Sürdürülebilir Amaçlar, Sürdürülebilir Markalar: ISO 53001 ile B2B’de Dönüşüm
Dr. Ahmet TUZCUOĞLU
atuzcuoglu@istanbul.edu.tr
Günümüzde işletmeler yalnızca ekonomik kâr elde etmeyi değil, aynı zamanda toplumsal katkı ve çevresel sorumluluk üretmeyi de stratejik öncelik haline getirmeye başlamıştır. Bu dönüşüm, özellikle B2B pazarlamada “amaç odaklılık” ve sürdürülebilirlik temalarının öne çıkmasına neden olmaktadır. Sürdürülebilirlik, artık yalnızca operasyonel bir iyileştirme aracı değil; aynı zamanda markaların itibarı, müşteri sadakati, tedarikçi güveni ve yatırımcı ilgisi açısından da temel bir kaldıraç işlevi görmektedir.
Bu noktada devreye giren ISO 53001 kurumsal amaçlar yönetim sistemi, kurum ve kuruluşların çevresel, sosyal ve yönetişimsel (ESG) hedeflerini sistematik bir çerçevede belirlemesini ve yönetmesini sağlayarak; sürdürülebilirlik performansının tüm kurumsal yapıya yayılmasını mümkün kılmaktadır. ISO 53001’in çerçevesi, yalnızca içsel hedef yönetimini değil; aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in 2015 yılında ilan ettiği Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA / Sustainable Development Goals – SDG) ile doğrudan ilişkili bir dönüşüm mimarisi ortaya koymaktadır. SDG’ler, 17 temel hedef ve 169 alt hedeften oluşan; yoksulluk, eşitsizlik, iklim değişikliği, sürdürülebilir üretim ve tüketim gibi küresel sorunları ele almaktadır (UNDP, 2015).
Voola ve arkadaşları (2022), pazarlama fonksiyonunun günümüzde yalnızca değer oluşturmakla kalmadığını; aynı zamanda ESG hedefleriyle uyumlu olacak şekilde dönüşüm liderliği de üstlenmesi gerektiğini vurgular ve ISO 53001 gibi standartların pazarlama departmanları için stratejik bir yönetişim zemini sunduğunu ifade eder. İşletmeler artık yalnızca “ne kadar sattık?” değil, “nasıl değer ürettik?” sorusunun cevabını da aramaktadır.
Voola ve arkadaşları 2024 yılında ise, sürdürülebilirlik stratejilerinin marka değeri oluşturma üzerindeki etkilerini hem teorik hem de pratik düzeyde analiz etmiş ve sürdürülebilirlik stratejilerini pazarlama iletişimiyle entegre eden B2B firmalarının hem ekonomik hem de sosyal performanslarını artırdıklarını göstermiştir. Özellikle “Better Marketing for a Better World” yaklaşımı ile pazarlamanın hissedarlara değil, tüm paydaşlara (çalışanlar, toplum, çevre) yönelik bir sorumluluk taşıması gerektiği vurgulanmaktadır.
Sürdürülebilir hedeflerle uyumlu değer iletişimi, müşteri güvenini artırabilmektedir. Bu durum, özellikle genç yaşta olan karar vericilerin sürdürülebilirlik kriterlerini tedarikçi seçiminde öne çıkarmasıyla, daha da önem kazanmaktadır. PwC’nin 2024 Voice of the Consumer raporuna göre, tüketicilerin %85’i iklim değişikliğinin etkilerini hissediyor; %76’sı çevreci şirketleri tercih ediyor ve %9,7 oranında daha fazla ödeme yapmaya istekli olduklarını belirtiyor.
Amoako vd. (2020) tarafından gerçekleştirilen çalışma da bu durumu destekler niteliktedir: B2B bağlamda sürdürülebilir üretim, etik tedarik zinciri ve çevresel şeffaflık gibi kriterler; marka imajı, güven ve uzun vadeli ilişkiler üzerinde doğrudan etki oluşturmaktadır. Özellikle ISO 53001 ile kurumsal hedeflerin ESG ilkeleriyle uyumlu hale getirilmesi, yalnızca raporlama amaçlı değil; stratejik ve operasyonel bir dönüşüm fırsatıdır.
Tolstoy, Hånell ve Ghauri (2025), uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren işletmelerin sürdürülebilirlik sertifikaları aracılığıyla marka itibarlarını güçlendirdiğini ve SDG’lerle uyumlu amaçların paydaş güveni üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ortaya koymuştur. Özellikle Avrupa Birliği gibi regülasyon odaklı pazarlarda bu tür belgeler, tedarikçi tercihinde belirleyici unsur haline gelmiştir.
PwC’nin 2024 Dijital Satınalma Anketi’ne göre, firmaların %50’si tedarikçilerinin karbon ayak izini izlemeye başlamış veya bu konuda test süreçlerine girmiştir. Yine aynı çalışmada firmaların %70’inin satın alma fonksiyonlarını 2027’ye kadar dijitalleştirme hedefinde olduğu belirtilmiştir. ISO 53001, bu dönüşümü izlenebilir, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirerek tedarik zincirinde sürdürülebilirlik entegrasyonunu kolaylaştırmaktadır.
KPMG’nin 2024 tarihli Sürdürülebilirlik Raporlama Araştırması’na göre, büyük ölçekli firmaların %96’sı sürdürülebilirliği iş süreçlerinin bir parçası haline getirmiş durumda. Aynı zamanda %79’u ESG verilerini yıllık raporlarında yayımlamaktadır. Bu veriler ışığında, sürdürülebilirlik yatırımlarının yalnızca kurumsal sorumluluk değil; aynı zamanda ekonomik performans artırıcı bir strateji olduğu da görülmektedir.
ISO 53001 ile birlikte, sürdürülebilirlik yalnızca bir iletişim konusu değil; somut performans göstergelerine dayalı, ölçülebilir ve kurumsal yapıya entegre edilebilir bir dönüşüm aracıdır. Bu bağlamda kurumlara önerilebilecek bazı stratejik adımlar şunlardır:
- Hedef Belirleme: ESG ve SDG odaklı sürdürülebilirlik hedefleri tanımlanmalı, bu hedefler ISO 53001 sistemine entegre edilmelidir.
- Performans Göstergeleri: Sürdürülebilirlik KPI’ları belirlenmeli; karbon ayak izi, sosyal etki gibi göstergeler izlenebilir hale getirilmelidir.
- Pazarlama Entegrasyonu: Pazarlama stratejileri, yalnızca mesaj temelli değil; sürdürülebilirlik performans verileriyle desteklenen bir yapıya kavuşturulmalıdır.
- Tedarikçi Seçim Kriterleri: Satın alma kararlarında sürdürülebilirlik kriterleri açıkça tanımlanmalı, ISO 53001 bu çerçevede bir seçim aracı olarak kullanılmalıdır.
- Kurumsal Raporlama: ESG uyumlu şeffaf sürdürülebilirlik raporları hazırlanmalı, bu raporlar yatırımcı ve kamuoyu nezdinde güven oluşturmalıdır.
- Çapraz Fonksiyonel Ekipler: Pazarlama, satın alma ve sürdürülebilirlik ekiplerinin birlikte çalışacağı yapılar kurulmalıdır.
Böylece ISO 53001’in sunduğu yönetişimsel yapı, yalnızca iç hedeflerle sınırlı kalmayıp, markaların dış paydaşlara sunduğu sürdürülebilir değer vaadini de güçlendirecektir. Bu yönüyle ISO 53001, sürdürülebilirlik yolculuğunu bir iletişim stratejisinden kurumsal bir dönüşüm stratejisine taşıyan kritik bir araç olarak öne çıkmaktadır.
Dr. Ahmet TUZCUOĞLU
atuzcuoglu@istanbul.edu.tr
Kaynaklar:
- Amoako, G. K., Dzogbenuku, R. K., Doe, J., & Adjaison, G. K. (2022). Green marketing and the SDGs: emerging market perspective. Marketing Intelligence & Planning, 40(3), 310-327. https://doi.org/10.1108/MIP-11-2018-0543
- (2024). Global Sustainability Reporting Survey. KPMG International. https://assets.kpmg.com/content/dam/kpmg/ie/pdf/2024/12/ie-survey-sustainability-reporting-2024-2.pdf
- (2024). Digital Procurement Survey 2024. PwC Global Publications. https://www.pwc.de/en/strategy-organisation-processes-systems/digital-procurement-survey.html
- (2024). Voice of the Consumer Survey 2024. PwC Global Publications. https://www.pwc.com/gx/en/news-room/press-releases/2024/pwc-2024-voice-of-consumer-survey.html
- Tolstoy, D., Melén Hånell, S., & Ghauri, P. N. (2025). Unpacking the Role of Ethical Leadership in the Era of Sustainable Development Goals and Values-Based Marketing. Journal of International Marketing, 33(2), 19-38. https://doi.org/10.1177/1069031X241296468
- United Nations Development Programme – UNDP. (2015). Transforming our world: The 2030 agenda for sustainable development. United Nations. https://sdgs.un.org/2030agenda
- Voola, R., Bandyopadhyay, C., Azmat, F., Ray, S., & Nayak, L. (2022). How are consumer behavior and marketing strategy researchers incorporating the SDGs? A review and opportunities for future research. Australasian Marketing Journal, 30(2), 119-130. https://doi.org/10.1177/14413582221079431
- Voola, R., Bosangit, C., Polonsky, M., Rosenbloom, A., & Goswami, P. (2024). Embedding the United Nations Sustainable Development Goals (SDGs) in marketing education. Journal of Marketing Education, 46(2), 79–83. https://doi.org/10.1177/02734753241244573









İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; İhalenin 4. kısmına teklif veren …. Tıbbi Malzeme San. ve Tic. A.Ş. – …… Tıbbi Malzeme Lojistik San. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığı, 5. kısmına teklif veren …… Laboratuvar Cihazları San. ve Tic. A.Ş. – ……. Tıbbi Ürünler ve Sağlık Hizmetleri San. Tic. A.Ş. İş Ortaklığı ile …. Tıbbi Malzemeler San. ve Tic. Ltd. Şti., 3. kısmına teklif veren, …. Laboratuvar Cihazları San. ve Tic. A.Ş., …… Sağlık Hizmetleri A.Ş. ve ………. Sağlık Hizmetleri A.Ş., 11, 12, 13, 14 ve 15. kısımlarına teklif veren, ……. Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti., ……. Laboratuvar Cihazları San. ve Tic. Ltd. Şti. ve …….. Turkey A.Ş. tarafından, İdari Şartname’nin 7.5.4. maddesindeki “İstekliler teklif ettikleri cihazların ve çalışılacak kitler ile reaktiflerin ihale dokümanında belirtilen şartlara uygunluğunu teyit etmek amacıyla ayrıntılı teknik bilgilerin yer aldığı katalogları ve/veya prospektüsleri ile hangi prensiple çalıştığını ve üretici firma isimleri açık olarak belirtilecek, Türkçe veya Türkçe onaylı tercümesi ile birlikte, teknik şartnamenin maddeleri işaretlenmiş bir şekilde yeterlik bilgileri tablosunda sunacak, talep edildiği takdirde İdareye teslim edecektir.” düzenlemesine uygun şekilde doküman sunulmadığı, aykırılıklar ile ilgili açıklamaların alfabetik sıralama ile aşağıda belirtildiği,
Türkiye, Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan yeni deniz taşımacılığı ağlarıyla lojistikte yeni bir yapılanma sürecine giriyor. Küresel krizlerin deniz taşımacılığını yeniden şekillendirdiği bir dönemde, Türk denizcilik sektörü kendi filolarına ve hatlarına yatırım yaparak “lojistik bağımsızlık” hedefine adım adım yaklaşıyor. 40 yılı aşkın tecrübesiyle yeni hatlar kuran Cenk Shipping Group, ekonomiye doğrudan döviz girdisi sağlıyor.



1 Ağustos 2025 itibarıyla yürürlüğe giren Elektronik İhale Yönetmeliği, kamu alımlarında dijitalleşme sürecinde önemli bir dönüm noktası oldu. Ancak uygulamaya geçişle birlikte birçok kurumda sistemsel, idari ve operasyonel zorluklar yaşandığı gözlemlendi. Bu süreç, yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil; aynı zamanda alışkanlıkların, süreç yönetiminin ve sorumluluk bilincinin dijital ortama uyarlanmasını gerektirdi.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 15 inci maddesi “Deneme süreli iş sözleşmesi” kenar başlığı altında düzenlenmiştir. Anılan maddenin ilk fıkrasının deneme süresini azami bir süreyle sınırlandırdığı, buna göre taraflarca iş sözleşmesine bir deneme kaydı konulduğunda, bunun süresi en çok iki ay olabileceği düzenlenmiştir. Ancak deneme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir. Bununla birlikte, işe alınan ve sürekli bir işte belirli veya belirsiz süreli bir iş sözleşmesi ile işe başlayan işçi ve bunu çalıştıran işveren için “süresi en çok iki ay” olarak belirlenen deneme süresini sözleşmenin tarafları olarak kendi aralarında yapacakları bir anlaşmayla daha da kısa tutabilirler. Ancak Kanunda yazılı olan bu sürelerin üstüne çıkamazlar. Ayrıca Kanunda belirtilen süreler “iş günü” olarak hesaplanamaz ve hastalık, grev gibi iş akdini askıya alan nedenler deneme süresinin işlemesine engel oluşturmaz

Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) toplantısı sırasında, ABD Başkanı Donald J. Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, ABD-Çin ilişkilerini yeniden dengelemeyi amaçlayan tarihi bir ticaret ve ekonomik anlaşmaya vardılar.
Almanya merkezli Mehrwerk Group, global birikimi ve tecrübesi ile Türki ye’de yaklaşık 20 yıldır faaliyet gösteren, finans ve sigorta sektöründeki iş ortaklarıyla birlikte müşterilerine mikro sigorta, asistans ve çağrı merkezi hizmetleri sunan CPP Group Türkiye’yi satın aldı. Satın almanın ardından CPP Group Türkiye, faaliyetlerine “Mehrwerk Türkiye” adıyla devam edecek.
Veri odaklı katma değerli hizmetler alanında faaliyet gösteren Mehrwerk Group, Almanya, Kuzey Avrupa, İsviçre ve ABD’deki operasyonlarına Türkiye’yi önemli stratejik bir pazar olarak ekledi. Bu satın alma, grubun 2024 yılında Kuzey Avrupa’da başlattığı bölgesel büyüme stratejisinin devamını temsil ediyor.
Mehrwerk Türkiye Eş CEO’su Esin Karakaya,satın alma süreci sonrasında şirketin vizyon ve stratejisine ilişkin şunları söyledi:
All Risks sigortaları genelde sigortalılarca, akla gelebilecek tüm zararların karşılandığı bir sigorta türü olarak algılanır.


Bugünün dinamik, hiper rekabetçi iş dünyasında, iletişim ve ilişki yönetimi yetkinliği, her zamankinden daha kritik ve stratejik bir rol üstlenmeye başlamıştır.