Güncel Akademik Okumalar III: “The International Journal of Logistics Management”
Dr. Öğr. Üyesi İrfan AKYÜZ
Yazı dizimize, 1990’dan itibaren lojistik ve tedarik zinciri yönetimi başlıklarında alana katkı sunan “The International Journal of Logistics Management” (Uluslararası Lojistik Yönetimi Dergisi) ile devam ediyoruz. Önceki sayılardaki gibi, makalelerin özetleri ile ülkemizdeki ve uluslararası alanlardaki uygulama/akademi farklıkları okuyucunun ilgisine sunulmaktadır. Okuyucunun kendisine düşen ise, ilgisini çeken yayın ya da yayınların devamını okuyup, derinleşmektir. Sözü uzatmadan; keyifli okumalar dilerim.
a) Role of generative AI towards sustainable procurement
(Sürdürülebilir teminde nın rolü)
Çalışmada üretken yapay zekanın sürdürülebilir temin üzerindeki etkisi incelenerek, operasyonel verimlilik artışı, sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlama ve karmaşık tedarik zincirleriyle ilişkili riskleri azaltma potansiyeli vurgulanmaktadır. Sözü edilen inceleme için, kimya, otomobil ve gıda sektörlerinde çalışan satınalma ve tedarik zinciri yöneticilerinden önce 43 adet derinlemesine görüşme ile veri toplanmış; ardından elde edilen verilerle yine aynı örneklemden 344 adet anket toplanmıştır. Veriler, yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir.
Üretken yapay zeka sayesinde işletmeler, modern tedarik zinciri zorluklarının üstesinden daha kolay gelebilir, sürdürülebilirliği teşvik ederken rekabet avantajını da koruyabilirler. Bir başka deyişle, üretken yapay zeka, satınalma süreçleri ve sürdürülebilir tedarik zincirleri için kilit bir role sahiptir.
b) Green innovation along the dyadic relationship: the moderating role of supply chain dependence
(İkili ilişki bağlamında yeşil inovasyon: Tedarik zinciri bağımlılığının düzenleyici rolü)
Yeşil inovasyon, çevresel sürdürülebilirliği sağlarken, firma performansını arttırarak rekabet ortamını hızla dönüştürmektedir. Literatürde, bir firmanın yeşil inovasyon performansına etki eden unsurlarla ilgili bilgilere ulaşılsa da, alıcıların yeşil inovasyonun tedarikçilerini ikili bir bakış açısıyla nasıl etkilediği üzerine az sayıda çalışma vardır. Araştırma, Sosyal Bulaşma Teorisi’nden hareketle, yeşil inovasyonun tedarikçisi ile alıcısı arasındaki ilişkinin etkilenimine ve tedarik zinciri bağımlılığının düzenleyici rolüne odaklanmaktadır. Çin’de gerçekleştirilen araştırmada veriler, işletmelerin verilerinin yer aldığı üç büyük veri tabanından elde edilmiştir.
Elde edilen bulgulara göre, alıcının yeşil inovasyonunun tedarikçinin yeşil inovasyonunu önemli ölçüde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca tedarikçi bağımlılığının alıcının ve tedarikçinin yeşil inovasyonu arasındaki ilişkide düzenleyici rolü bulunmaktadır.
c) Bridging digital features and sustainability, through social capital in supply chain management: insights from X analytics
(Tedarik zinciri yönetiminde sosyal sermaye aracılığıyla dijital özellikler ve sürdürülebilirlik arasında köprü kurmak: X analitiğinden elde edilen bilgiler)
Sosyal medya ve büyük veri, başta pazarlama ve marka yönetimi alanları olmak üzere işletmeler için daha önemli hale gelirken; bu teknolojiler hisse senedi fiyat tahminleri ve kriz yönetimi başlıklarında da giderek daha fazla kullanılmaktadır. Dijital teknolojiler(DT), şirket operasyonları gibi tedarik zincirlerini de geliştirse de, bu teknolojiler literatürde daha dar kapsamlı olarak ele alınabiliyor. Bu araştırma, tedarik zinciri yönetimi unsurlarının, DT’nin ve sürdürülebilirliğin #Supplychainmanagement etiketi ile gönderilerde nasıl tartışıldığı, tedarik zinciri fonksiyonlarına etkilerini ve sürdürülebilir uygulamalar ile ilgili yorumları analiz etmek için bir çerçeve sunmaktadır.
Araştırmada, Şubat 2022 ile Mayıs 2023 arasında, Twitter(X) platformunda, #Supplychainmanagement etiketine sahip 745.808 tweet (417.851 orijinal tweet, 313.172 retweet ve 14.785 cevap) incelenmiştir. Excel ve MaxQDA yazılımları yardımıyla, kalitatif ve kantitatif bulgulara erişilmiştir. Buna göre, yapay zekâ, büyük veri ve blok zinciri gibi dijital teknolojiler, sürdürülebilirliği destekleyen dijital tedarik zincirlerinin temel yönlerini önemli ölçüde geliştirmektedir. Sosyal sermaye teorisinden yararlanan bu analiz, DT’nin tedarik zinciri ortakları arasında ekip çalışmasını nasıl teşvik ettiğini, güveni nasıl oluşturduğunu ve bilgi paylaşımını nasıl kolaylaştırdığını ortaya koymaktadır. Bu sayede de, dijital dönüşüm ekonomik, çevresel ve sosyal alanlarda uzun süreli sürdürülebilirliği destekleyerek, daha sorumlu bir tedarik zincirini geliştirebiliyor.
d) When logistics is fun! An investigation into the impacts of gamification on consumer participation in green last-mile logistics
(Lojistik eğlenceli olduğunda! Yeşil son kilometre lojistiğinde oyunlaştırmanın tüketici katılımına etkilerinin incelenmesi?)
E-ticaretin ve çok kanallı perakendeciliğin hızla gelişimi, son kilometre lojistiğine olan talebi yoğunlaştırmıştır. Bu yoğunlaşma ise, özellikle lojistik sürecinin tüketiciyle doğrudan temas eden ucunda ciddi çevresel endişelere yol açmaktadır. Bu araştırma ile, lojistik araştırmaları ile Oyunlaştırma Teorisi entegre edilerek, yeşil son kilometre lojistiğindeki tüketici katılımı ele alınmaktadır.
Çin’de bir yeşil lojistik platformu olan Green Home’u son üç ayda kullanan 401 tüketiciden toplanan veri, yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Bulgular, hem rekabet hem de kendini ifade etme olanaklarının, tüketicilerin yeşil son kilometre davranış niyetlerini, öncelikle hedonik değeri ve çevresel tutumun aracı rolleri yardımıyla etkilediğini göstermektedir. Kendini ifade etme olanağı önemli etkiler gösterirken, rekabet olanağının çevresel tutum üzerinde doğrudan veya dolaylı bir etkisi ise bulunamamıştır.
e) Visibility hotspots in supply chains: insights from multiple case studies
(Tedarik zincirlerinde görünürlük açısından kritik noktalar: Çeşitli vaka çalışmalarından elde edilen bulgular)
Kristal berraklığında görünürlük, rekabet avantajının can damarıdır. Ancak “görünürlük sorunları” birer darboğaz görevi görerek bilgi akışını tıkar ve tedarik zincirlerini felce uğratır. Bu çalışmada bu kritik kör noktalar derinlemesine incelenerek, ortaya çıkma nedenleri ve performansa yönelik tehditleri açıklanmıştır. Araştırmada Nijerya’daki bir ilaç şirketi, İrlanda’daki bir entegre et tesisi ve Tayland’daki bir kauçuk eldiven üretici işletmenin vakaları ele alınmış; ayrıca derinlemesine görüşmeler ile tedarik zinciri yöneticilerinden veri toplanmıştır.
Çalışmada, “görünürlük odak noktalarının” endüstriyel yönetimde önemli engeller olduğu ve bu engellerin hem tedarik zinciri süreçleriyle hem de görünürlüğü etkileyen faktörlerle bağlantılı çeşitli nedenlere sahip olduğu tespit edilmiştir. Tedarik zinciri yöneticileri ise, inovatif bir yaklaşım olan “bulanık değerlendirme metodunun” kör noktaları belirlemede ve sorun çözmede yararlı bir araç olduğunu düşünmektedirler.
f) The impact of radio frequency identification technology utilization on supply chain transparency and agility dimensions of the responsiveness view
(Radyo frekansı tanımlama teknolojisi kullanımının tedarik zinciri şeffaflığı ve çeviklik boyutları üzerindeki etkisi (yanıt verme bakış açısından)
Bu çalışmada, lojistik ve tedarik zinciri yönetiminin yanıt verme odaklı bakış açısından, RFID kullanımını ve bunun tedarik zinciri şeffaflığı ve operasyonel çeviklikle ilişkisini incelenmektedir. İşletmelerin, paydaş görünürlüğü ve tedarikçi izlenebilirliği olmak üzere tedarik zinciri şeffaflığının iki boyutu kullanılarak, yanıt verme odaklılığın operasyonel boyutu olan çevikliği nasıl elde ettikleri araştırılmıştır. Araştırmada yapısal eşitlik modellemesi kullanılmış olup, veriler Amerikalı 212 tedarik zinciri yöneticisinden elde edilmiştir.
Elde edilen bulgulara göre, RFID kullanımı, tedarik zinciri şeffaflığının iki boyutunda etki yaratmaktadır. Tedarik zinciri şeffaflığı, bilgi teknolojisinden elde edilen bilgileri işleyip, paydaşlar arasında dağıtarak rekabetçi yetkinliklerin geliştirilmesine yol açar.
g) Driving success in closed-loop supply chain: investigating consumer attitudes toward e-waste return
(Kapalı döngü tedarik zincirinde başarıyı artırmak: Tüketicilerin elektronik atık iadesine yönelik tutumlarının incelenmesi.)
Etkin bir kapalı döngü tedarik zincirinin (CLSC) uygulanması, tüketicilerin kullanım ömrünü tamamlamış ürünleri iade etme algılarına dair bilgi gerektirir. Kullanım ömrünü tamamlamış ürünlerin birincil tedarikçileri olan tüketiciler, geri dönüşüm çabalarında çok önemli bir rol oynarlar. Bu çalışma, tüketicilerin elektronik atık geri dönüşüm niyetlerinin ardındaki etkenler belirlenerek, literatüre katkı sağlanması hedeflenmiştir. Hindistan’da dijital okuryazarlık seviyesi yüksek 310 tüketiciden veri toplanarak, yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir.
Elde edilen bulgular, belirleyici faktörler ile geri dönüş niyeti arasında önemli ilişkiler olduğunu göstermektedir.Tutum, öznel normlar, ekolojik okuryazarlık, toplama yöntemi ve teşvikler önemli pozitif tahmin edici faktörler olurken, algılanan risk önemli bir engel teşkil etmiştir.
h) Forecasting management climate theory: construct development and measurement
(Yönetim ortamının öngörülmesi teorisi: kavram geliştirme ve ölçme)
Tedarik zinciri tahmin yöntemleri ve destekleyici yazılımlar alanındaki teknolojik gelişmelere rağmen, tahmin sürecinde insan bilgisi ve deneyimi hâlâ vazgeçilmez bir unsur olmaya devam etmektedir. Araştırmalar, insan geri bildirimini içeren tahmin modellerinin, bunu içermeyen modellere göre daha iyi performans göstermeye devam edeceğini ortaya koymaktadır. Amerika merkezli çalışma(Amerikan Savunma Sanayi firmaları), tahmin yönetimine ilişkin bir teori ve buna bağlı bir ölçüm ölçeği geliştirmeyi hedeflemektedir.
Elde edilenler, bir kuruluşun tahmin ortamını tanımlayan yedi yönetimsel uygulamayı içeren, yönetim ortamının tahmin edilmesine ilişkin yeni bir teori ve ölçütler ortaya koymaktadır. Geliştirdikleri ölçek (yönetimsel uygulama); işin etkisi, yönetici desteği, eğitim, geri bildirim, ödüller/takdir, çalışma grubu iş birliği, kısıtlayıcılık ve engelleme boyutlarına sahiptir.
i) Investigating the relationship between hospital logistics, healthcare professional satisfaction and quality of care: covariance-based structural equation modeling
(Hastane lojistiği, sağlık çalışanlarının memnuniyeti ve bakım kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi: kovaryansa dayalı yapısal eşitlik modellemesi)
Bu çalışmada, kamu hastanelerinde hastane lojistiğinin sağlık çalışanlarının memnuniyeti ve bakım kalitesi üzerindeki etkisini incelenmekte ve personel memnuniyetini ve bakım kalitesini artırmada hastane lojistiğinin genellikle göz ardı edilen rolünü ele alınmaktadır. Veriler, Fas’taki 229 kamu hastanesi çalışanından elde edilmiş ve yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir. Sonuçlar, hastane lojistiğinin hem sağlık çalışanlarının memnuniyetini hem de bakım kalitesini önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. Etkili bir lojistik yönetimi, memnuniyeti ve bakım kalitesini artırmak için hayati önem taşımaktadır.
j) Unveiling the robustness of apparel exporters’ supply chains: exploring the influence of IT capability, supply chain collaborations and government support
(Giyim ihracatçılarının tedarik zincirlerinin dayanıklılığını ortaya koymak: Bilişim yetkinliğinin, tedarik zinciri iş birliklerinin ve devlet desteğinin etkisinin incelenmesi)
Bu çalışma, Sri Lanka’nın ihracata yönelik giyim imalat sektöründe tedarik zinciri dayanıklılığını etkileyen faktörleri incelemekte olup, bilgi teknolojisi kapasitesi, tedarik zinciri iş birliği ve devlet desteğine odaklanarak dinamik bir iş ortamında dayanıklılığa katkıda bulunan temel unsurları belirlemektir. 158 Sri Lankalı yöneticiden elde edilen veriler yapısal eşitlik modellemesi ile analize tabi tutulmuştur. Araştırma, Sri Lanka’nın giyim imalat sektöründe tedarik zincirinin dayanıklılığını etkilemede bilgi teknolojisi kapasitesinin, tedarik zinciri iş birliğinin ve devlet desteğinin oynadığı kilit rolü ortaya koymaktadır.
Dr. Öğr. Üyesi İrfan AKYÜZ
Kaynakça
Frichi, Y., Benbrahim, F. Z., Jawab, F., Aboueljinane, L., & Amazian, K. (2026). Investigating the relationship between hospital logistics, healthcare professional satisfaction and quality of care: covariance-based structural equation modeling. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 368-396.
Hao, J., Hildebrandt, A., Morgan, T. R., & Richey, R. G. (2026). The impact of radio frequency identification technology utilization on supply chain transparency and agility dimensions of the responsiveness view. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 316-339.
Jayasinghe, P. S. K., Kelly, T., Madhavika, N., Ehalapitiya, S., De Costa, D. S., Liyanage, M. K., … & Jayasuriya, N. (2026). Unveiling the robustness of apparel exporters’ supply chains: exploring the influence of IT capability, supply chain collaborations and government support. The International Journal of Logistics Management, 1-33.
Li, M., Liu, F., Fang, M., Xiao, S., & Shi, Y. (2026). Green innovation along the dyadic relationship: the moderating role of supply chain dependence. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 340-367.
Liu, X., Zhou, Z., Yuen, K. F., & Wang, X. (2026). When logistics is fun! An investigation into the impacts of gamification on consumer participation in green last-mile logistics. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 266-287.
Modgil, S., Singh, R. K., Mathiyazhagan, K., & Żywiołek, J. (2026). Role of generative AI towards sustainable procurement. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 476-499.
Pongen, I., Ray, P., Vijay, T. S., & Govindan, K. (2026). Driving success in closed-loop supply chain: investigating consumer attitudes toward e-waste return. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 430-451.
Qazi, S. A., Seuring, S., & Khalid, R. U. (2026). Bridging digital features and sustainability, through social capital in supply chain management: insights from X analytics. The International Journal of Logistics Management, 1-20.
Sunmola, F., Burgess, P., Tan, A., Mahmud, M., Balasubramanian, S., & Chanchaichujit, J. (2026). Visibility hotspots in supply chains: insights from multiple case studies. The International Journal of Logistics Management, 37(2), 288-315.










Düşünebiliyor musunuz, lojistiğimiz at veya eşeklerin çektiği arabalarla yapılıyor olsaydı taşınacak malların hali ne olurdu? Hele, hele bu mallar uluslararası ticaretin bir parçası konumundaki ihraç malları ise bir değil, birkaç defa düşünmek gerekir Uluslararası ticarette mallar at ve eşek arabasıyla taşınsaydı, maliyet ne kadar artardı acaba? Arabayı çekici konumundaki at ve eşeklerin yiyecek ve içecekleri, dinlenmeleri. Her ne kadar at ve eşeklerin uluslararası taşımacılıkta dinlenmesi, konaklaması dinlenme tesislerinde olmasa da, at ve eşekler bir parça yeşil ot ve içecek su bulduklarında, onunla yetinirler ve tanına çay ve kaaave istemezler.






4- Yükümlüler/ Mükellefler (Özel ve/veya Tüzel Kişiler, Firmalar); Gümrük idarelerinin gümrük mevzuatının uygulanmasına ilişkin bir karar vermesini talep edebilirler. Karar alınması talebinin yazılı olarak yapılması gerekir. Gümrük idareleri, söz konusu talebe ilişkin başvurunun kendilerine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde karar alırlar. 30 günlük sürenin yeterli olmadığı durumlarda ilgili Gümrük İdaresince ek süre alınabilir, 30 günlük süre aşılabilir. Verilen kararlar başvuru sahibine yazılı olarak tebliğ edilir.
İlk çağlardan beri Aşçılık ve Aşçılar sevilmiş ve her zaman takdir görmüştür. Ateşin bulunması ile başlayan aşçılık otçul olan ilk çağlardaki insanlarda av hayvanlarının özellikle çevirme yolu ile pişirmesi ile başlamıştır.
Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nda geçiş dönemi 31 Aralık 2025’te tamamlandı ve 1 Ocak 2026 itibarıyla kesin uygulama dönemi başladı. Böylece daha önce ağırlıklı olarak emisyon raporlamasının öne çıktığı yapı, yeni yılda sertifika ve yetkilendirme süreçlerinin önem kazandığı bir aşamaya geçti. Avrupa Komisyonu, mekanizmanın 1 Ocak 2026’dan itibaren yürürlüğe girdiğini duyururken, Ticaret Bakanlığı da SKDM’nin AB dışından ithal edilen belirli karbon yoğun ürünleri kapsadığını ve bu yeni dönemin Türkiye’den AB pazarına satış yapan firmalar açısından daha yakın takip edilmesi gereken bir uyum başlığı haline geldiğini ortaya koyuyor.





Obezite, dünya genelinde bir milyardan fazla insanı etkileyen ve sıklıkla tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve metabolik bozukluklarla birlikte seyreden kompleks ve kronik bir hastalıktır. Uzun yıllar boyunca obezite tedavisinde sürdürülebilir ve etkili farmakolojik seçeneklerin sınırlı olması, bu alandaki terapötik yaklaşımları büyük ölçüde yaşam tarzı değişiklikleriyle sınırlı bırakmıştır. Ancak son yıllarda geliştirilen glukagon-benzeri peptid-1 (GLP-1) reseptör agonistleri ve ilgili inkretin temelli ajanlar, hem glisemik kontrol hem de kilo kaybı üzerindeki belirgin etkileri ile obezite tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralamıştır. Bu gelişmelerle birlikte obezitenin yalnızca “yönetilebilir” değil, aynı zamanda “klinik olarak anlamlı düzeyde kontrol altına alınabilir” bir hastalık olarak değerlendirilmeye başlandığı söylenebilir.

Arz zincirinin kamu hizmeti niteliği taşıyan halkası olan gümrükleme hizmeti, ağırlıklı olarak gümrüklü alanlarda yürütülür. Gümrüklü alanlar, gümrük işlemlerinin yürütüldüğü arıtılmış alanlardır. Bu alanlara ancak yetkilendirilmiş kişiler girebilir.
İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle, uyuşmazlığa konu ihalenin 4’üncü kısmının (24 Aylık Puan Karşılığı Tam Otomatik İmmünohistokimya, İn-Situ Hibridizasyon ve Histokimya Sistemi Hizmet Alımı) üzerinde bırakıldığı ………………. Turkey A.Ş. tarafından sunulan aşırı düşük teklif açıklamasının Kamu İhale Genel Tebliği’nin 79’uncu maddesinde belirtilen usul ve esaslara aykırı olduğu, bu nedenle anılan isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği, şöyle ki; a) Üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin üzerine meslek mensubu tarafından yazılması gereken ibarenin yazılmadığı, fiyat teklifinin meslek mensubu ve firma tarafından iletişim bilgileri de belirtilmek suretiyle kaşelenip mühürlenmediği ve anılan istekliye hitaben düzenlenmediği, fiyat teklifinin ekinde sunulan Ek-O.5 veya Ek-O.6 formunun da standart forma uygun olarak doldurulmadığı ve imzalanıp mühürlenmediği, ilan tarihinden önceki veya ondan önceki üç aya ilişkin faturaların kullanılmadığı, belirtilen döneme ilişkin faturaların tamamının sunulmadığı, b) Maliyet/satış tutarı tespit tutanağının (Ek-O.7) standart forma uygun olarak doldurulmadığı ve kaşelenip mühürlenmediği, fatura bilgileri tablosunun forma uygun olarak doldurulmadığı, ilan tarihinden önceki veya ondan önceki üç aya ilişkin faturaların kullanılmadığı, belirtilen döneme ilişkin faturaların tamamının sunulmadığı, maliyetler dayanak alınarak yapılan açıklamada beyan edilen üç aylık sürede ihale konusu işte kullanılacak kitlerin miktarının en az yarısı kadar alım yapılmadığı, satışlar dayanak alınarak yapılan açıklamada ise beyan edilen üç aylık sürede ihale konusu işte kullanılacak kitlerin miktarının en az 1/20’si kadar satış yapılmadığı, son veya bir önceki geçici vergi beyanname döneminde 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere açıklama konusu mala ilişkin yaptığı satışa ve idarece kabul edilen mala yönelik sunulan faturalarda kaşe ve imzanın bulunmadığı, ayrıca faturalarla birlikte sunulması gereken muayene ve kabul tutanağının sunulmadığı iddialarına yer verilmiştir.
Ahlak kavramı, toplumsal düzeyde iş birliğini mümkün kılan düzenleyici bir çerçeve sunar. Bununla birlikte, söz konusu çerçeve bireysel düzeye indirildiğinde, bireylerin ilgili çerçeveye her zaman bağlı kalmadığı ve zaman zaman var olduğu sayılan sınırları esnetebildiği görülür. Bu tür ihlalleri gerekçelendirme sürecinde devreye giren mekanizmalardan biri olan ahlaki lisanslama, bireylerin başlangıçta sergiledikleri olumlu davranışların, ilerleyen süreçte daha tartışmalı ya da etik açıdan sorunlu davranışlara yönelme olasılığını artırabildiğini ifade eder. Bu bağlamda bireyler, geçmişte gerçekleştirdikleri olumlu eylemleri zihinsel bir “ahlaki kredi” olarak görerek, sonraki davranışlarını bu birikim üzerinden dengelemeye yönelir.
Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Başkanı Davut Karaçak, mobilya sektörünün üretim, istihdam ve ihracat gücüyle Türkiye ekonomisinin önemli yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. Sektörün sürdürülebilir büyümesi için finansman, iç talep, ihracat rekabeti ve nitelikli iş gücü başlıklarında yapısal adımların önemine dikkat çeken Karaçak, “Sektörümüz finansman maliyetleri nedeniyle zorlanıyor. Üretimin sürdürülebilir olması için uzun vadeli finansman modellerine ihtiyaç var” diye konuştu. Karaçak, özellikle KOBİ ölçeğindeki üreticilerin yüksek finansman maliyetleri nedeniyle zorlandığını ifade ederek, reeskont kredileri ve ihracat desteklerinin güçlendirilmesinin de sektör açısından kritik olduğunu belirtti.
İç pazarda dayanıklı tüketim talebindeki yavaşlamaya da değinen Karaçak, mobilya sektörünün geniş bir üretim ekosistemini beslediğini hatırlatarak, tüketici alım gücünü destekleyen politikaların üretim ve istihdama doğrudan katkı sağladığına dikkat çekti.