İşyerinde Bir Dönem Kısmi Süreli Bir Dönem de Tam Süreli Çalışan İşçinin Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanmalıdır ?

Uygulamada işçilerin aynı işyerinde bir dönem tam süreli bir dönem de kısmi süreli olarak çalıştıkları görülmektedir. Böylesi bir durumda çalışan işçilerin kıdem tazminatı hesabında nasıl bir yol izlenmesi gerektiği konusu uyuşmazlıklara neden olmaktadır. Her ne kadar kıdem tazminatına esas sürenin ve ücretin hesabında, Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesinde; “… işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir” hükmü yer alsa da, işçinin bir dönem kısmi süreli iş sözleşmesi ile bir dönem de tam süreli iş sözleşmesi ile çalışma yapması durumunda her iki dönem birbirinden ayrıştırılarak hesaplama yapılmalıdır.

Elbette ki, kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, işçinin son brüt ücretidir. Bu ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32 nci maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası pirim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan prim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir[1].

Bu kapsamda, işçi ister tam süreli iş sözleşmesiyle çalışsın isterse kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışsın kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, işçinin son brüt ücreti olmalıdır. Ancak, işçinin aynı işyerinde bir dönem kısmi süreli bir dönem de tam süreli iş sözleşmesiyle çalışması durumunda mutlaka her iki dönem birbirinden ayrıştırılarak hesaplama yapılmalıdır.

Nitekim Yargıtay uygulamasına göre de, “Taraflar arasındaki uyuşmazlık kıdem tazminatına esas ücretin tespiti noktasındadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının tazminata esas ücretinin günlük brüt 4,87 TL olduğu kabulü ile tüm çalışma dönemi için kıdem tazminatı hesabı yapılmıştır. Dosya kapsamında yer alan, hizmet tespitine ilişkin Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 29.01.2015 tarihli ve 2015/118 esas 2015/1552 karar sayılı onama ilamı ile kesinleşen … 6. İş Mahkemesinin 2014/274 esas sayılı kararı ile davacının, davalı işverene ait işyerlerinde 28.10.2005 – 31.03.2009 tarihine kadar full-time çalışma esasına göre ayda 30 gün üzerinden tam çalıştığı, 01.04.2009 tarihinden işten çıkışının gösterildiği 21.02.2011 tarihine kadar da part-time esasına göre Kuruma bildirilen gün sayıları kadar çalıştığı anlaşıldığından, davacının davalı işveren … Sosyal Hizmetler Tur. Tic. San. Ltd. Şti.ne ait 1252740.35 sicil sayılı işyerinde, 28.10.2005 – 25.05.2010 tarihleri arasında asgari ücretle 1311 gün çalıştığı, 905 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, 406 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının kısmi süreli olarak çalıştığı 01.04.2009 tarihinden sonraki dönem için son günlük brüt 4,87 TL ücretin; tam süreli çalıştığı 01.04.2009 tarihinden önceki dönem için ise fesih tarihindeki (2011 yılı birinci altı aylık döneme ilişkin) aylık brüt asgari ücret miktarı olan 796,50 TL’nin tazminata esas ücretin tespitinde baz alınarak hesaplama yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 15.04.2019 gününde oybirliği ile karar verildi”[2].

Sonuç olarak, Yargıtay uygulamasına göre, işyerinde bir dönem kısmi süreli bir dönem de tam süreli çalışan işçinin kıdem tazminatı son ücreti üzerinden tam süreli çalıştığı süreye ilişkin olarak bir hesaplama yapılmalı; kısmi süreli çalıştığı dönem için de ayrı bir hesaplama yapılmalıdır. Başka bir deyişle, işçinin bir dönem kısmi süreli iş sözleşmesi ile bir dönem de tam süreli iş sözleşmesi ile çalışma yapması durumunda her iki dönem birbirinden ayrıştırılarak hesaplama yapılmalıdır.

Lütfi İNCİROĞLU

[1] Y9HD.08.06.2021 T.,E. 2021/5745, K.2021/10001 Legalbank.

[2] Y22HD.15.04.2019 T.,E. 2017/21520, K.2019/8717 Legalbank.

Alım Talebi: Metal Varil

Bir firmamız için varil alımı yapılacaktır. Aşağıdaki görselde belirtilen ölçülere uygun olması gerekmektedir.

Adet: 100.000

Teklif Vermek İçin;

  1. SATINALMA DERGİSİne abone ol.
  2. Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK işlemlerini tamamla.
  3. Ödeme sonrasında FİRMA BAŞVURU FORMU’nu doldur.

https://satinalmadergisi.com/satici/

TEKLİF VERME : İhtiyacın detaylarını öğrenmek ve teklif vermek için Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK ( 250 TL) SATIN ALMANIZ GEREKMEKTEDİR. Aboneliğiniz 1 yıl geçerli olup bir sene boyunca tüm alım taleplerine teklif verebileceksiniz.

– Ödeme sonrasında ilanla ilgili; ticaret@satinalmadergisi.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Rekorlar Kıran İhracatımıza Ne Oldu ?

Nisan Ayı İhracatımıza Bakalım

En sağlıklı bilgiyi T.C. Ticaret Bakanlığı web sitesinden (www.ticaret.gov.tr) alarak yazımıza başlayabiliriz.

Kaynak: https://ticaret.gov.tr/haberler/2023-yili-nisan-ayi-dis-ticaret-verileri

İhracatımıza Ne Oldu ?

T.C. Ticaret Bakanlığı web sitesinden aldığım bu rakamlara baktığımızda;

“2023 yılı Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre; ihracat %17,2 oranında azalışla 19 milyar 315 milyon dolar, ithalat %4,5 oranında azalışla 28 milyar 162 milyon dolar oldu.”

Şeklindeki cümle adeta itiraf gibiydi. İhracatımız geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında % 17.20 düşüş gösterdi. Hiç bu kadar tökezlemedi ihracatımız yakın zamanlarda. Allah aşkına kimse de “İhracatımız rekorlar kırıyor demesin”

“İthalat rakamlarımız ise  %4,5 oranında azalışla 28 milyar 162 milyon dolar oldu” denilse de ithalatın azalmasına da çok da sevinmeyelim çünkü ithalatın azalması sanayiide kullanılan ara malların ithalatında yavaşlama olduğu, dolayısıyla sanayimizin şahlanma yerine yerinde saydığını söylemek mümkündür.

İhracatçı Ne Diyor ve Ne Yapıyor ?

Eğitimlerim veya danışmanlıkların dolayısıyla kulak misafiri olduğum ihracatçıların ortak derdi;

  • Döviz kurlarına baskı yapılması ve kurun yükselmesine müdahale yapılması
  • TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamları her ne kadar piyasa enflasyonunu bire bir yansıtmasa da, döviz kurlarının enflasyon oranında dahi arttırılmaması ihracatçıya büyük sıkıntı yaratmaktadır. İhracatçı piyasa enflasyonuna maruz kalmakta, ürerim maliyetleri artmasına karşın, döviz kurlarının artmaması ve baskılanması dolayısıyla yurt dışına fiyatlama yapamamaktadır.
  • İmalatçı ihracatçılar ihracat bedeli dövizlerin % 40’lık kısmını TCMB’na devretmek zorunda olduklarından dolayı, devir sonrası ihracatçının eline geçen TRL ile tekrar döviz almak istediğinde, maalesef piyasanın sağlıksız olması döviz kur makasını ciddi anlamda ihracatçının aleyhine açmış durumda olduğundan dolayı ihracatçımız bu şekilde de para kaybına sebep olmaktadır.

Ne İhracatçı Ne de Ayşe Teyze Türk Lirası’nda Durmak İstemiyor

Sözcü Gazetesi’nin yazarı Sn. Murat Muratoğlu’nun bir makalesindeki bir cümleye çok güldüm; Türk Lirası Papaz Kaçtı gibi, hiç kimse elinde Papaz bulundurmak istemiyor ve papazı elinden çıkartma yoluna gidiyor. Al papazı ver dövizi veya altını diyorlar. Gerçekten de öyle.

Ben de köşe yazılarımda farklı ifadeler kullansam da Türk Lirası’nda durmanın bir risk olacağını söylemişimdir. Ama Sözcü Gazetesi yazarı Sn. Murat Muratoğlu kadar esprili olamadığım ortada. Gerek eğitim camiasından, gerekse danışmanlığını yaptığım firmalardan oluşan çevremdeki pek çok tanıdığım her kim varsa eline geçen her kuruşu hemen dövize çeviriyor veya altın alıyor.

Ayşe Teyze, Ali Dede dahi emekli parasını dövize çevirir oldu ya. Sen de mi Ayşe Teyze, sen de mi Ali Dede.

Korku dağları bekler demişler. Türk Lirası’ndan kaçış varsa piyasadan endişeleri var demektir.

İhracatçının Önünde Engeller Var

Depremin yaratacağı olumsuzluğun yanında ihracatçının önündeki en büyük engel gerçek enflasyon rakamlarının üretim maliyetlerini arttırıp, ihracatçının uluslararası platformlarda fiyat vermesinin önünde engel olmakla birlikte yaklaşık 6 aydır tam saha pres yapılan döviz kurlarının hiç hareket etmemesi, ihracatçının tamamen rekabet gücünü tırpanladığı gibi, kurların sabit kalması ithalatçılara ciddi destek görünümü sergilemektedir.

Dahası

Döviz kurlarının alış / satış arasındaki makasın da geçen haftadan beri ciddi anlamda açılması; yani döviz alış kurunun daha da aşağıya, döviz satış kurunun daha da yukarıya çıktığını görmekteyiz.

Bu tablo bize ne anlatır?

Bankada dövizi olanlar dövizini satmayacak, döviz almak isteyenler ise döviz büfelerinden veya Tahtakale’den pazarlıkla dövizini alacaktır. Serbest dövizi olan kişiler de dövizlerini bankalarda değil, serbest piyasada pazarlık yapmak suretiyle satmayı tercih edecektir.

Kur makasının daha da açılmasının ülkemiz ekonomisine faydası olacak mıdır sizce? Kur makası bu günlerde biraz daha fazla açıldı. Döviz bozduracak olan düşük fiyata, döviz satın alacak kişi veya firmalar ise piyasa fiyatından daha yüksek fiyata satın alacaktır. Gerek kur makasının çok açık oluşu, gerekse kurlara yapılan sıkı markaj dolayısıyla hem ihracat rakamlarımız daha da düşecek, hem de ithalat rakamlarımız ülkemiz aleyhine yukarı çıkacaktır.

Sırf Kurların Yükselişini Baskılamak İçin

Sırf kurlar yukarı çıkmasın diye sürekli baskılama yapılan dövize ülkemizin ne kadar ihtiyacı olduğu ortada. TCMB döviz rezervleri sürekli eksi seviyelerde. En fazla korkum da KKM – Kur Korumalı Mevduatın geri dönüşlerinde piyasada neler olacak? Daha da vahimi KKM – Kur Korumalı Mevduatın geri dönüşü ile birlikte seçim sonrası senaryolarının getireceği riski aklıma getirmek dahi istemiyorum.

Reşat BAĞCIOĞLU

ICC Uluslararası Ticaret Odaları

Türkiye Milli Komitesi

Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi

Krediler Durdu, Yatırımlar Azaldı

Krediler Durdu Yatırımlar Azaldı

Seçimlere çok az bir süre kala bankalar kredi musluklarını iyiden iyiye kıstı. BDDK verilerinde ticari kredilerin arttığı görünüyor olsa da reel sektör kredi bulamamaktan dertli. Yüzde 35-36 civarındaki faiz oranlarıyla bile krediye ulaşamıyoruz diyen sektör temsilcileri tepkilerini dile getiriyor.

Bankalar Ticari Kredileri Durdurdu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bankalar üzerinden KOBİ dışı Ticari Firmaların kredi kullanmasına kısıtlamalar getirdi. Getirilen koşulları yerine getiren firma sayısı yok denecek kadar az. Hal böyle olunca yatırım yapmak isteyen firmalar krediye ulaşamaz oldu. Yatırım yapmak isteyen firmalar durumdan şikayetçi. Kredi sorununun çözülmesini talep ediyor.

Yatırım yapmak İsteyen Kredi Bulamıyor

İşlerini büyümek isteyen fabrika sahipleri ya da yeni yer almak isteyen firma sahipleri bankalarda kredi bulamıyor diyen Gayrimenkul Uzmanı Gülcan Altınay, “Bankalardan kredi alarak yatırımlarını yapmak istiyorlar fakat bankalar kesinlikle kredi vermiyor.

Yatırım yapacak yeni fabrika alacak arsa alacak firma sahipleri de vadeli arsa ve vadeli fabrika arayışına geçti. Ben gayrimenkul danışmanı olarak Mevcut portföyündeki satıştaki fabrika ya da arsa sahiplerine vadeli satmaları yönünde teklifler sunuyorum şu an satışta olan 25.000 metre karelik fabrikamızın satışını vadeli seçenek olarak sunuyoruz” dedi.

Tekirdağ, Fabrika Yatırımları İçin Fırsat Sunuyor

İstanbul’a olan yakınlığı ve Türkiye’nin batıya açılan kapısı konumunda bulunan Tekirdağ fabrika yatırımları için yatırımcılara önemli fırsatlar sunuyor. Depremden sonra konut yatırımcılarının gözdesi haline gelen Tekirdağ, fabrika yatırımları için de yatırımcıların gözdesi olmaya aday. Lojistik altyapısı ve hammade tedariği konusunda bulunduğu konum itibari ile avantajlı olması Tekirdağ’ı öne çıkaran özellikler olarak sıralanabilir.

Alım Talebi: Cam Lavabo Üreticisi Aranmaktadır

Bir firmamız için Cam Lavabo üreticisi aranmaktadır.

Teklif Vermek İçin;

  1. SATINALMA DERGİSİne abone ol.
  2. Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK işlemlerini tamamla.
  3. Ödeme sonrasında FİRMA BAŞVURU FORMU’nu doldur.

https://satinalmadergisi.com/satici/

TEKLİF VERME : İhtiyacın detaylarını öğrenmek ve teklif vermek için Dergi Aboneliği sayfasından PROFESYONEL ÜYELİK ( 250 TL) SATIN ALMANIZ GEREKMEKTEDİR. Aboneliğiniz 1 yıl geçerli olup bir sene boyunca tüm alım taleplerine teklif verebileceksiniz.

– Ödeme sonrasında ilanla ilgili; ticaret@satinalmadergisi.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Tedarik Zinciri Yöneticilerinde Olması Gereken Özellikler

Günümüzün küreselleşen ve rekabetçi iş dünyasında, tedarik zinciri yönetimi herhangi bir şirketin başarısı için en temel fonksiyonlarından biri haline gelmiştir. İyi tasarlanmış ve verimli bir şekilde yönetilen tedarik zinciri süreçleri, bir şirketin karlılığını artırabilir, müşteri memnuniyetini artırabilir ve rekabet avantajı yaratabilir. Ancak, bu hedeflere ulaşmak için bir şirketin belirli özelliklere sahip etkili bir tedarik zinciri yöneticisine ihtiyacı vardır. Bu yöneticilerde mutlaka olması gereken özelliklerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Stratejik Düşünebilme

İyi bir tedarik zinciri yöneticisi piyasada her durum için strateji geliştirebilmeli ve şirketin hedefleri, vizyonu ve misyonu hakkında derin bir anlayışa, bilgi ve birikime sahip olmalıdır. Tedarik zinciri stratejilerini şirketin genel stratejisiyle uyumlu hale getirmeli ve şirketin hedeflerine ulaşmak için uzun vadeli planlar geliştirmelidir. Ayrıca mevcut ve gelecekteki trendleri tahmin edebilmeli, piyasalar ve şirketi için potansiyel riskleri belirleyebilmeli ve bunları hafifletmek için acil durum planları hazırlayabilmelidir.

  • Güçlü İletişim Becerileri

Tedarik zinciri yönetiminde iletişim çok önemlidir. İyi bir tedarik zinciri yöneticisi, tedarikçiler, müşteriler ve iç paydaşlarla güçlü ilişkiler kurmak için adeta mükemmel sayılabilecek iletişim becerilerine sahip olmalıdır. Fikirlerini net bir şekilde ifade edebilmeli, etkili bir şekilde müzakere edebilmeli ve çatışmaları ve fikir ayrılıklarını hızla çözebilmelidir. Etkili iletişim, bir tedarik zinciri yöneticisinin tüm paydaşlarla güven ve iş birliği oluşturmasına yardımcı olarak satın alma ve tedarik süreçlerinde daha iyi sonuçlar alınmasını sağlar.

  • Analitik Beceri

Tedarik zinciri yönetimi, bilinçli kararlar vermek için büyük miktarda verinin analiz edilmesini gerektirir. İyi bir tedarik zinciri yöneticisi, verileri analiz etmek, yaklaşımlar belirlemek ve verileri kullanarak içgörülere dayalı tutarlı kararlar almak için güçlü analitik becerilere sahip olmalıdır. Ayrıca tedarik zincirinin verimliliğini artırmak ve maliyetleri azaltmak için teknoloji ve veri analitiği araçlarını aktif bir şekilde kullanabilmelidir.

  • Güçlü Liderlik Özellikleri

Bir tedarik zinciri yöneticisi, şirketin hedeflerine ulaşmak için profesyonellerden oluşan bir ekibe liderlik etmekten sorumludur. İyi bir tedarik zinciri yöneticisi, ekiplerini motive etmek, net beklentiler belirlemek, rehberlik sağlamak ve ekip üyelerine becerilerini geliştirmeleri için liderlik becerilerine sahip olmalıdır. Ayrıca farklı birimler ve süreçler arası ekiplere liderlik edebilmeli, diğer departmanlarla iş birliği yapabilmeli ve tedarikçiler ve müşterilerle güçlü ortaklıklar kurabilmelidirler.

  • Problem Çözme Yetenekleri

Tedarik zinciri yönetimi, beklenmeyen zorluklar, aksamalar ve risklerle uğraşmayı gerektiren ve bu anlamda çoğu zaman stres düzeyinin yüksek olduğu bir süreçtir. İyi bir tedarik zinciri yöneticisi, sorunları belirlemek, temel nedenleri analiz etmek ve bunları ele almak ve yaratıcı çözümler geliştirmek için güçlü sorun çözme becerilerine sahip olmalıdır. Ayrıca tedarik zincirindeki aksamaların etkisini en aza indirmek ve riskleri azaltmak için düzeltici eylemleri hızlı bir şekilde uygulayabilmelidir.

  • Sürekli İyileştirme Zihniyeti

Tedarik zinciri yönetimi, sürekli iyileştirme gerektiren dinamik bir fonksiyondur. Bu süreci yöneten yöneticiler, iyileştirme fırsatlarını belirlemek, en iyi uygulamaları uygulamak ve yeniliği teşvik etmek için sürekli iyileştirme zihniyetine sahip olmalıdır. Ayrıca tüm süreçlerden ve paydaşlardan gelen geri bildirime açık olmalı, hatalardan ders almalı ve değişikliklere hızla uyum sağlamalıdırlar.

  • Kültürel Farkındalık

Farklı kültürlerden gelen ve farklı görüşlere sahip tedarikçiler ve müşterilerle ilgilenmek bir tedarik zinciri yöneticisinin en önemli özelliklerinden biri olmalıdır. Yöneticiler, paydaşlarının kültürel farklılıklarını, geleneklerini ve uygulamalarını anlamak için kültürel bilince sahip olmalıdır. Ayrıca, farklı kültürlerden tedarikçiler ve müşterilerle güçlü ve etkin iletişim kurabilmeli ve sorunları başarılı bir şekilde müzakere edebilmelidir.

  • Finansal Zeka

Tedarik zinciri yönetiminin bir şirketin finansal performansı üzerinde önemli etkileri vardır. İyi bir tedarik zinciri yöneticisi, kararlarının finansal sonuçlarını anlamak için güçlü bir finansal zekaya sahip olmalıdır. Şirketin karlılığını artırmak için maliyetleri yönetebilmeli, envanter seviyelerini optimize edebilmeli ve tedarikçilerle şirketin çıkarlarını gözeten uygun sözleşmeler imzalayabilmelidir.

 

 

☐ Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Standardı Eğitimi (2 gün)

Ecovadis Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Satın Alma Sürdürülebilirlik
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri ve Yeşil Satınalma ISO 20400 Eğitimi

ŞİRKET EĞİTİMLERİ

FABRİKANIZDA BİRE BİR (1-1) YÖNETİCİ ve GRUP EĞİTİMLERİ

Satınalma Danışmanlığı
Satınalma Danışmanlığı

Her program, işletmenizin gerçek problemlerine çözüm üretmek ve ölçülebilir sonuçlar yaratmak için hazırlanır.
Sizlerden gelen geri bildirimlerle eğitimlerimizi özgünleştiriyor, böylece her adımda somut değer katıyoruz.

Mottomuz: “Her eğitim, bir iş probleminin çözümü için tasarlanır.”

Güvenilir, verimli ve profesyonel eğitim hizmetleriyle yanınızdayız. Dolu dolu, güler yüzlü eğitimler dilerim.

Prof. Dr. Murat Erdal 

Türkiye’nin Her Yerinde Bire Bir (1-1) Yönetici Ekibi ve Şirket Eğitimleri

Eğitim içeriklerini görmek için başlıkları tıklayınız.

☐ Stratejik Satın alma Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Müzakere Teknikleri ve Pazarlık Becerileri (İleri Seviye) Eğitimi (2 gün)

☐ ISO 37001 Rüşvetle ve Yolsuzlukla Mücadele Yönetim Sistemi Standardı Eğitimi

☐ Satınalma Süreçlerinde Denetim ve Suistimal Önleme Eğitimi (2 Gün)

☐ Dış Ticarette Lojistik Sözleşme Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Satınalma ve Tedarik Zincirlerinde YAPAY ZEKA Eğitimi (2 gün)

☐ Emtia ve Kategori Uzmanları için Maliyet ve Fiyat Eskalasyon Analizi Eğitimi

☐ Sözleşme Yönetimi ve Sektörel Kontrat İncelemeleri Eğitimi (2 gün)

☐ Tedarikçi Performans Değerlendirme ve Tedarikçi İlişkileri Eğitimi (2 gün)

☐ Filo Yönetimi Eğitimi: “Operasyon ve Planlama İlkeleri” (2 gün)

☐ Lojistik ve Depo Yönetimi Eğitimi (2 gün)

☐ Satış Mühendisleri için Kurumsal Satış Eğitimi (Rol Canlandırma/Oyun) (2 gün)

 

Fabrika İçi Demokrasi Kültürü

Demokrasi deyince ilk aklımıza gelen seçmek, seçilmek ve seçilmiş temsilciler aracılığı ile yönetilmek aklıma geliyor.

Ayrıca;

Demokrat olmak, fabrika sahibi ve yönetici olarak çalışanlar arasında kültür, dil, ırk, cinsiyet, bölge farklılıkları, mezhepsel, siyasi ve dini düşüncelerinden dolayı ayrım yapmamak.

Çalışanları yaptıkları işe, size ve çalışma arkadaşlarına gösterdikleri saygı ile değerlendirmek.

Adil ve tarafsız bir yönetim sergilemek, herkesin fikrine saygı duymak ve fikirlerine başvurmak, hoşgörülü olmak olarak ta tanımlayabiliriz.

Fabrikamızda demokrasi kültürünü nasıl geliştirir ve uygularız? Bu konuda hamasi nutuklar yerine somut adımlar atabileceğimiz fikirlerimi yazacağım.

Usta başı, usta, kalfa, çırak ve yardımcı elemanlardan oluşan imalat bölümünde yöneticileri seçimle işbaşına getirebilir ve mesela usta başının kim olacağını tüm imalat bölümü çalışanlarının oyuna sunabilirsiniz. Kendiliğinden aday olmalarını isteyebilir veya önerdiğimiz adaylar arasından belirli bir süreliğine seçmelerini isteyebiliriz. Böylece sevdikleri, beğendikleri ve yapabileceğine inandıkları içlerinden bir arkadaşlarını seçmiş olurlar. Bu da onların performansını olumlu yönde etkiler bence. Göreve gelen kişiye de daha güvenli bir çalışma ortamı sunmuş oluruz.

Diğer yandan kalfalar ve çıraklar arasından kimin usta olmaya aday olduğuna, kimin yetiştiğine ve ustalık için yeterlilik kazandığına mevcut ustaların istişare ile karar vermelerini sağlayabiliriz.

Her ustanın yanında yardımcı olarak çalıştıracağı kişiye kendisinin karar verebilmesinin önünü açabiliriz.

Yurtiçi ve yurtdışı şantiyelere giderken ustaların yanlarında götürecekleri ekibi kendilerinin seçmesini önerebiliriz.

Akşam ve hafta sonları mesailere kimlerin kalması gerektiğine usta başı ile birlikte karar verebiliriz.

İş sağlığı ve güvenliği işveren vekili seçimini ve çalışan temsilcisi seçimini kendilerine bırakabiliriz. İş güvenliği ekiplerini de yine kendi aralarında seçerek netleştirebilirler.

Her birim yöneticisine yardımcısını işe alırken başvurular arasından seçme imkanı verebiliriz. İnsan kaynakları departmanıyla birlikte karar verme sürecine onları da dahil edebiliriz. Diyelim ki muhasebe departmanı için müdürünüze yardımcı muhasebe elemanı alacaksınız, yardımcı elemanın kim olacağına insan kaynaklarıyla birlikte CV leri inceleyerek kendisi karar verebilir. Aynı şekilde satınalma müdürü ve proje şefi de yeni personel alım sürecine dahil olabilirler.

Çalışan ile birlikte maaş ve sosyal haklarını belirlemek için toplantı yapabiliriz.

Tüm çalışanlarla belirli aralıklarla toplantılar yapıp gelişmelerden haberdar edebilir, fikirlerini sorabilir, istek ve taleplerini dinleyebiliriz.

Bazı konularda anket yaparak tüm çalışanların görüşlerine başvurabiliriz.

Anketlerden çok değişik ve faydalı sonuçlar çıkabilir. Diyelim ki çalışmasını beğenmediğiniz ve işyerinde huzuru bozan bir çalışanınız var ve kendisini işten çıkarmayı düşünüyorsunuz. Veya çalışanlarınız içlerinin bir arkadaşlarının çalışma ortamını bozduğunu düşünüyorlar. Bu durum ankete yansırsa o çalışanı işten çıkarma kararınıza kimse itiraz edemez, kendisi de bir şey diyemez. Yani bunun gibi birçok kararınızı alırken çalışanların çoğunluğunu yanınıza almanız size avantaj sağlayabilir.

Bunların dışında ayın elemanı seçimi yapılabilir, servis, yemek, çay, çalışma saatleri gibi konularda belirli sürelerde memnuniyet anketi düzenleyebiliriz.

Çalışanlarına açık ve şeffaf davranarak, onlarla şirket bilgilerini, hedeflerini ve gelecek öngörülerini daha çok paylaşarak, gidişat hakkında bilgilendirerek yanımıza çekebiliriz.

Eğer bütün bunları siz idareci, yönetici ve fabrika sahibi olarak yaparsanız çalışanlar haklarını savunmak ve dile getirmek için başka yollara veya kimselere tevessül etmezler, fabrika içine değişik örgütlerin sokulmasını düşünmezler. Zaten mutlu ve demokratik bir ortamda fikirlerini rahatça dile getiriyorlardır. Ayrıca kapalı bir dilek kutusunun içine atılan isimsiz ve imzasız kâğıt parçalarında da kurtulmuş olursunuz. Dedikoduların ve fısıltılaşmaların önüne geçersiniz. Çalışanlarınız ile aranıza kimse giremez. Kimse size “patron yanlısı kişileri başımıza getirdi” diyemez.

Demokrasi kültürü çalışanların kendi arasında da aynı şekilde oluşması lazım. Yani anketlerden ve seçimlerden çıkan sonuçlara saygılı olmaları gerekir. Öte yandan diğer çalışanlara eşit mesafede olmak, fikirlerine saygı duymak, mezhepsel ve dini inancına göre ayrım yapmamak, etnik kökenine göre davranmamak demokrasinin temel taşlarıdır. Demokrasi kültürü bunu gerektirir.

 

Kişinin özgürlüğü bir başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter. (Robespierre)

Cavit SOY

YYS Derneği  Sektöre Hizmet Etmeye Devam Ediyor

Amerikalı yazar Tom Robbins’inde dediği gibi “Doğmak ve ölmek kolaydı. Zor olan hayatın kendisiydi.”  Yetkilendirilmiş Yükümlü (AEO) Derneği’ni kurmak da kolay olmadı. Dernek tüzel kişilik kazanıncaya kadar birçok zorluklarla karşılaşıldı.

YYS Derneği beş kurucu üye ile 31.05.2019 tarihinde kuruldu. Türkiye’de dış ticaret alanında faaliyet gösteren Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası sahibi kuruluşları bir araya getirmek, aralarında bilgi alışverişi, dayanışma ve eşgüdüm sağlamak, Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası kapsamında yararlanılan hak ve uygulamaların geliştirilmesi konusunda öneriler geliştirmek ve bu yolla dış ticaretin gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla kuruldu. Ancak sonradan zor olanın dernek kurmak değil kurulu derneği idare ettirmek olduğunu kısa süre içinde anladık. Derneğe hizmet bir ücret karşılığında değil gönüllülük esasına göre veriliyordu.  Gönülden yapılan her şey başarı, başarı ise kişilere mutluluk vermektedir.

YYS Derneğinin kurulduğu 2019 yılından bugüne kadarki faaliyetlerini şöyle sıralayabiliriz:

  • 13 Eğitim düzenledik.
  • 2 TV programına katıldık.
  • 9 Röportaj verdik.
  • 6 Bakanlık, 3 Bölge Müdürlüğü, 5 STK ve 1 Sanayi Odası ziyareti gerçekleştirdik.
  • Bakanlıklara 74 öneri sunduk ve 27 öneri kabul edildi.
  • 1 Tanıtım filmi, 3 basılı ve dijital dergi yayımladık.
  • 5 Webinar düzenledik.
  • 3 Çalıştaya katılım sağladık.
  • 1 Kendi ERP sistemimizi hayata geçirdik,
  • 1 Uluslararası Yetkilendirilmiş Yükümlü Birliğine üye,
  • İş arayanlar ile YYS sahibi firmaları bir araya getirecek olan Kariyer Portalının kurulumunu sağladık.
  • Ticaretin Kolaylaştırılması Koordinasyon Komitesine üye olduk.
  • Dernek bünyesinde 5 çalışma komisyonu kurduk.

Faaliyetlerimiz içerisinde çarkın dişlileri olan görüş ve önerilerimizi besleyen en önemli işlevi çalışma komisyonlarımız üstlenmektedir.

YYS Derneği bünyesinde Yönetim Kurulu’nun dönem çalışma programına ve stratejik plana uygun olarak belirlediği sayıda ve konularda komisyonlar kurulabilmektedir. Yönetim Kurulu üyelerden gelen komisyon kurulması yönündeki tekliflerini de değerlendirerek gerekirse yeni komisyon oluşumlarını karara bağlayabilmektedir.

Her dönemin başında, yapılan Komisyonlar Ortak Toplantısı’nda Komisyonların çalışma ilke ve esasları, her komisyonun misyon, vizyon ve stratejik hedefleri açıklanmakta, komisyon üyelerine hizmet eden projeleri nasıl geliştirecekleri konusunda bilgi verilmektedir.

Komisyonların amacı, üyelerin dernek yönetimine daha aktif katılımlarının sağlanması ve Yönetim Kuruluna değişik etkinliklerin uygulanmasında yardımcı olarak derneğimiz vizyon ve misyonuna hizmet etmektir.

Komisyonlara üye olunması faaliyet döneminin başında tüm üyelere Yönetim Kurulu tarafından yapılan davet sonucu komisyon çalışmalarına gönüllü olarak katılmak isteyen üyelerin başvurusu ile gerçekleşmektedir.  Derneğe yeni katılan üyelerin komisyonlarda görev almaları için kendilerine Yönetim Kurulu tarafından ayrıca davet yazısı yazılmaktadır.

Komisyonların ihtiyaçları ve yeni üyenin tercihleri doğrultusunda Yönetim Kurulu tarafından ilgili komisyona alınmaktadır. Her komisyon için bir başkan ve raportör görevlendirilmektedir. Gerekli görülen hallerde birden fazla komisyon ortak toplantı yapabilmektedir. Komisyon Başkanı komisyonun çalışmalarından birinci derecede sorumlu olmaktadır. Komisyonlar yönetimin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle, yönetim kurulunun dönem başında ortaya koyduğu ana projeler komisyonlar tarafından sadece bir yön gösterici rehber olarak alınmaktadır. O projelere ilişkin veya komisyonların kendi inisiyatifleri ile geliştirecekleri proje önerileri Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilmektedir.

YYS Derneği’nin çalışma komisyonları şunlardır:

  • Lojistik Çalışma Komisyonu: Yöneticisi Nida Karabulut’tur. Komisyon başta YYS kapsamında “izinli gönderici” yetkisinin devamlılığı olmak üzere, sınırdan öncelikli geçiş, transit rejiminde yeşil hat çalışmaları başta olmak üzere görüş ve önerilerin hazırlanmasına öncülük etmektedir.
  • Süreç Geliştirme Komisyonu: Yöneticisi Andaç Özsoy’dur. Komisyon sertifika kapsamında yer alan bütün basitleştirmeleri kodifiye ederek, yararlanılması gereken hak ve uygulamaların etkin bir şekilde kullanılmasını; üyeler ile paylaşılması ve mevcut yapı içerisinde iyileştirme önerilerin sunulmasını hedeflemektedir.
  • Eğitim Komisyonu: Yöneticisi Bengü Yılmaz’dır. Komisyon sertifika sahibi firmaların almak ile yükümlü olduğu eğitimlerin programlanması, üye taleplerinin değerlendirilmesi ve eğitim talebinde bulunan kurumlar arası koordinasyonun sağlanmasını hedeflemektedir.
  • Mevzuat Komisyonu: Yöneticisi Nihat Yılmaz’dır. Komisyon başta Ticaretin Kolaylaştırılması Yönetmeliği mevzuat değişiklikleri olmak üzere tüm gümrük ve dış ticaret mevzuatını takip ederek özet halinde üyelere yayımlamaya gayret göstermektedir. Ayrıca YYS Derneği’nin üye olduğu “Uluslararası Yetkilendirilmiş Yükümlü Birliği” haftalık ve aylık bültenlerin tercümesini gerçekleştirmek suretiyle üyeler ile paylaşılmasını
  • Hukuk Komisyonu: Yöneticisi Avukat Cem Kabdan’dır. Başta YYS Derneği üyesi sertifika sahibi firmaların gümrük mevzuatı ile ilgili hukuki süreçleri için bedelsiz danışmanlık hizmeti verilmesini sağlamak için gayret göstermektedir. Komisyon ayrıca mevzuat değişikliklerinin var ise dernek üyeleri üzerinde olumsuz etkilerinin hukuki süreçleri hakkında bilgilendirme yapmaktadır.

Çağımızda sivil toplum kuruluşlarının önemi her geçen gün artmaktadır. Şirketler “rekabet öncesi işbirliği ilkesi” çerçevesinde YYS Derneği’ndeki gibi örnek işbirlikleri geliştirme yolunda önemli mesafeler kat etmektedir.

 

 

 

 

Mehmet Altay YEGİN

Yetkilendirilmiş Yükümlü (AEO) Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

 

 

Yapay Zeka Ve Girişimcilik: İş Dünyasını Değiştiren Teknolojik Devrim

“Yapay zeka bir nükleer reaktör gibidir. Doğru kullanılırsa dünya için çok yararlı olabilir, ancak yanlış kullanılırsa felaketlere yol açabilir.”

Elon Musk

Son yıllarda yapay zekâ teknolojisi, girişimciler tarafından kullanılan en popüler araçlardan biri haline geldi. Yapay zekâ, büyük veri kümelerinden önemli bilgileri çıkararak, girişimcilerin karar verme süreçlerinde doğru ve etkili kararlar almalarına yardımcı olur. Ayrıca, yapay zekâ teknolojisi sayesinde, işletmeler müşteri davranışlarını ve tercihlerini anlayabilirler. Bu sayede, müşterilerin ihtiyaçlarına daha uygun ürünler ve hizmetler sunulabilir.

Girişimciler, yapay zekâ teknolojisi kullanarak verimliliklerini arttırabilirler. Örneğin, yapay zekâ destekli bir yazılım, işletme sahiplerine önemli bilgileri anında sunarak zaman ve para tasarrufu sağlayabilir. Ayrıca, yapay zekâ teknolojisi, üretim süreçlerini optimize ederek işletmelerin maliyetlerini düşürmelerine yardımcı olabilir.

Girişimciler, yapay zekâ teknolojisini pazarlama stratejileri için de kullanabilirler. Yapay zekâ destekli bir program, müşteri davranışlarını analiz ederek, doğru hedef kitleye ulaşmalarına yardımcı olabilir. Bu sayede, girişimcilerin reklam bütçeleri daha etkili bir şekilde kullanılabilir. Yapay zekâ teknolojisi girişimciler için oldukça önemli bir araçtır. İşletme sahipleri, bu teknolojiyi kullanarak, verimliliklerini arttırabilir, maliyetleri düşürebilir ve daha etkili pazarlama stratejileri geliştirebilirler.

Girişimcilik ve Yapay Zekâ Uygulamaları

Girişimciler, yapay zekâ teknolojisini kullanarak birçok farklı alanda uygulamalar geliştirebilirler. İşletmelerin ihtiyaçlarına göre farklı uygulamalar geliştirilebilir. Örneğin, yapay zekâ teknolojisi kullanarak:

Veri analizi: Yapay zekâ teknolojisi kullanarak, işletmeler büyük veri kümelerinden anlamlı bilgiler çıkarabilirler. Bu sayede, işletmelerin karar verme süreçleri daha etkili hale gelir.

Müşteri hizmetleri: Yapay zekâ destekli bir program, müşteri hizmetleri süreçlerini optimize ederek, müşterilerin ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkili bir şekilde yanıt verilebilir. Bu sayede, müşteri memnuniyeti artar.

Üretim süreçleri: Yapay zekâ teknolojisi kullanarak, işletmeler üretim süreçlerini optimize edebilirler. Bu sayede, maliyetleri düşürerek daha verimli bir üretim yapılabilir.

Pazarlama stratejileri: Yapay zekâ teknolojisi kullanarak, işletmeler daha etkili pazarlama stratejileri geliştirebilirler. Yapay zekâ destekli bir program, müşteri davranışlarını analiz ederek, doğru hedef kitleye ulaşmalarına yardımcı olabilir.

Finansal işlemler: Yapay zekâ teknolojisi, finansal işlemleri otomatikleştirerek, hata oranını düşürür. Bu sayede, işletmelerin finansal işlemleri daha hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebilirler.

Güvenlik: Yapay zekâ teknolojisi kullanarak, işletmeler güvenlik önlemlerini arttırabilirler. Yapay zekâ destekli bir program, anormal davranışları tespit ederek, olası güvenlik sorunlarını önceden önleyebilir.

Yapay zekâ teknolojisi, girişimciler için birçok fırsat sunar. Ancak, yapay zekâ teknolojisini kullanmak için uygun bir planlama ve strateji geliştirilmesi gereklidir. İşletme sahipleri, yapay zekâ teknolojisini doğru bir şekilde kullanarak, işletmelerinin verimliliğini arttırabilirler. Ayrıca, yapay zekâ teknolojisi, işletmelerin büyümesine katkı sağlayarak, rekabet avantajı elde etmelerine yardımcı olabilir.

Sonuç olarak, yapay zekâ ve girişimcilik birbirinden ayrı düşünülemeyecek önemli konulardır. Yapay zekâ teknolojisi, girişimcilerin işletmelerinde daha verimli, hızlı ve güvenli işlemler yapmalarını sağlayarak, işletmelerin büyümesine katkı sağlar. İşletme sahipleri, yapay zekâ teknolojisini doğru bir şekilde kullanarak, işletmelerinin rekabet avantajı elde etmelerine yardımcı olabilirler.

Dr. Öğr. Üyesi Gözde MERT

Nişantaşı Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı &

Gözde Araştırma Şirketi Kurucusu

www.gozdemert.com

gozde.mert@nisantasi.edu.tr

mertgozde@yahoo.com

Kargo Sektörü Hacmini 2 Katına Çıkarabilir

2022 yılında 1,7 milyar adet posta gönderisini dağıtan ve hacmini iki katına çıkarabilecek yatırımları devreye alan kargo ve posta işletmecileri, Kargo, Kurye, Lojistik Zirvesi ve Fuarı’nda buluştu

Kargo, kurye ve lojistik sektörü temsilcileri ve sektör paydaşlarını buluşturan II. Kargo, Kurye, Lojistik Zirvesi ve Fuarı (Post & Parcel II. Summit & I. Expo – PPSE), 4-5 Mayıs 2023 tarihlerinde Pullman İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Türkiye Kargo, Kurye ve Lojistik İşletmecileri Derneğinin (KARİD) öncülüğünde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)’nun destekleriyle hayata geçirilen PPSE, iki gün boyunca sektörün bugününe ve geleceğine ışık tuttu. PPSE, bin 100 ziyaretçiyi ağırladı. Zirve’ye 55 firma stand ile katıldı.

Taşıdığımız kargo sayısını iki katına çıkarabilecek güce sahibiz

Bu yıl ikincisi düzenlenen Kargo, Kurye, Lojistik Zirvesi ve Fuarı’nın sektörü ileriye taşıyacak teknolojilere ev sahipliği yaptığını ifade eden  Türkiye Kargo, Kurye ve Lojistik İşletmecileri Derneği Başkanı Fatih Önyol, “PPSE, sektörümüzün büyümesine ve gelişmesine aracılık ediyor. Kargo, kurye ve lojistik sektörü Türk ekonomisine sağladığı faydalarla ülkemizin kritik bir bileşeni haline geldi. Sektör olarak tüm sektörler için hayati öneme sahip olduğumuzun farkındayız ve yatırımlarımızı da bu doğrultuda şekillendiriyoruz. 2022 yılında 1,7 milyar adet posta gönderisini dağıtan kargo ve posta işletmecileri olan şu an taşıdığımız kargo sayısını iki katına çıkarabilecek şekilde yatırımlarımızı yaptık. Bunun için sektörün dijitalleşmesi ve otonom teknolojilerle dönüşmesi kritik önem taşıyor. PPSE’de iki gün boyunca hem bugünün hem de geleceğin teknolojilerini konuştuk.”

Bakan Yardımcısı Sayan  ve BTK Başkanı Yeni Teknolojileri PPSE’de İnceledi

Zirve’nin açılışını gerçekleştiren T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, stand alanlarını da ziyaret ederek sektör temsilcilerinden en yeni  teknolojiler hakkında bilgi aldı.

Sektörün Gündemindeki Gelişmeler Tartışıldı

PPSE’de iki gün boyunca beş oturum, sekiz özel sunu konusunda  alanında uzman 43 konuşmacı önemli bilgiler paylaştı. PPSE’de sektörü ilgilendiren regülasyonlar, altın çağını yaşayan e-ticaret sektörünün gelecek vizyonu, doğal afetlerde hızlı aksiyon alan lojistik sektörünün önemi, sıfır karbon hedefiyle uyumlu yeşil lojistik uygulamalarıyla, sektörün müşterisinin beklentilerini öğrenebildiği çağrı merkezlerindeki gelişme alanları tartışıldı.