ilişkin düzenlemeler yapmaya yetkilidir. İhale komisyonu bu maddenin uygulanmasında Kurum tarafından yapılan düzenlemeleri esas alır.” hükmü,

Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Hizmet alımı ihalelerinde sınır değer tespiti ve aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi” başlıklı 79’uncu maddesinde “…79.2.1. Aşırı düşük tekliflere yönelik açıklama istenmesine ilişkin yazıda, isteklilerin yapacakları açıklamalara esas olacak önemli teklif bileşenlerinin, bütün istekliler için aynı unsurları içerecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Aşırı düşük teklif açıklaması sunulması için isteklilere üç (3) iş gününden az olmamak üzere uygun bir süre verilir. 79.2.2. İstekliler aşırı düşük olarak tespit edilen tekliflerini aşağıdaki yöntemleri kullanarak açıklayabilirler. 79.2.2.1. Üçüncü Kişilerden Alınan Fiyat Teklifleri: Teklifi oluşturan maliyet bileşenlerine ilişkin üçüncü kişilerden fiyat teklifi alınması durumunda, öncelikli olarak fiyat teklifini veren kişiyle tam tasdik sözleşmesi yapan veya beyannamelerini imzalamaya yetkili olan meslek mensubu tarafından ilgisine göre teklife konu mal veya hizmet için maliyet tespit tutanağı veya satış tutarı tespit tutanağı düzenlenecektir. Tutanaklar fiyat teklifinin dayanağı olarak düzenlenecek olup, aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında sunulacaktır.

Maliyet tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat teklifi sunulabilmesi için, fiyat teklifinin mamul/mala ilişkin olması halinde mamul/malın birim fiyatının, tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olmaması; fiyat teklifinin hizmete ilişkin olması halinde ise bu hizmetin birim fiyatının, tutanakta tespit edilen toplam birim maliyetin altında olmaması, fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (…/…/…) tarih ve (…) sayılı maliyet tespit tutanağındaki ortalama/toplam birim maliyet tutarının altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenmesi/mühürlenmesi gerekmektedir. Ü

Satış tutarı tespit tutanağı dayanak alınarak fiyat teklifi sunulabilmesi için teklif edilen birim fiyatın, ilgili tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmaması, fiyat teklifi üzerine meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan (…/…/…) tarih ve (…) sayılı satış tutarı tespit tutanağındaki ağırlıklı ortalama birim satış tutarının % 80’inin altında olmadığını beyan ederim.” ibaresinin yazılarak imzalanması ve iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenmesi/mühürlenmesi gerekmektedir. Üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin teklife konu alanda faaliyet gösterenlerden alınması gerekmekte olup, bu belgelerin ihale tarihinden önce düzenlenmiş olması zorunlu değildir. Kaşeleme işlemi 8.4 üncü maddede belirtilen özel kaşe kullanılmak suretiyle yapılabileceği gibi, bu kaşe dışında meslek mensubuna ilişkin bilgileri içeren kaşe kullanılmak suretiyle de yapılabilir.

79.2.2.2. Merkezi Kamu Kurum ve Kuruluşları Tarafından Ülke Çapında Sunulan Mal ve Hizmetlere İlişkin Fiyatlar:

… 79.2.2.3. Kamu Kurum ve Kuruluşları Tarafından İlan Edilen Fiyatlar:

… 79.2.2.4. Ticaret Borsası Fiyatları: … 79.2.2.5. Toptancı Hal Fiyatları: … 79.2.2.6. Özel veya Münhasır Hak Sahibi Kuruluşların Uyguladığı Fiyatlar: … 79.2.2.7. İsteklinin Kendi Ürettiği, Aldığı veya Sattığı Mallara İlişkin Fiyatlar … 79.2.2.8. İsteklinin Ortağı Olduğu Tüzel Kişiye Ait İşletmeden Mal Çekmesiyle Oluşan Emsal Bedel: …” açıklaması,

İdari Şartname’nin “Tekliflerin değerlendirilmesi” başlıklı 31’inci maddesinde “31.1. İlk oturumun kapatılmasından sonra, ihale komisyonu belirleyeceği bir tarih ve saatte toplanır ve EKAP üzerinde tekliflerin değerlendirilmesine başlanır. Teklif değerlendirme işlemleri birden fazla oturumda yapılabilir. Her oturum kapatılmadan önce bilgiler EKAP’a kaydedilir ve düzenlenen tutanakların bir çıktısı alınarak ihale komisyonu üyeleri tarafından imzalanır. 31.2. Teklif değerlendirmesinde öncelikle ilk oturumda 30 uncu madde uyarınca e teklifinin açılamadığı veya teklif mektubu ile geçici teminatının uygun olmadığı tespit edilen isteklilerin teklifleri değerlendirme dışı bırakılır. 31.3. İhale dokümanında belirtilen geçici teminat mektubu, katılım belgeleri ve yeterlik kriterleri ile fiyat dışı unsurlara ve istenilmişse teknik şartnameye cevaplar ve açıklamalara ilişkin değerlendirme, istekliler tarafından beyan edilen bilgi ve belgelerden; EKAP veya diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının internet sayfası üzerinden sorgulanarak temin veya teyit edilebilenler için, sorgulama sonucunda elde edilen bilgiler; belirtilen yöntemle temin veya teyit edilemeyenler için ise beyan edilen bilgiler esas alınarak yapılır. Yeterlik sertifikası üzerinden yeterlik tespiti yapılan ihalelerde ise, ihale dokümanında belirtilen katılım belgeleri ve yeterlik kriterleri ile fiyat dışı unsurlara ilişkin değerlendirme, yeterlik sertifikası kapsamındaki geçerlik süresi dolan belgeler dahil yeterlik sertifikası üzerindeki bilgiler; yeterlik sertifikası üzerinden değerlendirme yapılamayan her belge veya kriter için ise yeterlik bilgileri tablosunda istekliler tarafından beyan edilen bilgi ve belgeler esas alınarak yapılır. 31.4. Bu madde boş bırakılmıştır. 31.5. Bu madde boş bırakılmıştır. 31.6. İhale komisyonu verilen teklifleri değerlendirdikten sonra Kurum tarafından belirlenen yönteme göre sınır değeri hesaplar ve aşırı düşük teklifleri 33 üncü maddeye göre değerlendirir. 31.7. Bu madde boş bırakılmıştır. 31.8. Yapılan değerlendirme sonucunda, ihalede öngörülen şartları sağlamadığı anlaşılan veya yeterlik sertifikasının geçerlik süresi ihale tarihinden önce dolan teklifler değerlendirme dışı bırakılarak EKAP üzerinden Uygun Olmayan e-Teklif Kontrol Tutanağı düzenlenir ve değerlendirme dışı bırakma işleminin gerekçeleri belirtilir.” düzenlemesi,

Aynı Şartname’nin “Aşırı düşük teklifler” başlıklı 33’üncü maddesinde “33.1. Teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir. Bu kapsamda; ihale komisyonu sınır değerin altında kalan teklifleri aşırı düşük teklif olarak tespit eder ve bu teklif sahiplerinden Kurum tarafından belirlenen kriterlere göre teklifte önemli olduğunu tespit ettiği bileşenler ile ilgili ayrıntıları yazılı olarak ister. İhale komisyonu; a) Verilen hizmetin ekonomik olması, b) Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin işin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar, c) Teklif edilen hizmetin özgünlüğü, gibi hususlarda yapılan yazılı açıklamaları dikkate alarak aşırı düşük teklifleri değerlendirir. Bu değerlendirme sonucunda, açıklamaları yeterli görülmeyen veya yazılı açıklamada bulunmayan isteklilerin teklifi reddedilir.” düzenlemesi, Teknik Şartname’nin 3.3’üncü maddesinde “İhaleye sadece asıl üreticiler teklif verecektir. Bayilik alan firmalar kesinlikle ihaleye giremez. Yüklenici bir sözleşme çerçevesinde başka bir gerçek ya da tüzel kişiden aldığı ve başka bir gerçek ya da tüzel Kişinin ürettiği yazılım ile ihaleye katılamaz. Ayrıca teklif edilen SBYS, PACS ve LBYS yazılımı aynı çekirdek yapıda geliştirilmiş olmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır.

İhale komisyonunca gerçekleştirilen değerlendirmeler neticesinde, ihalede sınır değerin 4.320.503,63 TL olarak hesaplandığı, teklifi sınır değerin altında olduğu tespit edilen ………..Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketinden 13.12.2024 tarihli ve 262473476 sayılı yazı ile aşırı düşük teklif açıklamalarının idareye sunulmasının talep edildiği anlaşılmıştır.

13.12.2024 tarihli ve 262473476 sayılı yazı incelendiğinde, “İdaremizce teklifte önemli olarak belirlenen bileşenler; 1) Kurulum Ve Proje Planı Maliyetleri ( Teknik Şartnamenin 5. Maddesi) 2) Demonstrasyon Maliyetleri (Teknik Şartnamenin 4. Maddesi) 3) Eğitim Maliyetleri (Teknik Şartnamenin 11. Maddesi) 4) Entegrasyon Maliyetleri (Teknik Şartnamenin 8. Maddesi) 5)Veri Tabanı Yönetim Sistemi Lisans Maliyetleri (Teknik Şartnamenin 21. Maddesi) 6) Sbys Yazılım Ve Lisans Maliyetleri 7) Sağlık Bilgi Sistemlerine Kayıt Tescil Maliyetleri (Teknik Şartname 3.4. Maddesi) 8) Hımss Maliyetleri (Teknik Şartname 3.24 Maddesi) 9) Personel Maliyetleri (Teknik Şartname 7. Maddesi) 10) Sözleşme Giderleri Genel Giderler Ve Firma Karı” gider kalemlerinin önemli teklif bileşenleri olarak belirlendiği görülmüştür.

……. Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketi tarafından sunulan açıklamaların ihale komisyonunca değerlendirildiği ve ihale işlem dosyasında yer alan “Aşırı Düşük Teklif Fiyat Sorgusu İhale Komisyonu Kararı” başlıklı belgede “…İsteklinin Kamu İhale Genel Tebliğinde belirtilmiş Açıklama yöntemlerinden bir tanesini kullanarak açıklama yapmış olmasına rağmen, özellikle HBYS bileşeninin açıklamasına teknik şartnamenin “3. 3 İhaleye sadece asıl üreticiler teklif verecektir. Bayilik alan firmalar kesinlikle ihaleye giremez. Yüklenici bir sözleşme çerçevesinde başka bir gerçek ya da tüzel kişiden aldığı ve başka bir gerçek ya da tüzel Kişinin ürettiği yazılını ile ihaleye katılamaz. Teklif edilen yazılım teklif verenin kendi ürünü olmak zorundadır. Ayrıca teklif edilen SBYS, PACS ve LBYS yazılımı aynı üretici üretici tarafından geliştirilmiş olmalıdır.” (Zeyilname düzenlenmiş hali)” maddesinde kendi ürettiğinin dışında başka bir yazılım ile ihaleye katılamayacağının belirtilmiş olması dikkate alındığında isteklinin ihale kapsamında 3. kişiden aldığı proforma fatura teklifi alarak HBYS kalemine teklif ettiği kendi yazılımının dışında bir yazılım ile açıklama yapması teknik şartnamenin 3.3. maddesine uygun olmadığı, şartnamenin bu hükmü doğrultusunda HBYS yazılım hizmetini başka bir üreticiden proforma fatura teklifi alarak açıklanamayacağı değerlendirilmiş ve açıklama uygun bulunmamıştır. Ayrıca İsteklinin ihale dosyasında teklif ettiği ……… HBYS yazılımına ilişkin yukarıda adı geçen belgeleri sunmasına karşın Aşırı Düşük Teklif Fiyat sorgusuna 3. Kişiden Proforma Fatura Teklifi almak suretiyle başka bir yazılım ile açıklama yapmış olması Aşırı Düşük Teklif Fiyat Cevabı ile İhale Teklif Belgeleri arasında uyumsuzluğa sebebiyet vermektedir. Şöyle ki ihale teklif belgeleri …….. BİLGİ TEKNOLOJİLERİ A.Ş. firmasının ……….. HBYS yazılımına aittir ve dolayısıyla ihale yeterlilik teklif belgeleri bu yazılıma uygun olarak verilmiştir. Aşırı düşük teklif fiyat açıklamasında ise ihale teklif dosyasında hiçbir bilgisi ve yeterlilik belgesi olmayan bir 3. bir tüzel kişiliğe aittir. Bu durum uygun görülmemiştir.” ifadelerine yer verilerek başvuru sahibinin açıklamalarının uygun görülmediği ve açıklamaların reddedildiği anlaşılmıştır.

…. Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketi tarafından sunulan açıklamalar incelendiğinde, idarece önemli teklif bileşeni olarak belirlenen “Kurulum ve Proje Planı Maliyetleri Demonstrasyon Maliyetleri Eğitim Maliyetleri Entegrasyon Maliyetleri Veri Tabanı Yönetim Sistemi Lisans Maliyetleri SBYS Yazılım ve Lisans Maliyetleri Sağlık Bilgi Sistemlerine Kayıt Tescil Maliyetleri HIMSS Maliyetleri” giderlerinin tevsiki için Probel Yazılım ve Bilişim Sistemleri A.Ş. tarafından düzenlenen fiyat teklifi, fiyat teklifinin dayanağı satış tutarı tespit tutanağı ve eki belgelerin sunulduğu anlaşılmıştır.

İdari Şartname’nin 31’inci maddesinde, ilk oturumun kapatılmasından sonra, ihale komisyonunun belirleyeceği bir tarih ve saatte toplanıp ve EKAP üzerinde tekliflerin değerlendirilmesine başlayacağı, teklif değerlendirmesinde öncelikle ilk oturumda 30’uncu madde uyarınca e-teklifinin açılamadığı veya teklif mektubu ile geçici teminatının uygun olmadığı tespit edilen isteklilerin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılacağı, sonrasında ihale dokümanında belirtilen geçici teminat mektubu, katılım belgeleri ve yeterlik kriterleri ile fiyat dışı unsurlara ve istenilmişse teknik şartnameye cevaplar ve açıklamalara ilişkin değerlendirmenin, yeterlik bilgileri tablosunda istekliler tarafından beyan edilen bilgi ve belgeler esas alınarak yapılacağı, son olarak ihale komisyonunun verilen teklifleri değerlendirdikten sonra, teklifi geçerli olduğu tespit edilen istekliler için Kurum tarafından belirlenen yönteme göre sınır değeri hesaplayıp ve aşırı düşük teklifleri 33’üncü maddeye göre değerlendireceği düzenlenmiştir.

Teknik Şartname’nin 3.3’üncü maddesinde, ihaleye sadece asıl üreticiler tarafından teklif verilebileceği, bayilik alan firmaların ihaleye giremeyeceği, yüklenicinin bir sözleşme çerçevesinde başka bir gerçek ya da tüzel kişiden aldığı veya başka bir gerçek ya da tüzel kişinin ürettiği yazılım ile ihaleye katılamayacağına yönelik düzenlemelere yer verilmiştir.

Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79.2.2’nci maddesinde yer verilen açıklamalar dikkate alındığında, isteklilerin aşırı düşük teklif açıklamalarında kullanabileceği açıklama yöntemlerine yer verildiği, bu yöntemlerin sırasıyla “1)Üçüncü Kişilerden Alınan Fiyat Teklifleri, 2) Merkezi Kamu Kurum ve Kuruluşları Tarafından Ülke Çapında Sunulan Mal ve Hizmetlere İlişkin Fiyatlar, 3) Kamu Kurum ve Kuruluşları Tarafından İlan Edilen Fiyatlar, 4) Ticaret Borsası Fiyatları, 5) Toptancı Hal Fiyatları, 6) Özel veya Münhasır Hak Sahibi Kuruluşların Uyguladığı Fiyatlar, 7) İsteklinin Kendi Ürettiği, Aldığı veya Sattığı Mallara İlişkin Fiyatlar, 8) İsteklinin Ortağı Olduğu Tüzel Kişiye Ait İşletmeden Mal Çekmesiyle Oluşan Emsal Bedel” şeklinde Genel Tebliğ’de açıklandığı anlaşılmıştır.

Yukarıda yer verilen İdari Şartname’nin 31’inci maddesi, Teknik Şartname’nin 3.3’üncü maddesi düzenlemeleri ile Kamu Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79.2.2’nci maddesi açıklamaları dikkate alındığında, İhale komisyonlarınca ilk olarak ihaleye teklif sunan isteklilerin tekliflerinin ihaleye katılım kriterleri açısından yeterli olup olmadığına yönelik değerlendirmenin yapılacağı, ikinci olarak ise bu değerlendirme neticesinde teklifinin yeterli/geçerli teklif olduğu kabul edilen isteklilerin teklif bedellerinin sınır değerin altında olup olmadığına ilişkin denetimin gerçekleştirileceği anlaşılmıştır. Başka bir anlatımla, ihale komisyonlarınca gerçekleştirilen ilk denetimin isteklilerin teklif belgelerinin yeterli ve uygun olduğuna ilişkin denetim iken ikinci denetim ise teklif bedellerinin teklif ettikleri ürün/hizmete ilişkin maliyet bileşenleri açısından tevsik edilmesi denetimidir.

…… Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketi tarafından açıklamaları kapsamında sunulan üçüncü kişiden alınan fiyat teklifinin Kamu Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79.2.2’nci maddesi açıklamaları kapsamında yer alan açıklama yöntemlerinden birisi olduğu, isteklilerin sahibi oldukları yazılım sistemleri ile ihaleye teklif sunabilecekleri ve aşırı düşük teklif açıklaması aşamasında sahibi oldukları yazılım sistemine ilişkin maliyet bileşenlerinin ortaya konulması gerektiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, idarenin isteklinin kendisine ait bir ürünü teklif etmiş olmasına karşın aşırı düşük teklif açıklamaları kapsamında üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifi ile açıklama yapmasının uygun olmadığına ilişkin değerlendirme dışı bırakma gerekçesinin yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Başvuru sahibinin 2’nci iddiasına ilişkin olarak: Kamu İhale Genel Tebliği’nin ekinde yer alan “Satış Tutarı Tespit Tutanağı –EKO.6”nın “Ağırlıklı Ortalama Birim Satış Tutarı” başlıklı 4’üncü maddesinde “Fiyat teklifine konu mamul, mal veya hizmete ilişkin olarak, yukarıda belirtilen üç aylık süredeki 600 Yurtiçi Satışlar (varsa 601 Yurtdışı Satışlar) hesabında bulunan kayıtlara ilişkin bilgiler aşağıda olduğu gibidir; (Fiyat teklifi kapsamındaki her bir mamul, mal veya hizmete ilişkin ayrı tablo kullanılacaktır.) ” açıklaması yer almaktadır.

………. Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketi tarafından sunulan açıklamaların ihale komisyonunca değerlendirildiği ve ihale işlem dosyasında yer alan “Aşırı Düşük Teklif Fiyat Sorgusu İhale Komisyonu Kararı” başlıklı belgede “…Satış Tespit Tutarı (Ek 0.6) “4- AĞIRLIKLI ORTALAMA BÎRİM SATIŞ TUTARI Fiyat teklifine konu mamul, mal veya hizmete ilişkin olarak, yukarıda belirtilen geçici vergi beyanname dönemindeki 600 Yurtiçi Satışlar (varsa 601 Yurtdışı Satışlar) hesabında bulunan kayıtlara ilişkin bilgiler aşağıda olduğu gibidir.(fiyat teklifi kapsamındaki her bir mamul, mal veya hizmete ilişkin ayrı tablo kullanılacaktır.)” maddesi gereğince Ek O.6 tutanağının 6. Maddesinde belirtilen tablo halinde sunulmuş 01/07/2024-30/09/2024 tarihleri arasını kapsayan 269 faturaya istinaden Ağırlıklı Ortalama Birim Satış Tutarının tespit edildiği ve açıklama olarak sunulduğu anlaşılmaktadır. Değerlendirme; Ağırlıklı Ortalama Birim Satış Tutarının tespitinde “Fiyat teklifi kapsamındaki her bir mamul, mal veya hizmete ilişkin ayrı tablo kullanılacaktır.” denmiş olmasına rağmen :Tutanağın 5. Maddesinde belirtilmiş faturaya konu olan Malın veya İşin nevi kısmında belirtilmiş HBYS faturaları tablosunun sunulduğu dolayısı ile tespit edilen Ağırlıklı ortalama birim satış tutarının HBYS hizmetine ilişkin olarak sunulduğu ve Kurulum Ve Proje Planı Maliyetleri, Demonstrasyon Maliyetleri, Eğitim Maliyetleri, Entegrasyon Maliyetleri, Veri Tabanı Yönetim Sistemi Lisans Maliyetleri, Sağlık Bilgi Sistemlerine Kayıt Tescil Maliyetleri, HİMMS Maliyetlerine ilişkin ayrı ayrı bir açıklama olmadığı görülmüştür. Satış Tutarı Tespit Tutanağında bu kalemlere ilişkin Ağırlıklı Ortalama Birim Satış Tutarının tespit edildiği görülememiştir;” ifadelerine yer verilerek başvuru sahibinin açıklamalarının uygun görülmediği ve açıklamaların reddedildiği anlaşılmıştır.

Kamu İhale Genel Tebliği’nin ekinde yer alan “Satış Tutarı Tespit Tutanağı –EKO.6”nın “Ağırlıklı Ortalama Birim Satış Tutarı” başlıklı 4’üncü maddesi açıklamaları uyarınca fiyat teklifi kapsamında maliyet giderleri açıklanacak her bir mamul, mal veya hizmete ilişkin ayrı bir fatura bilgileri tablosu düzenlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. ………… Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketi tarafından sunulan açıklamalar incelendiğinde, idarece önemli teklif bileşeni olarak belirlenen “Kurulum ve Proje Planı Maliyetleri Demonstrasyon Maliyetleri Eğitim Maliyetleri Entegrasyon Maliyetleri Veri Tabanı Yönetim Sistemi Lisans Maliyetleri SBYS Yazılım ve Lisans Maliyetleri Sağlık Bilgi Sistemlerine Kayıt Tescil Maliyetleri HIMSS Maliyetleri” giderlerinin tevsiki için Probel Yazılım ve Bilişim Sistemleri A.Ş. tarafından düzenlenen fiyat teklifi, fiyat teklifinin dayanağı satış tutarı tespit tutanağı ve eki belgelerin sunulduğu anlaşılmıştır. İstekli tarafından sunulan fiyat teklifi incelendiğinde; belgenin Probel Yazılım ve Bilişim Sistemleri A.Ş. tarafından 17.12.2024 tarihinde düzenlendiği, Kamu İhale Genel Tebliği uyarınca üzerinde bulunması gereken beyan, imza ve kaşelerin yer aldığı görülmüş olup teklif bilgileri ise aşağıda yer verildiği şekilde düzenlenmiştir.

İstekli tarafından sunulan fiyat teklifinin dayanağı olarak düzenlenen satış tutarı tespit tutanağı incelendiğinde, tutanağın fatura bilgileri tablosunda fiyat teklifine konu ürüne/hizmete ilişkin ağırlıklı ortalama birim satış tutarının tespitinde esas alınacak 269 adet fatura bilgilerine yer verildiği, “Faturaya konu Malın veya İşin Nevi” kısmında “HBYS” bilgisinin yer aldığı görülmüş olup SMMM tarafından hesaplanan ağırlıklı ortalama birim satış tutarının “HBYS” ürünü/hizmetinin tamamına ilişkin olduğu, önemli teklif bileşeni olarak belirlenen “Kurulum ve Proje Planı Maliyetleri, Demonstrasyon Maliyetleri, Eğitim Maliyetleri, Entegrasyon Maliyetleri, Veri Tabanı Yönetim Sistemi Lisans Maliyetleri, SBYS Yazılım ve Lisans Maliyetleri, Sağlık Bilgi Sistemlerine Kayıt Tescil Maliyetleri ve HIMSS Maliyetleri” ürün/hizmetlerinin ağırlıklı ortalama birim satış tutarlarına ilişkin düzenlenmediği anlaşılmıştır.

Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, aşırı düşük teklif açıklamaları kapsamında sunulan istekliler tarafından sunulan satış tutarı tespit tutanaklarında, ağırlıklı ortalama birim satış tutarları açıklanacak her bir mamul, mal veya hizmete ilişkin ayrı bir fatura bilgileri tablosu düzenlenmesi gerekmekte iken istekli tarafından sunulan satış tutarı tespit tutanağında beyan edilen faturaların HBYS ürünü/hizmetinin tamamına ilişkin düzenlendiği, dolayısıyla idarece önemli teklif bileşeni olarak belirlenen giderlerin tevsiki için alınan fiyat teklifinin ve dayanağı tutanağın tek kalem olarak alındığı, birim satış tutarlarına ulaşılamadığı ve bu giderlerin ayrı ayrı açıklanmadığı anlaşıldığından başvuru sahibinin iddialarının yerinde olmadığı, aşırı düşük teklif açıklamasının bu gerekçeyle reddedilmesinin yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Sağlık Bilgi Yönetim Sistemleri (sbys) Hizmet Alım İhalesinde Aşırı Düşük İşlemleri Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemMehmet ATASEVER

Simdata Danışmanlık Y.K. Başkanı

Sağlık Bak. SGB E. Bşk./KİK E. Üyesi

Mhatasever@gmail.com

Mehmetatasever.org

Deniz Yolu Taşımacılığı ve Otomotiv Sektörünün Global Devleri Çırağan Sarayı’nda Buluştu

Müzakere Teknikleri Eğitimi İleri Seviye Haber Deniz Yolu Taşımacılığı Ve Otomotiv Sektörünün Global Devleri çırağan Sarayı’nda Buluştu

Türkiye ve BAE Ortaklığı ile Kurulan United Global Ro-Ro, Deniz Yolu Taşımacılığı ve Otomotiv Sektörünün Global Devlerini Çırağan Sarayı’nda Buluşturdu

Müzakere Teknikleri Eğitimi İleri Seviye Haber Deniz Yolu Taşımacılığı Ve Otomotiv Sektörünün Global Devleri çırağan Sarayı’nda BuluştuTürkiye merkezli lojistik şirketi Erkport ve Abu Dabi merkezli AD Ports Group iştiraki Noatum Maritime ortak girişimiyle kurulan United Global Ro-Ro (UGR), 7 Mayıs Çarşamba günü Çırağan Sarayı’nda düzenlenen özel bir davetle, sektör liderlerini Türkiye’de buluşturdu. Otomotiv ve deniz yolu taşımacılığı sektörünün öncü isimlerini bir araya getiren etkinlikte, markanın global vizyonu ve sektöre getireceği yenilikler paylaşılırken, Türkiye ve BAE’nin ticari dostluğu ve bu dostluğun deniz taşımacılığında yarattığı sinerji de gözler önüne serildi.

Deniz Taşımacılığında Yeni Bir Dönemin Başlangıcı

United Global Ro-Ro, deniz yolu taşımacılığında güçlü bir birleşim ve uluslararası lojistikte yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. Özellikle bitmiş araç lojistiğinde yarattığı global deniz yolu taşımacılık ağı ile birlikte geleceğe yönelik güçlü bir vizyon sunan UGR, Çırağan Sarayı’nda bir araya getirdiği tüm paydaşlarına güvenli, sürdürülebilir ve entegre taşıma çözümlerini anlattı. “Ufukları Aşan Bir Birliktelik” başlığı altında düzenlenen davet aynı zamanda, UGR çatısı altında Türkiye ve BAE arasında pekişen ticari dostluğun da bir simgesi niteliğindeydi.

Türkiye’ye Chery ve BYD marka araçlarını da taşıyan ve bu yönü ile otomotiv sektöründe Türkiye ile Çin arasındaki dev ticari ilişkilerin denizyolu taşımacılığında önemli bir destekçisi konumunda olan, United Global Ro-Ro’nun lokomotif gemisi UGR AL SAMHA’nın davetin her yanına yansıyan görkemi eşliğinde sektörün global ve Türkiye devleri Çırağan Sarayı’nda bir araya geldi.

7 Mayıs Çarşamba günü gerçekleşen özel davetin açılış konuşmasını gerçekleştiren UGR CEO’su Tolga Emrah Gezgin, bu stratejik ortaklığın yerel tecrübeyle global gücü birleştirdiğini vurgularken, UGR’ın sadece bir marka değil; bir dönüşüm hareketi olduğunu belirtti. AD Ports Group Denizcilik ve Taşımacılık CEO’su Kaptan Ammar Al Shaiba, UGR’ın global lojistikte entegre çözümler sunarak Avrupa, Ortadoğu, Afrika, Akdeniz ve Asya arasında yeni bir ticaret köprüsü kuracağını ifade etti. Konuşmasında dijitalleşme ve sürdürülebilirlik vurgusu ön plandaydı. UGR CCO’su Volkan Yaşayan ise markanın operasyonel yapısını detaylandırarak, bitmiş araç taşımacılığı ve ağır yük lojistiği alanındaki hat hizmetleri, filo yapısı ve müşteri odaklı çözüm modelleri hakkında bilgi verdi.

Networking ile Güçlenen İş Birlikleri

Konuşmaların ardından düzenlenen öğle yemeği ve networking oturumu, etkinliğin önemli bir tamamlayıcısı oldu. Erkport’un uzun yıllardır hizmet verdiği ve iş birliği içinde olduğu müşterilerinden oluşan davetli grubu, UGR’ın sunduğu vizyon doğrultusunda fikir alışverişinde bulunma ve potansiyel iş birliklerinin temellerini atma fırsatı yakaladı. UGR’ın bu özel daveti, yalnızca yeni bir markanın tanıtımı değil; deniz taşımacılığında yerelden globale uzanan güçlü bir yolculuğun ilk adımı olarak hafızalarda yer etti.

Erkport Hakkında:

Sektörel alandaki köklü tecrübeleri ve uzman operasyonel gücüyle kurulduğu ilk günden itibaren başarılara imza atan Erkport, 2013 yılında kuruldu. Liman operasyonları ve yönetimi, lojistik operasyonlar, serbest ve gümrüklü depo yönetimi, bitmiş araç lojistiği operasyonları ve Ro-Ro hizmetleri olmak üzere 5 temel alanda faaliyetlerini sürdüren Erkport, araç lojistiği operasyonlarında öncü firmalar arasındadır. Yüksek taşıma kapasitesi ve artan gemi sayısı -şimdilik 18 gemi- ile Avrupa, Kuzey Amerika, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Uzak Doğu bölgesinde 8 düzenli hatta anlık 16 bin yüzer kapasitesi ile araç taşımacılığı yapmakta ve aylık ortalama 90 bin aracın pazara girişinde etkili bir role sahiptir. 500’ün üzerindeki çalışan sayısı, 500 bin ton depolama, 25 milyon ton yük elleçleme kapasitesi, sektördeki köklü tecrübesi ve uzman operasyonel gücüyle kurulduğu günden beri başarılara imza atmayı sürdüren Erkport, İstanbul Haydarpaşa Limanı ve diğer Türkiye limanlarına yapılan taşımalarda, araçların teslimat öncesi son kontrollerini ve alıcılar için günde 500 aracı teslime hazır hale getirdiği PDI (Pre-Delivery Inspection) hizmetini de kendi bünyesinde oluşturduğu deneyimli ekibi ile liman içinde sağlamaktadır. Yenilikçi ve esnek uygulamalarıyla hizmetlerini geliştirmeye devam eden Erkport; İzmir, İskenderun ve İstanbul başta olmak üzere birçok bölgede teknolojik altyapı ile güçlendirilmiş ofislerinde, özellikle liman bölgelerinde, istihdamı destekleyen Erkport, esnek yapısı, operasyonlarındaki şeffaflık ve güvenilirlikle müşterilerinin ihtiyaçlarını kesintisiz karşılayarak birçok başarıya gururla imza atmaya devam ediyor.

UGR Hakkında:

Roll-on/Roll-off (Ro-Ro) taşımacılığında yıllara dayanan deneyimi ve operasyonel gücü ile öne çıkan Türkiye merkezli Erkport, AD Ports Group’un bir kolu olan Noatum Maritime ile 2025 yılında yeni bir ortak marka (JV) kurarak otomotiv, hacimli yük ve Ro-Ro taşımacılığı alanında entegre bir hizmet modeli oluşturdu.

Otomotiv endüstrisinin kritik limanlarını birbirine bağlayarak hizmet veren “United Global Ro-Ro”, hem otomotiv sektörü için özel çözümler sunuyor hem de ağır ve hacimli yüklerin etkili bir şekilde taşınmasını sağlıyor. Bu yeni yapı, Avrupa, Akdeniz, Güney Afrika, Arap Körfezi ve Asya’da Ro-Ro hat hizmetlerinin etkinliğini ve erişimini genişleterek sektörde dönüşüme öncülük ediyor.

AD Ports Group Hakkında:

Müzakere Teknikleri Eğitimi İleri Seviye Haber Deniz Yolu Taşımacılığı Ve Otomotiv Sektörünün Global Devleri çırağan Sarayı’nda Buluştu2006 yılında kurulan AD Ports Group, günümüzde lojistik, sanayi ve ticaret alanlarında dünyanın önde gelen sağlayıcılarından biri olarak hizmet vermekte ve Abu Dabi’yi dünyaya bağlayan bir köprü görevi görmektedir. Abu Dabi Menkul Kıymetler Borsası’nda (ADX: ADPORTS) işlem gören AD Ports Group, dikey entegre iş modeli sayesinde son on yılda Emirlik’in ekonomik gelişiminde önemli bir rol oynamıştır.

 

———————————————-

MÜZAKERE TEKNİKLERİ VE PAZARLIK BECERİLERİ MAKALELERİ
“Taktikler bazen pazarlık sürecinin başı, bazen ortası bazen de sonunda etkilidir.”

PAZARLIK MASASI ve PAZARLIK TAKTİKLERİ

“If you are not at the table, you are on the menu”.

PAZARLIK BECERİ ANKETİ

MÜZAKERE & PAZARLIK EĞİTİM TESTLERİ

Devlerin Denizdeki Hâkimiyeti: Küresel Gemi Şirketlerinin Ticarete, Lojistiğe ve İklim Değişikliğine Etkisi!

Devlerin Denizdeki Hâkimiyeti Küresel Gemi şirketlerinin Ticarete, Lojistiğe Ve İklim Değişikliğine Etkisi! Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Devlerin Denizdeki Hâkimiyeti: Küresel Gemi Şirketlerinin Ticarete, Lojistiğe ve İklim Değişikliğine Etkisi!

Olgar ATASEVEN

Devlerin Denizdeki Hâkimiyeti Küresel Gemi şirketlerinin Ticarete, Lojistiğe Ve İklim Değişikliğine Etkisi! Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemGelin bu makalede biraz denizlere açılalım. Tahmin ediyorsunuzdur ama ben size teyid edeyim. Dünya ticaretinin %80’inden fazlası deniz yoluyla gerçekleştiriliyor. Üstüne üstlük bu devasa hacim, birkaç büyük global gemi şirketinin elinde şekilleniyor. MSC, Maersk, CMA CGM ve COSCO gibi devler, sadece lojistik sektörünü değil, aynı zamanda küresel karbon emisyonlarını da derinden etkiliyor. Bu makalede, bu şirketlerin dünya ticaretindeki rolünü, lojistik ağlarını ve çevresel ayak izlerini mercek altına alıyorum.

Deniz taşımacılığı, modern ticaretin bel kemiğini oluşturuyor. Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) verilerine göre, 2023 yılında deniz yoluyla taşınan yük miktarı 11 milyar tonu aştı. Bu rakam, karayolu ve havayolu taşımacılığının toplamından karşılaştırılamayacak kadar fazla. Tabi burada kat edilen mesafe ve orijinden orijine olarak bakıyorum konuya. Yoksa gemilerden inen mallar ve ürünleri illa ki kara yolu ile gideceği yere kadar taşıyoruz. Öncelikle bu pazarda öne çıkan şirketler ve pazar paylarına 2024 yılı verileri ile bakalım.

  • MSC (Mediterranean Shipping Company): 730+ gemilik filosu ve %18.3 pazar payıyla dünya lideri. Son 5 yılda 100’den fazla ikinci el gemi satın alarak büyümesini hızlandırdı.
  • Maersk (A.P. Moller-Maersk): %16.1 pazar payıyla Danimarka’nın küresel devi. 2023’te yeşil metanol gemilerine yatırım yaparak sürdürülebilirlikte öncü oldu.
  • CMA CGM: Fransız şirket, %12.7 pazar payıyla özellikle Akdeniz ve Afrika rotalarında güçlü. Havayolu kolu (CMA CGM Air Cargo) ile multimodal lojistikte de iddialı.
  • COSCO Shipping: Çin’in devlet destekli şirketi, %11.9 pazar payıyla Asya’nın en büyüğü. “Belt and Road” projesi kapsamında Pire Limanı gibi stratejik noktalara yatırım yapıyor.
  • Hapag-Lloyd: Almanya merkezli şirket, %7.4 pazar payıyla dünyanın en kârlı 5. taşıyıcısı. 2023’te Hint Okyanusu’nda dijital liman projelerini başlattı.
  • Evergreen Marine: Tayvanlı şirket, %6.8 pazar payıyla Trans-Pasifik ticaretinde öne çıkıyor. 2021’de Süveyş Kanalı’nda karaya oturan Ever Given gemisiyle gündeme gelmişti.
  • ONE (Ocean Network Express): Japonya’nın Mitsui, NYK ve K Line ortaklığındaki şirket, %6.1 pazar payıyla Asya içi ticarette uzmanlaştı.

Pazarın geri kalanını oluşturan diğer şirketler ise (Yang Ming, ZIM, HMM vb.) toplamda %21.7 paya sahip. Bu şirketler, özellikle Asya-Avrupa ve Trans-Pasifik ticaret yollarında kritik bir rol oynuyor. Örneğin, Maersk’in 2022’deki bir açıklamasına göre, Asya’dan Avrupa’ya taşınan her 10 konteynırdan 3’ü Maersk gemilerinde seyahat ediyor.

Lojistik Ağlar ve Teknoloji Yatırımları

Bu devasa şirketler birbirleri ile rekabet etmenin ve doğal olarak artan maliyetlerin karşılığınd farklı başlıklarda yatırım yapsalarda temelde hepsi teknoloji konusuna odaklanıyor. Lojistik verimliliğini artırmak için yapay zeka, IoT ve blockchain gibi teknolojilere yatırım yapıyor. Örneğin; Maersk’in IBM’ ile gerçekleştirdiği TradeLens Projesi, blockchain tabanlı bu sistem sayesinde, belge süreçlerinin %40 kısaltılarak maliyetlerin düşürülmesine olanak vermiş durumda. Aynı şekilde başka bir örnek vermem gerekirse; MSC’nin Akıllı Rota Optimizasyonu projesi ile yakıt tüketimini azaltmak için okyanus akıntıları ve hava durumu verilerini analiz edilmesi çok güzel bir vaka olarak ortaya konabilir. Biliyorsunuz rotalam konusunda beni özellikle arayabilirsiniz.

Gelelim işin diğer yönlerine. Bu şirketlerin lojistik ağları ve büyüklükleri ve yaptıkları atılımlar bazen tekelleşme endişelerini de beraberinde getiriyor. 2021’de CMA CGM’nin CEVA Logistics‘i satın alması, net bir şekilde kara lojistiğinde de hâkimiyet kurma stratejisinin bir parçası olarak yorumlandı.

Çevresel Etki: Karbon Emisyonları ve Sürdürülebilirlik Çabaları

Ben bir konuyu irdelerken çevre ve sürdürülebilirlik etkisi olmadan hareket etmiyorum. Bazılarınız biliyordur ama bilmeyenler için bu konuda “Bitersem Bitersin” diye bir kitabımın olduğunu hatırlatmak isterim. Gelelim işin dünya etkisine. Deniz taşımacılığı, küresel karbon emisyonlarının %3’ünden sorumlu. Bu, Hollanda veya Almanya gibi bir ülkenin toplam emisyonuna eşdeğer. 2023 verilerine göre şirketlerin emisyon karnelerine de bakalım.

Şirket Yıllık CO2 Emisyonu (Milyon Ton)
MSC 11.2
Maersk 9.8
CMA CGM 7.5
COSCO 6.9

Gördüğünü gibi hiç de azımsanacak bir etkileri yok değil!  Bu yazının konusu değil ama şirketler de artık devletler gibi. Bazen etkileri devletlerden daha büyük ve konular sadece kendi insiyatiflerinde. Ama tabloyu tamamen karanlık göstermeyeyim. Bu devlerin sürdürülebilirlik ile ilgili attıkları adımlar da burada kısaca vurgulamakta fayda var.

  • Maersk: 2024’te metanolle çalışan ilk karbon nötr gemisini hizmete soktu.
  • CMA CGM: 2050’ye kadar karbon nötr olma taahhüdü verdi.
  • MSC: Rotterdam Limanı’nda yeşil hidrojen kullanımını test ediyor.

Örnekler çok fazla değil ve çevre örgütleri bu adımların yetersiz olduğunu savunuyor. Örneğin, Ocean Conservancy’nin 2023 raporuna göre, gemi şirketlerinin %70’i hâlâ ağır fuel oil kullanıyor ki bu asıl olarak karbon emisyonlarının temel sebebi.

Gelecek Senaryoları: Deniz Taşımacılığı Nereye Gidiyor?

Küresel ticaretin bel kemiği olan deniz taşımacılığı, iklim değişikliği, teknolojik devrim ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle büyük bir dönüşümün eşiğinde. Bugün alınan kararlar, yarının lojistik ağlarını ve çevresel etkilerini şekillendirecek. Peki, bu dev gemi şirketlerini gelecekte neler bekliyor?

Öngörülerimi Üç Temel Eksen Üzerine Kuruyorum:

  1. Regülasyonlar ve Karbon Vergileri: Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 2030’a kadar emisyonları %40 azaltma hedefi koydu. Bu, şirketleri alternatif yakıtlara zorlayacak. AB Komisyonunun, gemi şirketlerinin limanlardaki tekelci uygulamalarını araştırıyor olmasının etkisini de göreceğiz diye düşünüyorum.
  2. Teknolojik Atılımlar: Otonom gemiler ve AI destekli rota optimizasyonu, maliyetleri düşürürken verimliliği artıracak. Bu başlık altına yakıt konusuda amonyak ve hidrojenin önümüzdeki yılalrda daha fazla gündem olacağını da unutmamak gerekiyor.
  3. Jeopolitik Riskler: Süveyş Kanalı’ndaki tıkanıklıklar veya Çin-Tayvan gerilimi gibi faktörler, tedarik zincirlerini yeniden şekillendirebilir.

Bu senaryoları öne çıkarmamızın nedeni, sektörün “ya dönüşür ya da geride kalır” ikilemiyle karşı karşıya olması. Örneğin, Maersk’in metanol gemilerine yatırım yapması, sadece bir tercih değil, yakın gelecekteki zorunluluğun habercisi. Benzer şekilde, MSC’nin yeşil hidrojen projeleri, devlet teşvikleri olmadan uzun vadede sürdürülebilir olmayabilir.

Küresel gemi şirketleri, ticareti şekillendiren devler olarak hem ekonomiyi hem de çevreyi derinden etkiliyor, etkilemeye de devam edecek. Gemi şirketleri için gelecek, çevresel taahhütlerle rekabetçiliği dengelemekten geçiyor. Bu dengenin nasıl kurulacağı, hem küresel ticaretin hem de iklim krizinin kaderini belirleyecek. Teknoloji yatırımları ve sürdürülebilirlik çabaları umut vaat etse de, daha agresif politikalar ve uluslararası iş birlikleri olmadan iklim krizinin önüne geçmek mümkün görünmüyor. Sektörün içinde olanların bu dinamikleri dikkate almasında tüm dünya içinde fayda var. Diğer taraftan bilinçli tüketiciler, devlet regülasyonları ürünler, mallar üzerindeki karbon izlerini takip etmeye başladıkça bu konu hız kazanacaktır.

Devlerin Denizdeki Hâkimiyeti Küresel Gemi şirketlerinin Ticarete, Lojistiğe Ve İklim Değişikliğine Etkisi! Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemOlgar ATASEVEN

Girişimci, İş İnsanı, Yazar, Konuşmacı

olgar.ataseven@profesia.com.tr

 

Kısmi Süreli Çalışan İşçilere Hangi Hallerde Ara Dinlenmesi Verilir?

Kısmi Süreli çalışan İşçilere Hangi Hallerde Ara Dinlenmesi Verilir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Kısmi Süreli Çalışan İşçilere Hangi Hallerde Ara Dinlenmesi Verilir?

Lütfi İNCİROĞLU

Kısmi Süreli çalışan İşçilere Hangi Hallerde Ara Dinlenmesi Verilir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündemİş sözleşmeleri, uygulamada genellikle görüldüğü gibi iş­yerinde sürdürülen haftalık (45 saat) ve günlük (7,5 saat) çalışma sürelerine uygun olarak tam süreli (full time) yapılabileceği gibi, işyerinde uygulanan çalışma sürelerinin altında kısmi bir çalışma süresini (part time) konu alabi­lecek biçimde de yapılabilir [1].

Genellikle kısmi çalışmalar haftanın belirli günlerinde tam gün, hafta­nın her günü belirli süre veya haftada bir ya da iki gün için belirli bir süre olarak kararlaştırılabilir. Örneğin işyerlerinde daha çok danışmanlık hizmeti veren işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları, hukukçu, muhasebeci ve mali müşavirler, mühendis gibi vasıflı elemanlar yanında, haftanın belirli günleri temizlik hizmeti gören işçilerle yapılan iş sözleşmeleri kısmi süreli işlerde yapılan sözleşmelerdir. Bu tür sözleşmeler, bir ya da birden çok işverenle ya­pılabileceği gibi işçinin bu gibi işlerden başka serbest çalışması da söz konusu olabilmektedir[2]. Diğer yandan, öğrencilerin, ev kadınlarının ve emeklilerin otellerde, tatil köylerinde ve çeşitli büro işlerinde kısmi süreli işlerde çalış­maları da kısmi süreli çalışma biçimleridir.

4857 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi, kısmi süreli iş sözleşmeleri ile tam süreli iş sözleşmelerinin tanımını şöyle yapmıştır; “işçinin normal haf­talık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi sü­reli iş sözleşmesidir”. Burada en önemli ölçüt, tam süreli iş sözleşmesi kar­şısında kısmi süreliden söz edebilmek için “önemli ölçüde daha az” bir haf­talık çalışma süresinin sözleşmede tespit edilecek olmasıdır. Örneğin, işye­rinde uygulanan tam süreli iş sözleşmesi için haftalık çalışma süresi 45 saat ise, kısmi süreli çalışma için 3 4 saat gibi daha az çalışma değil, tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın “üçte ikisi” oranına kadar yapılan, yani 30 saate kadar haftalık çalışma süresine göre istihdam edilen işçi, kısmi süreli sözleşmeye göre istihdam edilen kimse olarak kabul edilecektir. Yar­gıtay’a göre, “Kanununun 13. maddesine göre ‘‘işçinin normal haftalık ça­lışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi süreli iş sözleşmesi­dir. Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmi süreli olmasından dolayı tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. Kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir’‘[3].

İş Kanununun ara dinlenmesine ilişkin öngördüğü hü­kümde, dört saat ve daha kısa süreli işlerde onbeş dakikalık bir ara dinlenmesi öngörülmüş olup, işçinin kısmi süreli iş sözleşmesi ile örneğin, haftada iki gün üç ya da dört saat çalışılması durumunda işçinin ara dinlenmesine hak kazanıp kazanmayacağı doktrinde tartışılmıştır.

Bir görüşe göre, kanunda bu konuda düzenleme olmadığı için boşluk oluştuğu, bu boşluğun ise günlük azami çalışma süresi olan onbir saat dikkate alınarak doldurulması gerektiğini ileri sürülmektedir. Bu görüş sahibine göre, onbir saatin yarısı olan günlük beşbuçuk saat ve üzerinde kısmi süreli iş söz­leşmesi ile çalışan işçiye ara dinlenmesi verilecek; günlük beşbuçuk saatin altında kalan çalışmalarda ise ara dinlenmesi söz konusu olmayacaktır[4].

Aksi yöndeki bir görüşe göre de, ara dinlenme sürelerine hak kazanıl­ması günlük çalışma süresine göre belirlendiğinden, çalışmanın tür ve biçi­minin önemli olmadığı savunulmaktadır. Bu görüş sahibine göre, ara dinlen­mesine ilişkin kurallar kısmi süreli çalışmada istisnai özellik göstermemekte ve kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin günlük çalışma süresinin uzun­luğuna göre ara dinlenmesinin süresi belirlenmelidir[5]. İşçi, kısmi süreli iş sözleşmesi ile haftanın bir günü üç saat çalışıyorsa o gün için onbeş dakika; bir gün iki saat çalışıyorsa o gün için de onbeş dakika ara dinlenmesi veril­mesi gerekmektedir.

Yargıtay’a göre de, “…Somut olayda, davacının günde 5 saat süreyle çalıştığı kabul edilmiştir. Bilirkişi 1,5 saat ara dinlenmesi yaptığını kabul ede­rek alacakları hesaplamıştır. Davacının 30 saatin altında kısmi süreli çalıştığı, günlük çalışmasının 5 saat olduğu anlaşılmakla aksi yönde tanık beyanı bu­lunmadığından ara dinlenme süresi 1,5 değil yarım saat kabul edilmelidir. Mahkemece davacının kıdem, yıllık izin ve hafta tatili alacakları belirlenecek ücret üzerinden hesaplanmalıdır. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edile­rek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır…”[6]

Kısmi Süreli çalışan İşçilere Hangi Hallerde Ara Dinlenmesi Verilir Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemKanaatimizce, 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde ara din­lenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiş­tir. Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin, belirlenen günlük çalışma süresi dikkate alınarak ara dinlenme süresi belirlenmelidir. Sözleşmesinin türü, ara dinlenmesine hak kazanıp kazanmamada belirleyici değildir. Örne­ğin, kısmi süreli iş sözleşmesi ile haftanın üç günü günde dört saat çalışan işçiye günlük çalışmanın ortalama zamana rastlatılacak şekilde (onbeş da­kika), ara dinlenmesi kullandırılması gerekirken, haftanın 2 günü günde 7,5 saat çalışan işçiye ise (yarım saat) ara dinlenmesi kullandırılmalıdır.

Lütfi İNCİROĞLU

Kaynakça:

[1] DEMİR, Fevzi, İş Hukuku ve Uygulaması, s.94-95; KILIÇOĞLU/ŞENOCAK, s.275; GÜVEN/AYDIN, s.111; ŞAKAR, Müjdat s.81-82; ALPER/KILKIŞ, s.4;SEVİMLİ, K.Ahmet, 4857 sayılı Kanunda Düzenlenen Kısmi Süreli İş Sözleşmesi, İstanbul 2019, s.9 vd;ÇİL, İş Hukuku Yargıtay İlke Kararları, s.385.

[2] ÇELİK, Nuri, s.78; DEMİR, İş Hukuku ve Uygulaması, s.94; EKMEKÇİ Ömer/YİĞİT Esra,  s.65-66; SEVİMLİ, 4857 sayılı Kanunda Düzenlenen Kısmi Süreli İş Sözleşmesi, s.9 vd.

[3] Y9HD.14.3.2011 T., E.2010/26763, K.2011/6748 Legalbank; KILIÇOĞ­LU/ŞEN-OCAK, s.276; ŞAKAR, s.82; ALPER/KILKIŞ, s.41-42; EKMEK­Çİ/YİĞİT, s.66; SEVİMLİ, 4857 sayılı Kanunda Düzenlenen Kısmi Süreli İş Söz­leşmesi, s.9 vd; ÇİL, İş Hukuku Yargıtay İlke Kararları, s.385.

[4] EKONOMİ, Münir, “Ara Dinlenmesine İlişkin İş Kanununda Öngörülen Süreler ve Yargıtay Kararı”, Legal İş Hukuku Dergisi, C.11 S.42, 2014, s. 19-40.

[5] SEVİMLİ, K. Ahmet, Kısmi Süreli İş Sözleşmesi İle Çalışan İşçinin Dinlenme Hakkı, İş Hukukunda Yeni Yaklaşımlar II, s.104-105.

[6] 9HD.07.12.2011 T., E. 2009/32376 K. 2011/47542 Legalbank.

Finansal Güç, “Tedarik Sürecinden” Beslenir!

Finansal Güç, Tedarik Sürecinden Beslenir! Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Finansal Güç, “Tedarik Sürecinden” Beslenir!

Zafer URFALIOĞLU

Finansal Güç, Tedarik Sürecinden Beslenir! Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemTedarik Sürecinin verimliliği, bir işletmenin finansal verimliliğinin de Performans Göstergesidir. Güçlü bir satın alma yapısı; alınan mal ve hizmetlerin maliyetlerinin bilinmesine, tedarik sürelerinin kısalmasına, stok maliyetlerinin düşmesine ve en önemlisi de işletme için en iyi tedarikçilerin seçilmesine yardımcı olur. İdeal bir Tedarik Sürecinin tasarımı ise elbette işletmenin büyüklüğüne ve kapsamına bağlıdır. İşletmeler için; “- İşte budur!” diyebileceğimiz tek bir tip yaklaşım yoktur, maksimum verimlilik için sürecin her işletmeye özel tasarlanması gerekir.

Çok detaya girmeden hemen sorulacak 7 soruyla; mevcut Tedarik Sürecinin gücü zaten ortaya çıkacaktır. Gerçi bu sorulara verilecek cevapların etkisi, söz konusu işletmenin vizyonu ve misyonu ile değerlendirilerek hesaplanırsa daha doğru olur. Ne demişler; “Bana dar gelen sana bol gelir, karnı tok olana bal tatsız gelir.”

Mevcut Tedarik Sürecini gözden geçirmek isteyenlerin kendilerine sorması gereken işte o 7 basit soru:

  1. İşletmede ihtiyaç duyulan mal veya hizmetler tanımlanmış mı?

Tedarik Süreci: Dış kaynaklı mal veya hizmet alımı gerektiğinde başlar. Bu nedenle, ilk olarak tüm işletmenin her bir departmanın tek tek ihtiyaçlarını belirlemek gerekmektedir.

Bu çalışma, şirketin faaliyet göstermesi için gerekli olan tüm harcamaların göründüğü harika bir listedir. İşte bu liste, paradan tasarruf edilebilecek ve maliyetlerin azaltılabileceği alanları ana hatlarıyla gözler önüne serer.

Dikkatle yönetilmesi gereken “Tedarik Süreci Bütçesi” işte tam da bu aşamada belirlenir. 

Direk üretim ihtiyaçları olan hammadde, yarı mamul, sarf ve ambalaj malzemeleri ile temel işletme gideri olan kalemler (Personel servislerinden, iş kıyafetlerine ve hatta içilen çay ve kahveye kadar) tek tek bu liste ile izlenir. Zaman içinde öngörülen stratejik plan değişikliklerinde ya da kapasite değişimlerinde hep bu listede oluşan ek maliyetler veya tasarruflar karar alıcılara finansal yönetim için ışık tutar.

  1. “Onaylı Tedarikçi Listesi” var mı?

Doğru tedarikçi ile çalışmak hayati önem taşır. Bu noktada farklı düşünen çıkar mı bilmem ama Tedarikçisi bir işletmeyi müşterisine karşı vezir de eder, rezil de. Bu nedenle hafife alınacak bir seçim değildir. Yanlış tedarikçi seçimi tüm işletme üzerinde domino etkisi ile birçok departmanda sorunlar yaratır.

Bu sorunlar sadece alınan mal veya hizmetler için normalden fazla ödeme yapılmasıyla kalmayıp, teslimat sürelerinde, kalite şikayetlerinde ve hatta üretim makineleri arızalarına kadar işletmenin tüm faaliyetlerinde kayıp olarak görülebilir.

Tedarikçiler işletmelerin ortaklarıdır ve iyi araştırma yapmadan ortaklığa girilmez, değil mi? 

Bu nedenle, tedarikçi seçerken (onaylarken) tüm seçenekleri incelemek gerekir. Elde edilecek tüm kazançlar ve kapasite kullanımları çok iyi karşılaştırılmalıdır. Bu şekilde, tedarikçiler arası yaşanacak rekabet iyi yönetilir, birbirleriyle karşılaştırabilir ve üstün oldukları farklı alanları net görülebilir. İdeal bir tedarikçide aranacaklar;

  • Hesap Verebilirlik,
  • Üretim Yetenekleri (Kapasite kullanımı),
  • İletişim Kolaylığı ve
  • Etik Değerlere olan yaklaşımı olarak işletmeye olan uygunluğudur.

Bunlarda yakalanan uygunluk değerine bağlı olarak Tedarikçinin o alımda sağlayacağı üstünlüklere göre de hangisinin seçileceği artık o anki şartlarda ayrıca değerlendirilir: Fiyat üstünlüğü olur, Teslim Süresi üstünlüğü olur, Ürün Kalitesi olur, vs vs vs. 

İşte bu ve buna benzer avantajları net görebileceğiniz bir değerlendirme sonrasında da bu bilgileri “Onaylı Tedarikçi Listesine” işlemekte yarar var.

  1. Ürün, Hizmet, Hammadde, Yarı Mamul ve Sarf Malzemeleri için “Alım Şartnameleri” oluşturulmuş mu?

Alım Sözleşmeleri yalnızca fiyatlandırmayı kapsamaz. Tüm tedarikler bir proje gibi değerlendirilmelidir. Ürün veya hizmetlerin şartları, çalışma koşulları ve teslimat/zaman çizelgeleri dikkate alınması gereken alanlardır. Herhangi bir şeyin beklenen standartlarını şartnamelerle kayıt altına almak ve şartnameye uygun olmaması durumunda başvurulabilecek bir sözleşmenin oluşması önemlidir .

Hele bir de önceki sözleşmeleri analiz etme imkanı da varsa; maliyetlerin nasıl azaltılabileceğini ve paradan nasıl tasarruf edebileceğinizi belirlemek harika bir iş olur. Geçmişte çok yüksek bir fiyat noktasında veya gerçekçi olmayan şartlarda anlaşma sağlandığını görebilmek, müzakerelerde bundan sonraki hataların önlenmesini sağlar. Bir şirketin birden fazla tedarikçiyle sözleşmesi olabilir. Sonuçta, şirketler ürünlerini işleyebilmek için sürekli olarak stok ve malzeme yenilemesine ihtiyaç duyacaklardır. Bu nedenle, her seferinde bunları manuel olarak sipariş etmek yerine, şartnamelerle zenginleştirilmiş sürekli bir sözleşme oluşturarak zamandan tasarruf ve elbette nakdi indirimler de sağlayabilir.

  1. Tedarikçilerle yapılacak/yapılmış “Sözleşmeler Dosyası” var mı?

Tedarikçi seçiminde, sözleşme şartlarını müzakere ederek, her iki taraf için de adil olanı bulmak ve her iki tarafın da çalışmaktan mutlu olacağı bir fiyat üzerinde anlaşmak işin idealidir. Sözleşme tedarikçiye gönderildiğinde her iki taraf da detaylardan memnunsa, satın alma siparişini sonuçlandırma zamanı gelir. Satın alma siparişi mutlaka:

  • Mal veya hizmetin tanımını,
  • Toplam maliyetleri,
  • Miktarı ve
  • İş Akışının Karşılıklı Onaylanmasını (Teslim zamanını da içeren karşılıklı onaylar) içermelidir.

Satın alma siparişi onayladığında, finans ekibine ayrıntıları içeren bir bilgi gönderilmelidir. Bu şekilde, ihtiyaç duydukları mali planlamaya ait bilgiler bu sözleşmeden elde edilebilir. Örneğin:

  • Tedarikçi bilgileri (Unvan ve banka bilgileri)
  • Sözleşme Numarası/Tarihi,
  • Üzerinde anlaşılan ödeme koşulları ve
  • İhtiyaç duydukları diğer önemli bilgiler (Masraf yeri, bütçe onayları, yönetim kararları, talep eden birim, kullanım yeri, vs.)

Bu sözleşme sadece bir satın alma belgesi değildir. İki şirket arasındaki daha ileri bir anlaşmayı, iş ortaklığını gösterir. Bu sözleşme, faaliyetler için yapılmış tam bir işbirliğini ifade eder. Tedarik eden de tedarikçi de bu sözleşme ile tüm faaliyetlerini planlar, yatırımlarını yapar, stoklarını yönetir, finansına yol verir. Bir satın alma emri mutlaka kayıtlı ve izlenebilir bir ortamda saklanmalıdır. Onaylanan sözleşmeye göre tedarikçi siparişi hazırlamaya, finans da ödeme hazırlığına başlayacaktır.

  1. Fatura ve Sözleşmeleri referans alan bir “Güncel Ödeme Planı” var mı?

Tedarikçilerden gelen; fiyat ve ödeme talimatı gibi sipariş ayrıntılarını da içeren (sözleşme ekleri de olabilir) faturalar, referans için kayıt edilmelidir. Sözleşmeye bağlı olarak ödeme yapmak için her zaman belirli sayıda gün olur. Birçok tedarikçi, sipariş sırasında yapılmayan ödeme için esneklik sağlayan 30 günlük kredi imkanı tanımlar. Bu süre, taraflar arasında ne üzerinde anlaşıldığına ve her iki taraf arasındaki ilişkinin gücüne bağlıdır. (Faturaların alındığında -evrakla dahi olsa- ödenmesini öneririm. Bu, unutma ve geç kalma nedeniyle oluşabilecek olası sorunları önler. Ayrıca, tedarikçiniz de her seferinde zamanında ödeme yapmanızı takdir – hele ki bu zamanlarda bir tedarikçi için güvenilir alıcı bulmak çok büyük kazançtır, onu kaybetmemek adına birçok fedakarlığı alıcısına sunmaktan çekinmeyeceklerdir – edecektir.)

Bu durum, alım yapan firma için iyi bir avantaj sağlayacak ve her iki taraf arasında en iyi ilişkiyi kuracaktır.  Bir ihale ya da proje için çalışırken tedarikçiniz ile harika bir ilişkiye sahip olmak çok faydalıdır. Zaman zaman sadakatiniz nedeniyle çok az veya hiç maliyet olmadan ekstra imkanlar sağlayabilirler. Ya da olmaz ya bir gün bir şeyler ters gider ve ödeme yapmazsanız, güvenilir bir geçmişe sahip olmanız size yardımcı olacaktır.

  1. Hakediş ve Mal Kabul işlemleri için izlenebilir “Kontrol Planları” oluşturulmuş mu?

Şartnamelere ve Sözleşmelere bağlı alım yapıldığını kontrol ve kayıt etmek için bir yapı oluşturulmalıdır. Siparişlerin ne zaman teslim edildiği kaydının her zaman, sipariş tarihine göre tutulması gerekir. Bu şekilde, tedarikçinin kararlaştırılan teslimat sürelerine uyup uymadığı takip edilir. Zamanında teslim etmemek bazen hiç teslim etmemekten daha büyük zarar verir alıcıya. İstenecek en son şey, bir işi yapmaya başladığınızda orada olduğunu düşündüğünüz ürünün teslim edilmemiş olmasıdır. Bu, hatanız olmayan bir şey için müşteriyi hayal kırıklığına uğratmak demektir.

Bu nedenle, sipariş geldiğinde fatura/irsaliye ile teslimat hızla incelenmelidir. – mümkünse getiren araç üstünden dahi inmeden – Şartname ve sözleşme ile oluşturulmuş bir Kontrol Planı bir şeyin eksik olup olmadığını fark etmenizi hızlandıracaktır. Bu sayede sorunu düzeltmek ve olası kayıpları azaltmak için tedarikçiyle mümkün olan en kısa sürede iletişime geçilebilir.

Örneğin, talep edilen bir makinenin tam adı, modeli varsa parçaları ve ambalaj ölçülerini/içeriklerini içeren bir kontrol planı ile hızlıca kontrol sağlanıp, eksik bir parça varsa sorun çok net tanımlanabilir. Bu tür yazılı ve tanımlı bir plan çok istenmese de daha mal tesliminde uğranacak zararın hacmini gözler önüne serer, tazminat veya geri ödeme talebi hızlıca oluşturulur.

  1. Maliyet değişimlerini izlemek adına Alış faturaları muhasebe sistemine günü gününe ve doğru kayıt ediliyor mu?

Faturalara ait ödeme şartlarının mutlaka – birim fiyatlar ve vadeler olarak –  tutulduğuna emin olun. Herhangi bir denetim yapılması durumunda, dönem içinde ne kadar harcadığınızı tam olarak bilir ve harcamalarınızı daha iyi analiz etmek için bunları kategorilere ayırabilirsiniz. -Masraf merkezi olarak –

Tüm faturalarınızı kaydetmek, söz konusu masraf merkezlerine aşırı harcama yapıp yapmadığınızı veya bütçenize uyup uymadığını anlamak için önemlidir. Örneğin, sevkiyat birimi içinde araçlardan hangisine fazla harcama yaptığını izliyor olmanız o araç için verilecek kararlarda veri olacaktır. Ya da ürün bileşenlerine yapılan harcamaları izlediğinizde yeni bir tedarikçi aramaya karar verebilirsiniz.

Özetle, izlenebilir ve raporlanabilir yapılarla donanmış bir satın alma süreci; işletmelerin harcamalarını düzenlemek için finansal anlamda tam bir oyun alanıdır. Güçlü bir tedarik süreci, üretim verimliliğini arttırmaya ve işletme maliyetlerini düşürmeye yardımcı olacaktır.

Finansal Güç, Tedarik Sürecinden Beslenir! Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemTabii siz maliyetlerle ilgilenmeyen bir işletme iseniz o ayrı… O zaman bu sorularla ilgilenmenize gerek yok, bol bol satış yapın yeter.

Siz satın, birileri de sizden alırken kazansın.

Zafer URFALIOĞLU

Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri’ne Halı İhracatında 100 Milyon Dolar Hedef Koydu

Müzakere Teknikleri Eğitimi İleri Seviye Haber Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri’ne Halı İhracatında 100 Milyon Dolar Hedef Koydu

Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri’ne Halı İhracatında 100 Milyon Dolar Hedef Koydu

Müzakere Teknikleri Eğitimi İleri Seviye Haber Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri’ne Halı İhracatında 100 Milyon Dolar Hedef KoyduTürkiye’ye 2024 yılında 180 ülkeye ihracat yaparak 2,9 milyar dolar döviz kazandıran Türk halı ihracatçıları, Birleşik Arap Emirlikleri’nin saraylarını, otellerini, camilerini Türk halılarıyla donatmak için harekete geçti. 

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’nde Ticaret Bakanlığı destekli sürdürülen Halı URGE Projesi’ne katılan 9 firmadan 16 temsilci 21-24 Nisan 2025 tarihleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri’ne yurtdışı pazarlama faaliyeti gerçekleştirdi.

Halı URGE Projesi’ne katılan 17 firmaya proje kapsamında gerçekleştirilen ihtiyaç analizi sonrasında ilk olarak “İhracata Yönelik Satış Becerilerinin Geliştirilmesi” ve “Pazar Araştırma Yöntemleri” konulu eğitimleri verdiklerini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Jak Eskinazi, sonrasında URGE proje tanıtım faaliyeti kapsamında tanıtım filmi hazırladıklarını, bu sayede firmaların uluslararası pazarlarda tanıtımlarına katkı sağlayacağını kaydetti.

Halı Ihracatı KapakHalı sektörüne yönelik sürdürdükleri URGE Projesi’nin Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’nin üçüncü URGE Projesi olduğunu paylaşan Eskinazi, “Yurt dışı pazarlama faaliyeti kapsamında ilk olarak Birleşik Arap Emirlikleri’ne Ticaret Heyeti yapma kararı aldık. BAE, halı sektöründe en çok ihracat yaptığımız 6. Ülke konumunda ve 2024 yılında ihracatımızı yüzde 7’lik artışla 88 milyon dolardan 95 milyon dolara çıkardık. Bu heyetle amacımız BAE’ye halı ihracatımızı 100 milyon doların üzerine taşımak. Heyetimizdeki firmaların çoğunluğu Manisa Demirci’de yer alan cami halısı üreticisi, BAE’de bu anlamda cami halısı tercihi yoğun olan bir pazar. URGE Projemizde diğer hedef pazarlarımızı ABD, İngiltere, Kanada, Almanya, Avustralya, S. Arabistan, Katar, Malezya ve Endonezya olarak belirledik. Sonraki ticaret heyeti organizasyonlarımızı bu ülkelere yapacağız” diye konuştu.

ETHİB’in düzenlediği “Halı Sektörel Ticaret Heyeti”nde Türk halı ihracatçılarıyla Birleşik Arap Emirlikleri halı ithalatçıları arasında ikili iş görüşmesi etkinliği ve Domotex Middle East fuar ziyareti yapıldı.

Egeli Halı İhracatçılarından Başarılı BAE Çıkartması

Halı İhracatı IçYıllık 2,9 milyar dolarlık halı ihracatıyla Çin’den sonra dünya ikincisi olan Türkiye, halı ihracatını artırmak için pazarlama faaliyetlerini sürdürüyor.

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ETHİB) Halı İhracatını Geliştirme UR-GE Projesi’nde yer alan 9 firmanın katılımıyla 21-24 Nisan 2025 tarihlerinde Birleşik Arap Emirlikleri’ne “Halı Yurtdışı Pazarlama Faaliyeti” düzenledi.

Dünya genelinde halı sektöründe önde gelen fuarlardan olan Domotex Middle East Fuarı’nı da ziyaret eden Egeli halı ihracatçıları, 23 Nisan 2025 tarihinde Dubai’de 30’un üzerinde ithalatçı firmayla 200’ün üzerinde ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdiler.

Halı Fuarı Ikili GörüşmeHalı İhracatını Geliştirme UR-GE Projesi’nde yer alan firmaların ağırlıklı olarak üretip ihraç ettiği halılar için önemli bir pazar olan Birleşik Arap Emirlikleri’nde yeni ticari iş birlikleri kurmayı hedeflediklerini paylaşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Jak Eskinazi, Ege Bölgesi’nden Birleşik Arap Emirlikleri’ne halı ihracatımızı artırmak için önemli adımlar attıklarının altını çizdi.

“Halı Yurtdışı Pazarlama Faaliyeti”ne Dubai Başkonsolosluğumuz ve Ticaret Ataşelerimizin katkıları nedeniyle teşekkür eden Eskinazi, “22 Nisan’da Domotex Middle East Fuarı ziyareti gerçekleşti. Fuar ziyaret ile katılımcı firmaların sergiledikleri makine halıları, kilimleri, el yapımı halıları ve tekstil zemin kaplamaları incelenerek olası iş birlikleri üzerine görüşmeler de yapıldı. Firmalarımız doğru bir pazara geldiklerini, kurdukları iş birliğinin devamı için BAE’ye ziyaretlerini artıracaklarını ve çok olumlu görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirttiler. Villa ve otel gibi mekanlara proje bazlı halı üretebilen firmalar başarılı görüşmelere imza attı. Bizden yeni pazarlama faaliyeti organizasyonları taleplerini ilettiler” şeklinde konuştu.

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’nin, Ticaret Bakanlığı destekli sürdürdüğü Halı URGE Projesi’nde 17 firmanın yer aldığını aktaran Eskinazi şöyle devam etti: “Proje kapsamında gerçekleştirilen ihtiyaç analizi sonrasında ilk olarak “İhracata Yönelik Satış Becerilerinin Geliştirilmesi” ve “Pazar Araştırma Yöntemleri” konulu eğitimleri verdi. İkinci aşamada firmaların uluslararası pazarlarda tanıtımlarına katkı sağlamak için URGE projesi tanıtım filmi hazırlandı. “Halı Yurtdışı Pazarlama Faaliyeti”yle projede üçüncü faza geçilmiş oldu. Birleşik Arap Emirlikleri halı ihracatında güçlü olduğumuz pazarlardan biri. 2024 yılında 95 milyon dolar halı ihraç ettik. Bu heyetle BAE’ye halı ihracatımızı 100 milyon doların üzerine çıkaracağımıza inanıyoruz. URGE Projemizde diğer hedef pazarlarımızı ABD, İngiltere, Kanada, Almanya, Avustralya, S. Arabistan, Katar, Malezya ve Endonezya olarak belirledik. Sonraki pazarlama faaliyeti organizasyonlarımızı bu ülkelere yapacağız.”

Firma Görüşleri

Hakan Yetiş-Gülseven Halı A.Ş.; “Halı sektörü için ikili iş görüşmeleri ve fuar ziyaretini kapsayan Birleşik Arap Emirlikleri Halı Sektörel Ticaret Heyeti düzenlenmesi çok güzel oldu. Bu tür programların tekrarlanmasını istiyoruz. Güzel verimli ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdik. Önümüzdeki süreçte ihracat sözleşmelerine dönüşeceğine inanıyoruz. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’ne teşekkür ediyoruz.”

Ali Görkem Yiyen– Yüner Halı Ltd. Şti. “Birleşik Arap Emirlikleri Halı Sektörel Ticaret Heyeti bizim için verimli geçti. Bundan sonraki ticaret heyeti organizasyonlarının Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’ye olmasını istiyoruz.”

Elif Kabak-Elif Nur Halı A.Ş.: “Dubai’de 20 tane ikili iş görüşmesi gerçekleştirdik. Bu görüşmelerin 10 tanesi bizim ürün profilimize uygun ithalatçılardan oluşuyordu. 6 ithalatçıyla uzun soluklu işler yapabileceğimize inanıyoruz. Ticaret heyeti çok profesyonel bir ekip tarafından organize edildi. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

Lütfü Kutlu-İsmail Özkul Halıcılık A.Ş. “Domotex Middle East Fuarı ziyareti ve ikili iş görüşmeleri çok verimli geçti. Ticaret heyeti kapsamında 18 firmayla ikili görüşmeler yaptık. 16 tanesiyle ticaret yapabilecek konumdayız. Beklediğimizden daha aktif bir organizasyon oldu. Bu tür organizasyonların devamını istiyoruz.”

Müzakere Teknikleri Eğitimi İleri Seviye Haber Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri’ne Halı İhracatında 100 Milyon Dolar Hedef KoyduMustafa Akarsu-Hendesi Yapı. “BAE Halı Ticaret Heyeti’nin takvimi çok iyi planlanmış. Domotex Fuarı nedeniyle Dubai’de olan ithalatçılarla görüşme olanağı bulduk. İthalatçı firma profilleri bizim için çoğunlukla uyumluydu. Önümüzdeki etkinliklerde proje ağırlıklı odaklanmakta fayda olduğuna inanıyoruz.”

 

 

———————————————-

MÜZAKERE TEKNİKLERİ VE PAZARLIK BECERİLERİ MAKALELERİ
“Taktikler bazen pazarlık sürecinin başı, bazen ortası bazen de sonunda etkilidir.”

PAZARLIK MASASI ve PAZARLIK TAKTİKLERİ

“If you are not at the table, you are on the menu”.

PAZARLIK BECERİ ANKETİ

MÜZAKERE & PAZARLIK EĞİTİM TESTLERİ

İhracat İşlemlerinde Yaptığımız Hatalar – Bölüm 1

İhracat İşlemlerinde Yaptığımız Hatalar – Bölüm 1 Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

İhracat İşlemlerinde Yaptığımız Hatalar – Bölüm 1

İhracat Tanımı

İhracat İşlemlerinde Yaptığımız Hatalar – Bölüm 1 Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemÇok kısa ve öz olarak anlatacak olursam ihracat denildiğinde ülkemizin kalkınması açısından, yurt dışına bağımlılıktan kurtulması, ekonomide refah düzeyine erişmek adına ülkemiz ürünlerinin ve hizmetlerinin yurt dışına satılması ve ülkemize döviz girdisi sağlanmasıdır.

Ülkemiz için gerekli olan ihracat rakamlarımızın, ithalat rakamlarından çok fazla olması gerekirken bugün ülkemizin karşı karşıya geldiği durum tam tersidir; ithalat rakamlarımızın ihracat rakamlarımızın üzerinde olmasıdır. Bu durum da ülkemizi yurt dışına bağımlı hale getirmektedir.

Dış Ticarette Neredeyiz?

T.C. Ticaret Bakanlığı’mızın verilerine göre dış ticaret rakamları bize neler anlatıyor?

Dış Ticaret Aralık 2024 Verileri Görsel

Aylara Göre Dış Tic 2024 Görsel

Ihracatın Ithalatı Karşılama Oranı 24 Görsel

Yukarıdaki grafik ve rakamların bize anlattıkları gayet açıktır; ülkemiz ihracatı değil, ithalatı daha fazla yapmaktadır.

Ülkemizde ithalatın, ihracattan daha fazla olmasında bizler nerede hata yapıyor olabiliriz?

İhracat Konusu Satışlar

İhracat yaparken sadece ülkemizde üretilen ürünlerin yurt dışına satmakla kalmayıp,

  • DİR – Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yurt dışından alınan hammaddelerin, ülkemiz tesislerinde işlenerek mamül hale getirilerek yurt dışına satılması. Ülkemiz bu konuda geniş kapsamlı hammadde veya yarı mamul ürün alıp, ülkemizde işleyip, mamul halde yurt dışına satışlarını yapmaktadır.
  • Transit ticaret kapsamında yurt dışından alınan bir ürünün, hiçbir değişikliğe tabii tutulmadan direk olarak bir başka ülkeye satılması, bu satıştan da ihracatçıya az da olsa bir kâr bırakması,
  • Ülkemizden serbest bölgelere mal satışı, serbest bölgelerden yurt dışına mal satışı
  • Gümrüklü mağazalarda depolanan malların yurt dışına satışı ve ülkemize döviz girdisi sağlanması
  • Ülkemiz limanları dahilinde mal satışı ve bu satışlardan elde edilen kazançlar
  • Hizmet ihracatı,
  • Sağlık hizmeti ihracatı

Şeklinde ihracat kalemlerini saymamız mümkündür.

İhracat Yapabilmek Adına Bilmek Durumunda Olduğumuz Hususlar

İşte tam da söylemek istediğim konu buydu. Risksiz ve sağlıklı bir biçimde ihracat yapmak isteyen bir ihracatçının;

  • Risksiz dış ticaretin kurallarını, kuralların bilinmemesinin ihracatçıya vereceği muhtemel kayıplarının neler olduğunu
  • Hem ülkemizdeki hem de yurt dışındaki Uluslararası Ticaret Odaları’nın çıkartmış olduğu kuralları. Bu kurallar adeta hayat kurtaran kurallar desem yeridir. Kuralsız dış ticaret peşin ödeme ve mal mukabili ödemede vardır ki tacirlerin en fazla para kaybettikleri ödeme şekilleridir.
  • Dış ticaretteki ödeme şekillerini. Her ödeme şeklinin kendine has kuralları olmakla birlikte riskli ve riski çok az ödeme şekilleri vardır ki bazı ödeme şekillerinde bankalar ya aracıdır ya da garantördür. Dış ticaret tacirlerimizin neyi ne kadar bildikleri hususunu kendi takdirlerine bırakmak gerek,
  • Uluslararası ticarette malların teslim şeklinin kurallarını. ICC tarafından revize edilerek uygulamada olan INCOTERMS 2020 kurallarını kaç tacir hatasız uyguluyor acaba? En azından bu konuda şu soruyu sormak gerekir; EXW Teslim Şeklini ülkemizde tam anlamıyla kurallara, görev ve sorumluluklara bağlı kalarak yapan var mı? Bu sorunun yanıtı bende saklıdır.
  • Finansman yönetimini. İhracatın finansmanı adına uygun fiyatlarda sağlanan ihracat kredileri tacirlerimize destek vermekle birlikte bu konuda devlet teşvikleri ile birlikte ülkemizin güzide kuruluşu, ihracatçının gerçek dostu Türk Eximbank A.Ş. kredileri ve faaliyetleri konusunda tacirlerimizin ne kadarı haberdar?
  • İhracat teşviklerini. Devletimizin bu konuda ihracatçılara destek vermek adına çeşitli ihracat teşviklerinin neler olduğu bilinmeli ve kullanılmasının ihracatçılarımıza ciddi anlamda destekler sağlayacaktır.
  • Yurt dışındaki ithalatçımızın istihbaratı tam anlamıyla yapılabilir mu? Veya yurt dışında alternatif ithalatçılara ulaşmak adına Pazar araştırması yapıyor muyuz? Pazar araştırması ile yurt dışından bulunabilecek her yeni müşteri ihracatçımızın elini güçlendirecek, tek bir ithalatçıya mal satma zorunda kalmayacaktır.

Bilgi Görsel

İhracat Yaparken Bizler Nerede Hata Yapıyoruz

İhracat işlemlerimizin daha az, ithalat işlemlerimizin daha fazla, hatta ihraç ürünlerimizin kilogram fiyatının düşük olması bizlerin ihracat konusunda yol almamız gerektiğini anlatmaktadır. İthalat rakamlarımızın sürekli yüksek seviyede kalması bir yerlerde hata mı yapıyoruz sorusunu akla getirmektedir.

Hata derken;Hata Yapmak Görsel

  • Dış ticaret kurallarından,
  • Malın kalitesi,
  • Üretim maliyetleri,
  • Müşteriyi yeterince tanıyamama
  • Kural bilememe
  • Riskleri analiz edememe

gibi hususlardan söz etmekte yarar var. Ele alacağız bu konuları.

İhracat İşlemlerinde Yaptığımız Hatalar – Bölüm 1 Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemReşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi 

Alım Talebi: Hidrolik Sistem Yağı

Alım Talebi Hidrolik Sistem Yağı

Alım Talebi: Hidrolik Sistem Yağı

Bir firmamız için, benzinle uyumlu hidrolik sistem yağı alımı yapılacaktır. Tercihen 15 – 20 litrelik teneke ya da plastik kaplarda olması istenmektedir. Üretim tarihinin en geç 2023 yılı olması beklenmektedir. Hedef alım yaklaşık 1.000 litredir (1 ton).

Teslim yeri Gebze – Kocaeli ve ödeme şekli nakit (peşin) dir.

İlgili olan üretici ya da satıcıların, talep edilen ürün spekleri ve diğer detayları için aşağıdaki adımların ardından, iletişime geçmesi rica olunur.

Alım Talebi Hidrolik Sistem Yağı

Teklif Vermek İçin;

  1. SATINALMA DERGİSİ’ne abone ol.
  2. Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK işlemlerini tamamla.
  3. Ödeme sonrasında FİRMA BAŞVURU FORMU’nu doldur.

https://satinalmadergisi.com/satici/

TEKLİF VERME : İhtiyacın detaylarını öğrenmek ve teklif vermek için Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK (750 TL) SATIN ALMANIZ GEREKMEKTEDİR. Aboneliğiniz 1 yıl geçerli olup, bir sene boyunca tüm alım taleplerine teklif verebileceksiniz.

Döngüsel Ekonomi: Strateji, Uyum ve Fırsatlar

Döngüsel Ekonomi Strateji, Uyum Ve Fırsatlar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Döngüsel Ekonomi: Strateji, Uyum ve Fırsatlar

Asuman GÜNORTANÇ

Döngüsel Ekonomi Strateji, Uyum Ve Fırsatlar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemDöngüsel ekonomi, mevcut “al-kullan-at” şeklindeki lineer ekonomik modelin aksine, kaynakları mümkün olduğunca uzun süre döngüde tutmayı, ürün ömrünü uzatmayı, yeniden kullanımı ve geri dönüşümü esas alan sürdürülebilir bir ekonomik sistemdir. Bu modelin temel ilkeleri atık ve kirliliği tasarım yoluyla önlemek, ürün ve materyalleri döngüde tutmak, doğal sistemleri yeniden üretmektir. Döngüsel ekonomi yalnızca çevresel bir gereklilik değil; aynı zamanda ekonomik dirençliliği ve kaynak verimliliğini artıran bir yaklaşımdır.

Döngüsel ekonomi, şirketler için yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda yeni iş modelleri, maliyet avantajı, marka ve itibar kazancı, rekabet üstünlüğü gibi stratejik fırsatlar da barındırmaktadır.

Döngüsel ekonomi modelinin benimsenmesi ile ürünlerin hizmete dönüşmesi, kullanılmış ürünlerin yeniden değerlendirilmesi, yeniden üretimle kullanılmış ürünlerin tekrar pazara sunulması, hammaddeye bağımlılığın azalması, enerjinin verimli kullanımı, atık maliyetlerinin azalması sağlanmakta böylece yasal düzenlemelere uyum, sürdürülebilirlik taahhütleriyle yatırımcı, müşteri ve çalışan nezdinde güven ve sadakat artışı, uluslararası pazarlarda sürdürülebilir tedarikçi olma fırsatı yakalanmaktadır.

Türkiye de son yıllarda döngüsel ekonomi alanında önemli adımlar atmaya başlamıştır. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde hazırlanan eylem planları bu süreci hızlandıracaktır. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda “Döngüsel Ekonomi Eylem Planı” çalışmaları yürütülmektedir ve yakında yayınlanacaktır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Sürdürülebilir Üretim ve Temiz Teknolojiler yol haritaları, özellikle organize sanayi bölgeleri için yol gösterici niteliktedir. TÜBİTAK ve Kalkınma Ajansları destekleriyle, Ar-Ge ve pilot uygulama projeleri artmıştır ve artmaya devam etmektedir.

Örneğin Arçelik, kullanılmış beyaz eşyaları geri toplayarak yenileyip tekrar pazara sunmakta ve bu sayede hem kaynak verimliliği sağlamakta hem de çevresel etkileri azaltmaktadır. Cam üreticisi Şişecam, geri kazanılmış camları yeniden işleyerek hem enerji verimliliğini artırmakta hem de döngüsel ekonominin temel prensiplerini hayata geçirmektedir.

Döngüsel Ekonomi Strateji, Uyum Ve Fırsatlar Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemDöngüsel ekonomi yalnızca çevreci bir yaklaşım değil, aynı zamanda rekabetçiliği artıran, maliyetleri düşüren ve markaya değer katan bir stratejidir. Bu nedenle satın alma profesyonelleri, tedarik zincirlerini döngüsel prensiplerle yeniden tasarlayarak hem sürdürülebilirliğe katkı sağlayabilir hem de işletmelerini geleceğe hazırlayabilir.

Asuman GÜNORTANÇ

Fark Ettirmeden Etkilemek

Fark Ettirmeden Etkilemek Satınalma Dergisi 7 Gün 7 Gündem

Fark Ettirmeden Etkilemek

Efsun YÜKSEL TUNÇ

Fark Ettirmeden Etkilemek Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemGörünmeyen etki, gündelik kararların en güçlü mimarıdır.

İkna, çoğu zaman yüksek sesli, belirgin ve yönlendirmeyle yapılan bir eylem gibi algılanır. Oysa gerçek dünyada en güçlü etki, çoğu zaman sessizdir. Görünmezdir. Ve çoğu zaman biz fark etmeden yönümüzü değiştirir.

İş yerinde birinin masa düzeninden etkileniriz fakat bunu söylemeyiz. Bir projeye nasıl yaklaştığımızı, ekipteki en güvenilir kişinin bakışı şekillendirir. Kimi zaman bir toplantıda sessiz kalan kişinin duruşu, söylenenden daha çok iz bırakır.

İşte buna görünmeyen etki diyoruz. Ve iş hayatında bu görünmeyen etki, fark ettirmeden fakat derinden işler. Çünkü biz insanlar, düşündüğümüzden çok daha fazla sosyal etkiye maruz kalırız. Ve bu etkiyi sadece konuşanlar değil, tavırlarıyla alan yaratanlar üretir.

Günümüzde ikna yalnızca satış ekiplerinin işi değil. İster lider olalım ister ekip üyesi ister operasyonel bir rolde görev yapalım… Hepimiz, bir şekilde başkalarını ikna etmeye çalışıyoruz: bir fikri kabul ettirmeye, bir projeyi hayata geçirmeye, bir davranışı değiştirmeye.

En başarılı etki, genellikle doğrudan değil; dolaylı yollardan gerçekleşiyor. Yani karşımızdakine “yapmalısın” demek yerine, bizim bunu yapıyor olmamız, çok daha güçlü bir mesaj taşıyor.

İş yerinde kültürü tanımlayan şey politikalar değil, gündelik davranışlardır. Bir yöneticinin toplantıya zamanında gelmesi, dakikliğe dair onlarca yazılı kuraldan daha ikna edici olabilir. Bir ekip arkadaşımızın özverisi, e-postayla gönderilen motivasyon içeriklerinden çok daha derin etki yaratabilir.

Araştırmalar, çevremizdeki insanların seçimlerinin bizim kararlarımızı etkilediğini net biçimde ortaya koyuyor. Bir restoranda yan masadaki kişi tatlı söylüyorsa, bizim tatlı siparişi verme ihtimalimiz artıyor. Aynı şekilde, ofiste çoğunluk geç saatlere kadar çalışıyorsa, biz de kalmasak bile kendimizi “kalmalıymışız gibi” hissedebiliyoruz. Çünkü biz insanlar, “uyumlanma” eğilimindeyiz. Bu biyolojik bir gerçek. Ancak farkındalığımız arttıkça, bu uyumu seçerek yapma şansımız da artıyor.

Ekip içinde bir değişim başlatmak istiyorsak, ilk adım başkalarını değiştirmek değil, kendimizi görünür kılmak. Çünkü insanlar ne söylendiğine değil ne yaşandığına bakar. Sessizce ve istikrarla çalışan birinin çevresine yaydığı etki, konuşmalarla yaratılan motivasyonun çok ötesine geçebilir. Biz bu duruma “davranışla liderlik etmek” diyoruz.

Örneğin bir çalışma ortamında “iletişim çok önemli” diyorsak, ilk olarak biz nasıl iletişim kuruyoruz? sorusunu kendimize sormalıyız. Yanıtlarımız, başkalarına söylediklerimizden daha çok yol gösterecektir.

Bu görünmeyen etkiyi bilinçli şekilde yönetmek için şu dört prensip üzerinde durabiliriz:

  1. Tutarlılık: Söylediklerimiz ve yaptıklarımız arasında denge varsa, etki başlar. Çelişki, güveni zedeler.
  2. Davranışla Örnek Olmak: İyi liderler rehberlik eder, harita vermez. Ne söylediğimiz değil, nasıl davrandığımız iz bırakır.
  3. Alan Açmak: Dinlemek, alan tanımak, katkıyı teşvik etmek… Bunlar görünmeyen ve güçlü etki alanları yaratır.
  4. Farkındalıkla Gözlemlemek: Etki yaratmak için önce çevreyi okumak gerekir. İnsanları anlamadan, insanlara ulaşamayız.

İş hayatında ikna artık sadece nasıl konuştuğumuzla değil, nasıl göründüğümüzle, nasıl hissettirdiğimizle, nasıl var olduğumuzla ilgili bir kavrama dönüştü. Ve bu dönüşüm, etkili olmanın daha sessiz ama daha güçlü yollarını bize sunuyor.

Her sabah işe geldiğimizde, birilerinin bakışında, davranışında, hatta masasındaki düzeninde bile etki yaratma ihtimalimiz var. Yani ister fark edelim ister etmeyelim, etki bırakıyoruz.

O hâlde bu etkiyi farkında olarak, bilinçle yönlendirelim. Fark ettirmeden ve derinden… Çünkü gerçek ikna, zorlamak değil; doğruluğuyla ilham vermektir.

Fark Ettirmeden Etkilemek Satınalma Dergisi 7 Gün 7 GündemEfsun YÜKSEL TUNÇ

Eğitmen ve Yönetim Danışmanı

Yaşam ve Yönetici Koçu

efsun@indus.com.tr

https://www.linkedin.com/in/efsunyukseltunc/

Instagram @indusefsun