Değerli yöneticiler,
Mart 2025 sayımız yine dopdolu. Katkı veren tüm yazarlarımıza teşekkür ederim.
Satınalma ve tedarik zinciri ekiplerimizin gelişimine katkı sağlayan çok sayıda makale ile karşınızdayız. Satınalma, tedarik zinciri, teknoloji, dış ticaret, mevzuat ve yönetim konularında eşsiz bir kütüphane haline geldik diyebilirim.
Ticaret Bakanlığımız tarafından Şubat 2025 Dış Ticaret verileri açıklandı.
Bir önceki yıla göre ihracatta % 1,5’lik azalarak 20.776 milyon dolar iken ithalatımızın % 3,8 büyüyerek 28.930 milyon dolara ulaştığı görülmektedir.
Son 12 ayda ihracatımız % 1,5 (262.661 milyon dolar) büyürken ithalatımızın % 1,2 (347.605 milyon dolar) düşmüştür. İhracatımızın artış ithalatımızın ise düşüş trendinde olması son derece önemlidir.
Ticaret Bakanımız Ömer Bolat, ocak-şubat döneminde ihracatta en fazla artış ve azalış gösteren sektörlere ilişkin bilgi verdi: “Mücevher sektörünün bu dönemde 1,2 milyar dolar artışla ihracatta ilk sırada yer aldığına işaret eden Bolat, sektörü 183 milyon dolarla otomotiv, 96 milyon dolarla demir, 88 milyon dolarla savunma ve havacılık sanayi, 43 milyon dolarla elektrik ve elektronik sektörlerinin takip ettiğini kaydetti.”
Emtia fiyat dalgalanmalarını, Küresel PMI ve Drewry Konteyner Endekslerini yakından takip ediyoruz.
Küresel İmalat PMI Kritik Seviyelerde Seyretmeye Devam Ediyor
Drewry Dünya Konteyner Endeksi mart ayının ilk haftasında % 3 gerileyerek 2.541 dolar oldu. 2019 (pandemi öncesi) yılı ortalama fiyatı 1.420 dolardan % 79 daha fazla. Pandemi zirvesi olan 10.377 doların ise % 76 altında. Baltık Küresel Konteyner Endeksi % 11’lik bir düşüş göstererek 2.422,4 $ seviyesine geriledi. FBX 13 Çin / Uzak Doğu – Akdeniz Güzergahı Endeksi ise 4,158.8 $ oldu. Bu veriler doğrultusunda dünya ana konteyner güzergahlarında fiyatların düşüş trendinde olduğunu söyleyebiliriz.
Şubat 2025 Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) Küresel İmalat PMI verileri 50.6 seviyesinde. Avrupa Bölgesi İmalat PMI 47.6, Asya 51 ve Amerika Birleşik Devletleri 52.7 oldu. İhracat pazarlarımızda Almanya 46.5, Fransa 45.8, Çin 50.8 İngiltere 51 ve Japonya 48.7 seviyesine geldi. Dünya genelinde bir önceki aya göre 1-2 puanlık yükselmeler görülmektedir. Lider ihracat pazarımız Avrupa’da lokomotif ülkelerin hala 50 puanın altında olması ekonomilerinde hala belirsizliğin korunduğunu göstermektedir. Hindistan Şubat 2025 İmalat PMI verisi 56.3 oldu. Hindistan geçen ay olduğu gibi dünya ortalamasının üzerinde ilerleme devam ediyor.
Dergi sitemizi dikkatle takip eden okurlarımız için satınalma ve kurumsal satış uygulamalarını (vaka çalışmaları) zenginleştiriyoruz. Üyelik sağlayan firmalarımızın ve profesyonellerin saha örneklerinden istifade edeceklerine inanıyorum.
Şirketlerimize sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi ve yeşil satınalma uygulamalarında destek oluyoruz. Stratejik satınalma ve kategori yönetimi, tedarikçi performans değerlendirme, yöneticiler için müzakere teknikleri ve pazarlık becerileri (ileri seviye), harcama analitiği; maliyet ve gider analizi alanlarında eğitim hizmetleri sunuyoruz.Yöneticiler için bire bir (1-1) ve grup eğitimleri gerçekleştiriyoruz.
Eğitim kataloğumuzu indirerek şirketiniz için en doğru eğitimi alabilirsiniz. Eğitim alan firmalarımıza 6.000 TL değerinde (10 kişiye kadar) 1 yıllık e-dergi üyeliği hediye ediyoruz.
Dijital Üyelik ile tüm ekibinizi geliştirebilirsiniz.
Firma olarak dergi arşivine (147 sayı), e-kitap, sektör raporları ve gelecek bir yıl boyunca 12 sayıya erişim sağlayın. Dijital dergi aboneliği için https://satinalmadergisi.com/dijital-islem-merkezi/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Keyifli okumalar,
Prof. Dr. Murat ERDAL
Editör











Yapay zeka ile gayrimenkul değeri hesaplayan ve bu sayede alım satım işlemlerinin güvenle yapılmasını sağlayan Endeksa, Şubat 2025 Konut Değer Raporu’nu açıkladı. Verilere göre, Türkiye genelinde satılık konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak artarken reel düşüş ise azalıyor. Şubat ayında Türkiye genelinde satılık konut fiyatları yıllık bazda %26, aylık bazda %3 artış gösterdi. Enflasyon etkisi göz önüne alındığında fiyatlar bir yılda reel olarak %10, bir ayda ise %1 düşüş kaydetti. Ortalama konut metrekare satış fiyatı 31.057 TL’ye yükselirken, ortalama konut fiyatı ise 4 milyon TL’ye ulaştı. Konut yatırımının geri dönüş süresi 13 yıl olarak hesaplandı.
“Gayrimenkul piyasası, daha önce de öngördüğümüz gibi yılın başından bu yana hareketli bir seyir izliyor. 2025 yılının ilk iki ayında konut satışları geçen senenin aynı dönemine göre %29’luk bir artış gösterdi. Faizlerdeki kısmi düşüş ve bankaların kampanyaları, ipotekli satışları geçen senenin aynı dönemine göre %127 artırdı ve ipotekli satışlar toplam satışların %15’ini oluşturdu. Şu an bu hareketliliğin fiyat artışına yansımadığı bir dönemdeyiz. Kiralardaki artışın satış fiyatından yüksek olması sebebiyle konut yatırımının geri dönüş süresi 13 yıla kadar geriledi. Bu rakam 2022 yılının sonlarında 18 yıla kadar yükselmişti. Bu yıl içerisinde faiz indirimlerinin devam etmesi ve krediye erişimin kolaylaşması ile konut fiyatlarının yükselmesini bekliyoruz. Dolayısıyla konut yatırımı yapmayı planlayanlar için şu anki dönem oldukça uygun ve birçok kişinin bu fırsatı değerlendirmeye başladığını da görüyoruz.”
Bir Ramazan ayına erişmek daha nasip oldu. Bu ayın herkese hayırlı olması temel dileğim. Mübarek Ramazan ayı İslam dünyası için manevi bir öneme sahip olmakla birlikte, her zaman iş dünyası ve ticaret üzerinde de önemli etkiler yaratmaktadır. Özellikle tüketim alışkanlıklarının değişmesi, satın alma davranışlarının dönüşmesi ve tedarik zincirlerinin bu sürece adapte olması, Ramazan’ı sadece dini bir ay olmanın ötesine taşır. Bu yazımda, Ramazan ayının Türkiye ve küresel pazarlarda tedarik zincirleri ve satın alma süreçleri üzerindeki etkilerini inceleyeceğim. Ayrıca, bu dönemi verimli bir şekilde yönetmek için stratejik önerilerde bulunacağım. Haydi buyurun.
Ramazan ayı, sadece manevi bir dönem değil, aynı zamanda iş dünyası için de büyük bir fırsatlar ve zorluklar dönemidir. Bu dönemi doğru yönetmek, hem yerel hem de küresel şirketler için büyük bir rekabet avantajı sağlayabilir. Herkese tekrar hayırlı Ramazanlar.
Sürekli Bilgi Yenilemesi Modern İşyerinde Yaşı Nasıl Ortadan Kaldırır?
TSKB, bir ilke imza atarak Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu ilk rapor olma özelliği taşıyan 2024 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Geleceği Dönüştüren 75 Yıl: Kalkınmanın Dünü, Bugünü, Yarını” başlığıyla yayımladı.
Rapora ulaşmak için linke tıklayabilirsiniz: 
Hayatın içinde kendimiz geliştirebildiğimiz kadar geliştirmeye, öğrenme açlığımızı bastırmaya ve sosyalleşmeye çabalıyoruz. İş yerinde çalışma arkadaşlarımız, yöneticilerimiz ve astlarımız ile ailemizden daha fazla zaman geçiriyoruz. Fakat ailemizden, okuduğumuz okullardan aldığım eğitimler ile kendi birey kişiliğimizi oluşturuyoruz.
Psikolojik taciz (mobbing) özellikle işyerlerinde işçisini tazminatsız işten çıkarmayı planlayan bazı işverenlerce sıkça başvurulan bir yöntemdir. Örneğin işçiyi iş arkadaşları yanında küçük düşürücü sözlerle azarlamak, yalnızlaştırmak, dışlamak, diğer işçilere verilen haklarda eşit davranmamak, iş vermemek ya da aşırı iş vermek gibi söz, hal ve davranışlar işçiyi yıldırarak işten kendisinin ayrılması için uygulanan politikalardan bazılarıdır. Ancak psikolojik tacize uğrayan kişinin sistematik olarak bu duruma maruz kalması gerekir. Başka bir anlatımla işvereninden bir kez azar işiten kişiden ziyade, sürekli tekrarlanan hakaretler, sistematik bir biçimde devam eden baskılar, işçiyi görmezlikten gelme, onu yok sayma gibi davranışların sürekli işçi üzerinde yinelenmesi hali psikolojik tacizi oluşturur 


Kamu alımlarında tıbbi cihazların bakım, onarım ve yedek parça temini büyük önem taşımaktadır. Özellikle ileri teknoloji içeren ve yüksek maliyetli cihazlarda, yetkili servis zorunluluğu yaygın bir uygulamadır.
Araştırmalar, belirli kategorilerde bazı ülkelerin kalite algısının yüksek olduğunu göstermektedir. Örneğin, İtalya moda, Almanya mühendislik, İsviçre finansal güvence ve Japonya elektronik kategorilerinde tüketiciler tarafından daha kaliteli olarak algılanmaktadırlar. Bu etki, zamanla oluşmuş önyargıların, taraflılığın, etnosentrizmin, kültürel ve demografik farklılıkların bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. (Gürhan ve Maheswaran, 2000; Uyar ve Dursun, 2015).
