ÇAĞDAŞ BÜYÜCÜLÜK; YAZILIM
Zafer URFALIOĞLU
Büyü!
Eğer ki, insanlar tarafından yapılan ve doğaüstü, paranormal veya mistik yöntemlerle doğal dünyayı etkileyebildiği öne sürülen uygulamalar ve bunların çevresinde oluşturulan kültürel bir sistem demek oluyorsa.
Ve Büyüler insanlar tarafından yine insanları zengin, sağlıklı veya başarılı kılmak adına birisine yardım etmek veya birisini cezalandırmak gibi amaçlarla icra ediliyorsa.
Ve dahi, büyü ile uğraşan kişilere de Büyücü deniyorsa.
Bu devirde Yazılımcılara, Büyücü demek bence normal.
Ayrıca Orta Çağda tam olarak ne yaptıkları anlaşılamamış olan Din adamı, Mezarcı, Şifacı, Demirci -diğer üçü hadi bir derece de Demirci nasıl Büyücü kabul ediliyor anlamadım- gibi bazı meslek sahiplerinin büyücülükle uğraştığı düşünülürmüş.[1]
2000 ve sonrası doğumlu (Digital Natives) Z kuşakları canım siz az biraz şöyle bir ayrı durun, karton bardakta kahve kokulu sıcak sularınızı yudumlayın.
Benim lafım;
1925-46 arası doğan “Gelenekseller”e,
1946-63 arası doğan “Baby Boomers”lara,
1963-81 arası doğan X’lere ve
70’lerin sonları ve 21.yüzyılın ilk yıllarında doğan Y’lere yani Millenials’lara.[2]
Dostlar farkında mısınız, neler olup bittiğinin?
Bizlerin bilgisayarsız, cep telefonsuz -Ne cebi? Sabit telefon bile yoktu- geçen yıllarımız oldu. -Hayır baktım da ben de X oluyor muşum-
Hey gidi hey!
Vay be!
Ne günlerdi be!
Ne çektik be!
…
Her gün bir yerden göçmek ne iyi.
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş!
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…
Mevlâna Celaleddin Rumi [3]
O zaman hazır mısınız?
İşte size Zamane Büyücüleri olan Yazılımcıların çalışmalarıyla -ki çoğu zaman sessiz sakince bir köşede oturarak yapıyorlar- şekillenecek, yakın geleceğimiz! [4]
- Kuantum Bilgisayarlar: Geçtiğimiz aylarda Google mevcut en hızlı süper bilgisayarların 10 bin yılda yapacağı işlemleri 200 saniyede bitiren ve kuantum üstünlüğüne sahip bilgisayar yaptıklarını duyurmuştu. Kuantum bilgisayarların hayatımıza girmesi pek çok sektörü derinden etkileyecek. Örneğin bir deney yapmaktansa ilacın kendisini bu cihazlar ile tasarlayabileceğiz ve bunun araştırmalara çok büyük bir etkisi olacak.
- Sürücüsüz Otomobiller hayatlarımızın değişmez bir parçası olacak.
- Elektrikli Scooter ve Bisikletler: Pek çok kişi otomobil satın almaktansa tercihini elektrikli scooter ve bisikletlerden yana kullanacak.
- Sağlık: 2040 yılına geldiğimizde sağlık hizmetlerine yaklaşımımız reaktif olmaktan önleyici olana doğru kaymış olacak. Giyilebilir sensörler ile anlık olarak vücudumuz gözlemlenecek ve kimi durumlarda bir hastalık daha ortaya çıkmadan saptanıp ona karşı önlem alınacak.
- Kızıl Gezegen (Mars): Ay’dan sonra insanoğlunun yeni hedefi Mars. Mars için pek çok uzay ajansı ve özel uzay şirketi projeler geliştiriyor. Önümüzdeki 20 yıl içinde ilk insanın Kızıl Gezegen’e ayak basmasına kesin gözüyle bakılıyor.
- Yenilenebilir Enerji: Enerji üretiminde konvansiyonel yöntemleri terk etmeye yavaş da olsa başladık. Uzmanlar önümüzdeki 20 yıl içinde yenilenebilir enerjinin payının ciddi oranda artacağı görüşünde.
- İnsan Ömrü: Teknoloji ve sağlık alanındaki gelişmeler sonucu insanoğlunun 150 yıl yaşaması oldukça sıradan bir olay haline gelecek.
- Sinema: Yapay Zekâ son zamanlarda adını sıkça duymaya alıştığımız bir konu. Yapay zekâ pek çok şeyi değiştirecek. Onlardan bir tanesi de sinema. Fütüristler 20 yıl içinde yapay zekâ tarafından yazılan bir senaryonun Oscar kazanabileceği iddiasında.
- Robot Çiftçiler: Artan dünya nüfusu tarım alanında daha verimli yöntemler bulmamızı gerektiriyor. Bu soruna çözüm olarak ise nesnelerin interneti (IoT) gösteriliyor. Uzmanlar gelecekte IoT ve robotların daha verimli tarım faaliyetlerinde aktif rol oynayacağını belirtiyor.
- Hukuk: Endüstriler arasındaki sınırların eridiği bir pazarı regüle etmek için kanun koyucular bir örgütün faaliyetlerine ve elde ettikleri sonuçlara odaklanan kanunlar geliştirecek.
- Eğitim: Gelecekte günümüzün eğitim sisteminin de değişmesine kesin gözüyle bakılıyor. Uzmanlar, belirli bir dönem boyunca eğitim kurumlarında eğitim almanın yerini ömür boyu eğitim modelinin alacağı görüşünde.
- Avatarlar: Önümüzdeki 20 yılda avatar robotların oldukça popüler olacağı, insan bilincinin dijital ortama aktarılmasının mümkün olacağı düşünülüyor.
- Finans: Bitcoin bir dönem 20 bin dolar bandını test etmesiyle adından sıkça söz ettirmişti. Bitcoin bugün hala istenilen sıçramayı yapamasa da gelecekte ulus devletlerin para birimlerinin zayıflayacağı ve dijital para birimlerinin değerinin artacağı belirtiliyor.
- Blockchain: Bitcoin ile hayatımıza giren Blockchain dijitalleşen dünyada sıkça duymaya başladığımız bir terim. Blockchain temel olarak bilginin tek bir yerden kontrol edilmemesi amacıyla yaratıldı. Bunu Bilgisayarlardan oluşan bir ağa binlerce kez kopyalanarak dağıtılan bir hesap tablosu olarak da düşünebilirsiniz. Bu sayede sistem hataları dağıtarak riski minimuma indiriyor. Uzmanlar önümüzdeki 20 yıl içinde Blockchain’in hayatımızın her alanına dokunacağı görüşünde.
- Toplumsal Yaşam: Gelişen teknoloji hayatımızı oldukça radikal bir şekilde değiştirecek. Ancak bu teknolojiye maddi imkanlar yüzünden sahip olamayanlar da olacak. Toplum teknolojiye sahip olabilen ve olamayanlar olarak ikiye ayrılacak.
- Çalışma Hayatı: Fütüristlerin öne sürdüğü bir başka şey ise teknolojik gelişmeler nedeni ile mesai saati kavramının ortadan kalkacağı. Akıllı cihazlarımız ile insanlara ve işimize hiç olmadığı kadar yakın olacağız ve 9-18.00 gibi mesai kavramı hayatımızdan çıkacak. Bunun yerine az az gün boyu çalışacağız.
- Ekonomi: 20 yıl içinde ekonomi modelinin de değişmesi bekleniyor. Yeni modelde bir ürünün değeri geri dönüştürülüp yeniden kullanılmadan önce ortaya çıkmış olacak.
- Otomasyonun hayatımıza girmesi pek çok sektörde işsizliğe neden olacak. Bu durumla mücadele için evrensel temel gelir sistemi pek çok ülke tarafından hayata geçirilecek.
- Süper İnsan: Genetik mühendislik, teknoloji alanındaki gelişmeler “Süper İnsanın” doğumuna neden olacak. Daha doğmadan insanlar üzerinde modifiyeler yapabileceğiz ve yeni nesillerin genetik noksanlıklarını ortadan kaldırabileceğiz.
- İklimlendirme: Küresel Isınma ve iklim değişikliği sıkça tartıştığımız konuların başında geliyor. Uzmanlar iklim değişikliklerinin daha radikal sonuçlara neden olması sonucu daha sıkı regülasyonların hayatımıza girmesine kesin gözüyle bakıyor.
- Bankacılık: Günümüzde para transferi büyük çoğunluk ile dijital sistemler üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu transferler yapılırken ülkeler arası sınırlar da geride bıraktığımız 20 yıl neredeyse ortadan kalkmış durumda. Uzmanlar gelecekte bu sınırların tamamen kalkacağı görüşünde. Bunun ise küresel bir ödeme sistemi ile hayata geçeceği belirtiliyor.
Açık söylemek gerekirse, bu yazıyı kaleme alırken yaptığım taramalarda daha binlerce farklı teknolojik etki, tasarım, proje, taslak, deneme ve örnek çalışma gördüm ve okudum.
Bu değişimi görebiliyoruz, kullanabiliyoruz, bizzat yaşıyoruz, alıyoruz-satıyoruz ama arka planında çalışan yazılımların nasıl olduğunu bilmiyoruz.
Şahsım adına X Kuşağından Birey olarak bir kısmını anladım bir kısmını anlıyormuş gibi baktım. Ofisteki gençlere bile sordum, anlamaya çalıştım.
Sevgili Z’ler şimdi lafım sizlere; içtiğiniz kahve kokulu sıcak sular bittiyse, sizi piste alalım.
Anladım ki meydan sizin.
Bize hayırlı işler,
Saygılarımla.
[1] https://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%BCy%C3%BC
[2] https://gazetesu.sabanciuniv.edu/y_kusagi_nedir
[3] https://www.antoloji.com/yeni-seyler-3-siiri/
[4] https://www.ntv.com.tr/galeri/teknoloji/iste-20-yil-icinde-hayatimiza-girecek-20-sey,TWq5aK3m1UyuAeNeriftJA/tFLvdTHhKEa6tGu2VI5qeQ










Daha dün gibi hatırlıyorum 1987 yılında Kuşadası’nın ilk beş yıldızlı otelinin açılışı. Şefinden komisini büyük bir heyecan, büyük bir uyum ve tatlı bir koşuşturma.



Sektörün lider bir bankasının kurumsal pazarda satış eğitimini (ST) tamamladık. Her şeyden önce harika bir eğitim oldu. Kurumsal pazar yapısından başlayarak KOBİ karar alma merkezlerini aşama aşama inceledik. Uzun yıllardır şirketlerle birlikte çalışmanın avantajı ile örnek olaylar (vaka) çözdük. Olabildiğince sahadan, somut elle tutulur örnekler üzerinde durduk. Güler yüzlü bir eğitimi geride bıraktık. Karşılıklı öğrendik. Bugünkü yazımda bu eğitimde öne çıkan konuları ele alacağım.

Bilindiği gibi Kamu İhale Kurumu daha önce yaptığı düzenlemeler 1 Ağustos 2022’den itibaren eşik değerin yarısına kadar olan açık ihalelerin e-ihale olarak yapılmasını zorunlu tutmuştu. Kamu İhale Kurumu ayrıca 3 Ekim 2022’den itibaren ise bütün ihalelerin elektronik olarak yapılmasının zorunlu olacağını bildirmişti.
Pandemi öncesinde tehlike sinyalleri vermeye başlayan ve pandemiyle birlikte tüm Dünya’yı etkisi altına alan ekonomik kriz, ülkeler arası ilişkileri, lojistik kriterlerini, ticari dinamikleri ve cazibe merkezlerini bir anda farklı bir noktaya getirdi. Afrika’nın paylaşılamayan (!) potansiyeli ise bu süreçle yeniden gündemin üst sıralarına yükseldi.
Kamerun’la başlayan Hedef Afrika açılımı, hem mental hem de formel olarak kabul gören ve bu doğrultuda adımların atıldığı bir açılım olarak dikkat çekiyor. Organizasyonun gerçekleştiği günde bir konuşma yapan Avukat Feyyaz Burus, uluslararası hukuk doğrultusunda sınır ötesi ticaretin bazı nüanslarla rahatlatıldığını, bu çerçevede Kamerun’la çifte vergilendirmenin önlenmesiyle serbest ticaret anlaşmalarında son aşamaya gelindiği, gerekli anlaşmaların imzalanarak ülkelerin ilgili birimlerine gönderileceğinin, Türkiye Cumhuriyeti makamlarınca açıklandığını söyledi. Her iki ülke vatandaşlarının da karşılıklı olarak en çok kayırılan ulus sıfatına sahip olduğunu belirten Burus, tüccarların paralarını ve mallarını herhangi bir kesintiye maruz kalmadan rahatlıkla Türkiye-Kamerun arasında taşıyabildiklerini dile getirdi.

İşe bağlı olmak, çalışmaya bağlı olmak ya da örgüte bağlı olmak aynı anlama gelmemektedir. Bunların arasındaki farkı tespit edebilmek oldukça kolaydır. Örneğin “çalışmaya ilişkin bir takım araştırmalar kısaca ‘piyango sorusu’ olarak da bilinen bir sorudan yararlanmaktadır: Piyangodan size parasal sebeplerle çalışmak zorunda olmayacağınız kadar bir para çıktığını veya böyle bir paranın size miras kaldığını farz edin, çalışmaya devam eder miydiniz?” (1).
İZFAŞ tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Logistech–Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı; sektördeki tüm paydaşları fuarizmir’de bir araya getirerek yarın (Perşembe) kapılarını açıyor. İhracat ve ithalatın itici gücü lojistik sektörü, Logistech ile fuarizmir’de bir araya gelirken dernek ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenlerin katılımlarıyla paneller, seminerler de gerçekleştirilecek.
Fuarın ziyaretçilerinin profilinin ise lojistik ve tedarik zinciri, bilgi teknolojileri profesyonelleri, ilgili kamu yöneticileri, üst düzey yöneticiler, yatırım kararı alıcılar, paketleme hizmet sağlayıcıları, 3pl / 4pl hizmet sağlayıcıları, konteyner yük taşıma hizmeti verenler ile acenteler ve forwarderlar olması bekleniyor. Katılımcı ve ziyaretçilerine lojistik sektörüne ait tüm tedarik ve ihtiyaç zincirinin bir arada olduğu bir deneyim sunan Logistech’in yaratacağı sinerjinin de İzmir’in ve Ege’nin lojistik performansını artırması, denizcilik ve lojistik sektöründe kente ve ülkemize yeni yollar açması, ekonomiye de katkı sağlaması bekleniyor.
30 Eylül 2022 günü de Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Karakaş ile Hizmet İhracatçıları Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Abdullah Keskin’in konuşmacı olduğu “Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Ticaret Bakanlığı Destekleri Bilgilendirme Semineri” yapılacak. Aynı gün, Yaşar Üniversitesi Lojistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu moderatörlüğündeki “İhracatçıların Gözüyle Lojistik” oturumunda ise EİB Genel Sekreteri Cumhur İşbırakmaz, EMİB Eski Başkanı Mevlüt Kaya ile Sape Spice Planlama ve İhracat Ekip Lideri Ramazan Serbes konuşmacı olacak. Aynı gün “İzmir İli ve Tarihi Kent Merkezi Kemeraltı Lojistik Planı” oturumu da gerçekleştirilecek. Fuarın son gününde ise Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Lojistik Yönetimi Bölümü Tedarik Zinciri Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Okan Tuna, “Lojistikte Dijitalleşme” başlıklı bir konuşma yapacak. Ayrıca, “Türkiye İhracatında Taşıma Modu Olarak Hava Kargo” ile “Tüm Taşıma Modlarında Tehlikeli Madde Lojistiği” oturumları da düzenlenecek. Fuar süresi boyunca C254 numaralı stantta Dr. Taner İzmirlioğlu Koleksiyonu’ndan Denizcilik Belgeleri ve Antikaları Sergisi yer alacak.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre, “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” (m.2). Ancak, maalesef uygulamada özellikle işçi-işveren ilişkilerinde sıkça rastladığımız kötü niyetli davranışlar ve bunun sonuçları iş uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.
Amazon, dün yaptığı açıklamayla Türkiye’deki ilk lojistik üssünün açıldığını duyurdu. 100 milyon doları aşkın yatırım ile faaliyete geçen, artan müşteri talebinin karşılanması konusunda önemli katkılar sağlayacak lojistik üssü, bir yılda bini aşkın yeni istihdam yaratacak.
Amazon Türkiye Ülke Müdürü Richard Marriott, “Bugün Türkiye’deki ilk lojistik üssümüzü açmanın heyecanını yaşıyoruz. Son teknolojilerle donatılmış yeni lojistik üssümüz, Amazon.com.tr üzerinden satış yapan ve sayıları son bir yılda yüzde 50 oranında artan KOBİ’leri Amazon Lojistik hizmetlerimizle işlerini daha da büyütmeleri için destekleme konusunda bize önemli katkılar sağlayacak. Lojistik üssümüze ve satış ortaklarımıza yaptığımız bu yatırımlar, aynı zamanda, Türkiye’ye olan bağlılığımızın da bir göstergesi,” dedi.