Deniz Konşimentosu Postada Kaybolursa – Bölüm 1
Kayıp Konşimento
İlla ki konşimento kayboluyorsa, bir daha hiç bulunmaması adına kaybolması kötünün iyisi olarak değerlendirilebilir. Kötünün daha kötüsü ise postada kaybolan deniz konşimentosunun bir başka şahıs / üçüncü bir kişi tarafından bulunmasıdır.
Postada kaybolan deniz konşimentosunun hiç bulunamaması ve posta şirketi tarafından kaybolduğu şeklinde bir deklere yapılması halinde, gönderi sigortalı yapılmamışsa, posta şirketi ödeme posta bedelinin 5 katı bir tazminat öder ve bu işten sıyrılır. Kaybolan konşimentonun maddi değeri, posta idaresinin ödediği posta bedelinin 5 katı mıdır? Kesinlikle değildir ancak posta gönderisini yapan kişi veya kuruluş, posta muhteviyatı evrakların maddi değerinin oldukça fazla olduğunu düşünerek sigortalı olarak postayı göndermiş olaydı, deniz konşimentosunun postada kaybolmasından dolayı posta idaresinin, ödenen kargo / posta bedelinin 5 katı tazminat ödeme yerine, sigortalı olarak gönderilen postanın / kargonun sigorta tutarı göz önüne alınacaktı.
Ancak kişi veya kuruluşlar, kargo / posta gönderimlerinde tasarrus ettiklerini düşünerek kargoyu / postayı sigortasız olarak gönderme yolunu tercih ederek olası riski bir nebze olsun çanak tuttuklarının farkın mıdır acaba?
Konşimentonun Postada Kaybedildiği Beyan Edildiğinde
Öncelikle bu kaybın iyi yönünü değerlendirin. Demem odur ki kaybolduğu beyan edilen deniz konşimentosunu bir tilki veya çakal bulursa, o zaman neler olabileceklerini yazmak istemiyorum doğrusu. Anlayacağınız kaybedildiği beyan edilen deniz konşimentosunu kısa sürede bir tilki veya çakalın (Tilki veya çakalı mecazi anlamda kullandığımı ve işin kurnazlığı yönünde aksiyon alan kişi şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini söylememe gerek yok sanırım) bulması halinde, orijinal deniz konşimentosunu elinde bulunduran kişi deniz nakliyat acentasından ordinoyu alabilir.
Diyeceksiniz ki tilkinin elindeki deniz konşimentosunda consignee kısmında muhtemelen bir bankanın adı varsa, konşimentonun arkasına ciro gereklidir. Ya ciro konusu ne olacak?
Allah aşkına dert etmeyin bu ciro konusunu. Tilki her yönü ile stratejik ve kurnaz olduğuna göre sahte ciro yapmayı senden, benden daha önce düşünmüştür. Yani tilkiye akıl mı verelim buradan?
Postada Kaybolan Evraklarda Bankaların Sorumluluğu Nedir?
Bankaların ihracat evraklarını kargo ile yurt dışına göndermesi sırasında, kargonun kaybolması durumunda bankaların alacağı sorumluluk var mıdır?
Bakınız;
ICC International Chamber of Commerce’nin yayımlamış olduğu
URC – Unıform Rules For Collectıons Brochure No 522
Broşürün 14. Maddesi ne diyor…
Tahsil İşlemleri
Yeknesak Kurallar
Tahsiller İçin Yeknesak Kurallar
Madde 14
Gecikmelere, Yolda Kaybolmaya ve Çeviriye İlişkin Sorumluluk Alınmaması
a. Bankalar herhangi bir mesajın, mektubun veya belgenin gönderilmesi sırasında kaybolması ve / veya gecikmesinden oluşacak sonuçlardan veya tel haberleşmesindeki gecikme, bozuk alınma veya diğer hatalardan ve teknik terimlerin çeviri ve /veya yorumlanmasındaki hatalardan dolayı hiçbir sorumluluk ve yükümlülük üstlenmezler.
Demem odur ki;
Evrağın postada kaybolmasından bankalar sorumluluk almıyorlar zira evrağı taşıyan banka değil kargo şirketidir.
Banka Kaybolan Evraktan Sorumlu Olmasa da, Kaybolma Olasılığına Karşı Önlemleri Almalıdır.
ICC International Chamber of Commerce’nin yayımlamış olduğu;
URC – Unıform Rules For Collectıons Brochure No 522
- Maddesi
kaybolan evraktan bankaları sorumlu tutmasa da, bankaların daha etraflıca düşünüp evrağın kargoda koybolma olasılığına karşı kendince önlem alması beklenir.
Şöyle ki;
Kargonun iki kurye halinde gönderilmesinden ne ihracatçı, ne de bankalar kaybeder. İhracatçıya maliyeti ek bir kargo parası kadardır.
Konşimento Kayboldu, Bankalar Sütten Çıkmış Ak Kaşık, Mallar Gümrükte ve Çekilemiyor.
İşte asıl konuşulması gereken konu budur. Bankaların evrakların kaybolmasından sorumlu tutulamayacağı ICC tarafından hükme bağlanmış ancak ihracatçı parasını, ithalatçı malını alamıyor, mallar ise ithalatçının ülkesindeki gümrüklerde…
Üstelik gümrükte bekleyen konteynerlere ait ardiye ve demuraj ücreti de işliyor. Ne gümrüklere, ne de nakliyeci şirkete konşimentonun posta şirketi tarafından kaybedildiğini anlatmanız ardiye ve demuraj ücretinin işlemesini durduramayacaktır.
Neler yapılabilir?
Haftaya konuşalım
REŞAT BAĞCIOĞLU
ICC Uluslararası Ticaret Odaları
Türkiye Milli Komitesi
Türkiye Bankacılık Komite Başkanlığı Üyesi










Peşin ödeme, ithalatçının ihracat gerçekleşmeden önce mal bedelini ihracatçıya ödemesidir. İhracatçı mal bedelini tahsil ettikten sonra malları sevk eder. Bu ödeme şeklinde ithalatçı risk altındadır, ihracatçının ise hiçbir riski yoktur. Peşin ödeme ihracatçı açısından en ideal ödeme şeklidir.
Sağlık lojistiğinde hasta güvenliği son derece kritik bir konu olup, sağlık hizmetlerinin kalitesini, etkinliğini ve sürdürülebilirliğini doğrudan etkiler. Sağlık lojistiği, hasta tedavisini desteklemek için tıbbi malzemelerin, ilaçların, ekipmanların ve diğer kaynakların doğru zaman ve şekilde temin edilmesini sağlayan bir sistemdir. Bu sistemde yapılan hatalar, doğrudan hasta sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Bu nedenle, sağlık lojistiğinde hasta güvenliği, hem hastaların sağlık durumunu korumak hem de sağlık hizmeti sağlayıcılarının güvenli ve etkili bir ortamda çalışmasını sağlamak açısından önemlidir.
Liderlik, karar almaktır. Ve asıl liderlik, zor kararları açıklayabilme cesaretidir. Görünmeyen bir sorumluluk vardır bu noktada: Karar almanın teknik kısmını yönetmekle, alınan kararın yarattığı duygusal etkileri yönetmek arasında derin bir uçurum vardır. Ve çoğu zaman bu uçurum, liderin iç sesinde yankılanır.
Danışmanlık kapsamında firmalarla çalışırken dikkatimi çeken çok önemli iki konu var. Birincisi; firmaların ihracata başlamakla ilgili temel motivasyonlarının nereden geldiğini tam olarak tanımlamakta çoğu zaman zorlandıklarını ya da bu basit tanımlamayı yapabilmek adına çok da zaman ayırmadıklarını görüyorum oysa ki bu konu bana kalırsa ihracat stratejisinin oluşturulması adına oldukça önemli bir konu. Bir diğeriyse; ihracat yapmaya başlamak açısından ne derece hazır olduklarını da tam olarak bilemedekilerini görüyorum. Bu haftaki yazımla firmaların bu ana noktalarda kendilerine sormaları gereken soruları sizlerle paylaşıp bir nevi “İhracat Ön Fizibilite Çalışması Nasıl Hazırlanır?” sorusuna yanıt vermeye çalışacağım.
Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin “AB ve Almanya İlişkilerinde Yeni Dönem: Neden Türkiye?” başlıklı üçüncü panelinde konuşan Almanya Federal Cumhuriyeti 10. Cumhurbaşkanı ve Alman-Türk İş Konseyi Başkanı Christian Wulff, “Gümrük Birliği’nin üzerinden 30 yıl geçti, artık modernize edilmesi ve kapsamının genişletilmesi gerekiyor. Ayrıca taraflar arasında bir uyumsuzluk olduğunda uzlaşma adımları atılmalı.” dedi.
İtirazen Şikayet Konusu; Başvuru sahibinin dilekçesinde özetle; Sözleşme Tasarısı’nda hakedişin 60 gün içinde tahakkuka bağlanacağı 30 gün içinde de ödeme yapılacağı şeklinde yer alan düzenlemenin Teknik Şartname’nin 4.3’üncü maddesinde “İdarece onaylanmış ve tahakkuka bağlanmış hak ediş ödemesi 60 gün içinde yapılacaktır.” şeklinde yer alan düzenleme ile çeliştiği bu yüzden İhalenin iptal edilmesi gerektiği iddialarına yer verilmiştir.
Trump yeniden başkan seçildiğinde “Amerika’yı Tekrar Büyütmek ve Eski Gücüne Kavuşturmak” için hemen hızlı bir şekilde tedbirler alacağını söylemişti. Bu büyütme hedefinin ilk aksiyonlarından biri ise gümrük vergilerini bir duvar gibi kullanmak oldu. Tabi kime karşı? Çin’e! Ve açıkçası Türkçede bir terim vardır “bizim elimiz armut mu topluyor?” diye. İşte Çin’de karşılık vermekte gecikmedi ve aynı yönde tedbirleri almaya başladı. Şimdi ben bu satırları yazarken, doğrusu arka planda küresel ekonominin sessiz ama hayati çarklarının gıcırdamaya başladığını duyuyorum. O çarklar, akıllı telefonlardan elektrikli araçlara, uydulardan savaş uçaklarına kadar hayatımızın her alanına nüfuz etmiş teknolojik üretimi taşıyor. Ve şimdi, bu sistemin merkezindeki en kritik parçalardan biri—Çin’in nadir toprak elementleri—dünya sahnesinden geri çekiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, 2 Nisan’da Beyaz Saray’daki etkinlikte, 185 ülkeye yönelik karşılıklı tarifeler getiren kararnameyi imzaladı. Bu kararnameyle, ABD’nin birçok ticaret ortağından ithal edilen mallara yüzde 10 ile 50 arasında değişen tarifeler getirildi. Bu haber global piyasalarda büyük bir düşüş etkisi yarattıktan sonra Beyaz Saray’dan tarifelere ilişkin bazı erteleme kararları alınması piyasalarda geçici bir rahatlamaya neden oldu.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin 6. fıkrasına göre, “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”