Sivil toplum kuruluşları (STK’lar), çevresel ve sosyal zorlukları farklı açılardan ele alarak sürdürülebilirlikte kritik bir rol oynamaktadır. Bunu yaparken savunuculuk, hizmet sunma, araştırmalar, yenilik ve ortaklıklar dahil olmak üzere birçok faaliyet gerçekleştirirler.
STK’lar çevresel ve sosyal konularda farkındalığın artırılmasında ve sürdürülebilir politika ve uygulamaların savunulmasında etkili olabilmektedir. Bunu, halk eğitim kampanyaları, medyaya erişim ve hükümetler ve işletmelerle lobi faaliyetleri de dahil olmak üzere çeşitli kanallar aracılığıyla yaparlar. Örneğin, Çevre Savunma Fonu iklim değişikliğine karşı mücadelede geçtiğimiz yıllarda öncü bir ses olmuştur. İklim değişikliği bilimi üzerine çığır açan araştırmalar yürütmüş ve çözümler geliştirmek ve uygulamak için hükümetler ve işletmelerle birlikte çalışmışlardır. Yine Greenpeace çevrenin korunması konusunda da aktif bir savunucudur. Çevresel ihlalleri ortaya çıkarmak için doğrudan eyleme geçebilme potansiyeline sahip olan kuruluş, doğrudan hükümet politikalarında değişiklik yapılması için kampanyalar yürütmektedir.
STK’lar sürdürülebilirlik bağlamında insanların ve toplulukların daha sürdürülebilir yaşamalarına yardımcı olacak çeşitli hizmetler sunmaktadır. Yenilenebilir enerji kurulumu, sürdürülebilir tarım eğitimi ve çevre eğitimi programları gibi girişimleri sayabiliriz. Günümüzde birçok STK, ormanları ve diğer doğal alanları korumak için arazi sahipleriyle birlikte çalışmaktadır. Ayrıca sürdürülebilir ormancılık uygulamalarına ilişkin araştırmalara da finansman desteği sağlayan STK’lar da vardır. Bunlara en iyi örnek Sierra Club’tır. Sierra Club, enerji tüketiminin nasıl azaltılacağı ve daha sürdürülebilir yaşam konusunda eğitimler vermektedir. Ayrıca insanlara doğada vakit geçirmenin faydalarını öğreten açık hava rekreasyon programları da geliştirmektedir.
STK’lar sürdürülebilirlik sorunlarına yönelik araştırma yapma; yeni teknolojiler ve çözümler geliştirmede de önemli bir etkiye sahiptir. Bulgularını kamuoyuyla ve diğer kuruluşlarla paylaşan STK’lar hükümetlere bu konuda önemli bilgiler sağlamaktadır. Örneğin, Dünya Kaynakları Enstitüsü iklim değişikliği ve diğer çevre sorunları üzerine yakın geçmişte gerçekten çığır açan araştırmalar yürütmüştür. Ayrıca işletmelerin ve hükümetlerin çevresel etkilerini azaltmalarına yardımcı olacak araçlar ve kaynaklar geliştirmiştir. Bunun yanı sıra, Rainforest Alliance, sürdürülebilir ormancılık ve tarıma yönelik sertifika programları geliştirmektedir. Bu programlar tüketicilerin sürdürülebilir bir şekilde üretilen ürünleri tanımlamasına yardımcı olmaktadır.
STK’ların en önemli aksiyonlarından biri iş birlikleridir. Sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için sıklıkla hükümetler, işletmeler ve diğer kuruluşlarla iş birliği içinde çalışmaktadır. Bu tarz iş birlikleri, çok sektörlü bir yaklaşım gerektiren karmaşık sürdürülebilirlik sorunlarının çözümü için en gerekli unsurlardan biridir. Bu konuya öncülük eden kuruluşlardan biri olan Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini uygulamak için hükümetler, işletmeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmaktadır. Aynı şekilde Clean Cooking Alliance, gelişmekte olan ülkelerde zararlı pişirme tekniklerinin ve ekipmanlarının kullanımını azaltmak için çalışan STK’lar, işletmeler ve hükümetler arasında kurulan bir ortaklık olarak görev yapmaktadır.
Zorluklar ve Fırsatlar
STK’lar sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarında önemli zorluklarla karşı karşıya kalabilmektedir. Bunlar arasında sınırlı finansman, karar vericilere erişim eksikliği ve diğer kuruluşların rekabeti sayabiliriz. Fakat STK’ların önünde fark yaratmak için de birçok fırsat vardır. STK’lar faaliyetleri boyunca politika süreçlerini doğrudan etkileyebilmekte, sürdürülebilir işletmeleri ve toplulukları desteklemekte ve halkı sürdürülebilirlik konusunda eğitmek için uzmanlıklarından ve ağlarından yararlanabilmektedir.
STK’lar daha sürdürülebilir bir gelecek için değişimi yönlendirmede katalizör bir rol oynayabilmektedir. Bunu da şu şekilde yapabilirler:
- Marjinal grupların sesi olma
- Statükoya meydan okuma
- Farklı sektörler arasındaki boşlukları kapatma
- Yeni teknolojilerin ve çözümlerin benimsenmesini hızlandırma
- Sürdürülebilirlik için kamu desteği oluşturma
Bireysel Katkılar
STK’lar daha sürdürülebilir bir gelecek mücadelesinde tüm paydaşlarla etkileşime girme potansiyeli olan önemli ortaklardır. Bireyler, kamu ve özel sektör kuruluşları STK’larla birlikte çalışarak her kesimin sağlıklı ve mutlu yaşamasına katkıda bulunabilir. Bu konuda yürütülen bireysel çalışmaları göz ardı etmemek gerekir. Zira, sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarında STK’ları destekleyebilmek için çeşitli yollar vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
Kendimize hitap eden konular üzerinde çalışan STK’lara bağış yapmak- Zamanımızı ve becerilerimizi STK’lara gönüllü olarak ayırmak
- STK’ların çalışmalarını farklı platformlarda duyurmak
- Sürdürülebilirliğe kendini adamış işletmelerin ürün ve hizmetlerini satın almak
- Sürdürülebilirliği destekleyen politikaları desteklemek
Dilek AŞAN













İş dünyasının dinamik yapısında, bir çalışanın organizasyon içindeki yolculuğu, ilk çekimden nihai ayrılığa kadar uzanan farklı aşamalarla işaretlenmiş, iyi düzenlenmiş bir senfoni gibidir. Çalışan Yaşam Döngüsü olarak bilinen bu karmaşık ve dinamik çerçeve, bir organizasyonun başarısının anahtarını elinde tutar. Her aşamada uygulanan farklı stratejiler hem çalışan hem de organizasyonun refahına giden yolu şekillendirmede oldukça önemli bir rol oynar. Bahsedilen çerçevenin temel girdileri “Cezbetme, Seçme, İşe giriş, Geliştirme, Bağlılık, Elde Tutma ve Ayırma” basamaklarından oluşur.

Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecinde attığı önemli adımları döngüsel ekonomi perspektifinden gündeme taşıyan ve küresel gündemdeki gelişmelerin değerlendirilmesine fırsat sağlayan III. Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası COP 28’in hemen öncesinde, 7 -8- 9 Kasım tarihlerinde İstanbul ve Ankara’da geniş bir katılımla gerçekleşti.
Finlandiya Türkiye Büyükelçisi Pirkko Hämäläinen konuşmasında “Finlandiya şu anda ortak hedeflerimiz doğrultusunda iş birliği yapmak üzere kilit bakanlıkları, işletmeleri, kuruluşları, uzmanları ve bilim insanlarını bir araya getiren döngüsel ekonomi için yeşil bir anlaşma inşa ediyor. Bu iş birlikçi yaklaşımı Finlandiya-Türkiye ortaklığımızda, döngüsel ekonomi ve karbon nötr olma konusundaki ortak çabalarımızda paylaşmaya istekliyiz. Uşak ve Paimio kentleri arasında tekstil sektörünün yeşil dönüşümünü hızlandırmaya yönelik şehir eşleştirme projemiz bunun güzel bir örneğidir ve bu tür iş birliklerinin artarak devam etmesini diliyoruz.” diye konuştu.
“Metaverse, sadece oyun değil, aynı zamanda yeni bir yaşam tarzıdır.” Richard Bartle
Metaverse, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) gibi teknolojilerin bir araya geldiği büyüleyici bir kavramı ifade eder. Bu, insanları dijital dünyalarda bir araya getiren, etkileşimli, geniş bir dijital platformu temsil eder. Metaverse, oyunlar, eğlence, iş, eğitim ve daha fazlası için birçok uygulama alanı sunmaktadır.
Yapay Zekâ Tabanlı Karakterler ve Asistanlar: Metaverse içindeki yapay zekâ tabanlı karakterler ve dijital asistanlar, kullanıcılara rehberlik edebilir, soruları yanıtlayabilir ve hatta eğitim verme yeteneğine sahiptir.
Kötü Niyetli Aktörler: Metaverse, kötü niyetli aktörlerin dikkatini çekebilir. Sanal dünyalarda dolandırıcılık, hırsızlık ve diğer kötü amaçlı faaliyetler artabilir.
İtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, İhalenin 1’inci, 2’nci ve 3’üncü kısımları üzerinde bırakılan isteklinin teklifinin uygun olmadığı şöyle ki; anılan isteklinin %100 ortağı olan şahıs hakkında ihaleye katılıma engel mahiyette bir mahkumiyet bulunduğu, nitekim ekte sunmuş oldukları belgenin de bunu kanıtlar nitelikte olduğu iddialarına yer verilmiştir.
İnsan üzülmeli mi, yoksa anmalı mı bilemiyor. Tabi ki bir enkaz devralarak, nice savaşlarda yurdu dört bir koldan saran düşmanları yenip zaferler kazanarak yeni bir devlet kuran Atatürk söz konusu olunca insan nasıl davranacağını bilemiyor. Hem üzülmek, hem anmak hem de böyle bir büyük devlet adamı ve komutanla gurur duymak en doğrusu bence.
Genel Olarak