İş Sağlığı ve Güvenliğinde Psikososyal Risk Etmenleri

7 Gündem Satınalma Dergisi İş Sağlığı Ve Güvenliğinde Psikososyal Risk Etmenleri

7 Gündem Satınalma Dergisi İş Sağlığı Ve Güvenliğinde Psikososyal Risk Etmenleriİş sağlığı ve güvenliği disiplininde fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve psikososyal risk etmenleri bulunmamaktadır. Bugün sizlerle psikososyal risk etmenlerinden 3 önemli başlığı olan rol belirsizliği, rol yetersizliği ve rol çatışmasını konu edineceğiz.

* Rol Belirsizliği: Çalışanın, kendi yetenekleri dâhilinde birden fazla alanda görevlendirilmesi durumunda ortaya çıkar. Bir bilgisayar mühendisi örneği üzerinden gidecek olursak, üç gün yazılım işi yaptırılıp bir sonraki gün sen donanımda bize destek ol, iki gün sonra programlama yap, devam eden günlerde oyun yaz gibi ne iş yapacağının belli olmaması (sürekli değişmesi) rol belirsizliğini doğurur.

* Rol Yetersizliği: Kişinin, yeteneklerinin altında iş verilerek çalıştırılması ile ortaya çıkar. Bir bilgisayar mühendisine, günlük kesilen fişleri excell programına girmesi işini verirseniz, bu iş onun yeteneklerinin çok altında kalacağından rol yetersizliğini doğurur.

* Rol Çatışması: Kişiye yeteneklerinin dışında iş verilesi ile ortaya çıkar. Yine örneğimiz olan bilgisayar mühendisini düşünürsek; ona elektrikli makinelerin periyodik kontrol görevi üstlenmesini söylediğimizde kişinin yetenekleri dışında iş verildiği için rol çatışması oluşur.

Yukarda belirtilen bu haller kişiyi strese sokan önemli stresörlerdir. Bu stresin önüne geçmek için tüm çalışanlara kendi yeteneklerini karşılayan belirli işte çalışmaları sağlatılmalıdır. İnsan vücudunun strese cevabı 3 aşamalıdır:

  1. Alarm
  2. Direnç
  3. Tükenme

Alarm aşamasının belirtileri huzursuzluk, sıkıntı, gerginlik, karamsarlık, sinirlilik, unutkanlık, kararsızlık, durgunlaşma, çökkünlük vb. örneklendirilebilir. Birey stres kaynağı ile karşılaştığında ‘savaş ya da kaç’ tepkisi gösterir.

Stres kaynağına uyum sağlanırsa veya stresin nedeni etkili bir şekilde çözülürse her şey normale döner, vücut alarm aşamasında meydana gelen zararları onarır. Direnme söz konusu ise birey strese karşı koymak için elinden gelen tüm gayreti ortaya koyar.

7 Gündem Satınalma Dergisi İş Sağlığı Ve Güvenliğinde Psikososyal Risk EtmenleriStres kaynağı ile başa çıkılamaz ve uyum sağlanamaz ise fiziksel kaynaklar kullanılamaz ve tükenme aşamasına geçilir. Kişi tükenmiştir, stres kaynağı hala mevcuttur. Kişi başka stres kaynaklarının etkilerine de açık hale gelir. Mesleki tükenmişlik sendromu belirtileri görülebilir (işe yönelik heyecanın tükenmesi, kronik yorgunluk, huzursuzluk, depresyon vb.)

 

Vedat CANER

Satınalma & Muhasebe Birlikteliği

7 Gündem Satınalma Dergisi Satınalma & Muhasebe Birlikteliği

7 Gündem Satınalma Dergisi Satınalma & Muhasebe BirlikteliğiBir yanda Satınalma, diğer yanda Muhasebe… Bir şirketin en gözde, en önemli, en stratejik iki birimi… Bu iki birimin başına ehil, deneyimli, gizliliğe önem veren ve güvenilir kişileri ve ekipleri göreve getiren firmanın önünde kimse duramaz, söz konusu firmanın gelecek planları gerçekleşir, hedefleri tutar ve rekabet gücü artar.

Satınalma & muhasebe yönetici ve ekipleri arasında ahenkli ve uyumlu bir çalışmanın var olması, ortak dijital platformu kullanmaları, etkili, saygılı ve anlayışlı bir iletişimin varlığı güzel neticelerin alınmasını kolaylaştırır. Her iki ekip te dayanışma ve koordinasyon ruhu içinde hareket etmelidir.

Herkesin birbirinin çalışma, yetki ve sorumluluk alanı sınırlarına dikkat etmesi, tecrübesine, bilgi birikimine, verdikleri kararlara saygı göstermeleri, omuz omuza güç birliği içerisinde çalışmaları son derece önem arz eder. Tabi ki ekiplerin verimli çalışmaları için gerekli ortamı ve desteği sağlayacak olan ve ekipler arası koordinasyonu diri tutacak olan bir üst yöneticilerdir. Şunu unutmamak gerekir ki; huzurlu bir çalışma ortamı gereklidir ve çalışanları motive eder. Ancak çalışanları asıl huzurlu kılan şey, başardıkları, bitirdikleri ve neticeye ulaştırdıkları işler ve yöneticilerine sundukları kusursuz ve eksiksiz raporlar olmalıdır.

Neden satınalma ve muhasebe arasındaki koordinasyonu bu kadar önemle vurguluyorum biliyor musunuz ? Çünkü Satın alma ve ödeme işlemleri yüksek işlem hacminin meydana geldiği alanlardır. Dolayısı ile işletme için en riskli konulardan olan satın alma ve ödeme süreçlerinde hata veya hilenin meydana gelme olasılığı oldukça yüksektir. Hata ve hileleri minimize etmenin yolu iç denetim mekanizmasını çalıştırmaktan geçer. Ekipler arası uyumlu çalışma tam da bu işe yarar: Herkes birbirinin hatasını görür ve gerekli uyarıları zamanında yaparak hatasını gidermesine destek olur.

Peki satınalma ve muhasebe birimleri hangi noktalarda ortak hareket etmelidir ? Bu konu şirketlerin büyüklüklerine ve yaptıkları işe göre değişiklikler gösterebilir. Benim burada ele almayı düşündüğüm şirketler, üretimden satışa varan, aldığı hammadde, yarı mamül, ve sarf malzemeleri üretime dönüştürüp ortaya koyduğu makinaları satışa sunan fabrikalar olacaktır.

Muhasebe Ve Satınalma Tablo

Satınalma ve muhasebenin karşılaştığı diğer bir durum da ödeme gecikmelerinde genelde tedarikçilerin muhasebe yerine satınalma birimini muhatap alıp aramaları ve ödeme istemeleridir. Doğru olan aslında tedarikçilerin direkt firma muhasebesini aramaları ve mutabakata varmalarıdır.

Proje maliyetlerinin hesaplanmasında da yine satınalma ve muhasebe birimleri ortak çalışma yaparlar. Projenin malzeme maliyetleri konusunda satınalma birimi muhasebeye gerekli bilgileri ulaştırmalıdır. İşçilik maliyetlerini insan kaynaklarından alan muhasebe birimi, genel giderlerin ve yol maliyetlerinin hesaplanmasından sorumludur.

Purchasing & AccountingEn önemli hususlardan bir de firmanın nakit akışının yönetilmesidir. Satınalma birimi özellikle de stok ve ödeme meblağı yüksek alımlarını muhasebe biriminin nakit akışı öngörüsüne göre yapmalıdır. Çek verilmesi veya DBS ile alımlarda ödeme vakti geldiğinde yeterli nakit olmazsa muhasebe ödemede zorluk yaşayabilir. Satınalma, muhasebenin öngörüsüne göre alımlarını yapabilir veya öteleyebilir.

7 Gündem Satınalma Dergisi Satınalma & Muhasebe BirlikteliğiKatkılarında dolayı ön muhasebe yöneticisi Elif Duygu Biçen’e teşekkür ederim.

Cavit SOY

Devlet Desteklerindeki Artış İhracatta Rekabetçiliğimizi Artıracak

E Satınalma çözümleri Haber Devlet Desteklerindeki Artış İhracatta Rekabetçiliğimizi Artıracak

Egeli İhracatçılardan Devlet Destekleri Teşekkürü

E Satınalma çözümleri Haber Devlet Desteklerindeki Artış İhracatta Rekabetçiliğimizi ArtıracakTicaret Bakanlığı’nca ihracatçılara verilen devlet desteklerinde dünyadaki sürdürülebilirlik hamlelerine uyumlu güncellemelere gidildi. Devlet desteklerindeki artışın ihracatta rekabetçiliğimizi güçlendireceğinin altını çizen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, düzenleme için Ticaret Bakanlığı’na teşekkür etti.

Avrupa Birliği, 2019 yılında ortaya Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat Programıyla ticaretin kurallarını yeniden belirledi. AB, Türkiye’nin ihracatından yüzde 40’ın üzerinde pay aldığı için, 23 Şubat 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararı; ihracatçılarımızın AB Yeşil Mutabakatına uyum sağlayabilmeleri için yeni bir destek paketini ortaya koydu.

Eib Logo

Sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşümü esas alan AB Yeşil Mutabakatının, Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM)’yla; Türkiye’nin AB’ye ihracatının yüzde 34’üne imza atan demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörleri öncelikli ikinci halkada tekstil ve hazır giyim sektörlerinin AB’ye ihracatta sıfır karbon hedefine ulaşmalarını zorunlu kıldığına dikkati çeken Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, şirketlerimiz tarafından Yeşil Mutabakata Uyum için alınan danışmanlık hizmeti giderlerinin 5 yıl süresince yüzde 50 oranında ve toplamda 10.000.000 TL’ye kadar Ticaret Bakanlığı’nda desteklenme kararını mutlulukla karşıladıklarını dile getirdi.

Jak EskinaziAvrupa Birliği Yeşil Mutabakata uyum ile ilgili çalışmaların destek kapsamına alınması taleplerini son yıllarda güçlü bir şekilde dile getirdiklerini aktaran Eskinazi, “Ticaret Bakanlığı’mızca verilen devlet destekleri arasında AB Yeşil Mutabakatıyla ilgili sadece danışmanlık hizmetlerinin olması yeterli değildir. Bu konuda firmalarımızın yapacağı yenilenebilir enerji yatırımları da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızca devlet destekleri kapsamına alınmalıdır” diye konuştu.

Yurt İçi ve Yurt Dışı Fuar Destekleri Döviz Bazında Verilmeli

Türkiye’de sayıları 140 bine ulaşan ihracatçı firmaların ihracatlarını artırmaları ve Türkiye’nin ihracat hedeflerinin tutturulması için pazarlama faaliyetlerinde en etkin yollardan birisinin fuar katılımları olduğunun altını çizen Eskinazi sözlerine şöyle devam etti: “Yurtiçi fuarlar için verilen desteklemeler firmalarımızın TL bazında alabildiği hizmetlerde TL ile, döviz bazında satın almalarında döviz bazında revize edilmelidir. Yurtdışı fuar desteklemelerinin ise geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi döviz şeklinde yapılmasıdır. Burada ülkemizdeki enflasyonist ortam dikkate alınarak bu desteklerin verimli olabilmesi için tüketici fiyat endeksi ve üretici fiyat endeksi toplamının ikiye bölünmesiyle oluşacak yeniden değerleme oranının uygulama tebliğlerinde yer alması gerekiyor.”

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ticaret Bakanlığı’nca ortaya konulan “Uzak Ülkeler ve İslam Ülkeleri İhracatı Geliştirme Stratejisi” kapsamında Marka ve TURQUALITY® ve birim kira destek sürelerinin yenilenmesi ve Çok kanallı zincir mağaza desteğinde 2024 yılı için 55.925.645 TL olarak belirlenen destek üst limitinin yıllık 180.000.000 TL’ye çıkartılarak destek süresinin yeniden düzenlenmesini de ihracatçı sektörlerimiz açısından mutluluk verici gelişme olarak tanımladı.

Tasarıma Destek sürmeli

E Satınalma çözümleri Haber Devlet Desteklerindeki Artış İhracatta Rekabetçiliğimizi ArtıracakTürkiye’de tasarım ve inovasyon kültürünün oluşturulması ve yaygınlaştırılması amacıyla Ege İhracatçı Birlikleri’nin ortaya koyduğu fizibilite raporu sonrasında 2014 yılında Ekonomi Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Tasarım tebliğiyle Tasarımcı Şirketleri ve Tasarım Ofislerinin; yurt dışına yönelik olarak gerçekleştirdikleri tanıtım harcamaları, tasarımcı şirketler için en fazla 300.000 ABD Doları, tasarım ofisleri için en fazla 150.000 ABD Doları’na kadar yüzde 50 oranında ve yıllık limitlerle desteklendiğine temas eden Eskinazi, “Bu destek yürürlükten kaldırıldı. Türkiye’de pek çok sektörümüz bu tebliğ sayesinde tasarım yönlerini güçlendirdi. Maliyet artışları nedeniyle ürün satamadığımız noktada tasarımcılarımızın koleksiyonlarını satar hale gelmiştik. Tasarım desteğinin günümüz koşullarına uygun yeniden kurgulanarak hayata geçirilmesini istiyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Laboratuvar Sarf Malzemelerinde ÜTS Kayıt Belgeleri ?

7 Gündem Satınalma Dergisi Laboratuvar Sarf Malzemelerinde üts Kayıt Belgeleri

7 Gündem Satınalma Dergisi Laboratuvar Sarf Malzemelerinde üts Kayıt Belgeleriİtirazen Şikayet Konusu; İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, 03.01.2024 tarihinde kendilerine tebliğ edilen kesinleşen ihale kararı ile ekonomik açıdan en avantajlı birinci istekli olarak belirlenen ………….. Sağlık Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.nin ve ekonomik açıdan en avantajlı ikinci istekli olarak belirlenen …………….Medikal Sos. Hiz. Kırt. Taş. Pet. San. Taah. Tic. Ltd. Şti.nin İdari Şartname’ye ve Teknik Şartname’ye aykırı teklif sunduğu, bu istekliler lehine verilen ihale kararının haksız ve hukuka aykırı olduğu şöyle ki; İdari Şartname’nin 7’nci maddesinin 7.1-ı bendinde ve Teknik Şartname’nin D.11’inci maddesinde yer alan düzenlemeler uyarınca teklifte yer alan cihazın yanı sıra sarf malzemelerine ilişkin olarak da TİTUBB onay ve/veyahut ÜTS kayıtlarının bulunması ve bu kayıtlara ilişkin belgelerin de teklif dosyasına eklenmesi gerektiği, cihazın sarf malzemelerinin küvet, yıkama solüsyonları, tüp, kontroller, kalibratörler, vs. malzemelerden oluştuğu, bu bahisle söz konusu hükümler çerçevesinde kendilerinin EKAP Sistemi üzerinden hazırlamış oldukları teklife gerek teklifinde yer alan cihaz için gerekse de tüm sarf malzemelerine ilişkin olarak ilgisine göre TİTUBB onay belgesi ve/veyahut ÜTS kayıt belgelerini beyan ettiklerini, teklif dosyalarının incelenmesi halinde tüm koşulları sağladıklarının anlaşılacağı; ancak ihale kararında yer alan ekonomik açıdan en avantajlı birinci ve ikinci isteklilerin teklif ettiği cihaz sarf malzemelerine yönelik inceleme yapıldığında bu isteklilerin yukarıda değinilen koşulları yerine getirmediği iddialarına yer verilmiştir.

07.02.2024 tarihli ve 2024/UH.I-235 sayılı Kamu İhale Kurulu kararına göre;

Yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; İdari Şartname’nin yukarıda aktarılan 7’nci maddesinde ihaleye katılım aşamasında istekliler tarafından sunulacak yeterlik kriterlerine ve yeterlik belgelerine ilişkin düzenlemelere yer verildiği, 7.1 (ı) maddesinde yer alan düzenleme incelendiğinde, teklif değerlendirmesi aşamasında isteklilerden teklif ettikleri cihazlar ve kitlere ait TİTUB veya ÜTS kayıt belgesine ilişkin bilgilerin yeterlik bilgileri tablosunda beyan edilmesinin istenilip yeterlik kriteri olarak belirlendiği, yine İdari Şartname’nin 7.1 (ı) 2 maddesinde tıbbi sarf malzemelerinin tedarikçi firma altında ÜTS de kayıtlı ve onaylanmış ürün barkod numaralarını liste halinde kaşe ve imzalı teklifleriyle birlikte dosyada sunulmasının, ÜTS kayıt zorunluluğu olmayan ürünlerin kapsam dışı durumunu gösteren belgeleri veya beyanını tekliflerine eklemelerinin, teklif edilen ürünün kapsam dışı olması halinde yetkili satıcı olduğuna dair belgeleri de ayrıca sunmaları istenilip tıbbi sarf malzemelerine ilişkin ÜTS kayıt belgesine ilişkin bilgilerin yeterlik bilgileri tablosunda beyan edilmesinin istenilip yeterlik kriteri olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

İhale üzerinde bırakılan istekli ve ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi istekliye ait yeterlik bilgileri tabloları incelendiğinde cihazlar ve kitlere ait ÜTS kayıt belgelerine ilişkin bilgilerin yeterlik bilgileri tablosunda beyan edildiği, ancak tıbbi sarf malzemelerine ilişkin ayrıca herhangi bir beyanda bulunulmadığı tespit edilmiş olup, her iki isteklinin de şikayet konusu yeterlik kriterini sağlamadığından tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Mehmet ATASEVER

S.B. Strateji Geliştirme E. Bşk.

KİK E.  Üyesi

İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri 2024 | Son Başvuru Tarihi: 26 Şubat 2024

Satınalma Eğitimi Haber İso Yeşil Dönüşüm ödülleri 2024 Son Başvuru Tarihi 26 şubat 2024

İstanbul Sanayi Odası (İSO), üretim süreçlerinde “sürdürülebilirliği” odağına alan sanayi firmalarımızın örnek ürün ve uygulamalarını ödüllendiriyor.

1995’den bugüne markalaşan “İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri” başvuruları konusunda uzman bir jüri heyeti tarafından değerlendirilecek olup, ödül almaya hak kazanan firmalar uygulama ve ürünlerini ödül töreninde kamuoyuna tanıtma şansı bulabilecek, ödül logosunu kullanma hakkına sahip olacaklardır.

“İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri 2024”e, sanayi kuruluşu olduğunu kanıtlayan Türkiye’de yerleşik bütün sanayi firmaları, aşağıdaki kategorilerde başvuruda bulunabilir.

Çevre Ödülleri

1. Kategori : Çevre Dostu Uygulama
2. Kategori : Çevre Dostu Ürün

 

Enerji Verimliliği ÖdülleriSatınalma Eğitimi Haber İso Yeşil Dönüşüm ödülleri 2024 Son Başvuru Tarihi 26 şubat 2024

3. Kategori : Enerji Verimliliği Projesi
4. Kategori : Enerji Verimli Ürün

 

Sürdürülebilirlik Ödülleri

5. Kategori : Sürdürülebilirlik Yönetimi
6. Kategori : Sürdürülebilirlik Alanında İşbirliği (YENİ)

Çalışmalarının sadece bir kategori ile sınırlı olmadığını düşünen sanayi temsilcileri birden fazla kategoriye ayrı ayrı başvuru yapabilir.

Kategoriler ile ilgili İSO Çevre ve Enerji Şubesi ile irtibata geçilerek detaylı bilgi alınabilir.

Başvuruların elektronik ortamda alınacağı ödüllerimizin son başvuru tarihi:
26 Şubat 2024

İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri hakkında detaylı bilgi, başvuru koşulları, başvuru formları için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

https://www.iso.org.tr/iso-yesil-donusum-odulleri/

Iso Yeşil Dönüşüm ödülleri Afiş

Bain & Company Küresel Birleşme ve Satınalma Raporu

E Satınalma çözümleri Bain & Company Küresel Birleşme Ve Satınalma Raporu

E Satınalma çözümleri Bain & Company Küresel Birleşme Ve Satınalma RaporuBain & Company’nin altıncı kez hazırladığı Küresel Birleşme ve Satın Alma Raporu, sık satın alma yapanların toparlanmanın faydalarından yararlanacağını, ancak daha uzun ve öngörülmesi daha zor yasal onay süreçlerine hazırlanmaları gerektiğini ortaya koyuyor.

Küresel birleşme ve satın alma pazarı 2023’te son on yılın en düşük seviyesi olan 3,2 trilyon dolara geriledi.

Raporda öne çıkan bulgular:

●     Yüksek faiz oranları, yasal incelemeler ve karışık makroekonomik sinyallerle boğuşan yatırım profesyonelleri 2023 yılında hangi anlaşmaları yapacakları konusunda daha seçici davranmak zorunda kaldı. Bunun sonucunda, toplam birleşme ve satın alma piyasası %15’lik bir düşüşle son on yılın en düşük seviyesi olan 3,2 trilyon dolara geriledi.

●     En büyük engel, değerlemeler arasındaki farklar oldu. Genel stratejik anlaşma katsayıları 10,1 kat ile son 15 yılın en düşük seviyesindeydi.

●     İleriye bakıldığında, geçen yıl piyasaya çıkmayan varlıkların birçoğu 2024 yılında aktif anlaşma yapımına yön verecek.

●     Türkiye’deki birleşme ve satın alma işlemleri, küresel yavaşlamaya paralel olarak 2023’te yaklaşık %15-30 oranında azaldı.

Her yıl hazırladığı Küresel Birleşme ve Satın Alma Raporu’nun altıncısını açıkladı. Rapora göre, toplam birleşme ve satın alma pazarı 2023 yılında son on yılın en düşük seviyesi olan 3,2 trilyon dolara geriledi. Bain & Company’nin Ortağı ve Küresel Birleşme, Satın Alma ve Elden Çıkarma Birimi Başkanı Les Baird raporun sonuçları hakkında şunları söyledi: “Anlaşma katsayılarındaki düşüş, 2023’te bekleyip görme atmosferine yol açtı ve birçok satıcı piyasanın dibe vurduğu bu dönemde anlaşma masasına oturmakta tereddüt etti. Bu yıl alıcıların gözü, büyüyen anlaşma birikiminde olacak. Likidite ihtiyacı bazı satıcıları motive ederken, diğerleri portföylerini yeniden şekillendirirken varlıklarını elden çıkaracak. Faiz oranları istikrara kavuştukça, birleşme ve satın alma piyasalarındaki tıkanıklığın aşılmasını bekliyoruz.”

2023’te Yapılan Anlaşmaların Perde Arkası

Sektörler genelinde, teknoloji alanındaki birleşme ve satın almalardaki çöküntü, stratejik birleşme ve satın almaların önündeki en büyük engel oldu. Medyan değerlemeler 2021’in en yüksek seviyesi olan 25 kattan 2023’te 13 kata düşerken teknoloji anlaşmalarının değeri yaklaşık %45 azaldı. Aynı zamanda, farklılaşan sektörel dinamiklerin etkisiyle, sağlıklı sayıdaki pahalı anlaşmalar enerji ve sağlık sektörlerinin güçlü bir birleşme ve satın alma yılı geçirmesini destekledi.

Büyük ölçekli anlaşmalar 2023’ün ikinci yarısına damgasını vurdu; bu da anlaşma yapanların ileriye bakmaya hazır olduklarını gösteriyor olabilir. Son olarak, 2023 yılı, birleşme ve satın alma piyasasındaki düşüş döngülerinde sık satın alanlar ile aktif olmayan meslektaşlarının arasındaki davranış farklarının arttığını gösterdi. Bain’in uzun vadeli araştırması, sık satın alanların toplam hissedar getirisinde daha iyi performans gösterdiğini ve bu marjın artmaya devam ettiğini gösteriyor.

Birleşme ve Satınalmalar Türkiye’de de %15-30 Azaldı

Volkan Kara, Bain & Company Türkiye OrtağıBain & Company Türkiye Ortağı Volkan Kara, konuyla ilgili olarak şu bilgileri aktardı: “Türkiye’deki Yönetim Kurulu üyeleri ile yaptığımız yıllık araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’deki birleşme ve satın alma işlemleri, küresel yavaşlamaya paralel olarak yaklaşık %15-30 oranında azaldı. İşlemler üç ana tema altında toplanabilir: İlk olarak, ana hissedarlar hisse geri alımı eğilimindeydi. İkinci olarak, enerji dönüşümü ve ESG (Çevre, Toplum, Yönetim) yatırımlarına daha fazla katılım sağlandı. Son olarak, aktif portföy yönetimi için elden çıkarmalar gerçekleştirilmeye çalışılıyor. 2024 yılına bakıldığında, yabancı sermaye girişlerinden ve faiz oranı hareketlerinden etkilenen işlem ortamının temkinli olması bekleniyor. Bununla birlikte, enerji ve doğal kaynaklar, gelişmiş imalat ve teknoloji gibi sektörlerin önemli ölçüde ilgi görmesi muhtemel.”

Onur Candar, Bain & Company Türkiye, Yönetici OrtakTürkiye pazarındaki gelişmelere ilişkin yorumda bulunan Bain & Company Türkiye’den Sorumlu Yönetici Ortağı Onur Candar, konuyla ilgili olarak şu görüşleri dile getirdi: “Sanayi ve enerji şirketleri, stratejik olarak enerji dönüşümü varlıkları satın alarak ana faaliyetlerini düşük karbon hedefleriyle uyumlu bir şekilde bütünleştirmeye çalışıyor. Ancak, yüksek faiz oranları, kısıtlı finansman erişimi ve bölgede belirsizliklerin artması gibi faktörler nedeniyle, Türkiye’deki enerji ile ilgili anlaşmalar, küresel piyasalardaki eğilimleri yansıtacak şekilde durağanlaştı. Bununla birlikte, Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının ilk aşamasının devreye girmesi, kamusal ve düzenleyici talepler üzerinden çevresel sürdürülebilirliğe verilen önemin artmasıyla birlikte, birleşme ve satın alma işlemlerinin yeniden etkili bir rol oynaması bekleniyor.”

Düzenleme Ortamındaki Değişimler

Dünyanın dört bir yanındaki düzenleyiciler, geçtiğimiz iki yıl içinde duyurulan en az 361 milyar dolarlık anlaşmaya itiraz etti. Bu anlaşmaların sonuçlanan 255 milyar $’lık kısmının neredeyse tamamı düzeltme gerektirdi. İtiraz edilen anlaşmaların çoğu kapanışa ulaşsa da, Bain’in yeni araştırması, anlaşmaların incelendiği zaman çizelgelerinin önemli ölçüde uzadığını gösteriyor. Kapanış öncesi dönem, yani duyuru ile kapanış arasındaki o kritik ve hassas aşama, çeyreklerden yıllara kadar uzayabiliyor. Çoğu anlaşma yaklaşık üç ay içinde tamamlanıyor. Ancak incelenen anlaşmalar için düzenleyici bir sonuca ulaşma süresi artık ortalama 12 ay. Bununla birlikte, düzenleme ortamı değişmeye devam ediyor. Örneğin, düzenleyiciler, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki rekabet ve tüketici refahı ile ilgili yaygın endişelere bağlı olarak, bu alanlardaki anlaşmalara farklı açılardan odaklandılar.

Anlaşma Yapımında Üretken Yapay Zeka

Bain’in 300’den fazla birleşme ve satın alma uygulayıcısıyla yaptığı anket, şu anda yalnızca %16’sının anlaşma süreçleri için üretken yapay zeka kullandığını, ancak %80’inin önümüzdeki üç yıl içinde bunu yapmayı beklediğini gösteriyor.  Erken kullanıcıların %85’i teknolojinin beklentilerini karşıladığını veya aştığını bildirirken, %78’i manuel çabaların azalmasıyla verimlilik artışı elde ettiklerini söylüyor.

Sektörel perspektifler:

Bain & Company’nin 2024 Birleşme ve Satın alma Raporu, dünyanın dört bölgesinde aşağıdakiler de dâhil olmak üzere toplam 14 sektördeki trendleri inceliyor:

·         Teknoloji: Teknoloji anlaşmaları yapanlar için en iyi zamanlarda değiliz. Genel olarak, 2023’ün ilk 10 ayında teknoloji anlaşmalarının hacmi %26, değeri ise %59 oranında düşerek neredeyse diğer tüm büyük sektörlerden daha fazla azaldı. Buna rağmen, anlaşmalar yapılmaya devam etti: yılın ilk dokuz ayında 4.100’den fazla anlaşma yapıldı ve bunlardan 31’inin değeri 1 milyar doları aştı. İleriye bakıldığında, Bain’in araştırması, teknoloji satıcılarının ihtiyaç duydukları ile alıcıların ödemeye razı oldukları değerlemeler arasındaki farkın daralıyor olabileceğini gösteriyor: Teknoloji sektörü uygulayıcılarının %42’si, değerleme farkının azalmasıyla anlaşma akışındaki kilitlenmenin açılacağını düşünüyor ve yaklaşık %40’ı bu farkın gelecek yıl azalmasını bekliyor.

·         Sağlık ve Yaşam Bilimleri: Çalkantılara rağmen 2023, sağlık ve yaşam bilimleri sektörünün birleşme ve satın almaları uzun süre geri planda tutamayacağını gösterdi. Bain, bu eğilimin devam edeceğini öngörüyor. Sektör, ilaç şirketlerinde 171 milyar dolar olmak üzere yüksek bir nakit seviyesine sahip ve sağlık sektörü yöneticilerinin %80’i 2024 yılında en az 2023 yılında yaptıkları kadar veya bundan daha fazla anlaşma yapacaklarını tahmin ediyor.

·         Enerji ve Doğal Kaynaklar: Üç yıllık istikrarlı büyümenin ardından, enerji dönüşüm anlaşmalarının hacmi 2023’ün ilk dokuz ayında durağanlaştı. Enerji ve doğal kaynaklar şirketleri, anlaşmalarını, ana faaliyet alanlarını güçlendirmek ve düşük karbon hedefini desteklemek arasında dengelemeye çalışıyor. En iyi şirketler, doğru dengeyi tutturmak için enerji dönüşümü satın almalarında daha hedefe yönelik bir yaklaşım benimseyecek.

E Satınalma çözümleri Bain & Company Küresel Birleşme Ve Satınalma Raporu·         Havacılık ve Savunma: 2023 yılında, önceki yıllarda duyurulan bir dizi milyarlarca dolarlık uzay endüstrisi anlaşması resmi olarak tamamlandı. 2024’e baktığımızda, uzay endüstrisinin daha yüksek bir faiz oranı ortamı tarafından tetiklenen, uzaya erişim maliyetlerinin azalması ve uzayın tamamen rekabete konu olan bir jeopolitik arena olarak ortaya çıkmasıyla tanımlanan yeni bir döneme girdiğini görüyoruz. Bain, portföylerin yeniden şekillenmesinin ve düşük değerlemelerin birleşme ve satın alma faaliyetlerini teşvik edeceğine inanıyor.

Sosyal İnovasyonlar Neden Önemli ?

7 Gündem Satınalma Dergisi Sosyal İnovasyonlar Neden önemli

7 Gündem Satınalma Dergisi Sosyal İnovasyonlar Neden önemliGünümüzde şirketlerin sürdürülebilir büyüyebilmesi için yenilikçi yaklaşımlara sahip olması gerekiyor. Yenilikçi yaklaşımlara sahip olmak için güncel olanı yakından takip edebilmek önemli. Güncel olanı ancak dijitali en yetkin şekilde kullanabilen şirketler takip ediyor. Dolayısıyla teknoloji şirketlerde yenilikçi yaklaşımların ve yeniliklerin temel bilişenidir denilebilir.

Dijitalleşme ve ileri teknoloji bir şirketin örgütsel performansına katkı sağlarken uzun soluklu bir büyümenin de önünü açıyor. Şirketlerin birçok bağlamda refahına katkıda bulunan kalite unsuruna ulaşmak bile teknolojinin şirkete entegrasyonu ile mümkün. Teknolojinin şirketlere entegrasyonunu sağlayarak yeniliklere ulaşmak ise ancak sosyal bir varlık olan insanla mümkün. İşte tam da bu noktada günümüzün en popüler kavramlarından biri sosyal inovasyonlardan bahsetmek yerinde olur. Çünkü günümüz iş dünyasında şirketlerin gerek başarıyı yakalamaları gerekse sürdürülebilir büyümeye ulaşmaları ancak sosyal inovasyonlar ile mümkün.

Son yıllarda büyük doğa olayları, pandemi, savaşlar vb. yaşanan pek çok toplumsal kaotik durumdan sonra müşteri beklentileri değiştiğinden; şirketlerin sosyal inovasyon ortaya çıkarma çabaları da arttı. Sosyal inovasyonlar, çalışma koşullarını iyileştirmeden tutun da eğitim, sağlık vb. sosyal ihtiyaçları karşılamaya yönelik yenilikçi sosyal girişimler olarak karşımıza çıkabiliyor.

Peki, Sosyal İnovasyonlar Neden Önemli ?

Son dönemde şirketler sadece kar getirmekle ilgilenmiyor. Artık daha ulvi faydalar oluşturma eğilimindedir. Çünkü en nihayetinde şirketleri insanlar oluşturuyor ve şirketleri ayakta tutanlar birer sosyal varlık olan insanlar… Şirketlerin pay sahiplerine gelir getirmesi kadar toplumun ve sosyal hayatın bir parçası gibi davranarak toplumun faydalarını da göz etmesi kaçınılmaz. Dünyanın deneyimlediği pek çok soruna kayıtsız kalmadan toplumda değer katmak için birtakım çabalar sergilemek; gözünü para hırsı bürümüş yöneticilerin savunduklarının aksine şirketleri geriletmiyor ya da şirketlerin büyüme ivmelerini yavaşlatmıyor. Tam aksine şirketlerin müşterileri gözündeki sosyal imajını güçlendiriyor, markaya olan sadakati ve bağlılığı arttırıyor. Bu bakımdan değerlendirildiğinde, sosyal fayda oluşturan şirketler için uzun ömürlü bir büyüme ivmesi yakalamak hiç de zor değil. Yani her ne kadar sosyal inovasyonları destekleyen şirketlerin birincil amacı bu olmasa da sürdürülebilir büyüme yakalamaları istemsiz ortaya çıkan bir olumlu durum.  Zaten hem ekonomik hem toplumsal refahın aynı anda desteklendiği bu şirketlerin uzun ömürlü olmasını kim istemez ki ?

Öte yandan, sosyal inovasyonlar şirketlerde müşterilerde olduğu gibi çalışanların da şirkete olan aidiyet duygusunun gelişmesini sağlıyor. Sosyal faydayı destekleyen şirketlerde şirket kültürü, tüm toplumun değer yargıları ile kökleşmiştir. Her adımda kar zarar hesabı yapan ticari bir şirket yerine tek değer ölçütünün para olmadığını çalışanlara hissettiren bir şirketin karar ve stratejilerinde toplumun bir parçasıymış gibi davranması çalışanların şirketle ilgili tutumlarını olumlu etkiliyor. Aile şirketi gibi benimsenen bir şirket kültürünün oluşmasını ve sorumluluk bilincinin güçlenmesini teşvik ediyor. Şirketlerin bu bağlamda sosyal inovasyonlar geliştirerek toplumun geleceğini şekillendirmede rol oynaması veya dünya için doğru olanı yapması kritik önem taşıyor. Sosyal inovasyonlar, çalışan motivasyonunu arttırıyor, çalışanları birbirine bağlıyor ve aynı zamanda şirket kültürüne empati, şefkat ve anlayış kazandırıyor. Bu durumun doğal bir çıktısı, insan kaynakları departmanı uygulamaları daha çabuk başarıya ulaşıyor.

7 Gündem Satınalma Dergisi Sosyal İnovasyonlar Neden önemliİş dünyasında artık teknik inovasyon kadar sosyal inovasyon da önemli. Sosyal inovasyon olmadan şirketler, kısa vadede çalışanlarını uzun vadede ise şirketlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya… Çünkü unutulmamalı: “Sosyal inovasyonlar iyilik için bir güç oldukları kadar şirketlerin hayatta kalabilmesi için önemli bir itici güç”.

Doç. Dr. Duygu HIDIROĞLU

Tedarik Zinciri Operasyonlarında VOLATİLİTE Klasörü yayında.

Tedarik Zinciri Operasyonları
Değerli Yöneticiler,
Geçen ay TZ Klasörümüzün ana teması «Risk Yönetimi» idi.
Bu ay ise gündemimizde Tedarik Zinciri Operasyonlarında VOLATİLİTE var.
2024 yılı operasyon değerlendirmelerinizde faydalı olacağına inanıyorum.İnsan Kaynakları biriminiz için eğitim kataloğumuzun linkini de paylaşıyorum.
http://satinalmadergisi.com/egitim.pdfKlasör gönderim listesine katılım isteyen arkadaşlarımızın
egitim@SatinalmaDergisi.com a kısa bir dönüş yapmaları yeterli. Ücretsiz gönderimdir 😊

Saygılarımla,
Prof. Dr. Murat ERDAL | Editör

Tedarik Zinciri Volatilite

 

 

Şubat 2024 Tedarik Zinciri Gündemi Klasörünü İndirmek için Tıklayınız.

Sürdürülebilirlik Eğitim Programları

Standart eğitim programı Sürdürülebilirlik Tedarik Zinciri Yönetimi
 2 gün ve Genişletilmiş Sürdürülebilirlik Eğitim Programı ise 6 tam gün üzerinden gerçekleştirilmektedir.

Sustainability Supply Chain1. gün- Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi
2. gün- Döngüsel Stratejiler ve KPI’lar
3. gün- Kurumsal Sürdürülebilirlik
4. gün- Etik ve Davranış Kuralları
5. gün- Sürdürülebilirlik Raporlaması
6. gün- Sürdürülebilir Pazarlama

Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Murat ERDAL
merdal@istanbul.edu.tr

Satınalma ve Tedarik Zinciri Eğitim Kataloğu
Eğitim kataloğunu indirmek için https://satinalmadergisi.com/egitim.pdf

Şehir dışı eğitimlerde uçak ve otel konaklama organizasyonu eğitim alan firma tarafından karşılanmaktadır.

Eğitim Gün Planı: 9:30 – 12:30, 1 saat öğle arası, 13:30 – 16:30

Şirketiniz için en doğru teklifi egitim@satinalmadergisi.com üzerinden alabilirsiniz.

– – – – – – –  – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – –

Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Hizmeti

Şirketinizin Sürdürülebilirlik Yolculuğu ve Net Zero Hedeflerine Ulaşmasında Rehberlik Ediyoruz.

Yalın bir sürdürülebilirlik raporu, satış, iletişim, pazarlama, halkla ilişkiler, insan kaynakları ve yatırımcı ilişkilerinizde etkin şekilde kullanılabilir. Sürdürülebilirlik raporu, ölçtüğünüz, yönettiğiniz ve güncel verilerle desteklenen odaklanmış sürdürülebilirlik faaliyeti gerçekleştirdiğinizi ifade etmektedir.

Prof. Dr. Murat ERDAL liderliğinde Sürdürülebilirlik Raporlama hizmeti için en doğru teklifi egitim@satinalmadergisi.com üzerinden alabilirsiniz.

Sürdürülebilirlik Raporu

  • AB Direktifleri & Mevzuat
  • Uçtan Uca ESG Kriterleri
  • Strateji ve Eylem Planları
  • Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi
  • Green Sourcing
  • Üretim ve Emisyon Hedefleri
  • Uluslararası Standartlar
  • Çevre Yönetim Standardı ISO 14001
  • Su Ayak İzi Standardı ISO 14046
  • ISO 14064 Sera Gazı Emisyonlarının Belirlenmesi / Karbon Ayak İzi Doğrulaması
  • Sosyal Sorumluluk Standardı ISO 26000 
  • Green Procurement Yeşil Tedarik Standardı ISO 20400
  • Sürdürülebilir Stratejiler

Sürdürülebilirlik raporu kolayca anlaşılabilir olmalı. Tüm paydaşlarınızın
– müşteriler
– potansiyel iş ortakları ve tedarikçiler
– yatırımcılar ve
– yeteneklerin (İK) ilgisini çekmeli ve saygı uyandırmalıdır.

İstifa Dilekçesini Onaylayıp İşleme Koyan İşveren, İşçiden İhbar Tazminatı İsteyebilir mi ?

7 Gündem Satınalma Dergisi İstifa Dilekçesini Onaylayıp İşleme Koyan İşveren, İşçiden İhbar Tazminatı İsteyebilir Mi

7 Gündem Satınalma Dergisi İstifa Dilekçesini Onaylayıp İşleme Koyan İşveren, İşçiden İhbar Tazminatı İsteyebilir Miİşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmektedir. İs­tifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İşverenin baskı uygulaması sonucu düzenlenen istifa dilekçesine değer verilemez[1].

İşçinin haklı nedenle derhal fesih nedenleri mevcut olduğu ve buna uy­gun biçimde bir fesih yoluna gideceği sırada, iradesi fesada uğratılarak işve­rence istifa dilekçesi alınması durumunda da istifaya geçerlilik tanınması doğru olmaz. Bu durumda işçinin haklı olarak sözleşmeyi feshettiği sonucuna varılmalıdır.

İstifa belgesine dayanılmakla birlikte, işçiye ihbar ve kıdem tazminat­larının ödenmiş olması, Türkiye İş Kurumuna yapılan bildirimde işveren fes­hinden söz edilmesi gibi çelişkili durumlarda, her bir somut olay yönünden bu çelişkinin istifanın geçerliliğine etkisinin değerlendirilmesi gerekir.

İstifa belgesindeki ifadenin genel bir içerik taşıması durumunda, işçi­nin dava dilekçesinde somut sebepleri belirtmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu halde de istifanın ardındaki gerçek durum araştırılma­lıdır.

İş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde, işçinin iş güvencesi hü­kümlerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi, ihbar ve kıdem tazminat­larına da hak kazanamaz. İstifa durumunda işçinin işverene ihbar tazminatı ödemesi yükümü ortaya çıkabileceğinden, istifa türündeki belgelerin titizlikle ele alınması gerekir. İmzaya itiraz ya da metin kısmına ilaveler yapıldığı iti­razı mutlak olarak teknik yönden incelenmelidir[2].

İş sözleşmesinin taraflarından biri haklı nedenler dışında 4857 sayılı Kanun’un 17 nci maddesinde belirtilen ihbar önel süresini tanımadan iş sözleşmesini sona erdirirse ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olur. Başka bir anlatımla, usule uygun olarak ihbar öneli tanımadan iş sözleşmesini sona erdiren taraf (işçi ya da işveren) ihbar tazminatı ödemek zorundadır.

Aynı yönde Yargıtay’ın bir kararına göre de, “İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş söz­leşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanı­madan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 ve 25. madde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve Kanun’un 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir[3].

İş sözleşmesi haklı nedenle dahi olsa kendisi tarafından feshedilen iş­çinin ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır[4]. Buna karşılık işçinin iş sözleşmesini haklı sebep olmaksızın ve bildirim sürelerine uymadan feshet­mesi halinde, işveren işçiden ihbar tazminatı talep edebilir.

Peki, işçinin haklı olmayan bir nedenle iş sözleşmesini feshet­mesi ve bu feshin işveren tarafından onaylanarak işleme konulması halinde, işveren işçinin feshine olur verdiği için işçiden ihbar tazminatı talep edebilir mi?

Konuyla ilgili Yargıtay’ın verdiği bir karara, göre “Davacı- karşı davalı işçi, işveren tara­fından iradesinin fesada uğratılarak istifa dilekçesi yazdırılıp iş akdinin işve­ren tarafından sona erdirildiğini iddia ederken davalı- karşı davacı işveren de işçinin herhangi bir neden göstermeden istifa ettiğini savunmuştur. Dosya­daki bilgi ve belgeler ve özellikle tanık anlatımlarından davacı- karşı davalı işçinin işyerindeki başka bir kadın çalışanla uygunsuz ilişkisine dair dediko­dular üzerine işverene verdiği, haklı neden içermeyen yazılı istifa dilekçesiyle iş akdini sona erdirdiği, davacı- karşı davalının irade fesadı iddiasını ispatla­yamadığı ve davacı- karşı davalı işçinin verdiği yazılı istifa dilekçesini onay­layıp işleme koyan davalı- karşı davacının da istifaya muvafakat etmesi ne­deniyle karşı davayla ihbar tazminatı talep edemeyeceği anlaşılmakla davacı- karşı davalının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır” [5].

7 Gündem Satınalma Dergisi İstifa Dilekçesini Onaylayıp İşleme Koyan İşveren, İşçiden İhbar Tazminatı İsteyebilir MiSonuç olarak, iş sözleşmesi haklı nedenle dahi olsa işçi tarafından feshedilirse ihbar tazminatı talep edilemez. Buna karşılık, işçinin iş sözleşmesini haklı sebep olmaksızın ve bildirim sürelerine uymadan feshet­mesi halinde, işveren işçiden ihbar tazminatı talep edebilir. Ancak, işçinin haklı olmayan bir nedenle iş sözleşmesini feshet­mesi ve bu feshin işveren tarafından onaylanarak işleme konulması halinde, işveren işçinin feshine muvafakat ettiği için işçiden ihbar tazminatı talep ede­mez.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Y9HD.03.7.2007 T., E.2007/14407, K.2007/21552 Legalbank.

[2] Y9HD.04.6.2015 gün 2015/12944 E, 2015/20483 K. Legalbank.

[3] Y22HD.8.5.2018T., E.2017/13300., K.2018/11183 Legalbank.

[4] Y9HD.17.02.2020 T., E.2016/12990., K.2020/2336 Legalbank.

[5] Y9HD.03.02.2020 T., E.2017/14279., K.2020/1182. Legalbank.

İhracatta Düşük Kurların Etkisi

7 Gündem Satınalma Dergisi İhracatta Düşük Kurların Etkisi

Finansın Patronu

Her türlü siyasi düşünce ve eğilimlerimi bir tarafa bırakıp objektif olarak değerlendirme yaptığımda, hangi siyasi iktidara mensup olursa olsun, finans ve ekonomi alanında bilgi, deneyim, piyasaya hakimiyet ve halkımıza verdikleri güven açısından şu ana kadar iki değerli siyasetçi bende iz bırakmıştır.

Biri Sayın Ali Babacan;Ali Babacan

 

Mehmet şimşekDiğeri ise Sayın Mehmet Şimşek’tir.

 

Sayın Şimşek, bir önceki dönemde ekonominin patronu olduğunda bir ekonomi ve dış ticaret organizasyonunda TİM Türkiye İhracatçılar Meclisi, İstanbul’a gelip sahneye çıkıp konuşma yaptığında, onu can kulağıyla dinlemek ve kendime göre gerekli notları almak üzere Sayın Şimşek’in konuşma yaptığı sahneye en yakın yerde oturup büyük bir hayranlıkla ağzından her çıkan kelime ve cümleyi kaçırmamaya çalıştım. Gerçekten rakamlara son derece hakim ve ekonomi ve dış ticaret toplantısında rakamlarla konuştu, rakamsız boş konuşmalarla masal anlatmadı.

Aynı hayranlığım yönetimde olduğu dönemlerde Sayın Ali Babacan için de söz konusu idi.

Bu hayranlıklarım her yaptığı işlerin tamamen doğru ve tasvip ettiğim anlamına gelmese de son derece dolu insanlar olduğuna inancımı koruyorum.

Döviz Kurları ve İhracat

Piyasanın gerçeğinin ortada olduğu bir durumda Sayın Bakan Mehmet Şimşek’in her fikrine katılmamın söz konusu olmadığını, piyasa dinamikleri ve şahsi kanaatlerimin ne olduğunun da altını çizmek isterim. Sayın Şimşek’in yakın tarihle yer alan bir konuşmasını aşağıdaki haber linki ile paylaşmak istiyorum.

https://www.ntv.com.tr/ntvpara/bakan-simsekten-ihracatci-icin-kur-mesaji,SnQJuceuiUOthfGSJgf2xQ

Bakan Şimşek’ten İhracatçı İçin Kur Mesajı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ihracatın ana belirleyicisinin yurt dışı talep olduğunu, kurun önemli bir etkisi olmadığını belirtti. Şimşek, son 6 yılda kur yüzde 36,4 yükselirken, ihracatın yüzde 5 arttığına dikkat çekti.

Haberler – ntv.com.tr

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından ihracata yönelik kur mesajı verdi.

Şimşek mesajında şunları kaydetti:

“İhracatın ana belirleyicisi yurt dışı talep olup kurun önemli bir etkisi yoktur.

 Ben Sayın Bakan Mehmet Şimşek’in bu fikirlerine katılmıyorum. Piyasanın içinde bir danışman ve eğitimci olarak ihracatçıların hangi sıkıntılarla karşı karşıya kaldıklarını gayet iyi biliyorum.

Düşük Kur Yüksek Enflasyon ve İhracat

Peynir çeşitleriİş ilişkisi içerisinde olduğum süt ve süt ürünleri imalat ve ihracatı yapan firma ile yaptığımız sohbette, enflasyonun yüksek olması aynı zamanda maliyetlerimizi de yükseltmiş olduğundan ürettiğimiz süt ürünlerini yurt dışına pazarlarken zorlanmaya başladık.

Son günlerde süt ürünleri ihracatı ile ilgili bir Orta Avrupa Ülkesine verdiğimiz peynir fiyatını duyan müşterimizin bize gönderdiği cevap ülkemizin gerçeğinin ne olduğuna dair çarpıcı bir örnekti;

“Ürün fiyatlarınız oldukça yüksek. Teklif ettiğiniz fiyatın % 15 daha aşağısına biz size aynı ürünü satalım.“

Peynir fiyatı sadece bir somut örneklerden bir tanesidir. Diğer iş kollarına bakıldığında döviz kurlarının enflasyon oranında yükselmemesi ancak üretim maliyetlerin piyasadaki gerçek enflasyon kadar artmasından dolayı, değişik iş kollarındaki imalatçı ve ihracatçılar ya başa baş noktasında, ya da küçük maliyet zararlarını göze alıyorlar. Pek çoğu ise ihracat bedellerinin Türkiye’ye getirilesiye kadar döviz kurlarının yükselebileceği beklentisi içindeler.

Döviz kurları enflasyon oranında artmadıkça ihracatçı sıkıntı içinde kalmaya devam eder.

Döviz Kurlarının Artış Grafiği
Döviz kurlarının artış grafiği
Tüi̇k Yıllık Enflasyon Değişim Grafiği Ocak 2024
TÜİK yıllık enflasyon değişim grafiği Ocak 2024

Kim ne derse desin, TÜİK enflasyon değerlerinin piyasanın gerçek değerlerini yansıttığını söylese de, ben çarşı ve pazara gittiğimde domatesi, patatesi, soğanı, eti, zeytinyağını, ekmeği, akaryakıtı, suyu, temizlik maddelerini, peynir, yumurtayı TÜİK’in resmi açıkladığı enflasyon oranı kadar fiyat artışı olan  % 64 veya % 65 oranında daha yüksek fiyata mı alıyorum ?

Asla değil.

İşte bu bariz örnekten yola çıkarak imalatçı ve ihracatçıların üretim ve işletme maliyetlerinin de % 65 oranında artmayıp, oldukça yüksek oranda maliyet artışları dolayısıyla, döviz kurlarının da kaplumbağa hızında hareket etmesi sonucunda ihracatçıların bir kısmı alım satım sözleşmelerini zarar etmeleri pahasına iptal etme yoluna gitmektedir. Çünkü yüksek maliyetle üretim yapan imalatçı – ihracatçı firmalar, kurların düşük kalmasından dolayı rölantide hareket etmeyi tercih etmeye başlamışlardır. Veya ölmemek adına yaşam savaşı vermektedirler.

Döviz Kurları ve İhracat

Fikirlerine ve düşüncelerine saygı duyuyorum: Ancak “İhracatın ana belirleyicisi yurt dışı talep olup kurun önemli bir etkisi yoktur.”  Tezi en azından benim mantığıma ters düşmektedir. Yurt dışındaki talepler, fiyat avantajı, tedarik süreci ve ürün kalitesi ile doğru orantılıdır.

Yurt dışındaki alıcılar küresel piyasa aynı ürünü nerede daha avantajlı fiyata bulsalar, o ülkeden alış veriş edecekleri kesindir.

Rekabetçi olamadığımız sürece yurt dışındaki alıcılar neden daha yüksek fiyata bizden mal alsın?

7 Gündem Satınalma Dergisi İhracatta Düşük Kurların EtkisiReşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi