TAYSAD, “Elektrikli Araçlar Günü” Etkinlik Serisinin Dördüncüsünü TOSB’da Gerçekleştirdi!

Türkiye otomotiv tedarik sanayinin çatı kuruluşu Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD), elektrifikasyon alanındaki dönüşümün etkilerinin paylaşılması adına gerçekleştirdiği “TAYSAD Elektrikli Araçlar Günü” etkinliğinin dördüncüsünü TOSB’da (Otomotiv Tedarik Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi) düzenledi. Otomotiv dünyasını saran elektrifikasyon sürecinin getirdiği risk ve fırsatların ele alındığı etkinlikte; tedarik endüstrisindeki tüm paydaşların bu dönüşümü çok iyi analiz etmesi gerektiğine dikkat çekildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Berke Ercan, “Elektrifikasyon için ‘önümüzdeki süreç’ demek geçersiz. Elektrifikasyon süreci artık evlerimizin içinde” dedi. Arsan Danışmanlık kurucu ortağı Yalçın Arsan da elektrikli araçlarla gelişen şarj ekonomisine değinerek, “Şarj operasyonun ağırlıklı olarak evde, işyerlerinde gerçekleştiğinin farkına varırsak, bu oyunun paydaşlarının kimler olduğunu görürsek, bambaşka imkanlar ve fırsatlarla dolu bir resimle karşı karşıya olduğumuzu anlıyoruz” diye konuştu.
Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) tarafından ilki Kocaeli, ikincisi Manisa, üçüncüsü de Bursa’da düzenlenen “Elektrikli Araçlar Günü” etkinliğinin dördüncüsü Kocaeli’de gerçekleştirildi. TOSB’un (Otomotiv Tedarik Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi) ev sahipliğinde yapılan ve alanında uzman çok sayıda ismin yer aldığı etkinlikte; otomotiv sektöründeki dönüşümün tedarik sanayisini çevreleyen başlıkları paylaşıldı. Elektrifikasyon sürecinin getirdiği risk ve fırsatlara odaklanan etkinlikte; tedarik endüstrisini çevreleyen dönüşümün önemi mercek altına alındı. Ayrıca serinin son etkinliğinde katılımcılar, A2MAC1 tarafından getirilen 300’e yakın elektrikli araç batarya alt komponentleri araç parçasını sergi alanında inceleme fırsatı buldu.
“Üyelerimizi bu sürece dahil etmeye çalışıyoruz”
Vestel ve Doğan Trend’in sponsorluğunda düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını yapan TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Berke Ercan, elektrifikasyon sürecinin Türk otomotiv sanayisinin gündeminde en üst sıralarda yer aldığını vurguladı. TAYSAD’ın hayata geçirdiği çalışmalar ve yürüttüğü projelerle tüm üyelerini elektrifikasyon sürecine teşvik etmeye çalıştığını vurgulayan Ercan, “Bu konuda farkındalık yaratmayı, teknik altyapı ve teknik bilgi sağlamayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda üyelerimizi bu sürece dahil etmeye çalışıyoruz. Bunun için de TAYSAD’ın çalışma grupları var. Ar-Ge çalışma gruplarımız, yeniden yapılandırdığımız Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) ve Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) ile ortak platformumuz olan Otomotiv Teknoloji Platformu var. Çalışma gruplarımızla bu sürecin teknik altyapısını beslemeye gayret ediyoruz. Üyelerimizi de bu çalışma gruplarına katılmaya davet ediyoruz” diye konuştu.
“Elektrifikasyon için ‘önümüzdeki süreç’ demek geçersiz. Elektrifikasyon süreci artık evlerimizin içinde” ifadelerini kullanan Ercan, TAYSAD üyelerine seslenerek; “İçinde bulunduğumuz sürece yakın durmak adına bu çalışma ve faaliyetlere katılmanızın hem firmalarınız hem sektörümüz hem de ülkemiz adına büyük yararı bulunuyor” dedi.
“Elektrikli araçların yüzde 80’i evde ya da iş yerinde şarj ediliyor”
Arsan Danışmanlık kurucu ortağı Yalçın Arsan da “Şarjın Ekonomisi” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. “Şarj ekonomisi bizim açımızdan yeni gelişmekte olan ve dolayısıyla anlamlandırması kolay olmayan bir dünya” açıklamasını yapan Arsan, konunun ayrıntılarıyla ele alınması gerektiğini söyledi. Dünya genelinde yapılan araştırmalara göre elektrikli araçların ağırlıklı olarak ev ve iş yerlerinde şarj edildiğini anlatan Arsan, “Bu konuda Türkiye’de yapılan bir çalışma yok ama bence ülkemizde elektrikli araçların yüzde 80’i evde ya da iş yerinde şarj ediliyor” dedi. Elektrikli araçlar konusunda sektörün üretim, Ar-Ge, planlama çalışmalarıyla birlikte devletin ciddi regülasyonları bazında genişleyen bir ekonominin oluştuğunu aktaran Arsan, “Bir üretici olarak, evde şarjın kritik öneme sahip olduğunu anlarsak, önümüze yepyeni bir perspektif açılabilir, Ar-Ge ve üretim yetkinliklerimizi kullanabileceğimiz yeni alanlar bulabiliriz” ifadelerini kullandı.
Evleri aydınlatan, fabrikaları çalıştıran elektrikli araçlar…
Dünya genelindeki 7-8 milyon adetlik elektrikli araç sayısının beş yıl sonra 50-60 milyon adetlere ulaşabileceğini, bu durumun evde ya da işyerinde şarjın stratejik önemini desteklediğini söyleyen Arsan, “Enerji ihtiyacının zirve yaptığı 20:00-22:30 saatleri arasında aracımızı şarj etmek yerine bu enerjiyi şebekeye geri verebilsek ne olur? Elektrikli araçların birer mikro seviyede enerji santrallerine dönüşebileceğine yönelik senaryolar konuşuluyor. Eğer şebekeniz müsaitse ve otomobiliniz şarja bağlıysa, akşam saatlerinde arabanızdan gelen enerji kullanılarak evinizin ışıkları yanacak. Dolayısıyla belki de elektrikli araçlarımızın depoladığı enerjiyi kendi ihtiyacımız için kullanma potansiyelimiz var. Aynı durum sanayi üretiminin zirve yaptığı saatler için de geçerli. Konuya bu perspektiften bakarsak, şarj operasyonun ağırlıklı olarak evde, işyerlerinde gerçekleştiğinin farkına varırsak, bu oyunun paydaşlarının kimler olduğunu görürsek, bambaşka imkanlar ve fırsatlarla dolu bir resimle karşı karşıya olduğumuzu anlıyoruz. Öyle bir dönüşüm içerisindeyiz ki ancak bunun ölçeğini, içeriğini ve kapsamını doğru anlarsak gereken adımları atabiliriz” dedi.
Global elektrikli araçlar pazarında teknoloji trendleri
Katılımcılar, A2MAC1 tarafından getirilen 300’e yakın elektrikli araç batarya alt komponentleri araç parçasını sergi alanında inceleme fırsatı buldu. A2MAC1 şirketinin mühendisi ve Türkiye temsilci Halil Özdemir ise “Yeni üretilen elektrikli araçların ilk müşterilerinden biriyiz. Bu araçları ve komponentlerini tüm boyutlarıyla, teknoloji, maliyet, performans, yenilenebilirlik açısından şeffaf ve tekrar edilebilen yöntemler ile inceliyor ve geleceği deşifre etmeye çalışıyoruz” dedi. Ayrıca “TAYSAD Elektrikli Araçlar Günü” kapsamında katılımcılar, A2MAC1, Altınay Mobilite, Suzuki, MG, Musoshi, Otokar, Öztorun Oto-BMW ve Vestel’in elektrikli ürün ve araçlarını inceleyip, deneyimleme ve test sürüşü yapma fırsatı buldu.










Büyü!
Daha dün gibi hatırlıyorum 1987 yılında Kuşadası’nın ilk beş yıldızlı otelinin açılışı. Şefinden komisini büyük bir heyecan, büyük bir uyum ve tatlı bir koşuşturma.



Sektörün lider bir bankasının kurumsal pazarda satış eğitimini (ST) tamamladık. Her şeyden önce harika bir eğitim oldu. Kurumsal pazar yapısından başlayarak KOBİ karar alma merkezlerini aşama aşama inceledik. Uzun yıllardır şirketlerle birlikte çalışmanın avantajı ile örnek olaylar (vaka) çözdük. Olabildiğince sahadan, somut elle tutulur örnekler üzerinde durduk. Güler yüzlü bir eğitimi geride bıraktık. Karşılıklı öğrendik. Bugünkü yazımda bu eğitimde öne çıkan konuları ele alacağım.

Bilindiği gibi Kamu İhale Kurumu daha önce yaptığı düzenlemeler 1 Ağustos 2022’den itibaren eşik değerin yarısına kadar olan açık ihalelerin e-ihale olarak yapılmasını zorunlu tutmuştu. Kamu İhale Kurumu ayrıca 3 Ekim 2022’den itibaren ise bütün ihalelerin elektronik olarak yapılmasının zorunlu olacağını bildirmişti.
Pandemi öncesinde tehlike sinyalleri vermeye başlayan ve pandemiyle birlikte tüm Dünya’yı etkisi altına alan ekonomik kriz, ülkeler arası ilişkileri, lojistik kriterlerini, ticari dinamikleri ve cazibe merkezlerini bir anda farklı bir noktaya getirdi. Afrika’nın paylaşılamayan (!) potansiyeli ise bu süreçle yeniden gündemin üst sıralarına yükseldi.
Kamerun’la başlayan Hedef Afrika açılımı, hem mental hem de formel olarak kabul gören ve bu doğrultuda adımların atıldığı bir açılım olarak dikkat çekiyor. Organizasyonun gerçekleştiği günde bir konuşma yapan Avukat Feyyaz Burus, uluslararası hukuk doğrultusunda sınır ötesi ticaretin bazı nüanslarla rahatlatıldığını, bu çerçevede Kamerun’la çifte vergilendirmenin önlenmesiyle serbest ticaret anlaşmalarında son aşamaya gelindiği, gerekli anlaşmaların imzalanarak ülkelerin ilgili birimlerine gönderileceğinin, Türkiye Cumhuriyeti makamlarınca açıklandığını söyledi. Her iki ülke vatandaşlarının da karşılıklı olarak en çok kayırılan ulus sıfatına sahip olduğunu belirten Burus, tüccarların paralarını ve mallarını herhangi bir kesintiye maruz kalmadan rahatlıkla Türkiye-Kamerun arasında taşıyabildiklerini dile getirdi.

İşe bağlı olmak, çalışmaya bağlı olmak ya da örgüte bağlı olmak aynı anlama gelmemektedir. Bunların arasındaki farkı tespit edebilmek oldukça kolaydır. Örneğin “çalışmaya ilişkin bir takım araştırmalar kısaca ‘piyango sorusu’ olarak da bilinen bir sorudan yararlanmaktadır: Piyangodan size parasal sebeplerle çalışmak zorunda olmayacağınız kadar bir para çıktığını veya böyle bir paranın size miras kaldığını farz edin, çalışmaya devam eder miydiniz?” (1).
İZFAŞ tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Logistech–Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı; sektördeki tüm paydaşları fuarizmir’de bir araya getirerek yarın (Perşembe) kapılarını açıyor. İhracat ve ithalatın itici gücü lojistik sektörü, Logistech ile fuarizmir’de bir araya gelirken dernek ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenlerin katılımlarıyla paneller, seminerler de gerçekleştirilecek.
Fuarın ziyaretçilerinin profilinin ise lojistik ve tedarik zinciri, bilgi teknolojileri profesyonelleri, ilgili kamu yöneticileri, üst düzey yöneticiler, yatırım kararı alıcılar, paketleme hizmet sağlayıcıları, 3pl / 4pl hizmet sağlayıcıları, konteyner yük taşıma hizmeti verenler ile acenteler ve forwarderlar olması bekleniyor. Katılımcı ve ziyaretçilerine lojistik sektörüne ait tüm tedarik ve ihtiyaç zincirinin bir arada olduğu bir deneyim sunan Logistech’in yaratacağı sinerjinin de İzmir’in ve Ege’nin lojistik performansını artırması, denizcilik ve lojistik sektöründe kente ve ülkemize yeni yollar açması, ekonomiye de katkı sağlaması bekleniyor.
30 Eylül 2022 günü de Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Karakaş ile Hizmet İhracatçıları Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Abdullah Keskin’in konuşmacı olduğu “Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Bakanlığı Destekleri Bilgilendirme Semineri” yapılacak. Aynı gün, Yaşar Üniversitesi Lojistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu moderatörlüğündeki “İhracatçıların Gözüyle Lojistik” oturumunda ise EİB Genel Sekreteri Cumhur İşbırakmaz, EMİB Eski Başkanı Mevlüt Kaya ile Sape Spice Planlama ve İhracat Ekip Lideri Ramazan Serbes konuşmacı olacak. Aynı gün “İzmir İli ve Tarihi Kent Merkezi Kemeraltı Lojistik Planı” oturumu da gerçekleştirilecek. Fuarın son gününde ise Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Lojistik Yönetimi Bölümü Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Okan Tuna, “Lojistikte Dijitalleşme” başlıklı bir konuşma yapacak. Ayrıca, “Türkiye İhracatında Taşıma Modu Olarak Hava Kargo” ile “Tüm Taşıma Modlarında Tehlikeli Madde Lojistiği” oturumları da düzenlenecek. Fuar süresi boyunca C254 numaralı stantta Dr. Taner İzmirlioğlu Koleksiyonu’ndan Denizcilik Belgeleri ve Antikaları Sergisi yer alacak.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre, “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” (m.2). Ancak, maalesef uygulamada özellikle işçi-işveren ilişkilerinde sıkça rastladığımız kötü niyetli davranışlar ve bunun sonuçları iş uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.