İşçiye Verilen İlk İhtardan Sonra Yeni Bir Yükümlülük İhlali Olmamışsa, İş Sözleşmesi İlk İhtara Dayanılarak Feshedebilir mi?
Lütfi İNCİROĞLU
4857 sayılı İş Kanunu’nun iş güvencesini düzenleyen 18, 19, 20 ve 21 inci maddeleri sırasıyla, iş sözleşmesi feshinin geçerli bir sebebe dayandırılmasını, feshin usulünü, itirazı ve geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçlarını düzenlemiştir. 4857 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasında, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerleri ile burada belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan ve en az altı aylık kıdemi olan işçilerin iş güvencesinden yararlanabileceği belirtilmektedir.
4857 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. İşçiyi işten çıkarmadan önce, daha önce verilmiş “ihtar” nedeniyle alınmış bir “savunması” olsa dahi, kendisini yine “yazılı” olarak “savunmasını yapmak üzere davet etmek”, davet yazısında “davranışı veya verimi” ile ilgili işten çıkarma nedenini “açık ve kesin bir şekilde” belirtmek, “belirtilen yer, gün ve saatte hazır bulunmadığı veya yazılı bir savunma vermediği taktirde savunmadan vazgeçmiş sayılacağını” kendisine bildirmek şarttır. Bildirimler işçiye “elden” yapılabileceği gibi, “noter” marifeti ile veya “iadeli taahhütlü mektupla” da yapılabilir. Burada önemli olan, bildirimin işçinin eline geçmesini sağlamaktır.
Eğer ki, işçi savunmaya davet yazısını almazsa veya alır da savunmaya belirtilen gün ve saatte haklı bir mazereti olmaksızın gelmezse, bu durumun mahallinde bir “tutanakla” tespit edilmesi gerekir. Çünkü, “savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi feshedilemeyeceği” için, “savunma almaya” yönelik bütün bu işlemler ve tutanaklar, Kanunda “ispat şartı” olmaktan çok feshin “geçerlilik şartı” değerindedir. Bu bakımdan işçiye “davranışı” ile ilgili nedenlerle “ihtar” verildiği zaman işçinin “savunmasının alınmaması” ihtarı “geçersiz” kılmaz; ama, “savunma alınmadan” işçinin iş sözleşmesinin “davranışı veya verimi” ile ilgili nedenlerle feshi “geçersiz” olur. Başka bir ifade ile, “yazılı” fesih bildiriminde bulunulmuş olsa, bildirimde işçinin “davranışı, yetersizliği ve verimi ile ilgili bir neden” belirtilmiş olsa, belirtilen neden “geçerli bir neden” sayılsa bile, işçinin “savunması alınmadan” yapılan fesih şekil şartı yerine getirilmediği için “geçersiz” sayılır[1].
Peki, işçiye davranışları nedeniyle ihtar verilmeden önce savunması alınmalı mıdır? 4857 sayılı Kanun, işverene savunma alma yükümlülüğünü sadece iş sözleşmesinin feshinden önce yüklemektedir. İşveren, işçiye ihtar vermeden önce savunmasını almakla yükümlü değildir. Dolayısıyla, işçiye davranışı nedeniyle ihtar verilirken, savunmasının alınmaması ihtarı geçersiz kılmaz. İşçinin savunması, sözleşmenin feshinden önce alınmalıdır.
Bununla birlikte, uygulamada işçiye kaç kez ihtar verildikten sonra iş sözleşmesinin feshedileceği sık sorulan sorular arasındadır. Bu konuda Yargıtay’ın bir kararında, “İş sözleşmesinin işçinin davranışları sebebiyle geçerli nedenle feshedilebilmesi için işçinin kendisine verilen ihtardan sonra bir kez daha yükümlülüğünü ihlal teşkil eden davranışta bulunması gerekir. İşçiye verilen ihtardan sonra yeni bir yükümlülük ihlali meydana gelmemişse, sırf ihtara konu olan davranışa dayanılarak iş sözleşmesi geçerli nedenle feshedilemez. Çünkü ihtarın verilmesiyle işveren, ihtara konu olan davranış nedeniyle iş sözleşmesini feshetme hakkından örtülü olarak feragat etmiş sayılır” denilmektedir[2].
Sonuç olarak, iş sözleşmesinin işçinin davranışı nedeniyle geçerli bir nedenle feshedilebilmesi için, işçinin kendisine verilen ihtardan sonra bir defa daha yükümlülüğünü ihlal eden davranışta bulunması gerekir. İşçiye verilen ihtardan sonra yeni bir yükümlülük ihlali meydana gelmemişse, sırf ihtara konu olan davranışa dayanarak iş sözleşmesi geçerli nedenle sona erdirilemez. Çünkü ihtarın verilmesiyle işveren, ihtara konu olan davranış nedeniyle iş sözleşmesini feshetme hakkından örtülü olarak feragat etmiş bulunmaktadır.
Lütfi İNCİROĞLU
[1] DEMİR, Fevzi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun Başlıca Yenilikleri, s.25; KAR, Bektaş, İş Güvencesi, s.156-157.
[2] Y9HD.10.12.2018 T., E.2018/3767, K.2018/22771 Legalbank.












IFCO Seminerinde Trendyol sunumunu dikkatle takip ettim.
Küresel piyasalardaki mal alımlarında alıcının elini güçlendiren en önemli ödeme şekillerinden bir tanesi kuşkusuz ki akreditiftir. Akreditif; zayıf olan ithalatçının elini güçlendirir ve kredibilitesini daha da üst seviyeye çıkartır. Zira akreditifi güçlü kılan pek çok unsurlarla birlikte saygın bankaların varlığı unutulmamalıdır.
Teyid; iki bankanın birbirlerine kefil olmasıdır. Aralarında her hangi bir ilişki, hukuki ve bağ olmayıp sadece akreditif işleminden dolayı kefil olunması anlamındadır. Akreditifin koşullarına bağlı olarak akreditif bankası tarafından açılan ve lehtara ihbar edilirken akreditife teyidini ilave eden bankadır. Teyid bankası, akreditif bankası ile aynı yükümlülüğü üstlenir.
Akreditif bankaların şartlı bir ödeme taahhüdü olup, akreditif bankalarla güçlüdür,




Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, 2024 yılında gıdanın adil paylaşımı ve gıda israfının önlenmesine yönelik öncü çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Küresel iklim değişikliği 2024 yılında da verimliliği etkilemeye devam etti. Gıda Etiği Semineri, Sürdürülebilir Gıda Zirvesi ve webinarlarımız aracılığıyla gıda ekosistemi temsilcilerini bir araya getirerek sektördeki sorunlara çözüm aradık. Yeni nesil aktif işveren sendikacılığının önde gelen temsilcilerinden biri olarak 18 toplu iş sözleşmesinde üyelerimizi temsilen müzakere süreçlerini yürüttük” dedi. Sidar, iklim krizi, dünya genelindeki yüksek faiz oranları ve jeopolitik gerilimlere rağmen Türkiye gıda sanayinin 2024 yılında yaklaşık 160 milyar dolar hacme ulaştığını da kaydetti.
Türkiye’nin küresel zorluklara rağmen sahip olduğu geniş ürün yelpazesi ve stratejik konumuyla ihracat potansiyelini koruduğunu kaydeden Kaan Sidar, yerelden globale markalaşma çalışmalarının da gıda sektörünün rekabet gücüne katkı sağladığının altını çizdi. Sidar, “2024 yılını 25 milyar dolara yakın bir ihracatla kapatan gıda sektörü, Türkiye ekonomisinin başat aktörlerinden biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Önümüzdeki süreçte gıda sektörünün; teknolojik yenilikleri yakalayabilmesi, mevcut üretim kapasitesini büyütebilmesi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü daha da artırabilmesi için yatırım teşviklerine ihtiyaç var. Elbette uygun koşullu finansman desteği de gerekiyor. Bu noktada merkezi yönetimimizin teşvik edici destekleri sürdürmesinin önemini de bir kez daha vurgulamış olalım” dedi.




Daha önce tecrübelerimi bireysel, firma ve ülke ölçeğinde paylaşmıştım.
Küresel dünyada Trump’ın Meksika’dan ithalata 25 puan ek vergi koyması Türkiye’de hiçbir anlam taşımıyorken, Mısır’da ilave kapasite için yarışma başlıyor.

Eylül 1964’te İsveçli bir iç tasarım dergisinde yayınlanan makalede 33 kron (3,30 Avro) fiyatındaki IKEA sandalyenin, beş katı fiyata satılan bir sandalyeden daha iyi olduğu iddia edildi. IKEA yönetimi çok memnun oldu ancak mobilya sektörünün geri kalanı dergiyi boykot etmekle tehdit ettiler.
Big Mac endeksi, Eylül 1986’da Pam Woodall tarafından The Economist’te satın alma gücünün yarı-mizahi bir örneği olarak tanıtıldı ve halen yayınlanıyor. Big Mac endeksinin temelindeki teori, iki para birimi arasındaki döviz kurunun aynı mal sepeti için alınan fiyatları eşitlemesi kavramından kaynaklanmaktadır.
1969’da Fransa’nın Limoges kentinde kurulduğundan beri Sephora, bugün, herkesin güzelliğini kutlayabileceği ilham ve kapsayıcılık dolu bir dünyayı destekleme misyonunu sürdürmek ve üyelerine daha fazla duygusal ayrıcalık sunmak için sadakat programını sürekli geliştiriyor.
Trendlerin hızla değiştiği bir endüstride, arzu edilen bir statüyü sürdürebilme yeteneği stratejik bir pazarlama gerektiriyor. Louis Vuitton’un kökleri, 16 yaşındayken lüksü yeniden tanımlayacak bir mirasın temellerini atan Louis Vuitton adlı genç bir vizyonere kadar uzanıyor.


